+ Yorum Gönder
Bölge bölge Türkiye ve Akdeniz Bölgesi Forumunda Adana'da asker uğurlama törenleri nasıl yapılır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Adana'da asker uğurlama törenleri nasıl yapılır








    Adana'da asker uğurlama törenleri

    adana asker ugurlama.jpg

    Adana’da Asker Uğurlama - Karşılama Törenleri(Ağıtlar-Türküler)


    1. Askere Uğurlama ve Karşılama Törenleri

    Türk halkı askerliği kutsal bir görev sayar. Askerlik çağına gelmiş delikanlının askere yolcu edilmesi, askerlik dönüşü karşılanması bir gelenektir. Askerlik, delikanlının askere gideceğinin belli olmasından, askere uğurlanmasından, şiirlere konu olmasından, ardından ağıt yakılmasından, gönderdiği mektuplara, karşılanmasına kadar geleneği olan bir geçiş dönemidir. Her törende olduğu gibi askerliğin etrafında da bir âdetler, inanmalar, pratikler zinciri oluşmuştur.

    Türkiye’de askerliğini yapmamış insan yarım insan sayılır. Askerlik bir eğitim yuvası olarak görülür, insan hayatının bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu nedenle askere gönderme, karşılama asker mektupları köylerde önemlidir,gururlanılır, ağlanır, duygulanılır.

    Köyde gençleri askere uğurlamak önemli bir olaydır. Askere gidecek olan delikanlı askere gitmeden on, onbeş gün önce bütün işlerden el çektirilir. Delikanlı bu süre dinlenir gezer, eğlenir. Tüm tertipler son günlerinde birbirlerini evlerine davet ederek birbirlerine ziyafet çekerler. Davetlilere çerez ikram edilir, çalıp oynanır. Ailesinin maddi durumu iyi olanlar ise davar kesip mevlit okuturlar. Askere gidecek olan delikanlı askere gitmeden önce bütün akrabalarını ve yakın dostlarını ziyarete gider. Ziyarete çıkmasa bile akraba ve yakın dostlar, genci yemeğe davet ederler. Bu yemeği veda yemeği şeklinde düzenlerler. Ziyaret ettiği akrabalar askere uğurlama sırasında belli bir miktar para verirler. Bu paranın miktarı önemli değildir, önemli olan verilmesidir. Bu bir gelenektir. Delikanlının askere gideceği yerin belli olacağı gün köydeki bütün gençler toplanarak giderler. Askere gidecek genci yalnız bırakmazlar.

    Asker adayı yola çıkmadan bir veya iki gün önce davetlilerle birlikte türbe ziyaretine gidilir. Bu ziyaretlere asker adayının götürülüş amacı, askerden sağ salim gelmesi için yardım dilemektir. Delikanlı kurban adar. Bazı aileler kına törenini yönetecek kına bayraktarını çağırır, bayraktar kına yakılırken kına ve asker duası okur.Askere gidecek gencin ailesinin durumu uygunsa mevlit okutur. Mevlit gencin askerliğini kazasız belasız bitirmesi için okutulur. Mevlit sırasında da bu niyetle dualar edilir. Âdete göre bir kurban kesilir. Kesilen kurbandan yemekler yapılır ve gelen misafirlere ikram edilir. Misafirlerle askere gidecek genç ilgilenir. Askere gidecek gencin askere gitmesine bir kaç gün kala sağ serçe parmağına kına yakılır. Halk kültüründe kına yakılması yaygındır. İnanışa göre koçlara yakılan kına, Allah'a kurban etmek için; kızların saçlarına gelinin ellerine yakılan kına, kocasına kurban etmek için; askere gidecek gencin eline yakılan kına, vatana kurban etmek içindir. Kınada davul zurnayla akraba, yakın dostlar ve köyün gençleri eğlenirler. Kınaya gelenler askere gidecek gence hediyeler getirirler. Kınadan sonra askere gidecek genç ve arkadaşları köyde erkeklerin toplu halde bulunduğu yerlere giderek herkesle tek tek vedalaşıp, helallik ister.

    Askere gideceği gün davul zurna getirtilir, Askere gidecek delikanlının arkadaşları evin önünde oynarlar. Evden ayrılırken üç el ateş edilir. Genci şehre götürecek araba gelin arabası gibi süslenir. Oğlanın koluna kırmızı kurdele bağlanır. Genci genellikle akşam gönderirler, otogarda herkes toplanır. Genç ailesi, yakın akrabaları, dostları ve köyün gençleri tarafından davul zurna eşliğinde uğurlanır. Gençler toplu halde halay çekerek genci oynatırlar. Vedalaşılırken gencin cebine para veya mendil konur. Delikanlının uzun süre ailesinden uzak kalacağı için her isteği yerine getirilir. Otobüse binmeden önce herkesle vedalaşır. Annesiyle vedalaşırken annesi oğluna simitten bir parça ısırttırır, simidi saklar. Simit evde bir odaya asılarak delikanlı askerden gelene kadar saklanır. Kısmetinin onu geri getireceğine inanılır. Genç askerden döndüğünde simit suda ıslatılarak kuşlar yesin diye atılır. Delikanlı eğer sözlüyse, sözlüsü ona bir mendil hediye eder. Bu dantelli mendili genç kız eliyle işler. Delikanlı bu mendili askerde kesinlikle kullanmaz, askerden geldikten sonra da saklar; bu gelenektir. Askere gidecek gencin durumu iyi değilse köyde para toplanarak gence asker harçlığı verilir.

    Askere giden genç adaklıysa iki koç alınır; koçlardan biri mahallede diğeriyse askere gideceği kışlanın önünde kesilir. Etler fakirlere ve askerlere verilir. Bazı köylerde asker annesi saçlarına beyaz güller bezeyerek davul zurna ve zılgıtlarla yalınayak kışla önüne kadar gelerek oğluyla helalleşir. Köylerde eskiden köyün muhtarı askerlik şubesine giderek köyden askere gideceklerin listesini alır, köyde ilan ederdi. Delikanlılar da toplu halde bütün köyü gezerek vedalaşıp helallik alırlardı; herkes asker adaylarına hediye verirdi.

    Asker dönüşü için kurban adanmışsa kurban kesilir. Kurban eti ya eve sokulmadan fakirlere dağıtılır ya da akraba ve komşular çağırılarak yemek verilir. Son yıllarda askere gönderme ve asker karşılama törenleri daha da canlı bir biçimde yapılmaya başlanmıştır.

    2. Adana’da Askerler Üzerine Söylenen Ağıtlar

    2.1 Askere Giden Gençlerin Arkasından Söylenen Ağıtlar

    Askere Ağıt

    Hikâyesi: Bekir adında bir genç, vedalaşmayı sevmediği için, hiç kimseye veda etmeden askere gitmiş. Bekir’in habersiz askere gittiğini duyan iki çocuklu hamile eşi arkasından şu ağıdı yakmış:

    Üstümdeki sırt büzüldü
    Dizimin bağı çözüldü
    Sana asker olmuş derler
    Söyleycem söz hazırdı


    Ankara’nın yolu hazır
    İçerime çöktü hüzün
    Arkandan da ağlaşıyor
    Bir oğlunla bir de gızın

    Medine’nin dili uzun
    Evimize geldik güzün
    Babasına mektup yazın
    Kara kaşlı doğdu gızın

    Tirenin yolu çok uzun
    Evimize çöktü hüzün
    Sen üzülme güzel oğlum
    Baban gelecek bu güzün

    Askere Ağıt

    Hikâyesi: Dört tane oğlu olan bir kadın, oğullarından birini asker etmiş. Oğlunu askere yolcu ederken şu ağıdı söylemiş.

    Havada bulut ezgin
    Ben söylerim üzgün üzgün
    Kınamayın komşularım
    Ağzımızın tadı bozgun

    Elimi belime verdim
    Birini askere saldım
    aaa gelesen babamoğlu
    Yenice yalınız galdım

    Mustafa’ya Ağıt

    Hikâyesi: Sekiz tane çocuğu olan bir kadının, en küçük oğlu askere gitmiş. Oğlunun askere gidişine dayanamayan kadın şu ağıdı söylemiş.

    Tiren geliyor öte öte
    Dumanını tüte tüte
    Mustafa’yı asker ettik
    İstanbul’dan daha öte

    Tiren gelir güldür güldür
    Tirenin tekerlekleri demir.
    Oğlum seni vermez idim
    Hükümetten geldi emir.

    Askere Ağıt

    Hikâyesi: Askerdeki oğlunu çok özleyen yaşlı bir anne, oğlunu görmek için oğlunun askerlik yaptığı yere gitmiş. Bu sırada oğlu eğitimdeymiş, komutana yaklaşarak halini arz etmiş. Bunun üzerine komutan eğitim yapan askerleri göstererek, seç bakalım bunlardan hangisi demiş, uzaktan oğlunu seçemeyen ana şu ağıdı söylemiş,

    Makasım yok ki biçeyim
    Makinem yok ki diaaaim
    Askerler talime çıkmış
    Oğlumu nasıl seçeyim.

    Atları var at içinde
    Nalı parlıyor kıçında
    Askerler türkü söylüyor
    Benim oğlum yok içinde

    2.2 Askerden Dönen Gençlere Söylenen Ağıtlar

    Askerden Dönen Gence Ağıt

    Hikâyesi: Günün birinde oğlan askere gidince, oğlanın babası gelini kendine almış. Askerden eve dönen genç durumu öğrendikten sonra şu ağıdı söylemiş.

    Oğlan:

    Keten gömlek giymiş, yanı dizinde
    Bedir bedir benleri var yüzünde
    Böyle güzel mi olur köylü gızında
    Baba nerden aldın sen bu gelini

    Baba:

    Pınarın başında destin mi kaldı ?
    Saldığım mektubu eller mi aldı ?
    Oğlum el almasın diye ben aldım
    Burçak burçak kokar teri gelinin

    Oğlan:

    Keten gömlek giymiş yakası nazik
    Kollarını sıkmış altın bilezik
    Öpmeye kıyamaz, sevmeye yazık
    Baba nerden aldın sen bu gelini

    Baba:

    Kaleden kaleye atılamadım
    Terazim kırıldı tartılamadım
    Ne de kahirli kahirli söylüyon
    Babanın elinden kurtulamadın

    Askerden Dönen Gencin Ağıdı

    Hikâyesi: Günün birinde bir genç askere gitmiş, savaşta esir düşmüş. Askere giderken karısı hamileymiş. Yıllar sonra esaretten kurtulup köye, evine gelmiş karısının koynunda yatan bir genç görmüş. Bunun üzerine aşağıdaki ağıdı söylemiş ama daha sonra bu delikanlının oğlu olduğunu öğrenmiş.

    Asker:

    Derede arpa biçersin
    Suyu pınardan içersin
    Etrafını sel alınca
    Nereden geçersin gelin

    Gelin:

    Derede arpa biçerim
    Suyu pınardan içerim
    Etrafımı sel alınca
    prü kurar da geçerim

    Asker:

    Akşamını tandır gelin
    Kandilini yandır gelin
    Koynunda yatan yiğidi
    Şimdi bana bildir gelin







    Hakkında Kısaca Yazılar

  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Gelin:

    Akşamımı tandırmışım
    Kandilimi yandırmışım
    Koynumda yatan yiğidi
    Öz sütümle emdirmişim

    Asker:

    Hastayım ata binemem
    Binsem de yere inemem
    Ay karanlık yol gidemem
    Aç kapıyı telli gelin

    Gelin:

    Aşağıdan gelen tatar
    Kamçısını atar tutar
    Garip olan handa yatar
    Yolcu isen git yoluna

    Asker:

    Aşağıdan gelen tatar
    Kamçısını atar tutar
    Garip olan nerde yatar
    Aç kapıyı telli gelin

    Gelin:

    Hastasın ata binersin
    Binsen de yere inersin
    Ay karanlık yol gidersin
    Yolcu isen git yoluna

    Asker:

    İstanbul’dan gelir ferman
    Dizlerimde yoktur derman
    Mehmet Çavuş sana gurban
    Aç kapıyı telli gelin

    Gelin:

    İstanbul’dan gelse ferman
    Dizlerimde vardır derman
    Kolum yastık, saçım yorgan
    Gel içeri Mehmet Çavuş

    2.3 Askerde Ölen Gençler Üzerine Söylenen Ağıtlar

    Askere Ağıt

    Hikâyesi: Adana’nın Kadirli ilçesinin Mehmetli Köyünde, iki jandarma eri eşkiya takip ederken, jandarmalardan biri eşkiya tarafından vurulmuş. Arkadaşı ölen diğer jandarma arkadaşının başında şu ağıdı söylemiş.

    Tepe olmuş delik delik
    Sebebimsin Şırşıroluk
    Ne yatıyon arkadaşım
    Yolumuza gitmeyek mi?

    Şurada var iki kiraz
    Biri senin mezarın mı?
    Mehmetli’ye varamazsak
    Taş Köprü’de yatmayak mı?

    Ergen arkadaşım ergen
    Vurulmuş da olmuş sergen
    Üstüne örtmemiş yorgan
    Sabah oldu kalkmayak mı

    Turgut Hilmi’ye Ağıt

    Hikâyesi: Adana’nın Kadirli İlçesinden Turgut Hilmi ,zabit olarak Galiçya cephesine gitmiş. Bu cephede çok genç yaşta şehit olmuş. Ölmeden yanındaki arkadaşına şunları söylemiş. Nasip olur memlekete varırsanız Turgut Hilmi şehit deyin .Yaşa vatan, yaşa millet.

    Her tarafta yürüyüş var
    Durmaz Osmanlı askeri
    Şehit düşen yaralı var
    Ancak o varmaz ileri

    Kurşun gülle yağar durur
    Kimi atar kimi tutar
    Bir yaralı zabit bitap
    Neferine hitap eder

    Beni bitirdi arkadaş
    Kolumdaki bu yareler
    Benim işim bitti kardeş
    Yüreğimi bu pareler

    3. Asker Mektuplarında Şiirler

    Sıla
    Adana’ya gittim başım dönüyor
    Bir yudum su verin içim yanıyor
    Her gören askeri deli sanıyor
    Sıla delisiyim çek kara tiren

    Kara tiren acı acı bağırma
    Anamdan babamdan beni ayırma
    aaa ulaştır beni köye duyurma
    Sılamdan ayrıldım çek kara tiren

    Garip anam garip garip ağlama
    Ağlayıp da karaları bağlama
    Kara tiren beni burda eğleme
    Sılamdan ayrıldım çek kara tiren

    Şubeye vardım sülüsümü aldım
    Asker olduğumu yeni anladım
    Sevine sevine tirene bindim
    Ben de asker oldum çek kara tiren

    Bayram
    Yaz gelince çayır çimen sulanır
    Bir senede iki bayram dolanır
    Böyle yerde ana baba aranır
    Ana bayramınız mübarek olsun

    Baba bensiz kurban kesmeyin
    Oğlum da gelmedi diye küsmeyin
    Yalvarırım mektubumu kesmeyin
    Baba bayramınız mübarek olsun

    Bayram gelir herkes eve çekilir
    Benim boynum gurbet elde bükülür
    Ah çektikçe göz yaşlarım dökülür
    Bacı bayramınız mübarek olsun

    Bayram gelir akrabalar gezilir
    Annem babam benim için üzülür
    Bayram için böyle yazı yazılır
    Kardeş bayramınız mübarek olsun

    Gül idim bahçenize ekildim
    Buğday oldum tarlanızdan biçildim
    Asker oldum aranızdan seçildim
    Dostlar bayramınız mübarek olsun

    Hacı’m

    Hikâyesi: Genç gelin eşini askere yolladıktan sonra ardından şu şiiri söyler.

    Yarimin gittiği yollar
    Söylüyor yenilmez diller
    Yaz gününde açan güller
    Yarin kokusuna benzer

    Sütü de pişirdim ılık
    Ciğerim delik delik
    Her gün gülüp oynuyordum
    Yar gidince bana n’oluk

    Gene dumanlandı dağlar
    Hacı’m bana deyin dağlar
    Haftada isterim mektup
    Yar bakarsam gönlüm eyler

    Kafasında var aklı
    Alnına düşmüş kekili
    Hasan’ı askere yolluyom
    Kim olsun evin vekili

    Suna Gelin

    Asker oldum gidiyorum
    Eyle beni Suna Gelin
    Üç günde ayırdı felek
    Eyle beni Suna Gelin

    Suna Gelin, Suna Gelin
    Bir mektup yaz gönder gelin
    İzin alam sana gelem
    Eyle beni Suna Gelin

    Verin benim martinimi
    İşte giydim potinimi
    Koyun çantama tütünüm
    Eyle beni Suna Gelin

    Şanlı Askerim

    Bana derler, Çileli Yörük Emine
    Ellere düğün bayram benim neyime
    Askerim gelirse şenlik evime
    Askerim askerim, şanlı askerim

    Gurbette kırk yıl kalsan beklerim
    Beline bağlamış palaska kemer
    Silahı omuzunda nöbet tutar
    Elbet benim yiğidim sılaya döner

    Askerim askerim, şanlı askerim
    Gurbette kırk yıl kalsan beklerim
    Askerim Emine’n bekler yolunu
    Mektubun gelmeyince büktüm boynumu

    Nideyim

    Yine yeşillendi Adana bağı
    Koydular tirene yatsılar çağı
    Emroldu toplandı batı ile doğu
    Giderim gurbete anne nideyim

    Adana’yla İstanbul’un arası
    Çok şehirler geçtim yoktur sayısı
    Daha bitmemiştir hasret yarası
    Geçmez gurbet elde günüm nideyim

    Geldik İstanbul’a gördük tramvay
    Kol kol olmuş gezer bayan ile bay
    Dediler askerlik oldu otuz ay
    Geçmez gurbet ilde günüm nideyim

    Geldik Trakya’ya kurduk mekanı
    Aradım bulmadım derdim bakanı
    Görmedim bir pınar kumsuz akanı
    İçilmez suları sıcak nideyim

    Yemeği sorarsan kereviz çıktı
    Hiç yiyen bulunmaz askerler bıktı
    Bölüklerin çoğu hep yere döktü
    Budur Trakya’nın aşı nideyim

    4. Asker Türküleri

    Türkü

    Mudurnu’dan aldık el kadar astar
    Nerde gelin görsem kocası asker
    Beşikte yavrular yavrusun ister
    Onun için arz ederim sılayı

    Askere varınca soyun dediler
    Asker elbisesi giyin dediler
    Karavana tayın nedir bilmezdim
    Getirdiler bize yeyin dediler

    Nizamiyede gece nöbet beklerim
    Sağımdan soluma silah beklerim
    Mektup bekler diye posta beklerim
    Onun için arz ederim sılayı

    Erzurum dağında kargalar öter
    Bir çarşısı var ölümden beter
    Bir kepçe yoğurdu altmışa satar
    Onun için acı acı söylerim

    Türkü

    Altı sene askerlik yaptığı m
    Nöbette hastalık kaptığım
    Yıkılası Halep şehrinde
    Derde derman bulamam

    Bahar geldi yaz geldi
    Koyun meler kuzu meler
    Feryadım bağrımı deler
    Sultan Navrızlı aziz dağlar

    Herkesin gözü Ali arar
    Babam kalkar posta arar
    Anam evde ciğer kavrar
    Alim evde yok diye





+ Yorum Gönder


asker uğurlama nasıl yapılır,  asker uğurlama nasıl olur,  asker uğurlaması nasıl yapılır