+ Yorum Gönder
Hukuk ve Kanunlarımız ve Anayasa ve Kanunlar Forumunda Sivil İtaatsizlik Kanunu Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Sivil İtaatsizlik Kanunu








    Sivil İtaatsizlik Kanunu

    Sivil İtaatsizlik Kanunu Hakkında Bilgi


    I. Giriş
    Sivil itaatsizlik (Civil Disobedience) gibi hukuk devletinde sınır problemi oluşturan bir konudan bahsedebilmek için, öncelikle Hukuk’un tanımını yapmamız gerekmektedir.
    Genel olarak kabul gören tanımına göre;
    “Hukuk, adalete yönelmiş, toplumsal bir yaşama düzenidir.”
    Bu tanımdan hukukun, benzer toplumsal kurallardan ayırt edici fonksiyonlarını çıkartabiliriz.
    Hukukun fonksiyonları;
    “Adalet”, “Toplumsal İhtiyaçların Karşılanması” ve “Düzen” dir.
    Hukuku ancak, bu fonksiyonları bir arada ele alarak tanımlayabildiğimiz halde, her üç fonksiyon aralarında çelişik (antinomik, çatışık) bir ilişkiyi de taşımaktadırlar. Uygulayıcı, bu üç fonksiyon arasında belirli bir denge kurmak zorundadır.
    Toplumsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik her yaklaşım, adaletli ve düzene uygun olmadığı gibi, hukukun, normatif yanını gösteren düzen fonksiyonu da her zaman toplumsal yarara uygun ve adaletli sonuca ulaşmak için yeterli olmayacaktır.
    Hukukun fonksiyonları arasındaki bu çelişik ilişki, bizi özellikle düzen fonksiyonu ile adalet ilişkisi açısından ilgilendirmektedir.
    Çünkü, sivil itaatsizlik bu noktada ortaya çıkmaktadır.

    II. Sivil İtaatsizliğin Tanımı
    “Sivil itaatsizlik ya da dörtköşe bir delikte yuvarlak bir çivi olma serbestisi. ”
    Sivil itaatsizlik, kavram olarak ilk kez 19. yüzyılda Henry Davit Thoreau tarafından kullanılmıştır.
    Bir tanıma göre sivil itaatsizlik;
    “Yönetim siyasetinin ya da yasaların değişmesini isteyen, aleni, şiddetsiz, vicdani, fakat aynı zamanda siyasi olan, yasa dışı bir eylemdir.”
    Diğer bir tanımda ise;
    “Hukuk devleti idesinin içerdiği üstün değerler uğruna, kamuya açık ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen, bu sırada üçüncü kişilerin daha üstün bir hakkını çiğnemeyen, barışçıl bir protesto eylemidir.”
    şeklinde ifade edilmektedir.
    Bu tanımlardan da anlaşılacağı gibi sivil itaatsizlik kavramı, yasanın özüne itaat çerçevesinde, yasaya itaatsizlik şeklinde bir paradoksu içermektedir.
    Sivil itaatsizlik her şeyden önce bir “Siyasi İfade” biçimidir. Kişi, bireysel ya da kitlesel bir davranışla, kural dışı protesto yürüyüşü, açlık grevi yapabilir, işgal eylemine karışabilir, bir parktaki ağaçların kesilmesine karşı çıkabilir, ya da gecekondu yıkımına gelen dozerlerin önüne çıkarak pasif direniş gösterebilir. Demokratik Hukuk Devletinde, siyasi ifadeler ya sistemle bütünleşir, korunur, kurumsallaşır, ya da sistem dışında bırakılır, yasaklanır. Bu kritik çizgiyi belirleyen faktör, her şeyden önce siyasi ifadeye yüklenen “şiddet” unsurudur. Sivil itaatsizlik, şiddet unsurunu taşımayan bir muhalefet tipi, ya da siyasi ifade biçimi olduğu ölçüde sistemin içinde kalan, ama yeni hukuk devleti anlayışında birey olmanın bir ifadesi olarak düşünülmektedir.

    III. Sivil İtaatsizliğin Unsurları
    Yukarıdaki tanıma bağlı olarak “Sivil İtaatsizlik” kavramının unsurlarını şu şekilde sayabiliriz;








  2. Acil

    Sivil İtaatsizlik Kanunu isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder