+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve Antika ve Tarihi Eser Forumunda Teras Sarayında Seramikler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gülcan
    Devamlı Üye

    Teras Sarayında Seramikler









    Teras Sarayında Seramikler nasıldı

    Teras Sarayında Seramikler.jpg.

    Çanak – Çömlek

    1. Bardaklar
    Bardakların çoğu kaba hamurlu, nemli iken .düzeltilmişler, kalın cidarlı, düz veya kalın dipli olurlar. Şekilleri birbirinin aynıdır; ağız geniş, gövde dibe doğru daraltılmıştır.aynı atölyenin aynı işte kullanılmış kaba bardaklarıdır. Aynı odada 11 bardak bulundu. Bunlar Karum’da çok az kullanılmıştır.

    2.Maşrapalar
    İçbükey gövdeli maşrapalar parlak astarlı, ince perdahlıdır. Ağızları geniş, içbükey gövde dibe doğru daralmıştır. Kulpları ağız kenarı altın gövdenin aşağı kesimine bağlar. Aralarında gövdelerinin dibe yakın kesimlerinin keskin profili olanları da vardır. Tepe’de uzun süre kullanılmış olan bu maşrapaları, Karum tüccarları çok az kullanmışlardır. Anı odada yedi maşrapa bulunmuştur.

    3. Fincanlar
    Fincanlar Kaniş Karum’undakilerin aynıdır. Genel olarak iki tipe ayrılırlar. a.Ağız kenarları dışa taşkın, gövdeleri keskin profilli olanlar; kulpları ağız kenarını gövdenin yukarı kısmına bağlar. b. Gövdeleri yuvarlak olanların bazıları ince cidarlıdır. Kulpsuz, halka dipli fincan çok az bulundu. Fincanlardan daha büyük ve dik boyunlu olanlar maşrapa olarak kullanılmışlardır. Karum’da çok kullanılan küçük kulplu fincanlar çok azdır.

    4. Testiler
    Saray’da Kaniş Karumu’nun güzel, çok değişik şekilli testilerine rastlamadık. a. Sarayın gaga ağızlı iri erzak testileri kalın cidarlı, yumurta gövdeli, özellikle, kısa boyunlu, kısa gagalıdırlar. Gövdeleri iri dik kulpludur. Aralarında boyunları ve boyunla kulpları arası tırnakla yapılmış çentiklerle süslenenlerde vardır. b. Testilerin bu tipini yuvarlak gövdeli, uzunca boyunlu, sivri gagalılar temsil eder. Tepe’de çok kullanılmış testi tipidir. Karum’da çok az rastlanır. c. Yuvarlak ağızlı, parlak astarlı küçük testiler içbükey boyunlu, yuvarlak gövdelidirler. Bunlara da Tepe’de ve Karum’da çok az rastlanır.

    5. Meyvelikler
    Kulpsuz küçük meyvelikler basit ağızlı kenarlı, yuvarlak omuzlu, kısa pedestalli’dirler. Karum’un çok gelişmiş meyveliklerine bakınca, basit bir görünümdedirler.

    6. Çaydanlıklar
    Çaydanlıklar hamurların renginde bırakılmış, kaba, kalın cidarlı, nemli iken düzeltilmişlerdir. Ağız kenarı dıştan kalınlaştırılmıştır. Büyükleri halka küçükleri düz diplidir. Hepsi yangında işlenmiş Kaniş Karumu’nun ince cidarlı, parlak astarlı çaydanlıklarından kolay ayrılırlar. bu büyük binada kapların çoğunlukla kaba örnekleri bırakılmıştır. Yüksek kaliteli kaplar götürülmüştür.

    Bunu, bunlar arasında kalmış bazı ince cidarlı, parlak astarı, gövdeleri keskin profilli, çok uzun emzikli, yüksek ayaklı çaydanlıkların varlığı doğrulamaktadır.

    7. Çanaklar
    Kulpsuz ve çift kulplu, çanakların şekilleri Karum’dakilerden farksızdır; ancak işçilikleri kabadır. İki kulpun çanağın bir kulpu ağız kenarını omuza dik olarak, karşısındaki ikinci kulpu da omuzu üstüne yatık olarak bağlanmıştır. Kaniş’teki tek örneği temsil eder.

    Tek kulplu ikinci kırık çanak da yeni bir tipe aittir. Çanağın ortasındaki dik emzik, omzunda silindirik düğme kulp ve kabartma olarak işlenmiş çift ay sembolü vardır. bu sembolle süslü silindirik düğme kulplu çanakların bu çağda, özellikle, Tepe’de kullanıldıkları anlaşılıyor. Saray’da bunalar ait bazı parçalar bulundu. Kaniş’de aynı sembol taş çanaklarda da görülmektedir. Bunların hiyeroglif işareti olabileceği düşünülmektedir.

    8. Mutfak Kapları
    Çoğunlukla yandan emzikli maşrapa ve çift kulplu tencerelerden oluşan mutfak kapları isli, el yapımı, kalın cidarlı ve kabadırlar.

    9. Çömlekler
    Boyunlu çömleklerin ağız kenarları dışa taşkın, dik kulpları omuzları üstünde, astarlı ve perdahlıdırlar.

    10. Kap Kaideleri
    Sivri dipli kapların pedestalleri olarak kullanılmış kaideler, içbükey’dir. Dai.ma parlak astarlı, perdahlı olan bu ayaklar, güzel kaplar için yapılmış olmalıdırlar.

    11. Boya Nakışlı Seramik
    III. Alişar seramiği denilen boya nakışlı seramik türünün, Karum’un II katında olduğu gibi, Tepe’nin 8.yapı katında da tek renkli seramiğin yanında, az miktarda, kullanıldığı ve geleneğini 19.ve 20.yy.larda da sürdürdüğünü görüyoruz. Ayrıca bu yapı katında bu seramik türünün 2.grubu, yani, çarkta yapılmış, ince hamurlu, sert pişirilmiş mütekamil örnekleri de bulunmaktadır. Bunlarda III. Alişar seramiğinin motifleriyle süslenmiş olmakla beraber, yeni kap şekilleri de ortaya çıkmıştır. Karum’da II.kat arşivlerinde olduğu gibi, sarayda da III.Alişar tipine giren: a.Fincanlardan, b. İçe dönük ağız kenarları ve bazılarının gövdeleri de boya nakışlı, keskin omuzlu çanaklardan, c.Gövdelerinin her yanı süslenen iki ve dört kulplu silindirik boyunlu, küçük ve büyük çömleklerden, d. İki kulplu silindirik boyunlu küplerden bazı örnekler bulundu. Bunlar tekrar eden basit geometrik motiflerden zengin bir kompozisyon oluşturmuşlardır. Bu küp ve çömlekler, Karum II.kat arşivlerinin depo odalarında da görüldüğü gibi, Sarayın deposunda bir arada bulundular.

    İkinci grubu parlak astarları iki renkle (kırmızı ve siyahla) nakışlı örnekler temsil eder. Bunlardan bir tanesinde gövdenin dört kenarına yapıştırılmış ve omuzda dibine kadar inen “kabartma şerit” vazoya dört satıhlı bir şekil kazandırmıştır. Ağız kenarı dışa dönük, silindir boyunlu, düz dipli olarak tanımlanabilir.

    Her tarafı III.Alişar’ın çok sevilen motifleriyle süslüdür. Vazo, bu tür kaplarda görülen motiflerle bezelidir: bunlar zikzak, eşkenar dörtgen, çengel ve dalgalı hat frizlerinden oluşmuştur. Frizlerden birinin dalgalı hatlarla doldurulmuş olması, vazonun geç döneme ait olduğunu kanıtlamaktadır.

    İkinci örnek bir meyveliğin pedestalidir. Bu da iki renkte ve svastika, çift çengel gibi geç dönemin motifleriyle ve eşkenar dörtgenlerle bezelidir.

    Saray odalarının tabanları üstünde Karum’un II. Katı için karakteristik olan boya nakışlı birkaç küp parçası bulundu. Bunlarda küplerin değişmeyen motifleriyle dalgalı hat, kuş ve çengel frizleriyle süslenmiştir.

    12. İnsan Başı Şeklinde Vazo
    Saraylarda ritüel’de kullanılmış kült objeleri kalmamıştır. Yalnız taş döşeli avluda bir vazo parçasının aşağı kesiminin iki yanında biri kadın, öteki sakallı erkek başı kabartmaları korunmuştur. Kadın etli-iri burunlu, uzun çeneli, büyük ağızlı, kuvvetli sert hatlı bir görünüm var. Uzun ve iki katlı sakalı, enkrüste çentiklerle gösterilmiş.

    AKURGAL
    Bu dönemdeki en önemli merkez Kültepe-Kaneş’tir. Türkiye’nin en önemli antik yerleşmelerinden biri, Profesör Tahsin Özgüç’ün 1948’den bu yana kazılar yaptığı Kültepe’dedir. Burada ortaya çıkarılan çok sayıda güzel ve önemli tarihsel değer taşıyan buluntular, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen en iyi yapıtlar arasındadır.

    Kültepe, modern adı Kayseri olan antik Mazaka’nın 20 km kuzeydoğusundadır. Burad.a bir zamanlar, doğuyu batıya bağlayan anayol üzerinde Cappadokia’nın başkenti kurulmuştur. Verimli Kayseri düzlüğünün ortasında yer alan Kültepe, Antik Çağ Anadolu’sunun en büyük ören yerlerinden birisidir ve iki bölümden oluşmaktadır. Ova düzeyinden 20m. yükseklikte bulunan 500m. çapındaki Kültepe Höyüğü yerleşmenin bir bölümüdür. İkinci bölüm ise 1500m. boyunda ve 1000m. eninde bir alanı kapsar. Burası höyüğün kuzeydoğu ve güneydoğu eteklerine kurulmuş olan alışveriş merkezidir.

    Tarihsel açıdan Kültepe’nin birinci derecedeki önemi Anadolu’nun en eski yazılı kaynaklarının burada bulunmuş olmasıdır. Anadolu’nun tarih çağlarında ilk ortaya çıkışı bu dönemde ve söz konusu belgelerle gerçekleşmiştir.

    Dönemin ikinci büyük gelişmesi çömlekçi çarkının tüm Anadolu’da yayılmasıdır. Çarkın kullanımıyla birlikte çok değişik formlarda kaplar yapılmaya başlanmıştır. Kalkolitik dönemde görülmeye başlanan insan ve hayvan şeklindeki kaplar en favori kap formlarını oluşturmaktadır. Her ne kadar Anadolu’nun eski gelenekleri sürdürülse bile ticaretle birlikte Mezopotamya etkisi kap formlarına da yansımıştır.

    Seramikler parlak et kırmızısı renktedir ve çoğu madeni orijinallerinin taklididir. En sevilen biçimler arasında gaga ağızlı testiler, çaydanlıklar, meyvelikler gagaları hayvan biçimli testiler sayılabilir. Kimi örneklerde “signe royal” denilen baskılara yer verilmiştir. Hayvan biçimli içki kapları (rhyton) ya tam bir hayvan ya da yalnızca baş olarak yapılmıştır. Hitit seramik sanatının kaynağı özellikle Koloni Çağı’nın geç evresinde beliren seramiklerde bulunabilir. Kültepe seramikleri biçim ve teknik açısından Ön Asya seramik sanatı arasında önemli bir yere sahiptir. Bu dönem sanatçıları kilden kapların yanında, işlenmesi son derece zor dağ kristali ile obsidyen vazolar ve hayvan heykelci.kleri de yapabilmişlerdir.








  2. Acil

    Teras Sarayında Seramikler isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder