+ Yorum Gönder
Kültür Sanat ve Antika ve Tarihi Eser Forumunda Türklerde Silahlarda Sanat Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gülcan
    Devamlı Üye

    Türklerde Silahlarda Sanat









    Silahlarda Sanat

    Türklerde Silahlarda Sanat.jpg.

    Zengin koleksiyonuyla dünyanın önde gelen müzeleri arasında olan Harbiye A.skeri Müzesi, ziyaretçileri geçmişten günümüze tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Müzede tombaklı miğferlerden, gümüş eşyalara, değerli taşlarla süslenmiş silahlardan, telkari sanatıyla işlenmiş farklı ürünlere kadar yaklaşık 5 bin ürün sergileniyor.


    Eski Harp Okulu binası olan Askeri Müze, 54.000 metrekare alana sahip binalar topluluğu. Müze her ne kadar askeri malzemelerin ve savaşların tarihçesini göstermekle birlikte, sergi salonlarının bittiği yerde, Atatürk’ün, “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüyle de asıl amacının barışı vurgulamak olduğunu gösteriyor. Fatih Sultan Mehmet’in, 1453’te İstanbul’u fethettikten sonra Aya İrini Kilisesi, silah bakım ve onarımının yapıldığı bir iç cephaneye dönüştürülür. Bugün dünyanın en zengin koleksiyonlarından birine sahip olan, Harbiye Askeri Müzesi’nin çekirdeğini işte bu silah ve eşyalar oluşturuyor. İstanbul’un fethinden Sultan III. Ahmed dönemine kadar her türlü silah Aya İrini Kilisesi’nde korunmuştu. Bu depo, 1726’da Sultan III. Ahmed’in emriyle gezilebilecek bir biçimde düzenlendi. 1826 yılında ise gerçek anlamda bir müze haline getirildi.

    Modern anlamda müzeciliğin temeli Tophane müşiri Damat Ahmet Fethi Paşa’nın gayretleriyle 1846 yılında atılmış ve bu tarih askeri müzenin gerçek anlamda kuruluşu oldu. Fethi Paşa’dan sonra Aya İrini’deki bu koleksiyonlar kısa bir süre sonra, müze adını alarak “Müze-i Hümayun” olarak isimlendirildi. Ahmet Muhtar Paşa, silah koleksiyonlarını ilanlar ve resmi yazışmalarla zenginleştirdi. Kütüphanesi, sineması, atış poligonu, yayınları, kıyafet hanesi ve mehteri ile günümüz çağdaş anlayışa uygun nitelikte bir müze oluşturulmasına ön ayak oldu.

    Osmanlı depolarındaki silahlar antika olunca da 19. yüzyılda ilk müze Aya İrini’de açılır. II. Dünya Savaşı`nın başlamasıyla güvenliğini sağlamak için 1940 yılında Niğde’ye taşındı. Savaştan sonra bu silahlar tekrar İstanbul’a Maçka Silahhanesi`ne getirildi. 1955 yılında müze bugünkü yeri olan Harbiye Kışlası`nın Jimnastikhanesi’ne nakledildi. Bu binanın zamanla Askeri Müze koleksiyonları için yetersiz kalması üzerine 1966 yılından itibaren restorasyon çalışmaları sürdürülen eski Harbiye binasının Askeri Müze olarak kullanılmasına karar verildi ve 10 Şubat 1993 günü yeni bir düzenleme ile ziyarete açıldı.

    Farklı koleksiyonlar

    Müzenin zengin koleksiyonunda; yüzlerce yıla tanıklık etmiş olan, Osmanlı ordusunun tüm dönemlerine ait kıyafetler, ok ve yaydan çakmaklı tüfeklere kadar çeşitli silahlar, mühürler, zırhlar, padişah çadırı, padişah kılıçları, sancakların yanı sıra, Selçuklular’dan Cumhuriyet’e kadar kullanılmış çeşitli silah ve eşyalar bulunuyor. Ayrıca Bizanslılar’ın savaş gemilerinden korunmak için Haliç’i kapattıkları zincir ve Bizans süvari sancağı, gibi çok sayıda ilginç malzemeler sergileniyor. Müzede bulunan birçok eserde kuyumculuk sanatının izlerine rastlanabiliyor. Tombaklı miğferler, telkari sanatıyla işlenen kılıç kınları bu eserlerden sadece bazıları. Dünyanın en eski bandosu olan Mehter Takımı da müze bünyesinde yer alıyor. Mehter takımı müzenin açık olduğu günlerde konser vererek, müze ziyaretini ilginç hale getiriyor.

    Müzede askeri ürünler niteliğine göre sınıflandırılarak, belli bir tarih dizini içinde, 22 ayrı salondu sergilenmeye ayrılmış. Örneğin tarihine göre atıcı ve kesici silahlar bir salonda sergilenirken, eskiden orduların vazgeçilmez ulaşım aracı olan atlar ve binicilikle ilgili malzemeler başka bir salonda sergileniyor. Yine savunma niteliği taşıyan miğfer, zırh, kolluk gibi malzemeler dönemleri itibariyle bir salonda toplanırken, ateşli silahların da icat edildiğinden bu yana geçirdiği aşamaları bir salonda görmek mümkün. Özellikle önemli kişilerin kullanmış olduğu miğfer, zırh gömleği, kalkan, kılıç ve hatta ateşli silahlar gibi malzemeler tam bir sanat eseri niteliğinde. İnce el işçiliğinin örneklerini görebileceğiniz bu silahlar, aynı zamanda Osmanlı’daki el sanatlarının da bir tarihçesini gösterir nitelikte. Değişik türden silah ve malzemelerin sergilendiği Harbiye Askeri Müzesi’nde 22 ayrı salon bulunuyor.

    Atıcı silahlar salonu

    17.-19. yüzyıl Osmanlı ok ve yayları, ok-yay mahfazaları, yay germe gereçleri ve ok yatakları yer alıyor. Ayrıca 1. Mustafa IV. Mehmet ve III: Selim gibi padişahların ok atışlarındaki ustalıklarını belgelemek amacı ile verilen nişan beratları bulunuyor.

    Fatih ve Yavuz Köşesi

    Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) ve Yavuz Sultan Selim’in(1512-1520) canlandırıldığı atlı mankenler, maket ve grafiklerle İstanbul’un fethinde, Osmanlı gemilerinin karadan Haliç’e indirilmesinin anlatıldığı kö.şeler bulunuyor. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman’ın da (1520-1566) bulunduğu 3 padişahın resimleri ile kullandıkları silahlar ve eşyalar sergileniyor.

    Savunma Silahları Salonu

    14. yüzyıldan itibaren kullanılan miğfer, zırh gömleği, kalkan, at başlığı gibi savunmaya yönelik değişik malzemeler sergileniyor. Bunlardan özellikle miğfer ve kalkanlar ince işçilikle bir savaş malzemesinden çok, sanat eserine dönüştürülmüş durumda.

    Ateşli Silahlar Salonu

    16. yüzyıldan 20. yüzyıl başına kadar imal edilmiş Avrupa ve İslam ateşli silahları sergileniyor. Bunlar fitilli, çakmaklı, kapsüllü ve iğneli olmak üzere gelişimine göre tüfek ve tabancalardan oluşuyor.

    Küçük çaplı toplar galerisi

    Bu salonda 15-20. yüzyıl arasındaki Osmanlı dönemi ahşap ve metal top modelleri sergileniyor. Ayrıca Belçika, Fransız, İsveç, İngiliz, Alman, İtalyan top ve havanlarından örnekler yer alıyor.

    1. Dünya Savaşı Salonu

    1. Dünya Savaşı döneminde kullanılan çeşitli silah, sancak, zafer kurdelaları, ma.dalya, nişanlar gibi örnekler yer alıyor. Ayrıca bu savaşta büyük rolü olan Enver ve Talat Paşa gibi kişilerin silahları, giysileri ile özel eşyaları sergileniyor.

    Çanakkale Savaşları Salonu

    Çanakkale Savaşı’na katılmış olan Türk, İngiliz, Anzak birliklerine ait başlıklar, kıyafet ve aksesuarlar, bayrak, sancak, silahlar ve madalyalar gibi ürünler sergileniyor. Ayrıca alayı ile birlikte şehit olan 57. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey’e ait üniforma sergileniyor.

    Kurtuluş Savaşı Salonu

    Kurtuluş Savaşı’nın önde gelen komutanları ve bunlara ait eşyalarla, esir alınan Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis’in karargahında ele geçirilen eşyalar mevcuttur.

    Çadırlar Salonu

    Çadırlar kimi zaman padişahların tahta çıktığı saray, kimi zaman son yolculuğuna uğurlandığı türbe, kimi zaman da düğün ve şenliklerin yapıldığı, savaşlarda sarayın görevini üstlenen taşınabilir konut olmuşlardır. Osmanlı dönemine ait mükemmel çadır örnekleri ve kullanılan malzemeler sergileniyor.

    Atatürk Salonu ve Dersanesi

    Askeri okul amacıyla yapılan Askeri Müze binası, yaklaşık 100 yıl boyunca önemli askerler yetiştirdi. Bunların en önemlisi de Atatürk. Harp Okulu ve Harp Akademisi eğitimini 1899-1905 tarihlerinde bu binada tamamlayan Atatürk’ün kullandığı bazı eşyalar, belgeler ve fotoğrafları bu salonlarda sergileniyor.

    Askeri Müze’de ayrıca Türk ordusunun görev yaptığı Kore-Kıbrıs ve Somali-Bos.na-Kosova Salonları ile askeri kökenli diğer eşya ve eserlerin sergilendiği salonlar bulunuyor.








  2. Acil

    Türklerde Silahlarda Sanat isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder