+ Yorum Gönder
Aşka Dair Yazılar ve Aşk Hikayeleri Forumunda Bu kadar sevebilirmisiniz - Aşk Hikayesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizliyara
    FoRuMaciL Security

    Bu kadar sevebilirmisiniz - Aşk Hikayesi








    Bu kadar sevebilirmisiniz ?


    Bir otobüs duraginda karsilasmislardi ilk kez.
    Biri tipta okuyordu,öbürü mimarlikta. O ilk karsilasmadan
    sonra, bir kere,
    bir kere, bir kere daha karsilasabilmek için, hep ayni saatte,
    ayni duraktan,
    ayni otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç Birbirileriyle
    konusacak cesareti
    bulmalari biraz zaman aldi ama sonunda basardilar. Ikisi de
    her sabah otobüse bindikleri
    semtte oturmuyorlardi aslinda. Delikanli arkadasinda kaldigi
    için o duraktan binmisti otobüse, kiz ise ablasinda.
    Sirf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden
    evlerinden çikip, sehrin öbür ucundaki o duraga, onlarin
    duragina
    geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra

    Okullarini bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok
    mutlu
    Bazen issiz, bazen parasiz kaldilar ama öylesine siki
    kenetlenmisti ki
    yürekleri ve elleri hiçbir seyi umursamadilar. Ayin sonunu zor

    getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar
    olduklarinda
    da hep mutluydular. Zaman asimina ugrayan, aliskanliklara
    yenik düsen,
    banka
    hesabinda para kalmadigi için ya da tam tersine o hesabi daha
    da kabarik
    hale getirmek uguruna bitip-tükeniveren sevgilerden degildi
    onlarinki
    Günler günleri, yillar yillari kovaladikça sevgileri de
    büyüdü, büyüdü
    Tek eksikleri çocuklarinin olmamasiydi. Zorlu bir tedavi
    sürecine ragman
    çocuk sahibi olmayinca, ?bütün mutluluklarin bizim olmasini
    beklemek,
    bencillik olur? diyerek devam ettiler hayatlarina. Çocuk
    yerine,
    sevgilerini büyüttüler Senin için ölürüm? derdi kadin,
    simsiki sarilip
    adama ve adam Hayir, ben senin için ölürüm diye yanit verirdi
    hep

    Bazen eve geldiginde, aynanin üzerinde bir not görürdü kadin,
    ?Bir
    tanem, kütüphanenin ikinci rafina bak.? Kütüphanenin ikinci
    rafinda
    baska bir not olurdu, Mutfaktaki masanin üzerine bak ve seni
    çok sevdigimi sakin unutma?
    Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notlari okuya
    okuya kosturan kadin, sonunda kimi zaman bir demet çiçek,
    kimi zaman en sevdigi çikolatalar,
    kimi zaman da pahali armaganlarla karsilasirdi
    Aldigi hediyenin ne oldugu önemli degildi zaten.

    Hayat ne kadar hizli akarsa aksin, isleri ne kadar yogun
    olursa olsun hep
    birbirlerine ayiracak zaman buluyorlardi bulmasina ama kirkli
    yaslarin
    ortalarina geldiklerinde, daha az çalismaya karar verdiler.
    Adam,
    hastaneden ayrildi ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye
    basladi. Kadin da mimarlik bürosunu kapadi ve sadece özel
    projelerde görev aldi. Artik daha fazla beraber
    olabiliyorlardi. Bir gün sahilde dolasirken, harap
    durumda bir ev gördü kadin, üzerinde ?satilik? levhasi asili
    olan. ?Ne
    dersin, bu evi alalim mi?? dedi adama. ?Bu viraneyi yiktirir,
    harika bir
    ev yapariz. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terasi olan,
    martilari
    kahvaltiya davet edecegimiz bir deniz evi yapalim burayi?
    ?Sen
    istersin de ben hiç hayir diyebilirmiyim?? diye yanit verdi
    adam.
    Amerikadaki tip kongresinden döner dönmez ararim emlakçiyi
    Kaç para olursa olsun, burasi bizimdir artik.?

    Sadece bir hafta ayri kalacaklarini bildikleri halde,
    ayrilmalari zor
    oldu adam Amerika?ya giderken. Her gün, her saat konustular
    telefonla.
    Gözyaslari içinde kucaklastilar havaalaninda. Fakat birkaç gün
    sonra,
    kocasinda bir tuhaflik oldugunu fark etti kadin. Eskisi kadar
    mutlu
    görünmüyor, konusmaktan kaçiniyordu. Onu neselendirmek için,
    sahildeki
    evi hatirlatti ve çizdigi projeyi verdi kadin ama hiç
    beklemedigi bir cevap
    aldi: Canim, o ev bizim bütçemizi asiyor. Sen en iyisi o evi
    unut?








  2. Gizliyara
    FoRuMaciL Security





    Mutsuzluk, mutlulugun tadina alismis insanlara daha da aci,
    daha da
    çekilmez gelir. Kadin, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri.
    Derdini
    söylemesi için yalvardi adama, Senin için ölürüm, biliyorsun,
    ne olur
    anlat? diye dil döktü bos yere Yillardir sevdigi adam,
    duyarsiz ve
    sevgisiz biriyle yer degistirmisti sanki. Ona ulasmaya
    çalistikça, beton
    duvarlara çarpiyordu kadin, her çarpmada daha fazla kaniyordu
    yüregi

    Bir gün, çocuklugunun, gençliginin ve bütün hayatinin birlikte
    geçtigi
    arkadasina dert yanarken, ?Artik dayanamiyorum, sana söylemek
    zorundayim?
    diye sözünü kesti arkadasi. O, seni aldatiyor. Is yerimin tam
    karsisindaki restoranda genç bir kadinla yemek yiyiyor her
    öglen. Sonra
    sarmas dolas biniyorlar arabaya.
    Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanlari? diye bagirdi
    kadin.
    Onca yillik arkadasini, kendisini kiskanmakla suçladi.
    Ertesi gün, ögle
    vakti o restoranin hemen karsisinda bir köseye sindi sessizce
    ve peri
    masallarinin sadece masal oldugunu anladi. Kocasinin eskiden
    ayni
    hastanede çalistigi genç çocuk doktorunu tanidi hemen. Bazen
    evlerinde
    agirladiklari kadina nasil sarildigini gördü adamin

    Aksam kocasi eve gelir gelmez, bazen bagirip,
    bazen agla*****, bazen ona simsiki sarilip bazen de
    yumrukla***** haykirdi suratina her seyi. Inkar etmedi adam.
    Zamanla duygularin degisebildigi, insanlarin orta yasa
    geldiklerinde farklilik aradigi gibi bir seyler geveledi
    agzinda ve
    bavulunu alip gitti evden. Kapidan çikarken, ?son bir kez
    kucaklamak
    isterim seni? diyecek oldu ama kadin, ?defol? dedi nefretle


    Ilk celsede bosandilar Modern bir ask hikayesinin böyle son
    bulmasina
    kimse inanamadi. Arkadaslarinin destegiyle ayakta kalmaya
    çalisti kadin.
    Adamin, sevgilisiyle birlikte Amerika?ya yerlestigini ögrendi.
    Bazen
    yalniz kaldiginda, onu hala sevdigini hissedince, aglama
    nöbetleri
    geçiriyor, askin yerini, en az onun kadar yogun bir duygu olan
    nefretin
    almasi için dua ediyordu.

    Aradan bir yil geçti Her seyin ilaci oldugu söylenen zaman
    bile,
    kadinin derdine çare olamamisti. Bir sabah, israrla çalan
    zilin sesiyle
    uyandi. Kapiyi açtiginda, karsisinda o kadini gördü. ?Sen,
    buraya ne
    yüzle geliyorsun? diye bagirmak istedi ama sesi çikmadi.
    ?Lütfen, içeri
    girmeme
    izin ver, mutlaka konusmamiz gerekiyor.? dedi genç kadin.
    Kanepeye ilisti
    ve zor duyulan bir sesle konusmaya basladi: ?Hiçbir sey
    göründügü gibi
    degil aslinda. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yil

    Amerika?daki kongre sirasinda ögrendi hastaligini ve yaklasik
    bir senelik
    ömrü kaldgini. Buna dayanamayacagini, hep söyledigin gibi
    onunla birlikte
    ölmek isteyecegini biliyordu. Seni kendinden uzaklastirmak
    için, benden
    sevgilisi rolünü oynamami istedi. Ailesine de haber vermedi.
    Birlikte
    Amerika?ya yerlestigimiz yalanini yaydi. Oysa ilk
    karsilastiginiz otobüs
    duraginin karsisinda bir ev tutmustu. Tedavi görüyor ve
    kurtulacagina
    inaniyordu ama olmadi. Gece fenalasmis, bakicisi beni aradi,
    son anda
    yetistim. Sana bu kutuyu vermemi istedi? Gözlerinden akan
    yaslari
    durduramayacagini biliyordu kadin. Hemen oracikta ölmek
    istiyordu. Eline
    tutusturulan kutuyu açmayi neden sonra akil edebildi. Itinayla
    katlanmis
    bir sürü kagit duruyordu kutuda. Ilk kagitta, ?Lütfen bütün
    notlari
    sirayla oku bir tanem? diyordu Sirayla okudu; ?Seni çok
    sevdim?, ?Seni
    sevmekten hiç vazgeçmedim?, ?Senin için ölürüm derdin hep,
    dogru
    söyledigini bilirdim.? ?Fakat benim için ölmeni istemedim?
    ?Simdi bana
    söz vermeni istiyorum.? ?Benim için yasayacaksin, anlastik
    mi?? son kagidi eline alirken, kutuda bir anahtar oldugunu
    gördü kadin Ve son kagitta sunlar yaziliydi:

    Sahildeki evimizi senin çizdigin projeye göre yaptirdim.
    Kocaman terasta
    martilarla kahvalti ederken, ben hep seni izliyor olacağım





+ Yorum Gönder