+ Yorum Gönder
Aşka Dair Yazılar ve Aşk Hikayeleri Forumunda Tuzlu Kahve öyküsü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Tuzlu Kahve öyküsü








    Tuzlu Kahve öyküsü



    Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi.
    O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki…
    Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
    Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine
    şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak
    kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.
    Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından
    konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı…
    “Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı
    birden garsonu çağırdı.
    tuzlukahveyks.jpg
    “Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi.
    “Kahveme koymak için”
    Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı.
    Kahveye tuz! Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan
    ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı.
    Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi..
    Delikanlı anlattı: “Çocukken deniz kenarında yaşardık
    . Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.
    Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi.
    Bu tatla büyüdüm ben. Bu tadı çok sevdim.
    Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı
    dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi
    ve mutlu ailemi hatırlıyorum… Annemle babam hala
    o deniz kenarında oturuyorlar.
    Onları ve evimi öyle özlüyorum ki…”
    Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının…
    Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı.
    İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar
    özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı.
    Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri…
    Ev duyusu olan biri… Kız da konuşmaya
    başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi…
    O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu…
    Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade
    güzel başlangıcı olmuştu tabii… Buluşmaya
    devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses,
    prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar.
    Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık
    tuz koydu, hayat boyu…
    Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü…
    40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti.
    “Ölümümden sonra aç” diye bir mektup bırakmıştı
    sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında:
    “Sevgilim, bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı
    bir yalan üzerine kurduğum
    için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim..
    Tuzlu kahvede.”
    İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve
    gergindim ki, şeker diyecekken “Tuz” çıktı ağzımdan.
    Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o
    kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim
    ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti.
    Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm.
    Ama her defasında korkudan vazgeçtim.
    Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok…
    İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil
    bir tat. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil
    kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan.
    Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve
    ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.
    Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak,
    seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle
    geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve
    içmek zorunda kalsam da..”
    Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.
    Lafı açıldığında birgün biri, kadına
    “Tuzlu kahve nasıl bir şey?”
    diye soracak oldu..
    Gözleri nemlendi kadının…
    Çok tatlı!.. dedi…








  2. Kesume
    Devamlı Üye





    Tuzlu kahve öyküsün de bir erkeğin bir bayana aşık olmasıyla onu bir kahve içmeye davet etmesi ve bayanın yanın da konuşamaması ve bayanın tam kalkacakken adamın garsonu çağırması ve kahvesi için tuz istemesi bayanın da buna çok şaşırması ve nedenine sorması erkeğin de bunun nedenini söylemesi anlatmaktadır.




+ Yorum Gönder


tuzlu kahve