+ Yorum Gönder
Aşka Dair Yazılar ve Aşk Yazıları Forumunda Suçlanan erkekten kadına cevap Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Suçlanan erkekten kadına cevap








    Suçlanan erkekten kadına cevap


    Televizyoncu arkadaşım Yasmin Yıldırım’ın ‘öküz erkek’ tarifine dün köşemde yer vermiştim. Erkeklerin cevap vereceğini umuyordum ama açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattılar. Neredeyse yorum yazan tüm erkekler Yasmin’in tarif ettiği gibi olduğunu kabul etti. Kadınlara manifesto yazmak ise doğal olarak bana kaldı Buyrun bakalım, bir erkeğin çığlıklarıdır bunlar



    ***

    - Evet kıskancım. Ama ben tüm günümü “Acaba şu anda sevgilim ne yapıyor?” diye düşünerek geçirmiyorum. Sevgilimi zırt pırt arayıp kontrol etmiyorum. Çünkü biliyorum ki, bir insan (kadın ya da erkek fark etmez) bir şey yapmayı kafasına koydu mu yapar.

    - Sevgilimden önce de bir hayatım vardı. Ve ben o hayatta yaptığım şeyleri sevgilim varken de yapmak istiyorum. Bunun bir olay haline gelmemesi gerekiyor. Televizyonda maç izlemem artık sevgilimi daha az seviyorum anlamına gelmez.

    - Arada bir erkek arkadaşlarımla dışarıya çıkmamın ne zararı var? Ben sevgilimin kız arkadaşıyla alışverişe gitmesine bir şey diyor muyum? Bu da ona benziyor. Biz alışveriş sevmiyoruz da toplanıp içmeyi seviyoruz mesela. Hem bu kadar erkek birlikte dışarıya çıkınca merak etmeyin, hiçbir kadın yanlarına yaklaşmaz.

    - İş benim için önemli. Çünkü işimden kazandığım para sayesinde sevgilimle bir yerlere gidebiliyoruz, yiyip içiyoruz. Şimdi soruyorum. Acaba iş sahibi olmayıp zamanını sürekli sizinle geçirenen bir erkeği mi istersiniz yoksa işinde başarılı olan ve devamlı yükselen bir erkeği mi? Maalesef bazen bunun ortası olmuyor.

    - Eski sevgililerden konuşmayı sevmiyorum. Onlar geçmişte kaldı. “Beni mi yoksa eskisini mi daha çok seviyor acaba?” diye düşünmenin de alemi yok. Eskisini seviyor olsaydım, şimdiki sevgilimle beraber olmak yerin yine onu elde etmeye uğraşırdım. Bu arada kıyaslamak da çok kötü bir şeydir.

    - Sevgilim beni kızdıracak bir şey yapmışsa bunu direkt olarak söylüyorum. İğnelemiyorum, imalarda bulunmuyorum. Kavga edeceksek orada hemen edelim istiyorum, sarkmasın, bu gerginlik günlerce sürmesin diye çabalıyorum. Bu yüzden “Sen sürekli benimle tartışıyorsun” diye suçlamak çok gereksiz.

    - “Sevgilim duydun mu, bilmem kim, bilmem kimi aldatmış” diye başlayan ve yakın çevremizdekileri anlatan dedikodulardan nefret ediyorum. İlgilenmiyorum. Bu tür bir dedikoduya cevap vermediğim zaman “Sen artık benimle hiç konuşmuyorsun” demek resmen haksızlık arkadaşlar!

    - Televizyon programları konusunda zevklerimizin farklı olması hiçbir şey paylaşmıyoruz anlamına gelmez ki. Abuk subuk kirli sakallı jönlerin, manken kılıklı bir sürü kızı kendilerine aşık etmesinden başka konusu olmayan dizilerin yerine elbette maçı tercih ederim. İkinci televizyona da “Zaten birlikte geçirdiğimiz vakit az, bir de ayrı ayrı mı TV izleyeceğiz” diyerek karşı çıkmanın sonucu bunlar

    - Evim benim kalemdir. Bana haber vermeden gelecek her misafir düşman olarak algılanacak ve geri püskürtme taktikleri uygulanacaktır. Bir telefon edip de “Bu akşam şunlar gelmek istiyor, gelsinler mi?” demek çok mu zor?

    - Sevgilim ailesine ne kadar düşkünse ben de o kadar düşkünüm. Bir kadının günde 10 kez annesiyle konuşması sorun olmuyor da erkeğin annesine arada bir telefon edip hatırını sorması neden “Ana kuzusu” şeklinde algılanıyor?

    - Tüm bunları yaptım diye beni ‘öküz’ olarak suçlayacaksan e artık o da senin sorunun
    Mehmet Coşkundeniz








  2. Hakim
    Devamlı Üye





    bu tür yazılarda komiklik olsun diye hep erkekler suçlanır ve dalga geçinir ama kimse onlara gülmemektedirler ve onlar gene aynı şeyleri yapmakta ısrar etmektedir.




+ Yorum Gönder