+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Atasözlerimiz ve Deyimler Forumunda Fâni Dünya deyiminin öyküsü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ömer
    Devamlı Üye

    Fâni Dünya deyiminin öyküsü








    Fâni Dünya deyiminin hikayesi

    BİR KAÇ ARKADAŞ bir olup hava almak ve eğlenmek için dolaşmaya çıkmışlar. Köyün dışından geçen bir derenin kenarındaki patika yoldan giderlerken bakmışlar ki bir adam derenin akan köpüklü sularının tam ortasında, arkasında bir sandık, kafasında fıçı çenberinden yapılmış bir takke, ortasında sallanan bir çanla, çangur çungur ayakta çalkalanıp duruyor. Kendi kendine de durmadankonuşuyor. Adamcağız aklını kaçırmış galiba demişler. Hele bir bakalım deyip adama sokulmuşlar. İçlerinden biri:
    "Merhaba hemşehrim" demiş.
    Adam:
    "Merhaba kardeşlik" diye cevap vermiş.
    "Suyun içinde ne çalkalanıp duruyorsun öyle?"
    "Bizim köyün imamı caminin kilimlerini temizletmek istiyordu da ver ben temizleyip getireyim dedim. Ayağımın altında kilimler var. Onları yıkıyorum."
    imam buna karşılık çıkarıp bana üç beş kuruş verirse, fâni dünyada geçinir gideriz,"
    "Eee peki, o kafandaki çan ne?"
    "Çan mı? Haa Şu gördüğünüz tarla Hacı Receb'in tarlasıdır. Bu sene oraya bakla ekti. Kargalar deşip deşip yiyorlar. Ben kilimleri yıkarken nasıl olsa sallanacağım, sallanınca da çan çalacak değil mi? Kargalar korkup kaçarsa, zararları az olur. Recep de buna karşılık bana bir çuval bakla verirse, şu fâni dünyada yeriz geçiniriz."
    "Eee pekâla o sırtındaki sandık ne?"
    "O mu? Yayık. Bakkal Ahmet Efendi ineklerinin sütünden yayıkla yağ yapar. Ben nasıl olsa sallanıyorum, sen yayığı getir benim sırtıma bağla, yağ olunca getirip sana veririm dedim. Yağdan bir avuç da bana verirse, şu fâni dünyada biz de yer geçiniriz dedim de."
    "Çok güzel. O elindeki ördüğün şey ne?"
    "Bu mu? Kahya Ali Efendinin oğlu Erzurum'a askere gitti. Çok soğuk olurmuş oralar. Kalın fanila ördürmek istedi. Benim de ellerim boş, getir bana örüvereyim dedim. Bunun için de bana birkaç kuruş verirse, fâni dünyada geçimime bir ek olur diye düşündüm."
    "Hay Allah çok hoş yahu, öyleyse kendi kendine durmadan ne konuşup duruyorsun öyle?"
    "Yok canım, ben ne konuşacağım. Bizim muhtarın kızı sizlere ömür geçen hafta rahmetli oldu da. Ailesi ona bir Yasin okutmak istedi. Benim de ağzım boş. Yasin de ezberimde. Ben okuyuvereyim dedim. Onu okuyordum. Ne yaparsın fâni dünya." Soruları soran adam hayretle gülmüş ve:
    "Bunların hepsi iyi ya, şu dünya baki olsa idi ne yapardın acaba?" demiş.muş. Bir mısra, iki mısra derken epeyce yazmış. Tam şiiri bitirecek son mısranın kafiyesini tamam etmek üzere iken, kadın içeriye girmiş. Girmesiyle de "Ah kör olasıca, yine mi çiziktirirsin" demiş. Kafası karışan adam, kafiyeyi unutuvermiş. Kalemi kâğıdı atıp: "Geldi Safiye, gitti kafiye" demiş.Bu deyim, dikkat gerektiren bir işle uğraşan birinin, başkası tarafından dikkatinin dağıtıldığını belirtmek için kullanılır.

    Selim Gündüzalp







  2. HAZEL
    Üye





    Bu deyim hiç bir varlığın bu dünyada kalıcı olmadığını belirtmek için kullanılır ve bunun yanı sıra dikkat gerektiren bir işle uğraşan birinin, başkası tarafından dikkatinin dağıtıldığını belirtmek için de kullanılan bir deyimdir.




+ Yorum Gönder