+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Atasözlerimiz ve Deyimler Forumunda Iki dirhem bir çekirdek deyiminin hikayesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ömer
    Devamlı Üye

    Iki dirhem bir çekirdek deyiminin hikayesi








    iki dirhem bir çekirdek deyiminin öyküsü

    KEÇİBOYNUZUNUN, Yunanca adı keration, ingilizce'de carob, Arapça'da ise kırrıt. Keçiboynu-zunun tohumu yüzyıllar boyunca elmas ölçmek için kullanılmış. Elmaslar, keçiboynuzu tohumlanyla tartılarak satılmış. Bu yüzden keçiboynuzu, kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiş. Profesör Dr. Aydın Akkaya şöyle yazıyor:"Keçiboynuzu çekirdeği tabiatta ağırlığı değişmeyen bir tohumdur Bütün tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu, hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için hem de içine su alması ihtimalinin çok az ve çok uzun zamana bağlı olduğu içindir.
    Bu nedenle Araplar, Selçuklular ve Osmanlı döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır Dört tanesi bir dirhem eder. Dirhem değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir Satıcı, iki dirhemlik bir şey satarken (sekiz çekirdek) 'bu da benden olsun' deyip, bir çekirdek fazla tartarsa bu, müşterinin saygıdeğer, itibarlı bir kişi olduğunu gösterir.
    Olduğundan fazla giyinen, süslenen vb. gibi kişilere 'iki dirhem bir çekirdek' denmesi buradan kaynaklanmaktadır.

    Selim Gündüzalp







  2. HAZEL
    Üye





    Bazen zayıf kişilere bazen ise güzel şık giyinen kişilere denen bir atasözüm'üzdür. Zayıf kişilerin yemek yemeye teşvik temek için söylenir veya çok güzel ve şık giyinmiş kişileri tasvir etmek için kullanılır.




+ Yorum Gönder