+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Atatürk Forumu Forumunda Kuva-yi Milliye Hareketinin Başlaması ve Batı Cephesinin Oluşması Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Mesport
    Moderators

    Kuva-yi Milliye Hareketinin Başlaması ve Batı Cephesinin Oluşması








    Kuva-yi Milliye Hareketinin Başlaması ve Batı Cephesinin Oluşması


    Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İtilaf Devletleri, Anadolu’nun çeşitli bölgelerini işgal etmeye başladılar. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti güçsüz durumdaydı. Ne hükümeti ne de ordusu ile bu işgallere karşı önlem alıyordu. Özellikle Sadrazam Damat Ferit Paşa Hükümetinin Batı Anadolu’daki işgallere seyirci kalması, üstelik halka sükûnet tavsiye etmesi, halkın kendi kendini savunması zorunluluğunu gerekli kılıyordu.

    Türk milletinin Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra başlayan işgallere karşı, vatanı koruma ve bağımsız yaşama isteğinin sonucu olarak ortaya çıkan teşkilata Kuva-yi Milliye (Millî Kuvvetler) adı verilmiştir.

    Kuva-yi Milliye, Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, Anadolu’yu işgal eden düşmanlarla çarpışan silahlı grupları ve onlara yardımcı olan bütün millî kuruluşları kapsamaktadır.

    İşgallere karşı ilk direniş hareketi, 19 Aralık 1918’de Fransızlara karşı Güney Cephesi’nde kendiliğinden oluştu. Urfa, Maraş ve Antep’te, Fransızlara ve Ermenilere karşı yapılan savaşlar, Millî Mücadele tarihimize bir destan olarak geçti.

    İşgallere karşı ikinci direniş hareketi 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgalinden sonra Ege Bölgesi’nde başladı. Yunanlılar, İzmir’den Manisa ve Aydın yönündeki bölgeleri işgale başladılar ve Ayvalık’a da asker çıkardılar. Ayvalık’a çıkan Yunan kuvvetleri, Ali Bey’in (Ali Çetinkaya) emrindeki 172. Alay’ın ve Kuva-yi Milliye birliklerinin direnişiyle karşılaştılar. Yunanlılar, bu direniş karşısında büyük bir şaşkınlığa uğradılar. Ayvalık Cephesi’nin oluşması, Ege Bölgesi’nde yeni cephelerin kurulması yönünden olumlu bir etki yaptı. Bunu takiben Bergama, Soma, Nazilli, Ödemiş ve Salihli cepheleri kuruldu. Ödemiş’in işgali sırasında verilen savaş “İlk Kurşun Savaşı” olarak adlandırıldı.

    İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali üzerine Batı Anadolu’da Balıkesir, millî direnişin merkezi durumuna geldi. Yunan istilası karşısında ayrı ayrı bölgelerde harekete geçen millî direniş güçleri arasında görüş birliği sağlamak amacıyla girişimlerde bulunuldu. Bunun için Balıkesir’de kongre düzenlendi. 26-30 Temmuz 1919 tarihleri arasında toplanan Birinci Balıkesir Kongresi’nde, Batı Anadolu’daki Kuva-yi Milliye birliklerinin bir komuta altında toplanması, örgütlenmenin güçlendirilmesi kararı alındı. Aynı şekilde 16 - 25 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan Alaşehir Kongresi, Balıkesir Kongresi’nde benimsenen kararları aynen kabul etti. Bu çalışmalar sonucunda Ayvalık’tan başlayıp Soma, Akhisar, Salihli ve Nazilli’nin batısına kadar olan bölge üzerinde millî bir cephe oluşturuldu. Sivas Kongresi’nde ülkenin içinde bulunduğu durum incelenirken Batı Anadolu’daki cepheler üzerinde de önemle durulmuştu. Ankara’da bulunan 20. Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa (Cebesoy) bu cephelerin birleştirilmesi için kongreye bildiri sunmuştu. Bunun sonucunda alınan bir kararla Ali Fuat Paşa, Batı Anadolu’daki Kuva-yi Milliye Kumandanlığına getirildi. Böylece Batı Cephesi kurulmuş oldu.

    Kuva-yi Milliye birlikleri tek bir merkezden yönetilen düzenli birlikler değildi. Sayı ve teçhizat yönünden zayıftı. Kuva-yi Milliye birlikleri dağlarda gezen zeybeklerden, asker kaçaklarından, köy ve kasabalardan toplanan kimselerden, millî duygularla mücadeleye atılan gönüllülerden oluşuyordu. Efeler, eşkıya reisleri, sivil kumandanlar ve subaylar Kuva-yi Milliye birliklerine komuta ediyorlardı. Kuva-yi Milliye birlikleri bulundukları bölgeleri savunma görevini yerine getiriyorlardı. Çoğu savunmakla görevli oldukları bölgenin adıyla anılırdı. Örneğin, Menderes Alayı, Aydın Alayı, Alaşehir Kuva-yi Milliyesi, Bursa Müfrezesi gibi Kuva-yi Milliye’nin düşmanı yurttan tümüyle atabilecek gücü yoktu. Böyle olmakla beraber Millî Mücadele’ye sağladığı yararlar şunlar olmuştur:

    Yunan ordusunun ilk zamanlarda Anadolu’da rahatça ilerlemesini engelledi. Yunan işgal kuvvetlerine her yerde kayıplar verdirdi. Türk köylerini, Rum ve Ermeni çetelerinin baskınlarından korudu. Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına, düzenli ordunun kurulmasına ve teşkilatlanmasına zaman kazandırdı. İç ayaklanmaları bastırdı.

    Düzenli ordunun kurulmasından sonra Kuva-yi Milliye güçlerinin orduya katılmaları istendi. Kuva-yi Milliyecilerin bir kısmı bu karara uyarken bir kısmı bunu kabul etmedi. Buna göre Kuva-yi Milliye’nin faaliyetleri, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında başlayıp düzenli ordunun kuruluşuna kadar sürmüş; bununla beraber, Türk milletinin direnme gücünün ve vatanseverliğinin bir işareti olan Kuva-yi Milliye ruhu, yurdun kurtuluşuna kadar devam etmiştir.







  2. Elif
    Devamlı Üye





    İtilaf devletleri Anadolu'nun çeşitli bölgelerini işgal etmeye başlamışlardır.Yenik çıkan Osmanlı devleti güçsüz durumdaydı.Bu duruma karşı önlem alınmaya başlamıştır .Halkın kendi kendini savunması zorunluluğu getiriyordu.Düzenli ordunun kurulmasından sonra Kuva-yi milliye güçlerinin orduya katılmaları istenmiştir.




+ Yorum Gönder