+ Yorum Gönder
Atatürk Forumu ve Atatürk Sözleri Forumunda Atatürkün DIŞ POLITIKA ile ilgili Atatürk sözleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HAYAT
    Devamlı Üye

    Atatürkün DIŞ POLITIKA ile ilgili Atatürk sözleri








    Atatürkün DIŞ POLITIKA ile ilgili Atatürk sözleri

    « … Dış politika, iç teşkilât ve iç politikaya, dayandırılmak mecburiyetindedir, yani iç teşkilâtın tahammül edemeyeceği genişlikte olmamalıdır. Yoksa hayâlî dış politikalar peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kaybederler… »

    17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.

    « … Dış politika bir toplumun iç yapısı ile sıkı sıkıya ilgilidir. Çünkü iç yapısına dayanmayan dış siyasetler daima mahkûm kalırlar… »

    23. 03. 1923, Afyonkarahisar Belediye Meclisi Üyeleriyle Konuşma

    « Dışişlerinde dürüst ve açık olan politikamız barış fikrine dayanır .Milletlerarası herhangi bir meselemizi barış yoluyla halletmeyi aramak bizim menfaat ve anlayışımıza uyan bir yoldur. »

    (1929)








  2. Ziyaretçi





    yha bmn aradığım bu dğl yardm edr msnz?




  3. Asel
    Bayan Üye
    Atatürkün DIŞ POLITIKA ile ilgili Atatürk


    ASYA için, AVRUPA için bizim kanunumuz aynıdır: TAM BAĞIMSIZLIĞIMIZI
    KORUMAK!.. HER ŞEYİ TÜRK CEPHESİNDEN DEĞERLENDİRMEK!.. Bu, GERÇEKÇİ
    GÖRÜŞ'tür. (1 ve 2) (1921)

    Milletimizin kurduğu yeni DEVLETİN MUKADDERATINA, MUAMELATINA, İSTİKLALİNE,
    unvanı ne olursa olsun, HİÇ KİMSEYİ MÜDAHALE ETTİRMEYİZ! (3)(Mayıs 1919)

    Dünyada MÜSTAKİL bir DEVLET tasavvur olunabilir mi ki, İÇİŞLERİ'ne henüz
    DÜŞMAN sıfatını haiz olanların değil; DOSTLAR'ının dahi müdahalesine
    müsamaha etsin?.. (4)(18.6.1922)

    - Bir MİLLETİN TABİİ HUDUTLARI dağlar ve ırmaklar değildir, isnat ettiği
    MİLLİYETİN LİSANI ve DİNİ SINIRLARIDIR!..(5)

    Bu dünya-yı beşeriyyette asgari 100 milyonu mütecaviz nüfustan mürekkep bir
    TÜRK millet-i azimesi vardır.

    TÜRK MİLLETİ Asya'nın garbında ve Avrupa'nın şarkında olmak üzere kara ve
    deniz sınırlarıyla ayırt edilmiş, dünyaca tanınmış büyük bir yurtta yaşar.
    Onun adına "TÜRK ELİ" derler!.. TÜRK YURDU daha çok büyüktür. Yakın ve uzak
    zamanlar düşünülürse, TÜRK'E YURTLUK ETMEMİŞ BİR KIT'A YOKTUR!.. Bütün
    dünyada, ASYA, AVRUPA, AFRİKA TÜRK atalarına yurt olmuştur. Bu hakikatler
    eski ve hususiyle yeni TARİH vesikalarıyla malumdur.

    - BİZ doğrudan doğruya milletperveriz ve TÜRK MİLLİYETÇİSİYİZ!.. Ama biz
    öyle milliyetçiyiz ki, bizimle İŞBİRLİĞİ EDEN bütün MİLLETLERE HÜRMET ve
    riayet EDERİZ. Bizim MİLLİYETÇİLİĞİMİZ herhalde BENCİLCE ve MAĞRURCA bir
    milliyetçilik DEĞİLDİR!.. Biz MÜSLÜMAN olduğumuz için, müslümanlık yönünden
    ÜMMETÇİLİĞİMİZ de VARDIR ki, milliyetçiliğin çizmiş olduğu sınırlı çemberi,
    geniş bir alana dönüştüren odur. (6) (2.8.20)

    - Milletimiz asırlardan beri iki müstebit kuvvetin, iki imhakar kuvvetin
    baskısında müteessir ve müteellim olmakta idi. O iki kuvvetten birisi
    doğrudan doğruya MEMLEKET ve MİLLET'İ İDARE ETMEK İDDİASINDA BULUNAN
    MÜSTEBİTLER, ikincisi bütün bir EMPERYALİST ve KAPİTALİST ALEM'dir! (7)

    TÜRKİYE'nin nasılsa başına geçmiş olan bir takım insanlar, GALİP DÜŞMANLAR
    karşısında susmaya mahkummuş gibi, TÜRKİYE'yi ATIL ve ÇEKİNGEN bir halde
    tutuyorlardı. KORKAK ve MÜTEREDDİT idiler.

    TÜRKİYE'nin fikir adamları adeta kendilerine hakaret ediyorlardı. Diyorlardı
    ki, "Biz ADAM değiliz ve olmayız. Kendi kendimize ADAM olmamıza ihtimal
    yoktur!.." Canımızı varlığımızı BİZE DÜŞMAN OLDUĞUNDAN HİÇ ŞÜPHE EDİLMEYEN
    AVRUPALILAR'a kayıtsız şartsız bırakmak istiyorlardı!.. "Onlar bizi idare
    etsin" diyorlardı. (6.3.1922)

    Oysa HANGİ İSTİKLAL VARDIR Kİ, YABANCILARIN NASİHATLARIYLA, YABANCILARIN
    PLANLARIYLA YÜKSELEBİLSİN!.. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir!

    HARİCİ SİYASET'in en çok alakadar olduğu ve istinat ettiği husus, DEVLET'in
    DAHİLİ TEŞKİLATI'dır. HARİCİ SİYASET DAHİLİ TEŞKİLAT'la MÜTENASİP olmak
    lazımdır.

    (İTTİFAK derken) Bir ZAYIF ile bir KUVVETLİ'nın birleşmesinden söz
    etmiyoruz!. Zira birleşmenin böylesi ZAYIF'ın KUVVETLİ'ye ESİR olması
    demektir. (2.1.1931)

    MİLLET ve MEMLEKETİN MENFAATLERİ İCAB ETTİRİRSE, milletlerden her biriyle
    MEDENİYET icabı olan DOSTLUK ve SİYASET münasebetlerini büyük bir
    hassasiyetle takdir ederim. ANCAK, BENİM MİLLETİMİ ESİR ETMEK İSTEYEN
    herhangi bir MİLLETİN, bu arzusundan vazgeçinceye kadar AMANSIZ
    DÜŞMANIYIM!..

    Eğer ecnebi düşmanlığından o kadar pahalı elde edilen bir bağımsızlığa gölge
    düşürebilecek her şeyden nefret etmek anlamı çıkarılırsa, EVET, bizim ECNEBİ
    DÜŞMANI olduğumuz söylenebilir. Evvelce size açıkça söyledim: HENÜZ
    GÜVENİMİZ TAM DEĞİLDİR! TÜRKİYE'DE bulunan ECNEBİ TEŞEBBÜSLERİN, ECNEBİ
    AMAÇLARININ içimizde UYANDIRDIĞI KAYGILAR, bütünüyle ORTADAN KALKMIŞ
    DEĞİLDİR!

    Şüphesiz HUKUKUMUZA, ŞEREF ve HAYSİYETİMİZE SAYGI gösterildikçe, mukabil
    saygıda asla kusur etmiyeceğiz. Fakat ne çare ki, ZAYIF OLANLARIN HUKUKUNA
    SAYGININ NOKSAN OLDUĞUNU VEYA HİÇ SAYGI GÖSTERİLMEDİĞİNİ çok acı
    tecrübelerle ÖĞRENDİK. Onun için her türlü ihtimallerin gerektirdiği
    HAZIRLIKLARI YAPMAKTA asla GECİKMİYECEĞİZ!

    Yabancılar tamamen inanmalıdır ki, TÜRKİYE'de yaşayan MİLLET başlıbaşına
    bütün DÜNYA MİLLETLERİ içinde ETKİLİ bir varlığa sahiptir. BU GİDERİLEMEZ!

    - GARP ALEMİ, OSMANLI DEVLETİ'ni yıkmak için ortaya ŞARK MESELESİ namıyla
    bir mesele çıkarmıştı. GARP öyle zannediyordu ki, OSMANLI DEVLETİ'ni
    yıkmakla, onu vücude getiren ASIL UNSUR'u da yıkacaktı. (31.1.1923)

    Bu vaziyette ANADOLU'yu gözönüne getirmeniz rica ederim. ANADOLU; bütün
    ASYA'NIN, BÜTÜN MAZLUMLAR DÜNYASI'NIN ZULÜM DÜNYASI'NA DOĞRU İLERİ SÜRDÜĞÜ
    BİR VAZİYETTE bulunmaktadır. ANADOLU bu vaziyeti ile bütün ZULÜMLERE,
    HÜCUMLARA, TAARRUZLARA MARUZ bulunuyor. BU HÜCUMLARIN UMUMİ HEDEFİ BÜTÜN
    ŞARK'TIR! (8)

    ANADOLU her türlü tasallutlara, taarruzlara karşı bütün mevcudiyetiyle NEFİS
    MÜDAFAASI etmektedir. ANADOLU bu müdafaası ile yalnız kendi hayatına ait
    vazifeyi ifa etmiyor. Belki bütün ŞARK'a müteveccih hücumlara SET çekiyor!

    BU HÜCUMLAR ELBETTE KIRILACAKTIR!..Bütün bu tasallutlar mutlaka nihayet
    bulacaktır. İşte ANCAK O ZAMAN GARP'TE, BÜTÜN CİHANDA HAKİKİ SÜKUN, hakiki
    REFAH VE İNSANİYET HÜKÜM SÜRECEKTİR! (18.10.1921)

    - (Bir gün sabaha kadar çalıştıktan sonra, köşkün bahçesinde gezerken)
    ŞARK'tan şimdi DOĞACAK olan GÜNEŞ'e bakınız!.. Bugün günün ağardığını nasıl
    görüyorsam, uzaktan bütün ŞARK MİLLETLERİ'nin de uyanışlarını öyle
    görüyorum!..

    İSTİKLAL ve HÜRRİYET'ine kavuşacak olan çok KARDEŞ MİLLET vardır. Bu
    milletler bütün güçlüklere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekliyen
    istikbale ulaşacaklardır. (9)

    Bugün ESARET elemleri altında inleyen pek çok DİNDAŞIMIZ vardır. Bunlar için
    de, İSTİKLAL'lerini kesbetmeleri ve memleketlerinin refah ve itilasına
    gayret sarf eylemeleri en büyük temennilerimizdendir. (16.1.1923)

    - Şark'ta RUSLAR'la aramızda TABİİ bir DOSTLUK mevcuttur. (13.10.24)

    Bugün SOVYET RUSYA dostumuzdur, komşumuzdur. Bu dostluğa ihtiyacımız var.
    Fakat yarın ne olacağını kimse kestiremez. Bugün bizim bu dostumuzun
    yönetiminde DİL bir, İNANÇ bir, ÖZ BİR KARDEŞLERİMİZ VARDIR. ONLARA SAHİP
    ÇIKMAYA, onları arkalamaya HAZIR OLMALIYIZ!

    BUNLAR AÇIKÇA YAPILMAZ. Ad konarak yapılmaz Bunlar devletlerin ve
    milletlerin derin düşünceleridir.(10) (29.10.33 tarihli sohbet)

    - Biz, AMERİKA'nın bize DOSTLUĞU'nu göstermeye devam etmesini ve bizimle
    TİCARİ MÜNASEBET'te bulunmasını arzu ediyoruz. Amerika kadar DEMOKRAT
    olduğumuzu da zannediyoruz. (11) (Ağustos 1921, Associated Press'e demeç)

    - OSMANLI İMPARATORLUĞU''nun çöküşü, BATI'ya karşı elde ettiği zaferlerden
    mağrur olarak, kendisini AVRUPA milletlerine bağlayan ilişikileri kestiği
    gün başlamıştır. Bu bir hata idi, bunu tekrar etmiyeceğiz. (12)

    Karşılıklı EMNİYET ve SÜKUN İLKESİ; BÜTÜN MİLLETLER için gerçekleşmedikçe,
    umumi bir SULH sağlamaktan çok, SÖMÜRÜLMEK İSTENEN bir takım MİLLETLERE
    KARŞI GÜÇLÜ MİLLETLERİN yeni tavır ve İMTİYAZLAR KAZANMASI'nı sağlamak
    niteliğinde görülse, yeridir. Uluslararası SİLAH ALIŞVERİŞİ'nin bir takım
    milletlerin denetimi altında tutulmasını sağlıyacak tedbirlerin alınması, bu
    kuşkuyu arttırmaktadır. (1.11.25)

    - TÜRKİYE halkının ŞARK milletleriyle, RUSYA ile, AZERBEYCAN ile, AFGAN'la,
    İRAN ile olan bağları yalnız hissiyat üzerine mübteni değildir. HAKİKİ,
    MADDİ, DEĞİŞMESİ MÜMKÜN OLMAYAN bir takım ESASLAR'a dayanmaktadır.
    Düşmanlarımızın içimize girerek yapacakları telkinler ile bu bağların
    gevşemesine imkan tasavvur etmek doğru değildir. (13)(7.7.1922)

    AFGAN milleti ile menşei ORTA ASYA olan ecdadımızın arasındaki münasebetler
    ve uhuvvet rabıtaları pek kadimdir. Tarih kayıtları AFGANLI ve TÜRK
    büyükbabalarımızın bugünkü siyasi hudutlarımızın haricindeki sahalarda dahi
    DEVLET kurmakta yekdiğerine halef-selef olduklarını göstermektedir.
    (20.5.28)

    - Balkan milletleri bugün ARNAVUTLUK, BULGARİSTAN, ROMANYA, YUNANİSTAN
    YUGOSLAVYA, ve TÜRKİYE gibi müstakil siyasi mevcudiyetler halinde
    bulunuyorlar. Bütün bu devletlerin sahipleri olan milletler asırlarca
    beraber yaşamışlardır. Denebilir ki, TÜRKİYE Cumhuriyeti dahil olduğu halde,
    son asırlarda vücut bulan bugünkü BALKAN DEVLETLERİ OSMANLI
    İmparatorluğu'nun parçalanmasının tarihi neticesidir. (14)

    - MUSUL işinde ne kadar haklı olduğumuzu CEMİYET-İ AKVAM komisyonunun
    yerinde incelemeleriyle bir kere daha belli olmuştur. HAKK'ın ve ADALET'in
    er geç belireceğine inanıyoruz. (15)(1.11.25)

    TRAKYA'nın diğer kısımları için biz maalmemnuniye rey-i amm' müracaat
    olunmasını kabul edeceğiz!

    - Bütün dünya milletleri aşağı yukarı AKRABA olmuşlardır. Bu itibarla İNSAN
    MENSUP OLDUĞU MİLLETİN VARLIĞINI VE MUTLULUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ KADAR, BÜTÜN DÜNYA
    MİLLETLERİNİN HUZUR VE REFAHINI DÜŞÜNMELİ; KENDİ MİLLETİNİN SAADETİNE NE
    KADAR DEĞER VERİRSE, BÜTÜN DÜNYA MİLLETLERİNİN MUTLULUĞUNA HİZMET ETMEYE DE
    ELİNDEN GELDİĞİ KADAR ÇALIŞMALIDIR. (16) (17.3.1937)

    İnsanlığın tümünü bir VÜCUT ve bir milleti bunun bir parçası saymak gerekir.
    Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün ORGANLAR etkilenir.

    Dünyanın filan yerinde bir RAHATSIZLIK varsa, "bana ne?" dememeliyiz!..
    Böyle bir RAHATSIZLIK varsa, tıpkı kendimizde olduğu gibi onunla alakadar
    olmalıyız.

    DÜNYA MİLLETLERİNİN MUTLLUĞU'na çalışmak, bir başka yoldan KENDİ HUZUR ve
    MUTLULUĞU'nu sağlamaya çalışmak demektir.

    Dünyada ve DÜNYA MİLLETLERİ ARASINDA SÜKUN, HUZUR VE İYİ GEÇİM OLMAZSA; BİR
    MİLLET KENDİSİ İÇİN NE YAPARSA YAPSIN, HUZURDAN MAHRUMDUR!

    Bugün aradığımız barışın EBEDİ BARIŞ OLACAĞINA İNANMAK SAFDİLLİK olur!.. BU
    O KADAR ÖNEMLİ BİR GERÇEKTİR Kİ, ONDAN BİR AN BİLE GAFLET, MİLLETİN HAYATINI
    TEHLİKEYE SOKAR!

    Eğer DAİMİ SULH isteniyorsa, kitlelerin vaziyetlerini iyileştirecek
    MİLLETLERARASI TEDBİRLER alınmalıdır. İNSANLIĞIN BÜTÜNÜNÜN REFAHI; AÇLIK ve
    BASKI'nın yerine geçmelidir!..DÜNYA VATANDAŞLARI; KISKANÇLIK, AÇGÖZLÜLÜK ve
    KİN'den uzaklaşacak tarzda eğitilmelidir!

    - TÜRKİYE'NİN EMNİYETİNİ GAYE TUTAN HİÇ BİR MİLLETİN ALEYHİNDE OLMAYAN BİR
    BARIŞ İSTİKAMETİ, bizim daima düsturumuz olacaktır.

    Biz yabancılara karşı herhangi HASMANE bir HİS beslemediğimiz gibi, onlarla
    SAMİMİ ilişkilerde bulunmak arzusundayız. TÜRKLER bütün medeni milletlerin
    dostlarıdır!..(1923)

    BARIŞ yolunda nereden bir hitap geliyorsa, TÜRKİYE ona tahallükle karşıladı
    ve yardımlarını esirgemedi.

    Milletin mutlaka SULH veya mutlaka HARP gibi başlı başına bir ifade-i
    kat'iyesi yoktur. HAYIRLI olanı isteriz! (16.1.1923)





  4. Ziyaretçi
    daha çok yazılsa olmazmıydı

+ Yorum Gönder


atatürkün dış politika ile ilgili sözleri,  atatürkün dış politikası ile ilgili sözleri,  atatürkün dış politikayla ilgili sözleri,  atatürkün dış politika ile ilgili sözleri ve açıklamaları,  atatürkün türk dış politikası ile ilgili sözleri,  atatürkün dış politika ile ilgili söylediği sözler