+ Yorum Gönder
Atatürk Forumu ve Atatürk'ün hayatı Forumunda Fazıl Hüsnü Dağlarca - Mustafa Kemal Kağnısı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Fazıl Hüsnü Dağlarca - Mustafa Kemal Kağnısı








    Fazıl Hüsnü Dağlarca - Mustafa Kemal Kağnısı


    Yediyordu Elif kağnısını
    Kara geceden geceden.
    Sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
    İnliyordu dağın ardı, yasla
    Her bir heceden.

    Mustafa Kemal'in kağnısı derdi kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar.
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra
    Gecenin ulu ağırlığına karşı
    Hafiftiler, inceden inceden.

    iriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında.
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
    Alın yeşilini kapmıştı, geçirmişti
    Niceden niceden.

    Durdu birdenbire, Kocabaş, ova bayır durdu
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacur gucur
    Nasıl durur Mustafa Kemal'in kağnısı.
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden

    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş
    Süs beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer, götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
    Düşerim gerilere iyceden iyceden.

    Kocabaş yığıldı çamura
    Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı bacım
    Kocabaş'ın yerine koştu kendini Elifçik
    Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden

    Fazıl Hüsnü Dağlarca








  2. Asel
    Bayan Üye





    MUSTAFA KEMAL’İN KARTALI

    Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha
    Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel'den.
    Yabanın kurdu kuşu seyrine inmiştiler
    Kara pençelerle, ak gagalarla.
    Susmuştu yeryüzü efsaneler içinde
    Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha.

    Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha
    Bakır kızıllığındaydı tüyleri, kor alevindeydi gözleri
    Kondu ilk kayaya, düşen bir rüzgar parçası gibi
    Sevgiyle bakıştılar
    Tanış çıktılar sanki kainatlar üstünde
    Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha.

    Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha
    Kayboldu mucizesi havaların.
    Neydi, nasıl bir parıltıydı, bilemedi kimseler
    Kimin aşkıydı, inmişti semalardan toprağa, paşam?
    Kalmadı sonsuzluk, haşmet, gurur
    Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha.

    Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha
    Vatan göklerinden vatana söyler:
    Kocaman zafer bayraklarının geleceğini
    Kocaman günlerin ucunda.
    Anladı Mustafa Kemal, kimseye söylemedi
    Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha.

    Mustafa Kemal'i de Mustafa Kemal'di ha
    Unutmadı kartalı hiç.
    Gün doğarken kızaran yamaçlarda aradı
    Bekledi kanat seslerini fırtınalardan.
    Kartal değilse de kartal vefalıydı
    Mustafa Kemal'i de Mustafa Kemal'di ha.

    Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha
    Yoktu Mustafa Kemal'in umduğu
    Gelmiyordu kartalı geriye şahikalardan
    Üç yıldır gelmiyordu.
    Konmuyordu büyük habercisi zaferin
    Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha.

    Kanatları amma da al aldı ha
    Hangi şehitler seslenmiş belli değil.
    Bir 30 Ağustos günü göründü Mustafa Kemal'in kartalı
    Koca kanatlarını çırptı boşluğa
    Sallandı gök
    Kanatları amma da al aldı ha.

    Fazıl Hüsnü Dağlarca





+ Yorum Gönder