+ Yorum Gönder
Atatürk Forumu ve Atatürk'ün inkilapları Forumunda Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-38) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. IŞILAY
    Devamlı Üye

    Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-38)








    Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-38)

    Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı öncesinde, yasal ve kurumsal hazırlıklar tamamlandıktan sonra, yerli ve yabancı uzmanlardan oluşan bir kurul oluşturuldu.
    S. Rusya'dan davet edilen uzmanların başında bulunan Prof. Orlof çalışmaları yürüten karma kurulun başkanlığını yaparak; hazırlanan raporu (program önerisi) 1933 yılı sonuna doğru Hükümete sundu. B.B.Y.Sanayi Planı'nın temel ilkelerini kapsayan bu rapor üzerinde Hükümet ve Atatürk gerekli düzeltmeleri yaptı ve kesinleşen Plan 17 Nisan 1934'te yürürlüğe girdi. 1934-1938 yıllarını kapsayan bu Plan, bir sektör (sanayi) planı özelliğini taşımaktaydı. Yani tüm sektörleri içeren bir makro (ulusal) plan olarak hazırlanmadı. Fakat yine de o dönemde yani 1930'lu yıllarda S. Rusya dışında ve geri kalmış bir ülkede ortaya konmuş benzeri olmayan bir yaklaşım veya uygulamadır, denilebi-lir.(Genel İktisat Tarihi)

    Devlet öncülüğünde planlı sanayileşmenin gereği olarak yü-rürlüğe konan Plan'in dayandığı temel ilkeleri şöyle sıralayabiliriz:

    1) Temel hammaddeleri yurt içinde üretilen veya üretilecek olan sınai tesislere,

    2) Büyük sermaye ve ileri teknoloji gerektiren projelere,

    3) Kuruluş kapasitelerinin iç tüketimi karşılayacak düzeyde tutulmasına, öncelik verilmiştir.

    Plan, bu temel ilkelere dayanılarak seçilmiş olan altı alt sanayi dalında fabrika kurma kararına uygun olarak düzenlenmiştir. Bu dallar, Kimya, Kağıt-Sellüloz, Madencilik, Tekstil, Seramik ve Demir-Çelik

    Plan çerçevesinde öngörülen fabrika sayısı 20,gerekli kaynak ise 45 milyon lira olarak hesaplanmıştır. Planı yürütme ve koordi-nasyon sağlama görevi Sümerbank'a verilmişti. Hemen belirtelim ki, öngörülen tesisler yaklaşık 100 milyon lira harcanarak tamam-lanabilmiştir.

    Öngörülen (2 tanesi hariç) ve zamanında gerçekleştirilen, 20 sınai tesisten sadece Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası İş Bankası tarafından İstanbul'da kurulmuş, diğerleri Anadolu'nun çeşitli il ve ilçelerine dağıtılmıştı.

    Plan'da konan yatırımların gerçekleştirilmesi için ayrılan top-lam 44 milyon liranın %49,9'unun dokumacılığa, %26,9'unun madenciliğe, %12,1'inin kağıt ve selüloza, %5,3'ünün kimya ve %4,6'sının da seramik sanayiine tahsis edilmesi uygun görülmüş-tü. Geri kalan % 1,2'lik kaynak teknik öğrenim için yurtdışına öğrenci gönderilmesi için ayrılmıştı. Görülüyor ki, Plan yürürlüğe konduğunda demir-çelik fabrikası öngörülmemiştir. Zira Karabük Demir-Çelik Tesisleri Plan'ın son yıllarında İngiltere'den çok el-verişli koşullarda sağlanan, yaklaşık 13 milyon Sterlinlik bir dış krediyle kurulmuştur. 1936 yılından itibaren İngilizler'le kurulan iyi ilişkiler, Kral 8. Edward'ın Türkiye'yi, Atatürk'ü ziyarete gel-mesiyle yeni boyutlar kazanmıştır. Örneğin; Boğazların tahkimatı için gerekli silahların İngiltere'den alınması, kamu işletmelerinde İngiliz uzmanların kullanılmaya başlanılması ve Karabük demir-çelik tesislerinin bir İngiliz firmasına ihale edilmesi, başlıca geliş-meler olarak sayılabilir.

    İktisat Vekili C. Bayar ve beraberindekilerin Temmuz 1935'te Moskova'ya yaptıkları uzun inceleme gezisi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin genişlemesini sağlamıştır. Ayrıca Plan'ın öngördüğü sınai projelerin gerçekleşmesinde bu ülkeden teknik ve mali yardım sağlanmıştır.

    Devlet öncülüğünde, öz kaynaklara dayalı ve planlı sanayi-leşme döneminin başlaması, tekstil alanında Kayseri ve Ereğli Bez, Nazilli Basma, Malatya Pamuklu Dokuma, Bursa Merinos Yünlü ve Gemlik İpekli Dokuma Fabrikalarının temelinin atılmasıyla gerçekleşmiştir. Plan çerçevesinde 16.9.1935'te Kayseri Bez ve 7 Kasım 1936 tarihinde İzmit Kağıt Fabrikasının üretime geçmesi, ulusal bir bayram gibi karşılanmıştır. Ayrıca 3 Nisan 1937'de E-reğli Dokuma ve 9 Ekim 1937'de Malatya Dokuma ve ülkenin ilk basma fabrikası 9 Ekim 1937'de Atatürk tarafından Nazilli'de açıldı. Bu fabrikanın tüm makina ve teçhizatı S. Rusya kredisiyle, bu ülkeden ithal edilmişti.

    Birinci Plan'ın uygulanmasında özel bir ticari banka durumda olan T.İş Bankası da görev almıştır. Plan'da öngörülen Şişe-Cam sanayiinin kurulması ve işletilmesi görevi bu Bankaya verilmişti.

    Bu Fabrika 1935'te İstanbul Paşabahçe'de tamamlanmış ve bir yıl sonra üretime başlamıştı. İlk Müdürü Adnan Berkay olan tesisin, özellikle nitelikli işgücü yetersizliğinden, düşük kapasiteyle çalış-mak zorunda kalmıştı. Uzman işçilerin çok büyük çoğunluğu Bul-garistan ve Romanya'dan getirilmişti. Bu tesisleri çağdaş kuruluş-lar haline getiren, 1954-1980 yılları arasında Genel Müdür olan ve ara hükümetlerde bakanlık görevi yapan Şahap Köeatopçu, anıla-rında babası ve amcasının kuruluşa katılmak için Varna'dan gel-diklerini ifade etmektedir.

    İş Bankası yine aynı dönemde Malatya Bez ve İsparta Gülyağ Tesislerinin kuruluşuna da iştirak etmişti. Banka'nın toplam katkı-sı 2,4 milyon TL olmuştur. Planın öngördüğü yatırımların iç kay-nakla finanse edilmesi ilkesi benimsenmişse de S. Rusya'dan 8 milyon Dolar ve İngiltere'den 13 milyon Sterlin ithalat kredisi sağlanmıştır.

    Devlet öncülüğünde "planlı sanayileşme " döneminde özel ke-simce kurulan, fakat yönetim ve sermaye yetersizliği içine giren 4 şeker fabrikası bir çeşit devletleştirme işlemine tabi tutulmuştu. Bu tesisleri merkezden yönetmek ve kamu derietimini sağlamak için 6.7.1935 tarihinde "Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. " kurulmuştu. Şirketin sermayesi Ziraat Bankası, Sümerbank ve İş Bankası tara-fından eşit olarak paylaşılmıştı.

    İsmet İnönü başbakanlıktan ayrıldıktan sonra (25 Ekim 1937) Celal Bayar Hükümeti kurdu. 8 Kasım 1937'de Bayar, Hükümetin programını Meclise sunarken, 1934'ten beri yürürlükte olan Birin-ci Sanayi Planı'nında öngörülen 20 tesisin 2 tanesi hariç diğerleri-nin süresinden önce bitirilerek işletmeye açıldığını memnuniyetle haber verdi. Plan'da öngörülmediği halde sanayileşnıenin sürükle-yici ve temel girdisi olan demir-çelik ihtiyacını karşılamak üzere 3 Nisan 1937'de Karabük Demir-Çelik Tesisleri'nin temeli atıldı.

    B- İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı

    Birinci Sanayi Planı'nın uygulaması sürerken 20-24 Ocak 1936'da İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın hazırlıklarını yapmak üzere İktisat Vekili Celal Bayar'ın başkanlığında Sanayi Kongresi toplandı. Kongrenin benimsediği ilke ve önerileri kapsayan "Plan" taslağı Başbakanlığa sunuldu. C. Bayar kapak yazısında Başbakan İsmet İnönü'ye şöyle diyor:

    "Türkiye için endüstrileşme, kudretli tabirinizle bir millî varlık savaşıdır, bir millî müdafaa mücadelesidir ve hiç bir fedakarlık ve sıkıntı, bir millî mücadelenin neticesiyle mukayese edilemez."

    Görülüyor ki, dönemin devlet adamları iktisadi ve siyasî ba-ğımsızlığı korumak için sanayileşmeyi vazgeçilmez bir ulusal he-def saymaktadırlar. Bu nedenle İkinci Plan, kapsadığı iktisadi a-lanlar ve tesis sayısı yönünden Birinci Plan'dan daha geniş tutul-muştur. Bu kararın alınmasında, kısa sürede üretime açılan tesisle-rin ve kazanılan tecrübenin verdiği moralin de etkisi vardır.

    Ancak 1938 yılına gelindiğinde Dünyada savaş rüzgârlarının esmeye başladığını gören Türk Hükümeti, Atatürk'ün ölümünden yaklaşık iki ay önce, yani 16 Eylül 1938'de, İkinci Plan taslağında bazı değişiklikler ve düzeltmeler yaparak, 4 yıllık olarak yeniden düzenlemiştir. O tarihte Sanayi Dairesi Başkanlığına getirilmiş olduğunu ifade eden Şevket S. Aydemir, II. Dünya Savaşı'nın pat-lak vermesinden üç ay önce bu plandan da vazgeçilerek, yerine "İktisadi Savunma Planı'nın (5 Nisan 1939) hazırlanarak yürürlü-ğe konduğunu anlatmaktadır. Bu kararın alınmasında Atatürk'ün ölümünden sonra C.H.P. Genel Başkanlığı'na ve Cumhurbaşkanlı-ğına oybirliğiyle seçilen İ. İnönü'nün doğrudan etkili olduğu bi-linmektedir. Çünkü ülkenin her an savaşa girmesi ihtimaline göre, her türlü öncelikler yeniden düzenlenmiştir.

    Savaş ülkenin içinde bulunduğu yetişmiş işgücü ve kaynak sı-kıntısının boyutlarını büyütmüştür. Ortalama bir milyon çalışma yaşındaki insan silah altına alınmıştır. Kamu kaynaklarından Milli Savunma Bakanlığı'nın aldığı pay hızla artarken, ulusal düzeyde de yatırım harcamaları azalırken, tüketim harcamaları hızla art-mıştır.

    DİE'nin, 1996 yılında yayınladığı yeni verilere göre 1923 yı-lında kişi başına gelir 45 dolar iken onbeş yıl sonra 1938 yılı so-nunda 88 dolar olmuştur.

    Anılan kaynağa göre 1924-1938 arasında ekonomi ortalama %8 civarında büyümüştür. Bu 15 yıllık dönem içinde 1927, 1932 ve 1935 yıllarında büyüme hızlan sırasıyla -%12.8, -%10.7 ve -%3 olmuştur.

    Plan döneminde eğitim ve öğretimde önemli projeler uygu-lanmaya kondu. 1934 yılında mesleki ve teknik öğrenimde dört bin öğrenci varken, 1938'de bu sayı 16750'ye çıkarıldı. Orta öğretim-de öğrenci sayısı elli binden, yüz dört bine ulaştı.

    Yüksek öğrenimde Nazi Almanyası'ndan kaçıp gelen bilim a-damlarının öncülüğünde, 2252 sayılı kanun ile kurulan İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933'de açıldı. Tıp, Fen, Hukuk ve Edebi-yat Fakültelerinden oluşan üniversitede 1936 yılında İktisat Fa-kültesi faaliyete geçti. Fakültenin ilk iktisat öğretim üyeleri Şükrü Baban (1890-1980), Hazım Atıf Kuyucak (1897-1970), Ömer Ce-lal Sarç (1900-1988) Gerhard Kessler (1883-1963), Wilhelm Röpke (1899-1966) ve Fritz Neumark (1900-1991) gibi saygıyla anılacak büyük isimlerdi.








  2. Zarafet
    Üye





    Tarımdaki gelişmeler bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltarak bu nüfusun kentlere göç etmesine neden oldu. Böylece kent sanayisine hazır işgücü oluştu. Sanayi Devrimi, fiziki sermayenin genişlemesine ve emek verimliliğinin geniş çapta artmasına yol açan bir süreçti.




  3. CANGÜLER
    Bayan Üye
    Türkiye Cumhuriyetindeki ilk beş yıllık kalkınmada devletin dahada güçlenmesi amaçlanmış bu nedenle çifçilere kradiler verilmiş ve makinasal tarıma geçilmiştir.




+ Yorum Gönder


birinci beş yıllık sanayi planı,  1. 5 yıllık kalkınma planı,  1. beş yıllık kalkınma planı ,  birinci beş yıllık kalkınma planı,  1.beş yıllık kalkınma planı,  birinci 5 yıllık kalkınma planı