+ Yorum Gönder
Hayat Ve Yaşam ve Bahçe ve Bitki Forumunda Etle beslenen bitkiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Etle beslenen bitkiler








    Etle beslenen bitkiler

    Avlanmak ve et yemek sadece hayvanlara mahsus zannedildiği halde, yıllardır botanikçilerin dikkatlerini üzerlerinde toplayan böcek yiyen bitkilerin hayret verici avlanma sistemleri, sindirim salgıları ve enteresan davranışlarının nasıl başladığı, nasıl idare edildiği bir türlü izah edilememektedir.

    Etrafımızda gördüğümüz bitkileri umumiyetle pasif ve hareketsiz zannederiz. Ancak, Karnivor (etle beslenen) bitkilerin esrarlı dünyası hiç de öyle değildir; bazı bitkilerin yaprakları, tıpkı bir hayvan gibi, küçük canlıları çekme, yakalama ve hazmetme vazifelerini görebilecek şekilde yaratılmıştır.

    Et yiyen bitkilerin yaklaşık 400 çeşidi vardır. Yapışkan tüyler, ibrik şeklindeki sulu yapraklar, açılıp kapanabilen ağızlar, karnivor bitkilerin, hayvanları, bilhassa küçük böcekleri öldürmede kullandıkları çeşitli tuzaklardır.

    Çok enterasan bir yapıya sahip olup insanları hayretler içerisinde bırakan ve bir hayli zamandan beri unutulup araştırılmayan bu bitkiler, yeniden incelenmeye başlandı. Araştırmalar, karnivorluğun et yiyen boru çiçeğinde (Petunia), otsu bitkilerde, hatta domates ve patates bitkilerinde de nispeten mevcut olduğunu göstermektedir.

    Karnivor bitkiler, avlarını bir nevi yapışkan tuzak kapanlarıyla veya tüyleri vasıtasıyla yakalarlar. Bu tuzaklarla yakalanan hayvanlar derhal yapışkan sıvı damlacıklarının ve hazım özsularının (üsare) bulunduğu kısma gönderilir. Bazı güneşgülleri (Drosera) tentaküllere benzeyen parmaklarıyla yakaladığı hayvanın etrafını spiral bir şekilde sarar. Bazen de, hayvanı daha çabuk tesirsiz hale getirmek için daha fazla miktarda öldürücü yapışkanı hayvanın üzerine boşaltır. Hem güneşgülü, hem de böcek kapan bir bitki olan Pinguicula yaprağını, avını yakalamak için bütün gücüyle yavaşça kıvırır. Böylece bitkinin büyüme ve gelişmesi için lüzumlu gıda da temin edilmiş olur. Gerçekten bu bitki, besinini bu tarzda sağlayamazsa büyümesi durabilir ve ölür. Zira onun hayatı et ile kaimdir ve etle beslenecek şekilde programlanmıştır.

    Bitkilerin ekseriyetinde, bilhassa, çiçek saplarında yapışkan tüyler bulunur. Bu yapışkan tüyler, son derece güzel ve nazik çiçekleri küçük "sürünücü böcekler"in meydana getirebileceği zararlardan korumak için, "Rahmeti Sonsuz" tarafından bahşedilmiştir. Karnivor bitkilerin de büyük yapışkan kapanlarını aynı şekilde müdafaa için kullandıkları tahmin edilmektedir.

    Bazı ilim adamları, yapışkan hususiyeti olan tütün (Nicotiana) ve taşkıran gibi nev'ilerin kısmen karnivor olabileceklerini iddia etmektedirler. Ayrıca İtalyan ilim adamları da, süs bitkilerinden olan Lychnis viscaria, Martynia lutea ve bahçe boru çiçeğinde böcek yiyen yapılar keşfettiler. Bu bitki çeşitleri hakikî karnivor bitkiler gibi, hazım enzimleri ihtiva eden küçük yapışkan gudde yapısında tüylere sahiptirler. Botanikçiler onların yapraklarını kuşatan yapışkan tüylerin ölü böcek parçaları ile kaplanmış olduğunu görürler.

    Ayrıca hayvanlarda bulunan sindirim enzimlerinin, kültür patatesinin seyrek tüylerinde de kısmen mevcut olduğu keşfedildi.

    Cambridge Bitki Dölleme Enstitüsü'nde ilim adamları, yabanî patates türünün yapışkan tüylerini kültür (x) patateslerine aşılamaya çalışıyorlar. Bitkilerin yapışkan tuzak kapanları sadece gövde ve yapraklar ile sınırlanmamıştır. Tulane Üniversitesi'nde Dr. John Barber, sivrisinek larvaları üzerinde araştırma yaparken Capsella bursapastoris (çoban çantası) bitkisi tohumlarının öldürücü bir cazibeye sahip olduklarını keşfetti. Bu bitki filizlenme esnasında yapışkan müsülajlı bir sıvı salgılar. Tohumlardan çevreye dağılan kimyevî madde, küçük böcek larvalarını ve diğer mikroskobik toprak hayvanlarını yapışkan müsülajlı sıvıya çeker. Burada hayvanlar kurtulamayacakları şekilde yakalanarak öldürülür. Tohumun içindeki bu bol enzim deposunun ifrazıyla hazmedilen maddeler, tohum gömleği vasıtasıyla emilir. Botanikçiler bu bitkinin gerçekten bu taze besine ihtiyaç duyup duymayacağını bilememektedirler.


    Sulu Mezarlar:
    Yaprakları ibrik şeklinde olan bitkiler Sarracenia ve Nepenthes (böcek yiyen bitki) en büyük tuzak kapanlarına sahiptir. Tuzak şeklinde yaratılmış yapraklar sindirim özsularını ve böceğin yanlarında bulunan mikroskobik teneffüs deliklerine (trake) nüfuz edici maddeleri ihtiva eden sulu bir mezarda avını öldürürler. İlk önce hayvan cazip dolgun renkli desenlerin ve nektar (balözü) damlalarının cazibesiyle yaprağın uç kısmına çekilir. Böcek, yaprağa vardığı zaman ibrik şekilli yaprağın boğazının etrafındaki kaygan sathında dengesini kaybederek yavaşça aşağıya doğru kayar.


    İbrik şeklinde yapraklara sahip böcek yiyen bir bitki olan Sarracenia'nın, mahirane tarzdaki böcek yakalama işini, nektarını sarhoş edici narkotik madde ile lezzetlendirerek başardığı müşahede edilmiştir. Bundan dolayı, böcekler sarhoş halde içeri alınırlar. İbrik şekilli yaprağın duvarları kaygan hücrelerle çepeçevre kuşatılmıştır. Yakalanan hayvanın yavaş yavaş yaprağın sulu derinliklerine gitmekten başka bir çaresi yoktur.

    Diğer bir çok bitki çeşitleri, ibrik şeklindeki yaprakların çeşitli tiplerine sahip olup, çoğu zaman onların temel fonksiyonunun, bitkinin mevsimsiz kuraklıkları yenmesine yardımcı bir su deposu olduğu düşünülür. Bununla beraber su depo etme kabiliyetine sahip ibrik şekilli yaprakları, böcekleri cezbetmek için de kullanan bitki çeşitleri vardır. Tropikal Amerika'nın yerli bitkilerinden olan bu bitkiler ağaçların yüksek gövdelerine yapışarak hayatlarını devam ettirmekle beraber, parazit değildirler. Besinlerini su deposu içine düşen çeşitli artıklar teşkil eder.


    Amerika'da yaşayan ve böcek yiyen bir bitki olan Broccina o kadar iyi bir şekilde hayvan yakalama kabiliyetine sahiptir ki,
    Arktik Kanada’nın kuzeyindeki topraklar azotça çok fakir olduklarından burada yetişen yaprakları ibrik şekilli Sarracenia purpurea bitkisinin ancak bilen, gören ve düşünen birisinin kullanabileceği mükemmel av yakalama ve öldürme teknikleriyle avlarını yakalayıp sindirmesi tesadüfün, kör ve sağır tabiatın neticesi olabilir mi?
    onların dik olan ve sıkı sıkıya birbirine yapışmış yapraklarının üst sathı tozlu hücrelerle kaplı olup, böcekler su altındaki yaprağın meyili ile aşağı doğru sürüklenirler. Öldürülen böcekler çürüyebilir veya bitki tarafından sindirildikten sonra su altındaki bezler vasıtasıyla emilebilir. Karnivor bitki kapanlarının diğer tipleri de vardır. Onlar o kadar acaip ve dikkat çekicidir ki, şimdiye kadar keşfedilen çeşitlerin hiç birisiyle mukayese edilememektedirler. "Sinek kapan" bitkisi (Dionaea muscipula) ve onun suda yaşayan benzeri Aldrovanda vesiculosa, bir çift kâseli ele benzeyen iki parçaya ayrılmış yaprak kapanlara sahiptir. Parçaların iç sathında bulunan hissedici tüylere temas edilirse, kapanın kapanması gerektiğini bildiren bir elektrikî tenbih meydana getirilerek, kapan aniden avın üzerine sıkı sıkıya kapanır. En hızlı bitki tuzak kapanları, Utricularia'ya aittir. Utricularia'lar suyu pompalayan bezler vasıtasıyla vakum altında, sualtı hava keselerini muhafaza ederler. Kapan giriş kapısının yakınında yüzen hayvan, vakumu yok ederek suyun akıntısıyla kapanın içine alınır. Şaşırtıcı bir şekilde kapanın ağzı saniyenin binde biri gibi kısa bir zamanda hayvanın arkasından kapanır. Yakalanan hayvan daha sonra sindirilmek üzere, hapsedilir.


    Çeşitli mantarlarda da karnivor hayat tarzına benzer durumlar görülmüştür. Suda yaşayan bir mantar olan Zoophagus, rotiferler gibi küçük hayvanları yemek için uzun ve ince kolları ile hayvanları kendisine çekerek hızlı bir şekilde yakalar. Mantar, hayvan öldükten sonra kollarını hayvanın vücuduna doğru uzatarak besinini alır. Başka bir mantar da sirke kurtlarını yakalamada ilmik şekilli kollar kullanır.

    Bitkilerdeki karnivorluk harikulâde hadise olmanın yanında, mahsulleri korumak için ıslah edilebilirse, ziraata büyük bir imkan tanınmış olur. Cambridge Üniversitesindeki botanikçiler tarafından bu istikamette çalışmalar yapılmaktadır. Meselâ, bir mısır tarlasını böceklerden korumak için etrafına "böcek kapan" bitkileri dikmek gibi tedbirler artık düşünülmektedir.

    Bitkiler âleminden hususî bir şekilde farklılaştırılarak, bazı hayvanî vasıflarla mücehhez kılınma ve çeşitli tuzaklarla av yakalama gibi büyük değişikliklerin, sebebini araştıran botanikçiler, buna henüz mâkûl bir cevap bulamamışlardır.


    Acaba bitkinin canı böcek yemek isteyince yeni organlar mı geliştirmiş? Yoksa canlılar âlemindeki eşsiz nizamı bilen biri tarafından hem böcekleri kontrol etmek, hem de hayatın değişik bir rengini göstermek için mi yaratılmışlardır? Ayrıca evrimcilere göre hayvanlar bitkilerden sonra evrimleşerek meydana gelmişse, bu böcek ve hayvanlarla beslenen bitkiler, hayvanlar yokken ne ile besleniyorlardı? Yoksa hayvanların varlığını farkettikten sonra eski beslenme alışkanlıklarını terk edip yeni bir yol mu keşfettiler (!) Buna karşılık evrim basamağının bitkilere göre üstünde kabul edilen hayvanlara ne oldu ki kendilerinden geri kalmışlara karşı hâlâ bir koruma çaresi bulamadılar?

    Etle beslenen bitkiler5.jpg








  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    Etle beslenen bitkiler hakkında bilgiler

    Arktik Kanada’nın kuzeyindeki topraklar azotça çok fakir olduklarından burada yetişen yaprakları ibrik şekilli Sarracenia purpurea bitkisinin ancak bilen, gören ve düşünen birisinin kullanabileceği mükemmel av yakalama ve öldürme teknikleriyle avlarını yakalayıp sindirmesi tesadüfün, kör ve sağır tabiatın neticesi olabilir mi?
    onların dik olan ve sıkı sıkıya birbirine yapışmış yapraklarının üst sathı tozlu hücrelerle kaplı olup, böcekler su altındaki yaprağın meyili ile aşağı doğru sürüklenirler. Öldürülen böcekler çürüyebilir veya bitki tarafından sindirildikten sonra su altındaki bezler vasıtasıyla emilebilir. Karnivor bitki kapanlarının diğer tipleri de vardır. Onlar o kadar acaip ve dikkat çekicidir ki, şimdiye kadar keşfedilen çeşitlerin hiç birisiyle mukayese edilememektedirler. "Sinek kapan" bitkisi (Dionaea muscipula) ve onun suda yaşayan benzeri Aldrovanda vesiculosa, bir çift kâseli ele benzeyen iki parçaya ayrılmış yaprak kapanlara sahiptir. Parçaların iç sathında bulunan hissedici tüylere temas edilirse, kapanın kapanması gerektiğini bildiren bir elektrikî tenbih meydana getirilerek, kapan aniden avın üzerine sıkı sıkıya kapanır. En hızlı bitki tuzak kapanları, Utricularia'ya aittir. Utricularia'lar suyu pompalayan bezler vasıtasıyla vakum altında, sualtı hava keselerini muhafaza ederler. Kapan giriş kapısının yakınında yüzen hayvan, vakumu yok ederek suyun akıntısıyla kapanın içine alınır. Şaşırtıcı bir şekilde kapanın ağzı saniyenin binde biri gibi kısa bir zamanda hayvanın arkasından kapanır. Yakalanan hayvan daha sonra sindirilmek üzere, hapsedilir.


    Çeşitli mantarlarda da karnivor hayat tarzına benzer durumlar görülmüştür. Suda yaşayan bir mantar olan Zoophagus, rotiferler gibi küçük hayvanları yemek için uzun ve ince kolları ile hayvanları kendisine çekerek hızlı bir şekilde yakalar. Mantar, hayvan öldükten sonra kollarını hayvanın vücuduna doğru uzatarak besinini alır. Başka bir mantar da sirke kurtlarını yakalamada ilmik şekilli kollar kullanır.

    Bitkilerdeki karnivorluk harikulâde hadise olmanın yanında, mahsulleri korumak için ıslah edilebilirse, ziraata büyük bir imkan tanınmış olur. Cambridge Üniversitesindeki botanikçiler tarafından bu istikamette çalışmalar yapılmaktadır. Meselâ, bir mısır tarlasını böceklerden korumak için etrafına "böcek kapan" bitkileri dikmek gibi tedbirler artık düşünülmektedir.

    Bitkiler âleminden hususî bir şekilde farklılaştırılarak, bazı hayvanî vasıflarla mücehhez kılınma ve çeşitli tuzaklarla av yakalama gibi büyük değişikliklerin, sebebini araştıran botanikçiler, buna henüz mâkûl bir cevap bulamamışlardır.


    Acaba bitkinin canı böcek yemek isteyince yeni organlar mı geliştirmiş? Yoksa canlılar âlemindeki eşsiz nizamı bilen biri tarafından hem böcekleri kontrol etmek, hem de hayatın değişik bir rengini göstermek için mi yaratılmışlardır? Ayrıca evrimcilere göre hayvanlar bitkilerden sonra evrimleşerek meydana gelmişse, bu böcek ve hayvanlarla beslenen bitkiler, hayvanlar yokken ne ile besleniyorlardı? Yoksa hayvanların varlığını farkettikten sonra eski beslenme alışkanlıklarını terk edip yeni bir yol mu keşfettiler (!) Buna karşılık evrim basamağının bitkilere göre üstünde kabul edilen hayvanlara ne oldu ki kendilerinden geri kalmışlara karşı hâlâ bir koruma çaresi bulamadılar?

    etyiyenbitkiker.png

    far-bit1.jpg




+ Yorum Gönder


etle beslenen bitkiler,  Et yiyen çiçek,  bitkiler,  et yiyen çiçekler,  böcek yiyen bitkiler,  böcek yiyen bitki