+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Barışlar ve Savaşlar Forumunda Birinci Dünya Savaşı seferberlik ilanı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Birinci Dünya Savaşı seferberlik ilanı








    Birinci Dünya Savaşı seferberlik ilanı


    Osmanlı Devleti, I.Dünya Savaşı’nda sekiz cephede birden savaşmak zorunda kaldı.Bu cephelerden bir tanesi de Kafkasya Cephesidir.Osmanlı birlikleri Kafkasya üzerinden hem Rusları güneyden çevirecek hem de Orta Asya’daki Türkler’den yardım alınacaktı.Fakat plan gerçekleşemedi.Enver Paşa idaresindeki Osmanlı birliklerinin Kars-Sarıkamış’ta düşmana karşı bir tek kurşun atmadan şiddetli soğuk , açlık, salgın hastalıklar vb. sebeplerden donarak şehit olması Ermeniler’e bekledikleri fırsatı verdi.
    Osmanlı Devleti, I.Dünya Savaşı başlar başlamaz derhal seferberlik ilan etmiş, Müslüman-Hıristiyan , savaşabilecek bütün vatandaşlarını silah altına davet etmişti.Bu vesileyle Ermeniler de askere alınmaya başladılar.

    birinci dunya savasi.png
    Ermeniler, Ruslar’a müracaat ederek, onların himayesinde müstakil Ermenistan’a kavuşmak arzularını bildirmişlerdi.Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı’na girmeden önce , Ermeni ileri gelenleri (Patrikhane, Taşnak ve Hınçak ileri gelenleri) İstanbul’da toplanarak savaş esnasında alacakları tavrı son bir defa daha gözden geçirdiler.Toplantıda iki karar alındı.Birinci karar:Osmanlı Devleti’ni şüphelendirmemek için savaşa girmesi halinde Ermeni halkının Osmanlı Devleti’ne sadık kalarak hükümetin alacağı kararlara yardımcı olmalarını içeriyordu.Bu karar bir bildiri ile ilan edildi.İkinci karar ise gizli idi.Bu karar Osmanlı yetkililerine duyurulmadan birer talimat olarak gizlice Ermeni komitelerine dağıtıldı.Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi halinde Ermeniler’in bir taraftan isyan çıkarması, bir yandan da Ruslar’a yardım etmeleri isteniyordu.Ermeniler’in bu hususta nasıl davranacağını belirten talimat şöyle idi:”Rus ordusu huduttan ilerler ve Osmanlı askeri geri çekilir ise, her tarafta birden eldeki bütün vasıtalarla ayaklanılacak, Osmanlı ordusu iki ateş arasında bırakılacak, devlet kurumları ve binaları bombalarla havaya uçurulacak, yakılacak, hükümet kuvveti içeride meşgul edilecek, levazım kolları vurulacak; şayet Osmanlı ordusu ilerler ise Ermeni askerleri Osmanlı birliklerinden ayrılıp silahlarıyla Ruslar’a katılacak ve kıtalarından firar ederek çeteler oluşturacaklardır.
    Meclis-i Mebusan’daki Ermeni mebusların lideri Erzurum mebusu Pastırmacıyan Efendi adamlarıyla birlikte Ruslar’a katılmıştı.Dört Ermeni genci tarafından Talat Paşa’ya yönelik bir suikast girişimi ortaya çıkarılmıştı.Bu gelişmeler sırasında bazı ileri gelen politikacılar Ermeniler’e karşı misillemede bulunulmasını, bunun için özel bir yasa çıkarılmasını önermişlerdir.Enver ve Talat Paşalar ise bu gibi önlemlerin unsurlar arasındaki düşmanlıları şiddetlendireceği gerekçesiyle bundan kaçınılmasını istemişlerdi.Önlem olarak Ermeni Patriğinin ve Ermeni mebusların dikkatlerinin çekilmesi kararlaştırılmıştı.Bu bağlamda Enver Paşa Ermeni Patriğini, Meclis-i Mebusan başkanı da Ermeni mebusları bir ayaklanmanın üzücü ve kaçınılmaz sonuçları konusunda uyarmışlardı.Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurucusu Süleyman Askeri Bey’in ilgilileri, Türkler’le işbirliği yapmamaları hiç olmazsa tarafsızlıklarını sağlamak dolayısıyla zorunluluk olmadıkça Ermeniler’in kalplerini bile kırmamak konusunda uyarması da bu konudaki özeni göstermektedir.Fakat ne yazık ki bu çabalar olumlu sonuçlar vermedi.Ermeniler’in kitleler halinde Ruslar’a katılmasını ve düşmanla işbirliği yapmasını önleyemedi.Özellikle Sarıkamış’ta yaşanan felaketin Kafkas Cephesini zayıflatması bu katılımı daha da hızlandırdı.Ayrıca İtilaf Devletleri’nin silahlandırdıkları Ermeni çeteleri Ruslar’a karşı savaşan Kafkas ordusu’nun ardında harekete geçmişler, ordunun sağ kanadının menzil hizmetlerini kesintiye uğratmışlardır.
    Görüldüğü üzere Osmanlı sekiz cephede bile savaşırken öncelikle azınlıkların güveliğini düşünmüştür.Fakat Ermeniler’le beraber diğerleri yabancı devletlerin kışkırtmaları sonucu devlete isyan etmişlerdir.Yıllarca idaresinde barındırılıp ayrıcalıklı muamelesi yapılan Ermeniler bunu unutmuşlar ve devletin en nazik zamanında Doğu Anadolu’da savunmasız durumdaki kadın, çocuk ve yaşlıları hunharca katletmekten geri durmamışlardır.Aradan uzun zaman geçmiş olasına rağmen bu gün hala Doğu bölgelerimizde Ermeniler tarafından katledilen Türkler’in toplu mezarlarına rastlanmaktadır.Buna rağmen Osmanlı Devleti onları sadece Suriye’ye göç ettirmekle yetinmiştir.Aynı durum bu gün bizlere insan hakkı dersi vermeye çalışanların başına gelse nasıl davranacaklarını tahmin etmek hiç te güç değildir.Bu olay Türkler’in Ermeniler’i katli şeklinde anlatılmış ve bu sorun değişik zamanlarda bu gün bile karşımıza çıkmaktadır.Tehcir Kanunu’nu imzaladığı için Talat Bey en büyük düşman olarak görülmüş , aradan yıllar geçtiği halde Ermeniler’in intikam duyguları bitmek bilmemiştir.Talat Bey, Berlin’deki evinden çıkarken Teleyran adındaki bir Ermeni tarafından vurularak öldürülmüştür.Yakalanan katil Talat Bey’i 1915 yılında çıkarılan Tehcir Kanunu’ndan dolayı öldürdüğünü çekinmeden itiraf etmiştir. Sonraki tarihlerde ASALA adındaki Ermeni Terör örgütünün çeşitli faaliyetlerine rastlamaktayız.Çeşitli Avrupa ülkelerinde sözde 24 Nisan 1915 Ermeni katliamı anısına anıtlar dikilmektedir.
    İsyanın sebeplerinden biri de Ermeniler’in İmparatorluğun çökmekte oluşundan cesaret alarak coğrafi ve demografik şartların elverişliliğine bakmadan bağımsızlık peşinde maceracı bir politikaya atılmalarıdır.
    Aslında savaş başlamadan önce her türlü isyan hazırlığına girişmiş olan Ermeniler, bazı dağınık hareketlere rağmen, savaş başlar başlamaz toplu bir isyana yönelmemişlerdir. En uygun zamanın. İngilizlerin İskenderun Körfezi'ne çıkmaları ve Rusların İskenderun Körfezi’ne doğru ilerlemeleri anında olacağı değerlendirilmekleydi Her ihtimale karşı nasıl hareket edeceklerini belirlemişlerdi. Ancak Ermeniler savaşın başlamasını beklemediler, daha doğrusu bekleyemediler ve isyanları başlattılar. Bunun da sebebi, ayaklanan bazı Ermeni çetecilerinin ifadelerine göre Rus ordusunun yaklaşmasının beklendiği bir sırada. Hükümet tarafından silah aranmasına başlanması, komite yöneticilerinden bazılarının tutuklanarak sürgüne gönderilmesi ve 1894 doğumluların silah altına çağrılmasıdır.
    Osmanlı orduları cephede savaşırken. Ermenilerin bu eylemleri. "Ermeni bağımsızlığı için, müttefik davasına hizmet gayesiyle" hazırlanan plana uygun yürütülüyordu. Ancak. Ermeni çetelerinin cephe gerisindeki faaliyetlerinin, devletler hukukuna göre hıyanet sayıldığı gerçeği göz ardı ediliyordu.
    Ermeni isyanları özellikle Doğu Anadolu'dan başlayarak diğer vilayetlere yayılmıştır, Erzurum ve çevresinde Rus işgalinin genişlemesiyle Ermeniler, "halkın kanını kendilerine mubah" görmüşler ve bir Alınan generalinin ifadesiyle, "bu bölgedeki Müslüman halkı silip süpürmeye" başlamışlardı.
    Ermeni çetelerinin bu tür zulüm ve eylemleri sürerken, güvenlik kuvvetleri tarafından Ermenilerin yaşadıkları bölgelerde yapılan aramalarda pek çok silâhlı ve cephane ele geçirilmiştir. Hatla ele geçirilen silahların çokluğu Müslüman halkı hayrete düşürmüş, müthiş bir katliamdan kurtulduklarına inandırmıştır. Rus işgalinden önce Ermenilerin yaşadıkları yerler bir bakıma Ermeni işgali görmüş gibiydi ve bu yerlere devlet gücü giremez olmuştu. Arlık devletin varlığını ağır bir şekilde yaralayan bu durum, biraz daha hoşgörü gösterildiğinde, telafisi mümkün olmayan sonuçlara sürükleneceğini göstermekteydi.
    Ermeniler’in Zeytun, Bitlis ve Van’da çıkarttıkları isyanlar büyük kalkışmanın ön habercisiydi.Fesat kaynağı olan Ermeni komitelerinin hala mevcudiyetinin meşru telakki edilemeyeceğinden her türlü siyasi teşkilatın ilgasına zaman geçirilmeden karar verildi.Yani Hınçak, Taşnak be benzeri komitelerin derhal kapatılması kararı alındı.Bu komitelerin merkez ve şubelerinde bulunan belgelerin katiyen kaybolmaması veya imhasına imkan bırakılmadan müsaderesi; komitelerin yönetici ve ileri gelenleri ile zararlı Ermeniler’in hemen tevkifine başlandı.24 Nisan 1915 tarihinde komite merkezlerinin kapatılması ve bazı kararları almak zorunda kalınmıştı.Bunlar;

    16-55 yaş arasındaki Ermeniler dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya girip çıkamayacak.
    Haberleşmeler Türkçe yapılacak.
    Ermeni çocukları devletin resmi okullarında okuyacak.
    Ermenice gazeteler kapatılacak.

    Belgelere göre tehcir kararının alınmasının gerekçeleri şunlardır:
    1.Harp bölgelerine yakın yerlerde oturan Ermeniler, Osmanlı sınırlarını korumakla görevli Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hareketini güçleştirmektedir.
    2.Erzak ve mühimmat naklini zorlaştırmaktadırlar.
    3.Düşman ile aynı gayeleri paylaşmakta, onlarla emel ve işbirliği yapmaktadırlar.
    4.Bir kısmı düşman saflarına katılmaktadırlar.
    5.Memleket içinde askeri birliklerimize ve suçsuz halka silahlı saldırılarda bulunmaktadırlar.
    6.Osmanlı şehir ve kasabalarına saldırarak katil ve yağmacılıkta bulunmaktadırlar.
    7.Düşman deniz kuvvetlerine erzak sağlamaktadırlar.
    8.Müstahkem mevkileri düşamana göstermektedirler.

    Mehmet SARAY:Çarlık Rusyası’nın Ermeni Siyaseti s:261

    Sabahattin ÖZEL:Tehcir Konusunda Bazı Gerçekler ve Milli Kurtuluş savaşı’nda Vatansever Ermeniler.

    Necdet BİLGİ:Ermeni Tehciri ve Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey’in Yargılanması








  2. AYPARE
    Devamlı Üye





    Avrupa Merkezli olan Birinci Dünya savaşı dört yıl boyunca sürmüştür. Bu savaş İkinci Dünya savaşına kadar da Büyük Dünya savaşı olarak anılmıştır ve Dünyanın büyük güçlerinin bir araya gelmesiyle olmuştur. Bu güçler İtilaf ve İtifak Devletleri olarak ikiye ayrılmıştı.




+ Yorum Gönder


1.dünya savaşı,  1. dünya savaşı sırasında ermeni sorunu,  birinci dünya savaşı,  seferberlik tarihi,  1 dünya savaşı seferberlik,  kurtuluş savaşında seferberlik ne zaman ilan edildi