+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Barışlar ve Savaşlar Forumunda 1.dünya savaşında hangi düşman kuvvetleri tarafından işgal edildi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    1.dünya savaşında hangi düşman kuvvetleri tarafından işgal edildi








    1.dünya savaşında hangi düşman kuvvetleri tarafından işgal edildi

    1.dünya savaşında kim tarafından işgal edildi


    1.dünya savaşında hangi düşman kuvvetleri tarafından işgal ed.jpg.



    Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşına girdikten sonra, İtilaf Devletleri yaptıkları gizli anlaşmalarla Osmanlı İmparatorluğunu aralarında paylaştılar. Osmanlı Devletinin müttefiki Almanya savaşta yenilince Osmanlı Devleti de yenilmiş sayıldı ve Mondros mütarekesini imzalayarak savaştan çekildi.
    Mondros ateşkesi imzalanınca İtilaf Devletleri, daha önce yaptıkları anlaşmalara göre Anadolu'yu işgale başladılar. Adana ve dolayları Fransızlar; İzmir, Eskişehir, Samsun, Merzifon ve Bartın ile güneyde Musul, Urfa, Maraş, Gaziantep, İngilizler tarafından işgal edildi. İtalyanlarda Antalya, Konya ve Söke çevresine yerleştiler.

    İzmir'in İşgali (15 Mayıs 1919)
    Birinci Dünya Savaşının sonlarına doğru (1917) ve Yunanlılar da İtilaf Devletlerinin tarafına geçmiş ve onlarla birlikte savaşmışlardı. Türkler yenilmiş duruma düşüp de toprakları pay edilmeğe başlanınca, Yunanlılar savaştaki hizmetlerine mukabil İzmir ve civarını istediler. Yunanlıların,
    ve İtilaf Devletlerinin, Türk topraklarını işgali Vilson (Wilson)un: "Bir toprak üzerinde yaşayan insanlar kendi düşünce ve isteğine göre bir idare şekli kabul edecektir" prensibine uymuyordu. İtilaf Devletleri, Yunan Başbakanı Venizelos'a verdikleri sözü yerine getirmek için İzmir'in işgalini haklı gösterecek sebepler aramağa çalıştılar. Venizelos, Aydın Hıristiyanlarının tehlikede olduklarını, Türkler tarafından yok edileceklerini ileri sürerek yardım istedi. O sırada diğer devletler ordularını terhis etmişlerdi. Paris'te kurulan "Meclisi Ali" kendileri adına, Yunan ordusunun bu işi çözmesini düşündü ve İzmir'in işgaline karar verdi.
    Azınlıkların Çalışması
    Uzun yüzyıllar Türk toplumu içinde hür ve rahat yaşamış olan azınlıklar, yer yer gizli cemiyetler kurmuşlardı. Bunların gayesi asayişi bozarak, mütarekenin 7'nci maddesinin uygulanması için bahaneler yaratıp hak kazanmak ve Avrupa Devletlerinin müdahalelerini sağlayarak yurdumuzun çeşitli bölgelerini kolayca işgal etmekti.
    a)Mavri Mira Cemiyet
    b)Pontus Rum Cemiyet
    c)Hınçak Komitas
    Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:
    c)Kürt Teali ve Teavün Cemiyeti
    b)Teali-i İslam Cemiyet
    c)İngiliz Muhipleri Cemiyeti
    Bir kısım aydınlar da Amerika mandasını istiyorlardı. Bunlardan başka memleketin hemen her yerinde Hürriyet ve İtilaf, Sulh ve Selamet Cemiyetleri vardı.
    Milli cemiyetlerin kurulması:
    İstanbul Hükümeti, Türk davasını ele alıp yürütecek durumda değildi. Bütün bu felaketlere karşı kayıtsız, duygusuz bir seyirci durumunda kalmıştı. Bu koşullar altında örgütsüz, başsız Türk Milleti, kurtuluş görevinin kendisine düştüğünü anladı, bizzat çalışmağa karar verdi. Yurtsever Türk evlatları yer yer milli duygulara dayanan cemiyetler kurdular:
    a)Trakya-Paşaeli Cemiyeti
    b)Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
    c)Trabzon ve Havalisi Ademi Merkeziyet Cemiyetd)İzmir Reddi İlhak Cemiyeti: İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edileceği duyulunca İzmirli vatanseverler bu cemiyeti kurarak İzmir'in işgaline engel olmak istediler.
    1-İngiliz himayesini isteyenler
    2-Amerikan mandasını isteyenler
    Bağımsız yeni bir Türk devletinin kurulması için verilecek tek karar, Türkün vatanına, Türkün bağımsızlığına saldıranlar kim olursa olsun, bütün milletçe hazırlanıp direnmektir. Bu mücadelenin parolası Ya istiklal, ya ölüm'dür.
    MİLLİ BİRLİĞİ MUSTAFA KEMAL TARAFINDAN KURULMASI
    Türk İstiklal Savaşı, yeni ve tamamen bağımsız bir Türk Devleti kurmak için girişilen, çok yönlü, milli bir mücadelenin bütünüdür. İstiklal Savaşı vatanın yalnız düşmandan kurtulması için yapılmış askeri ve siyasi bir hareket değildir. Aynı zamanda Türk devriminin bir safhasıdır. Bunu şöyle hulasa edebiliriz:
    1-Memleketin yabancı işgal ve istilasından kurtarılması.
    2-Saltanatın kaldırılmasıyla, milli egemenliğe dayanan hür ve bağımsız bir devletin kurulması,
    3-Hilafetin kaldırılması, laikliğin kabulü.
    4-Milli egemenlik ve laiklik esaslarına göre kurulan bu devletin çağdaş Batı medeniyeti seviyesine ulaştırılması.
    5-Türk kültürünün yabancı tesirden kurtulması, milli kültürün geliştirilmesi.
    6-Osmanlı Devletindeki ekonomik bağımlılığın yeni Türk Devletine bulaştırılmaması.
    İstiklal Savaşını dört kısımda tetkik edebiliriz:
    1.Milli Birliğin Mustafa Kemal tarafından kurulması,
    2.Osmanlı Hükümeti ve iç ayaklanmalarla mücadele,
    3.Dış düşmanlarla mücadele,
    4.Devrimler.

    Bu








  2. Leyla
    Devamlı Üye





    mücadelede Mustafa Kemal'in dayandığı tek kuvvet kaynağı kahraman ve asil Türk ruhu idi. Mustafa Kemal bu hususu şöyle ifade etmiştir:
    Ben 1919 yılının Mayıs'ında Samsun'a çıktığım gün elimde maddi hiç bir kuvvet yoktu. Yalnız Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, Türk milletine güvenerek işe başladım.

    Mustafa Kemal Samsun'a çıkar çıkmaz milli kuruluşlar ve ordu komutanları ile ilgi kurarak kurtuluş davamız için düşündüklerini uygulamağa başladı. Samsun'dan Amasya'ya geçen Mustafa Kemal "Vatanın bütünlüğünü ve istiklalin kurtarılması" için milleti birlikte çalışmağa davet eden, Amasya genelgesini yayınladı. (22 Haziran 1919)
    Amasya Genelgesinin Maddeleri:
    1.Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir.
    2.Merkezi Hükümet, üzerine aldığı yetkileri hakkıyla kullanamamaktadır. Bu hal milletimizin hiçe sayılması sonucuna veriyor.
    3.Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
    4.Duruma çare bulmak, milletin hak isteyen sesini dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak bir milli heyetin kurulması gereklidir.
    5.Anadolu'nun her suretle en emin yeri olan Sivas'ta milli bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.
    6.Her ilden milletin güvenini kazanmış üç delegenin hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
    7.Her ihtimale karşı keyfiyetin milli bir sır halinde tutulması gereklidir.
    Amasya genelgesi İstiklal Savaşına bir başlangıç ve milli egemenlik yolunda atılmış ilk adımdır. Mustafa Kemal bütün komutan ve valilere gönderdiği diğer bir genelge ile de, milletin içinde bulunduğu feci durumu anlatarak, halkı mitingler yapmağa ve işgal olayını protesto etmeğe devam etti.
    Milli Kongreler:
    A-Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919):
    Kongrede alınan kararlar şunlardır:
    1.Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür; vatanın çeşitli parçaları birbirinden ayrılamaz.
    2.Yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümetinin dağılışı halinde, millet hep birlikte savunacak ve direnecektir.
    3.Vatanın istiklalini korumağa Merkezi Hükümet muktedir olmadığı takdirde, gayeye ulaşmak için bir geçici hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri, milli kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplantı halinde değilse, seçimi Heyeti Temsiliye yapacaktır.
    4.Kuvayı Milliyeyi etken ve milli iradeyi egemen tutmak esastır.
    5.Hıristiyan ahaliye siyasi egemenlik ve sosyal dengeyi bozan haklar verilemez.
    6.Manda ve himaye kabul olunamaz.
    7.Milli Meclisin derhal toplanması ve hükümet işlerinin meclisin denetlenmesine konulmasını sağlamak için çalışılacaktır.
    Kongre bir Temsil Heyeti seçerek dağıldı. Bu heyetin vazifesi, kongrede alınan kararları gerçekleştirmekti. Temsil Heyeti Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Kongre sonunda Mustafa Kemal şu sözleri söylemiştir: Tarih kongremizi, ender ve büyük bir eser olarak kabul edecektir.
    B-Sivas Kongresi (4 Eylül 1919):
    Alınan önemli kararlar şunlardır:
    1.Anadolu'da ve Rumeli'de kurulmuş olan bütün Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyetleri, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti adını aldı.
    2.Memleketi, içinde bulunduğu halden kurtarmak için derhal Milli Meclisin toplanması lazımdır. Milletin mukadderatı bu meclisin denetlemesine bırakılacaktır.
    O sırada bazı delegeler, içinde bulunduğumuz durumdan yalnız kendi gücümüzle kurtulacağımızdan şüphe ederek, Amerika Mandasının kabulünü istediler. Uzun tartışmalardan sonra manda fikri reddedildi.
    Misakı Milli
    1-30 Ekim 1918'de ateşkes imzalandığı vakit Osmanlı Devletinin, düşman ordularının istilası altında bulunan ve Arapların çokluk teşkil ettikleri toprakların mukadderatı halkın özgürce verecekleri oya göre tespit edilecektir. Osmanlı-İslam çoğunluğu ile meskun bulunan kısımların genel topluluğu hiç bir nedenle ayrılık kabul etmez bir bütündür.
    2-Halkın oyu ile Anavatana katılmış,
    olan Elviyei Selase (Kars, Ardahan, Artvin) için icap ederse tekrar halkın serbest olarak oyuna müracaat edilmesini kabul ederiz.
    3-Türkiye sulhüne bırakılan Batı Trakya'nın hukuki durumunun saptanması da yerli halkın tam bağımsızlık içinde özgürce verecekleri oya uyularak yapılmalıdır.
    4-Osmanlı Hükümeti'nin merkezi olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi'nin güveni her türlü tehlikeden korunmalıdır.
    5-İtilaf Devletleri ile kararlaştırılan esaslar içinde azınlıkların hakları gibi, Müslüman ahalinin de aynı haklardan faydalanmaları sağlanmalıdır.
    6-Milli ve ekonomik gelişmemiz için, siyasi, adli, mali gelişmelerimize engel olacak kayıtlar istemiyoruz.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılması
    23 Nisan 1920 Cuma günü, Meclisin en yaşlı üyesi olan Sinop Mebusu Şerif Bey Meclisi Başkanlığına getirilmiş, böylece Türkiye Büyük Millet Meclisi açılarak vazifesine başlamıştı.
    Mustafa Kemal, Meclise Ankara Milletvekili olarak katıldı. Mecliste ilk sözü alarak Mondros Ateşkes'inden o güne kadar, Türk Milletinin geçirdiği mücadele safhalarını anlatarak demiştir ki:
    "Hayat demek mücadele, müsademe demektir. Hayatta muvaffakiyet, mutlaka mücadelede muvaffakiyetle mümkündür. Bu da manen ve maddeten kuvvete, kudrete istinat eden bir keyfiyettir."
    Türkiye Büyük Millet Meclisi, Başkanlığına Mustafa Kemal'i seçti (24 Nisan 1920). Mustafa Kemal'in Başkanlığında ilk Bakanlar Kurulu kuruldu (3 Mayıs 1920). Bu hükümete; Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti denildi.
    İlk Anayasa 20 Ocak 1921'de kabul edildi. Bu kanunun önemli bazı maddeleri şunlardır:
    1-Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
    2-Kanun yapmak ve kanunu yürütmek yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan Büyük Millet Meclisinde toplanır.
    3-Türkiye Devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur.
    4-Meclis Başkanı, İcra Vekillerinin de başkanıdır.
    Büyük Millet Meclisi Hükümetine Karşı Ayaklanmalar
    A.Anzavur Ayaklanması
    B-Düzce, Hendek, Adapazarı Ayaklanması
    C-Afyonkarahisar ve Konya Ayaklanması
    D-Milli Aşireti Ayaklanması
    MİLLİ CEPHELERİN KURULMASI
    1-Batı Cephesi (Yunanlılara karşı).
    2-Güney Cephesi (Fransızlara karşı).
    3-Doğu Cephesi (Ermenilere karşı).
    Bu cephelerdeki ilk direnme, hareketi, düzenli bir ordunun karşı koyması değildir. Anadolu işgalinin başladığı ilk günlerde memleket birlikten yoksundu. Yeni bir savaş felâketinden henüz çıkmış yorgun ve bitkin bir durumda idi. Osmanlı Hükümeti ateşkes koşullarına uyarak, orduyu terhis etmekte ve gelen düşmanlara karşı direnme değil, teslim olmak düşüncesinde idi. Bu nedenle ilk cepheler, halk tarafından organize edilmiş milis kuvvetleri ile Osmanlı ordusunun arta ka,an bazı birlikleri tarafından kurulmuştu.





+ Yorum Gönder


düşmanlar topraklarımızı ne zaman işgal etti,  itilaf devletleri anadoluyu hangi savaştan sonra işgal etti,  1. dünya savaşı sonunda yurdumuzu kimler işgal etti,  1.dünya savaşı ndan sonra yurdumuz neden işgal edilmeye başlandı,  osmanlı devleti hangi savaşta yenilince işgal edildi,  1dunya savasi samsuna hangi dusman