+ Yorum Gönder
Dünya Tarihi ve Barışlar ve Savaşlar Forumunda 1. dünya savaşında cephelerde türk askerinin durumu nasıldı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Leyla
    Devamlı Üye

    1. dünya savaşında cephelerde türk askerinin durumu nasıldı








    1. dünya savaşında cephelerde türk askerinin hakkında bilgi

    1. dünya savaşında cephelerde türk askerinin durumu nasıldı1.jpg.

    Dünyanın büyük devletlerinin Avrupa’da Ortadoğu’da Afrika’da ve Uzakdoğu’da geniş bir alanda ve açık denizlerde o zamana kadar görülmemiş büyüklükte ve uzun süreli savaşına I. Dünya Savaşı denilmektedir. I. Dünya Savaşına yol açan sebepler şunlardır:

    1-Ekonomik Rekabet ve Sömürgecilik:

    Sömürge edinme ve dış yatırımlarla gelişen ekonomik rekabet savaşın en önemli sebeplerinden biridir. Sömürgecilik anlayışı Rönesans’tan sonra Sanayi İnkılabı ile önem kazanmış ham madde ve Pazar arayışı gelişmemiş ham madde kaynakları zengin ülkelerin sömürge olarak kullanılması arzusunu kamçılamıştır. Öncülüğünü İngiltere’nin yaptığı sömürgecilikte İngiltere’yi Fransa Belçika HollandaAlmanya Rusya gibi ülkeler izlemiştir. Sömürgecilik kervanına ABD’nin de katılmasıyla sömürgecilik anlayışı Pasifik Okyanusuna da egemen olmuştur. Bunun yanı sıra büyük devletlerin çeşitli ülkelerde maden demiryolu deniz işletmeleri vb dış yatırımları da vardır.

    2-Avrupa’da Alman-Fransız; Balkanlar’da Rus-Avusturya Rekabeti:

    Avrupa’daki Alman-Fransız anlaşmazlığı savaşın diğer bir nedenini oluşturmaktadır. Alman milli birliğinin kurulması aşamasında Almanlar Fransızları yenmişler ve yer altı kaynakları açısından zengin Alsace-Lorraine’i Fransa’dan almışlardır. Bu tarihten itibaren Fransızlar bunu milli bir mesele haline getirmişlerdir.

    Diğer yandan Balkanlar’da da Rusya ile Avusturya arasında çekişme vardır. Akdeniz’e açılmak isteyen Rusya Panislavizm politikasıyla Balkanları nüfuzu altına almak istemektedir. Aynı şekilde Avusturya’da Balkanlar’da hakimiyet kurmak istemektedir. Çıkar çatışması bu iki devlet arasında şiddetli rekabete yol açmaktadır.

    3-Milliyetçilik:

    1789 Fr. İnkılabı ile ortaya çıkan milliyetçilik fikri milli devletler kurma düşüncesini geliştirmiş bu anlayış daha sonra da Avrupa milletlerinin benimsediği kendi milletini üstün görme politikasının kaynağı olmuştur. Panislavizm Pan-Germenizm gibi milliyetçi akımların ortaya çıkması bu anlayışın ürünüdür.

    1-Osmanlı Topraklarının Paylaşılması İsteği:

    Osmanlı toprakları üzerindeki nüfuz mücadelesi ve ileride “Hasta Adam” ın mirasının ne şekilde paylaşılacağı meselesi I. Dünya Savaşına yol açan bir diğer önemli nedendir. XIX. Yüzyıl başlarındaki Rus İngiliz Fransız rekabetine yüzyılın sonlarında Almanya’nın da katılması bu rekabeti hızlandırmıştır.

    2-Hızlı Silahlanma-Militarizm:

    Milli birliğini oluşturan Almanya kısa sürede sanayileşmiş ve sanayisinin bir kısmını savaş sanayiine yöneltmiştir. Alman Krupp fabrikalarında büyük toplar diğer ülkelerini yaptıklarından farklı silahlar yapılırken tersanelerinde denizaltılar ve savaş gemileri yapılmakta idi. Almanya’nın bu davranışı diğer Avrupa devletlerini de silahlanma yarışına yöneltmiştir. Bu da militarizmin güçlenmesine ve yönetenlerin yönettikleri halkı savaşa özendirmelerinde etkili olmuştur.

    3-Bloklaşma:

    Almanya milli birliğini kurduktan sonra dış politikada farklı bir yol izlemiştir. Alman milli birliğinin kurucusu Bismarc Almanya’yı Avrupa’nın karada en güçlü devleti haline getirmek arzusundadır. Bismarc’in bu arzusunu gerçekleştirmesini engelleyecek tek güç Fransa’dır. Çünkü Alman milli birliği kurulurken Fransızlar Almanlara yenilmişlerdir.


    Bismarc Fransa’nın en kısa sürede kendisini toparlayacağı ve Almanya’dan bu yenilginin intikamını almaya çalışacağı inancındadır. İşte bu inanç Almanya’yı güçlü devletle Fransa’ya karşı Almanya’nın yanına çekme arayışına yöneltmiştir. Böylece dünya devletleri arasında ilk kez gruplaşma hareketi başlatılmıştır. 1860-1890 yılları arasında yapılan antlaşmalarla Almanya Ç.Rusya’sı Avusturya-Macaristan’ı yanına almıştır. Bu birliğe “Üçlü İttifak” adı verilmiştir. İtalya da daha sonrada Üçlü İttifaka katılmıştır. 1890’a kadar Üçlü İttifak da her hangi bir çözülme yaşanmamıştır.

    1890’da Almanya’da bir taht değişikliği yaşanmış yeni imparatorla Başbakan Bismarc arasında dış politikada ciddi görüş ayrılıkları yaşanmaya başlamış bu yüzden de Bismarc başbakanlıktan istifa etmiştir. II. Wilhelm döneminde Almanya Ç.Rusya’sının kendi yanında yer almasını gereksiz görmüş ve 1890’da Ç.Rusya’sı ile süresi dolan ve yenilenmesi gereken antlaşma yapılmayarak Rusya devletlerarası alanda Almanya’nın karşısına itilmiştir.

    Bu durum Rusya’yı 1894’de Fransa ile anlaşmaya yöneltmiştir. Bu birlikteliğe İngiltere’nin de katılmasıyla Üçlü İttifaka karşı “Üçlü İtilaf” bloğu oluşturulmuştur. Zamanla bloklar arasındaki ekonomik rekabet silahlanma yarışı gerginlik yaratmış bu gerginlik de I. Dünya Savaşının çıkışında etkin rol oynamıştır.

    I. Dünya Savaşı’nın Başlaması-Gelişmesi

    Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi

    Osmanlı Devleti birkaç asır süren Gerileme Döneminde özellikle de son yıllarda devletler arası alanda yalnızlığa itilmiştir. Büyük devletler açısından bir güç olarak görülmemektedir. Buda Osmanlı Devleti’nidünyada gruplaşmalar hızla sürerken ittifak yapabileceği bir ülke bulabilme sıkıntısına sokmuştur. Üçlü İtilaf grubu Osmanlı Devleti ile ittifak yapmaya sıcak bakmamakta Osmanlı Devleti’nin ittifak yapmak zorunda bırakıldığı Üçlü İttifak grubuna dahil olmak ise Osmanlı Devletine sıcak gelmemektedir. Osmanlı Devleti’nin Üçlü İtilaf devletlerine ayrı ayrı yaptığı ittifak tekliflerini reddedilmesi Osmanlı Devletini yalnız kalmamak için Almanya’nın dahil olduğu Üçlü İttifak ile anlaşmaya mecbur etmiştir.

    Artık Avrupa’da bu gerginliği,
    savaşa dönüştürecek bir kıvılcım beklenmektedir. Avusturya-Macaristan veliahdının Saraybosna’yı ziyareti sırasında bir Sırplı tarafından öldürülmesi ile beklenen bu kıvılcım çıkmıştır. Bu olayın intikamını almak için Sırbistan’a savaş açmaya karar veren Avusturya-Macaristanmüttefiki Almanya tarafından cesaretlendirilmiştir. Böylece I. Dünya Savaşı Avusturya-Macaristan ile Sırbistan arasında başlamıştır. Rusya’nın Sırbistan’ı yalnız bırakmamak amacıyla savaşa katılmasıAlmanya’nın da Avusturya-Macaristan’ın yanında savaşa girmesini kaçınılmaz kılmıştır.

    Almanya savaşa katıldığını dünyaya ilan etmeden önce 2 Ağustos 1914 gecesi İstanbul’da üst düzey İttihat ve Terakki yöneticileriyle gizli bir ittifak görüşmesi yapmış ve bu görüşme sonunda Osmanlı Devleti ile Almanya arasında gizli bir ittifak anlaşması yapılmıştır. Bu ittifaka göre; Almanya’nın savaşta Avusturya-Macaristan’ın yanında yer alması halinde Osmanlı Devleti de Almanya’nın yanında yer alacaktır. Osmanlı topraklarına yönelik bir saldırı halinde Almanya Osmanlı Devleti’ni koruyacaktır. Bu ittifakla bir anlamda Osmanlı Devleti’nin kendi ihtiyaç duyduğu anda yanında yer alması imkanını elde eden Almanya’nın; 2/3 Ağustos 1914 gecesi I. Dünya Savaşına katılmasıyla savaşın alanı genişlemiştir.







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    Almanya savaşa girmesi ile birlikte Alman Genel Kurmayının 1900’lerde hazırladığı savaş planını uygulamaya koymuştur. Bu plana göre Almanya savaşa girdiği andan itibaren bütün gücüyle Fransa üzerine yüklenecek ve 6 haftalık süre zarfında Avusturya-Macaristan Rus kuvvetlerini oyalayacaktır. 6 haftalık sürenin tamamlanması ile birlikte Fransızların işini bitirmiş olan Almanlar Avrupa topraklarından geçerek Rusya üzerine yürüyecekler ve Avusturya kuvvetleri ile birlikte Rusya’ya kesin darbeyi indireceklerdir.

    Almanya’nın savaşa katılmasından sonra uygulamaya konan bu plan başarılı olamamış Almanlar Fransızları yenemedikleri gibi Fransız topraklarında ağır kayba uğramışlardır. Öte yandan Avusturya da Rus kuvvetlerini oyalamada yetersiz kalmıştır. Fransızları yenemeyen Almanların Avrupa topraklarını çiğnemeleri ve Belçika’ya saldırmaları Belçika’nın yanı sıra İngiltere’nin de Almanya’ya karşı savaşa katılmasına yol açmıştır. Kafkasya topraklarında Avusturya ile birlikte Ruslara yok edici darbeyi indiremeyen Almanların Avrupa’da uyguladıkları savaş planları tümüyle başarısız olmuştur. Bu başarısızlık Almanları zinde yeni kuvvetler bulmaya ve yeni cepheler açmaya yöneltmiştir.

    Almanların bu amaçlan kullanabilecekleri hazırdaki kuvvet Türk kuvvetleri idi. Osmanlı Devletini savaşın içine çekmek için bir mizansen gerekmekte idi. Akdeniz de İngiliz gemileri ile çarpışan ve Türk Boğazlarına giren iki Alman savaş gemisi Türkiye’yi savaşa sokacak bahane oldu. Osmanlı devleti önce bu gemilerin Almanya’dan satın alındığını duyurdu. Yavuz ve Midilli adı verilen Alman mürettebatlı Türk bayraklı bu gemiler Enver Paşanın bilgisi dahilinde Karadeniz’e çıkarılmışlardır. Amiral Şusan komutasındaki bu gemilerden Rus kalelerine ateş açılması Rusya’nın bu olayı Osmanlı Devleti’nin kendisine savaş ilanı olarak değerlendirip karşılık vermesi Osmanlı Devletinin bir anda kendisini savaşın içinde yer almaya mecbur etmiştir.

    Bütün bu gelişmeler yaşanırken Almanya’nın Avrupa’da savaşması Uzakdoğu da yayılmacı bir politika izleyen Japonya’nın işine yaramıştır. Almanya’ya 23 Ağustos 1914’de savaş ilan eden JaponyaAlmanya’nın Uzakdoğu’daki sömürgelerini ele geçirmiş ve Kasım 1914’de savaşı kendi açısından sonuçlandırmıştır.

    I Dünya Savaşında Türk Cepheleri

    Osmanlı Devletinin savaşa katılmasıyla savaş alanı genişlemiştir. Bir çok cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti’nin hareket planının esasını İttifak Devletleri’nin Avrupa da ki yükünü hafifletmek oluşturmaktadır. Bu amaçla 3 aşamalı şu plan uygulanacaktır:

    Ruslara karşı; Orta Asya’daki ve Kafkasya’daki Müslümanların halifenin ilan edeceği cihat çağrısı ile harekete geçirilmesi.

    İngilizlere karşı; Habeşistan Sudan Trablusgarp’daki Müslümanların yine halifenin cihat çağrısı ile harekete geçirilmesi.

    Boğazların Türk ve Alman kuvvetlerince ortak savunulması.

    Bu planla; Kafkasya’da Ruslar Suveyş’de İngilizler meşgul edilerek Almanya ve Avusturya’nın yükü hafifletilecek İngiltere’nin Hindistan ile olan deniz yolu bağlantısına engel olunacak ve güneyde ki zengin petrollerden ittifak devletlerinin yararlanması sağlanacaktır. I. Dünya Savaşında bu amaçla Türk Ordusu şu cephelerde savaşmıştır.

    1-Çanakkale Cephesi:

    İngiliz ve Fransız ortak saldırılarına karşı savaşılan bu cephede gerçekleşen muharebeler Türkler açısından savaşın en önemli olayıdır.

    Çanakkale’de bir cephe açılmasının sebebi İtilaf devletleri açısından şöyledir: Çanakkale boğazını geçmek İstanbul’u ele geçirmek Osmanlı devletini savaş içinde çökertmek sonrada müttefikleri Rusya’ya yardımda bulunmaktır. İtilaf devletleri yetkililerinin düşüncesine göre; Osmanlı Devletinin savaş dışı bırakılmasıyla Süveyş kanalı ve Hint Yolu üzerindeki Osmanlı baskısı kalkacak Balkan Devletleri’nin İttifak Devletleri saffında yer almaları önlenecektir.

    Çanakkale Savaşlarında Tümen Komutanı M. Kemal Düşmana ilerleme imkanı tanımamış düşmanın Çanakkale’den geçerek İstanbul’u işgal etmesine izin vermemiştir. Emsalsiz bir zafer olarak tarihe geçen Çanakkale Savaşının sonuçları şöyle sıralanabilir:

    A-) İnsan kaybı açısından dünya tarihinde en yüksek kaybın savaşlardan biridir. Yaklaşık olarak 254.000 Türk 250.000 yabancı olmak üzere toplam 504.000 insanın hayatına malolmuştur.

    B-) Türk Ordusu’nun hesaba katılmayan savaş gücü direnme azmi ve başarısı I. Dünya Savaşı’nın uzamasına neden olmuştur.

    C-) İstanbul ve Boğazlar mutlak bir istiladan kurtulmuşlardır.

    D-) İngiltere ve Fransa boğazları geçip ,
    Rusya’ya yardım ulaştıramadıkları için Rusya’da sıkıntı artmışbu da Bolşevik İhtilali’nin başarıya ulaşmasına ve Rusya’nın savaştan çekilmesi Kars Ardahan Batum’un geri alınması imkanını sağlamıştır.

    E-) Türk Milletine moral kazandırmıştır.

    F-) Çanakkale’de yeni Türk Devleti’nin ilk temelleri atılmış Milli Mücadele hareketinin lideri M. Kemal’in büyük kabiliyeti ortaya çıkmıştır.

    2-Kafkas Cephesi:

    Bu cephede Ruslara karşı savaşılmıştır. Enver Paşa komutasında ki 150.000 kişilik Türk ordusuSarıkamış Taarruzunu başlatmış ancak taarruz ağır kış şartları yüzünden 100.000 kayıp verilerekbaşarısızlıkla sonuçlandırılmıştır. Bu başarısızlıktan yararlanan Rus birlikleri Erzurum Muş Bitlis Trabzon ve Erzincan’ı ele geçirmişlerdir. 1916 yazında Diyarbakır’da ki 16. Kolorduya komutan olarak atanan M. Kemal Rus birliklerinin Diyarbakır yönündeki ilerleyişlerini durdurmuş karşı taarruzla Muş ve Bitlis’i geri almıştır. 1917 Bolşevik İhtilali ile Kafkas Cephesi’nde harekat durmuştur.

    3-Kanal Cephesi

    Mısır’da Osmanlı hakimiyetini yeniden sağlamak ve Süveyş Kanalını ele geçirerek İngiltere’nin Hindistan yolunu kesmek amacıyla girişilen Kanal Harekatı 1915 yılı başından itibaren iki kol halinde ilerlemişlerdir. Gerekli ulaşım imkanlarının sağlanamaması yüzünden harekat başarısızlıkla sonuçlanmışkarşı taarruza geçen İngilizler Türk ordusunu geri çekilmeye mecbur etmişlerdir.




+ Yorum Gönder


1.dünya savaşı,  1. dünya savaşı,  1.dünya savaşı cepheleri,  1. dünya savaşı cepheleri,  1 dünya savaşı,  1 dünya savaşı cepheler