+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Türkiye ekonomisi hakkında genel bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Türkiye ekonomisi hakkında genel bilgi








    Türkiye ekonomisi hakkında genel bilgi verebilir misiniz? Ülkemizin ekonomisi neye dayanır bana bu konularda acil bilgi gerekmektedir bana acil bilgi verebilirseniz çok memnun olurum.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Türkiye ekonomisi hakkında genel bilgi

    Kuruluş yıllarında Osmanlı Dönemi'nin yıkılış döneminin savaş yenilgileri geçmişiyle başlayan Türkiye ekonomisi 1923 sonrası yıllarda harap vaziyetteydi. İstanbul ve İzmir haricinde ne sanayi, ne sermaye sınıfı, ne altyapı, ne de eğitim mevcuttu. En basit ürünler dahi ithal edilmek zorundaydı. 12 milyonluk nüfusun büyük çoğunluğu okuma yazma bilmeyen yoksul Müslüman köylülerden oluşuyordu. Anadolu'daki büyük toprak sahipleri de sanayi burjuvazisini oluşturmaktan çok uzaktı. Ancak 2010'da Türkiye'de ithalat %15'in de altında olabilir.
    II. Dünya Savaşı sonrasına kadar devlet ekonomisiyle yaşayan toplum, 1950'den sonra ABD'nin de etkisiyle büyük bir sanayi kalkınma dönemine girdi. Bugün de sürmekte olan bu kalkınma süreci özellikle büyük toprak sahiplerinin, hızla modern sermaye sınıfına dönüşmesine yolaçtı. Anadolu'nun kalkınması ve alt yapısının oluşması sürecinde 200 milyar ABD dolarından fazla borç oluştu. GAP projesi ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu teşvik programları halen sürmektedir.
    Ortalama %6'nın üzerindeki ekonomik gelişme ile beraber büyük bir değişim ve modernleşme başladı. Öncelikle İstanbul, İzmir ve Batı bölgeleri, 1980'den sonra da bütün Anadolu illerinde büyük sermaye ve sanayi oluştu. Bir milyar ABD doları ve üzeri sermayeye sahip holding sayısı 25'ü geçti. Bunun altındaki yüzbinlerce büyük, orta ve ufak ölçekteki şirket, ve oluşan işçi sınıfı dinamik bir ekonominin taşıyıcıları oldular. Arap ülkelerinde petrol sayesinde oluşan refah, Türkiye'de toplumun çalışmasıyla zor şartlarda oluştu.
    Günümüzde Türkiye'nin pek çok bölgesi sanayi toplumu olarak nitelenebilir. Türkiye sanayi toplumuna hızlı geçiş olgusunu Müslüman toplumlar arasında başarıyla gerçekleştirebilen az sayıdaki ülkeden birisidir.
    Türkiye, dünyanın en büyük Müslüman ekonomisi, yani Müslüman dünyasının en zengin ülkesidir. Türkiye'yi Endonezya ve Suudi Arabistan izler.
    Ayrıca Türkiye, Türk dünyasının da en gelişmiş ekonomisidir. Türkiye'yi Kazakistan izler.
    Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bugüne değin üç iktisat kongresi yapmış ve önemli kararlar alınmıştır.

    Sanayi sektörü

    Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet temel tüketim ve ara malları alanında ithal ikamesi sağlamak amacıyla un, şeker, pamuk ile kömür, demir ve akaryakıt üretimine özellikle öncelik vermiş, cumhuriyetin ilk on bir yılında dört şeker fabrikası açılmıştır. Şu an ise, Türkiye son bir kaç yıllık kalkınmayla otomotiv, elektronik, uçak, beyaz eşya, demir çelik ,giyim vb. alanlarda ilerleyerek bu ürünleri ihraç etmeye başlamıştır. Türkiye bir tarım ülkesi değil, bir sanayi ülkesi olmuştur. Türkiye, ekonomide dünyanın en hızlı büyüyen birkaç ülkesinden biri haline gelmiştir.

    Turizm sektörü

    Türkiye son yıllarda çok önemli bir turizm merkezi haline gelmiş bulunmaktadır. 1980 yılında sadece 326 milyon dolar olan turizm gelirleri, yaklaşık 24 kat artarak 2001 yılında 8,1 milyar dolar düzeyine yükselmiştir. Turizm gelirlerindeki yıllık ortalama artış oranı yüzde 16,5 olmuştur.
    Kaliteli tıbbi servisleri ve yetenekli doktorları ile Türkiye, düşük fiyatları ve Avrupa ile Orta Doğu arasındaki konumu ile önemli bir sağlık turizmi bölgesi olmuştur.
    Yabancı turist sayısı 2002 ve 2005 yılları arasında 12.8 milyondan 21.2 milyona ulaşmıştır ki, bu sayı Türkiye'yi "Yabancı Ziyaretçiler için En İyi 10 Ülke" sıralamasına sokmuştur.

    Finans sektörü

    Merkez Bankası 1930 yılında kurulmuştur. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 1985, İstanbul Altın Borsası ise 1995 yılında kurulmuştur.

    Doğal kaynaklar

    Türkiye'de 60'a yakın mineral üretimi yapılmaktadır. Bor varlığı bakımından Dünyanın % 70'lik rezervi ile ilk ülkesidir. Ayrıca demir, bakır, aliminyum, magnezyum, mermer gibi birçok doğal kaynak işlenerek tüketilmekte ve ihraç edilmektedir.
    Türkiye, enerji ihtiyacı olarak, petrol tüketiminin yaklaşık %90’ını ithalat ile karşılıyor. 1990'lı yıllarda doğalgaz kullanımına son derece yoğun bir biçimde geçiş yaşandı. Özellikle büyük kentlerin ısınma sistemleri doğalgazla çalışır hale getirildi. Hidroelektrik üretim biçimi açısından elinde çok büyük fırsatlar olan bir ülke olmasına karşın Türkiye, doğalgazı elektrik üretiminde de kullanmaya başladı. Doğalgaz ve petrol rezervi bulunan Türkiye petrol ve doğal gaz ihraç eder. Ancak OPEC'e üye değildir.
    Türkiye, kömür de ihraç etmektedir, ne var ki, kalitesiz ve taklit olan ayrıca Çernobil faciasına damgasını vuran ithal Sibirya kömürü de pazarlarda daha fazla yer kaplıyor.

    Bakü–Tiflis–Ceyhan Petrol Boru Hattı ya da kısaca BTC, Azerbaycan petrolünü Gürcistan üzerinden Türkiye’nin Akdeniz kıyılarına taşımayı amaçlayan bir petrol boru hattı projesidir.

    Tüm Dünya'da ucuz ve istikrarlı enerji kaynaklarına sahip olabilmek için yoğun bir mücadelenin yaşandığı ve Sovyetler Birliği’nin 1991 yılının sonunda resmen dağılmasının ardından Kafkaslar ve Hazar Denizi çevresinin bu mücadelenin en çok hissedildiği bölge olduğu düşüldüğünde BTC Boru Hattı'nın statejik bir öneme sahip olduğu söylenebilir.

    2006 yılı bütçesi

    Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün 2006 yılı verilerine göre Türkiye'de 19 il giderlerinden fazla gelir üreterek geri kalan bölgelerin kalkınmasına ve giderlerinin karşılanmasına destek oldular. Önceki yıllarda bu yeterlilik oranına ulaşan il sayısı 2004 ve 2005 yıllarında 13'te kalmıştı.
    Ülke ekonomisine katkıları açısından aldığından fazlasını devlete veren iller;İstanbul, Kocaeli, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, Tekirdağ, Zonguldak, Kırıkkale, Yalova, Denizli, Eskişehir, Kırklareli, Manisa, Aksaray ve Rize bulunmaktadır. Bu illerden Kocaeli oransal olarak % 1471,61'lik değerle liste başı olmasına karşın rakam toplamında en fazla geliri İstanbul sağlamaktadır.Hazineye giren her 2.7 ytl nin 1 ytl'si İstanbul'dan gelmektedir.
    Türkiye'nin doğusunda yeralan illerin bütçeleri 2006 yılında da açık vermeye devam etti. Doğu illerinde gelirin gideri karşılama oranı Hakkari'de yüzde 7,9, Tunceli'de 12,7, Bingöl'de 13,6, Bitlis'te 15,6, Şırnak'ta 16,6, Muş'ta 17,5, Siirt'te 18,5, Ardahan'da 19,7, Van'da da 21,5,Kars'da 24,42, Diyarbakır'da 24,72 olarak gerçekleşti.




  3. Gülşen
    Devamlı Üye
    Türkiyenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve sanayiye dayanmaktadır. Ülkemizin toprakları tarıma uygun olduğu için bol bol tarım yapılmaktadır. Sanayide ülkemizde gelişmiştir. İnsanlar daha çok sanayide çalışmayı tercih etmektedir. hayvancılıkta ülke ekonomisinde önemli bir role sahiptir.




+ Yorum Gönder


türkiye ekonomisi neye dayanır