+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Diş ve ağız sağlığı hakkında genel bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Diş ve ağız sağlığı hakkında genel bilgi








    Diş ve ağız sağlığı hakkında genel bilgi verebilir misiniz. Ağız ve diş sağlığına dikkat edilmediği durumlarda ne gibi sorunlar ile karşılaşılabilmektedir bana bu konuda bilgi verebilirseniz çok mutlu olurum.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Diş ve ağız sağlığı hakkında genel bilgi

    Ağız ve diş sağlığı hakkında bilgiler


    Kalp hastalıkları dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi olmaya devam ediyor. Kalıtım, şişmanlık, şeker hastalığı gibi faktörlerin yanısıra artık diş eti hastalıkları da kalp hastalıklarından sorumlu tutuluyor.
    Araştırmalara göre diş etinde kanama, ağrı ve nefeste kokuyla ortaya çıkan enfeksiyona sebep olan bakteriler kalp hastalığı riskini de artırıyor. Amerikan Kalp Birliği’nin yıllık toplantısında açıklanan bir araştırmaya göre kalp hastalarının çoğunda diş eti hastalığı var. Araştırmaya katılan 76 kalp hastasının yüzde 85’inde dişeti enfeksiyonu olduğu belirlenmiş.
    Ağız ve diş sağlığıAynı araştırmaya göre dişeti hastalığı olan kişilerin kanında C proteini de yüksek çıkıyormuş. C proteini kanda iltihap olduğunun göstergesi kabul ediliyor. Sonuç olarak söylemek gerekirse; diş eti hastalıklarının erken tedavisi kalp hastalıklarının önlenmesinde önemli bir adım olacak.
    Diş etlerini kuvvetlendirerek ihtihaplanmasına engel olmak için aşağıdaki uygulamalardan da yararlanabilirsiniz:
    Dişetleri, haftada bir kere bir parça yosun veya ceviz yaprağı ile ovulur.
    Dişetleri, her gün veya iki günde bir limonsuyu ile ovulur.
    Her gün ayva veya havuç yenir.
    Dişetinde meydana gelen şişlikler için; bir kaba bir tatlı kaşığı gülyağı, 2 tatlı kaşığı dut şurubu ve bir kahve fincanı gülsuyu konur. İyice karıştırıldıktan sonra dişetlerine sürülür. Bu işlem, şikayetler geçinceye kadar devam eder.

    Ağız sağlığı için
    Diş etlerinin iltihaplanmasını önlemek için ağız temizliğine büyük dikkat gösterilmeli ayrıca bol bol A, B, C ve E vitamini yönünden zengin yiyeceklerle beslenilmeli:

    Dişi saran dokuların iltihaplanması önemli bir ağız-diş sağlığı problemidir. Genellikle orta yaşlarda görülür. Hastalığın ilk belirtisi diş etinin pembe rengini yitirip kırmızı, bazen de morumsu bir renk almasıdır. Diş eti kolaylıkla kanar. Hafifçe bastırıldığında ise irinli bir salgının çıktığı görülür. Düzenli diş fırçalama alışkanlığının olmaması, diş üzerinde biriken taşlar ve hormonlara bağlı bozukluklar bu hastalığa sebep olabilir.
    Diş eti iltihabı ya da tıp dilindeki adıyla “piyore” tek bir hastalığın değil, diş ve diş etine bağlı birçok hastalığın ortak adıdır. Diş kökleri alt ve üst çenedeki yuvalarına diş çevresi bağı aracılığıyla sıkıca bağlanmıştır. Bu bağ, sağlam bir biçimde dişin yuvasına oturmasını ve çiğneme sırasında ortaya çıkan basınca karşı koymasını sağlar. Bu dokular birçok sebeple bozulabilir. Bunlar zamanla diş dokusunda yıkıma neden olur, dişin düşmesine bile yol açabilirler.
    Diş eti enfeksiyonunun belirgin olduğu hastalarda antibiyotik tedavisi uygulanır.
    Dişte oluşan taşlar temizlenir. Hastalıklı bölgenin genişliğine göre diş etleri belli bir oranda kesilebilir. Tedavide hastalıklı bölgedeki kan dolaşımını artırdığı için diş eti masajı önerilir. Ayrıca A, B, C ve E vitamini yönünden zengin yiyeceklerle beslenilir: Bu vitaminlerin hangi gıda maddelerinde daha çok bulunduğunu da hatırlatalım okuyucularımıza:

    A VİTAMİNİ: Süt, yumurta sarısı, balık yağı, tereyağı, domates, taze bamya, maydanoz, enginar, havuç, taze fasulye ve bezelye, muz, kiraz, kestane, hurma, incir, fındık karnabahar, beyaz peynir, elma, armut, soğan, ayva, turp, zeytin, sarımsak, koyun ve dana karaciğeri

    B VİTAMİNİ: Kuru fasulye, badem, patlıcan, böbrek, kuru kayısı, tahıl kabukları, kereviz, lahana, tereotu, tavuk eti, balık eti, mantar, pazı, tahıl özleri

    C VİTAMİNİ: Limon, portakal, kırmızı ve yeşil biber, bakla, bamya, balkabağı, turp, taze soğan, kivi, kuşburnu, kırmızı lahana, karnabahar, kereviz, beyin, böbrek, hindi eti, tereotu, sarımsak, pırasa, yer elması

    E VİTAMİNİ: Hurma, marul, sığır eti, tereyağı, ceviz, yer fıstığı, yumurta sarısı, balık, kasaplık hayvanların iç organları

    Diş ipi, fırça kadar önemli

    İmplantoloji ve estetik dişhekimi Doç. Ata Anıl, doğru ağız bakımını anlatırken öncelikle iki konuyu gündeme getiriyor: Doğru fırçalama tekniği ve diş fırçalamaya yeterli zaman ayırmak. Dişlerin ara yüzlerini diş ipiyle temizlemek ve düzenli hekim kontrolü de bunların ardından gelen diğer iki koşul.

    Ağız sağlığında en önemli araç diş fırçası. Fırçanın temel işlevi dişlerde biriken yiyecekleri, mine üzerine tutunan bakteri tabakasını temizlemek. Bu tabakayı fırçadan başka hiçbir ilaç ya da gargaranın tamamen temizlemesi mümkün değil. Son yıllarda hızla yaygınlaşan elektrikli diş fırçaları üşengeçleri ağız sağlıklarını korumaya teşvik ederken bir yandan da temizlik süresini yarıya indiriyor. Anıl, ‘Bu anlamda elektrikli diş fırçaları aynı sürede, çok daha etkin ve pratikler’ diyor.

    Fırçalamadan en etkili sonucu almak için tekniğini de iyi bilmek lazım. Ayrılan sürenin fazla olması fırçalamadan alınan etkinliğini artırır. Ancak Anıl’a göre hiç kimse ağzına kusursuz bakım yapamaz. Bakıma rağmen oluşan birikintilerin diş doktorları tarafından kontrolü ve temizlenmesi gereklidir.

    YUMUŞAK FIRÇALAR SEÇİLMELİ

    Diş fırçaları seçilirken göz ardı edilmemesi gereken kurallar var. Diş fırçalarının uygun büyüklükte ve kıl sayısı fazla olanı makbul. Kıllı yüzey, dişte geniş temizlik alanı yaratıyor. Kaliteli fırçalarda kıl uçları dişlere ve dişetlerine zarar vermemesi için yuvarlatılır, ayrıca kıl diş arasını daha etkin temizleyecek açıyla yerleştirilir. Seçilecek diş fırçasının çenenin büyüklüğüne uygun olması da ihmal edilmemeli. Çocuklar ağzılarındaki dişlere uyum sağlaması için daha ufak fırçaya ihtiyaç duyar. Kaplama dişler için özel fırça seçmek gerekmez. Dişetlerinin çekildiği açık kök yüzeylerinde mekanik aşınmayı engellemek için yumuşak fırça tercih edilmeli. Ayrıca fırçaların sapları kolay tutulur olmalı.

    TEMEL AMACI UNUTMAYIN

    Mükemmel ağız bakımı için mikropları ve yiyecek artıklarını temizlemek şart demiştik. Fırça dişlerin yüzeyini temizler. Dişler arası bölgeyi kısmen temizleyebilirler. Etkin bir ağız bakımı için dişlerin ara bölgelerini diş ipiyle her gün 1 kez temizlemek gerekir. Diş ipinin mumsuz ve geniş olması bu temizliğin etkinliğini artırır. Dişler arasında büyük aralıklar varsa, arayüz fırçaları iyi sonuç verir. Gargaralar tek başlarına bakterileri tamamen ortadan kaldıramaz. Diğer bir deyişle gargaralar destek ürünleridir. Kloreksidin içeren gargaralar bir süre sonra tat bozukluğu ve dişlerde leke yapar. Ara yüz ürünlerinden kürdanlar ihtiyaç olduğunda ve dişetlerine zarar vermeden kullanılmalıdır.

    DİŞ FIRÇALAMANIN TEKNİĞİ VAR

    Diş fırçalamadan en yüksek düzeyde yarar elde etmek için fırçanın diş ve dişetine beraber temas etmesi, dişlerin köklerine doğru 45 derecelik bir eğimle bakması (ara yüze girmesi için) ve yuvarlak rotasyon hareketlerinin yapılması gerekir. Fırça aynı bölgede 5-10 saniye hareket ettirilmeli. Fırçalama 2 dakika sürmeli. Elektrikli fırçada bu süre tüm ağız için 1 dakikaya indirilebilir.

    Diş fırçalamayla ağızdaki tüm bakteriler temizlendiği için çürükler önlendiği gibi dişeti hastalığının etkeni mikroplar da yok edilir. Bakterilerin ağızda neden olduğu kokular önlenebilir. Dişeti hastalıklarının Türkiye’de yüzde 90 sıklıkla görülmesi, diş fırçalamanın eksik yapıldığını akla getiriyor.

    Fırçalama ile dişeti hastalığı mikropları temizlendiği için diş taşlarının da oluşumu engellenir. Ayrıca çay, kahve vb. lekelerin oluşmaması sağlanır. Daha beyaz ve estetik bir görüntü elde edilir.

    DİŞLERİ KORUMANIN BAŞKA PÜF NOKTALARI

    Çürükler, asitlerin dişleri etkilemesiyle oluşur. Asitlerin oluşma nedeni ise ağızdaki şekerdir. Sık yapılan fırçalama asidin oluşmasını, dişlerin çürümesini engeller.

    Florla güçlendirilen diş mineleri çürüme tehlikesine karşı korunur. Flor gargarayla dişe uygulanabilir. Daha pratik yöntem yılda 1-2 kez diş doktorunun flor uygulaması yapmasıdır.

    Şekerli madde yendikten sonra fırçalama çürükten korunmada önemli bir önlemdir.

    Sakız çiğnenirken mümkün olduğunca şekersiz sakız tercih edilmelidir.

    Çocuklara yapılabilecek en önemli katkılardan biri muayenehane ortamına onları hazırlamaktır. Bu şekilde koruyucu ve tedavi edici önlemler için doktordan kaçmaları önlenir.

    BİRKAÇ HATIRLATMA

    SADECE VİTRİNİ TEMİZLEMEYİN: Diş fırçalamada genellikle ‘vitrin’e ön dişlerin, ön yüzeylerine ağırlık veriliyor. Bu nedenle çürükler genellikle arka bölgelerde, diş taşlarıysa çok az fırçalanan alt ön bölgede görülüyor. Halbuki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının yoğun olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dilin temizliği ihmal edilmemeli.

    YANLIŞ FIRÇALAMA, DİŞ ÇÜRÜTÜR: Dişler doğru fırçalanmazsa, üzerlerini örten mine tabakası sert bile olsa zarar görebilirler. Dişin üst kısmında, kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere neden olabilir. Dişlerin çürümesi kolaylaşır. Dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle fırça oynatılmalı.

    DİŞ HASSASİYETİNE KARŞI STRATEJİ: Sıcak, soğuk, şeker veya ekşi yiyecek-içecekler ağıza alındığında dişlerde ani bir tepki oluşur. Buna ‘diş hassasiyeti’ deniyor. Ağrı-sızı başlar. Çürük ve eski dolgular hassasiyete yol açan faktörlerin başında geliyor. Dişeti çekilmesiyle açığa çıkan kök yüzeyleri de diğer önemli etken. Çekilen dişeti, kök yüzeyinin sıcak, soğuk ve basınç etkilerine maruz kalmasına neden oluyor. Açıkta kalan bu kanallar da ağrı hissedilmesine. Ayrıca, sert ve travmatik diş fırçalama, kırık dişler, diş gıcırdatma, sıkma, plak birikimi de hassasiyeti artırıyor. Başetmek için ağız hijyenine dikkat edilmesi, yumuşak kıllı fırçaların tercih edilmesi, özel diş bakım ürünlerinin kullanılması öneriliyor.

    SPOR YAPARKEN DİŞLERİ KORUMAK İÇİN: Futbol, basketbol, güreş gibi sporlar sırasında diş, çene, dudak ve dil gibi ağız içerisindeki dokular yaralanabilir. Bu yaralanmalar ağız koruyucuları kullanılarak önemli ölçüde önlenebilir. Ağız koruyucuları alt ve üst dişler arasına yerleştirilerek yumuşak plastikten yapılmış apereyler. Alt ve üst dişler arasında yumuşak bir yastık görevi yaparak, dişlerin arasındaki direkt teması önler. Bu şekilde alt ve üst dişlerin çarpması ile meydana gelen travmalar sonucunda oluşan şoku absorbe ederek, olası beyin sarsıntılarını, diş ve çene kırıklarını, dil ve yanak yaralanmalarından korur. Ağız koruyucularının koruyuculuk işlevlerini yerine getirebilmeleri için alt ve üst çene dişlerinin arasına yerleştirilen ve dişelerin birbirleri ile temasını önleyen bölümünün 3 -5 milimetre kalınlığında olması gerekir.

    DİŞ AĞRISI TUTARSA Diş ağrısının ‘iyi zamanı’ olmaz elbette. Her diş ağrısı ‘zamansız’dır! Ama böyle bir acil durumla karşılaşırsanız, ilk yapacağınız iş ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintilerini iyice temizlemek. Tabii diş fırçası ve diş ipi kullanarak. Yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağız iyice çalkalanmalı. Kesinlikle ağrıyan diş üzerine aspirin ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmamalı. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokuları tahriş ediyor. Tahriş de diş ağrısının yanında ikinci bir ağrıyı başlatıyor. Eğer iltihap nedeniyle yüzde şişlik oluşmuşsa o bölgeye soğuk kompres yapılmalı. Dişhekimine gitmeden önce bir ağrı kesici ilaç rahatlatabilir. Diş üzerinde çürük nedeniyle oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk konabilir. Bu ağrının azalmasını sağlar. Ancak eugenolu fazla kullanarak diş etine sızması ve yumuşak dokuları tahrip etmesi engellenmeli.

    Sakızcılar kapıştı

    Vivident'in ağız ve diş sağlığına olumlu etkisinin Türk Diş Hekimleri Birliği, İ.Ü. Diş Hekimliği Fakültesi Konservatif Diş Tedavisi Bilim Dalı ve Türk Pedodonti Derneği tarafından onaylanan bilimsel gerçeklere dayandığını ileri süren Perfetti Gıda şu açıklamayı yaptı:

    ‘‘Reklam Kurulu kararının aksine, reklamlarımızda bu olumlu etkiyi tüketiciye doğruları aktarma ve doğru haber verme esasları çerçevesinde anlattık. Durdurma kararına ana sebep olan ‘tam koruma sağladığı veya diş fırçalama yerine geçebileceği' gibi ifadeler kullanmadık’’ dedi.

    BİZ ÖYLE DEMEDİK

    Falım ve First sakızlarının üreticisi Dandy Sakız ve Şekerleme de Reklam Kurulu Kararı’na karşı çıkarak, ‘‘Diş dostu ürünlerimiz, dişlerin çürümesini önlemeye yardımcı olma özelliğine sahip. Buna karşılık ne reklamlarımızda, ne de diğer ilanlarımızda sakızlarımızın ‘dişleri koruduğu' şeklinde bir mesaj bulunmuyor’’ açıklamasını yaptı.

    Bakanlık bünyesinde, Tüketici Yasası çerçevesinden oluşturulan Reklam Kurulu, sakız çiğneyerek diş sağlığını koruduğunu iddia eden Falım, Orbit, Vivident ve First reklamlarının yayınını durdurmuştu. Bu reklamların ancak, yanıltıcı ifadelerin çıkartılıp, düzeltildikten sonra tekrar yayınlanabileceğine karar vermişti.

    Diş tedavisinde dinozor yöntemi

    Dişçi koltuğundan korkanlar için şimdi ağrısız, sızısız yepyeni bir yöntem uygulanıyor. Amerikalı diş hekimleri, dişlerdeki çürüklerin temizlenmesinde, arkeologların, dinozor kalıntılarının temizliğinde uyguladıkları bir yönteme başvuruyorlar. Bu yöntemde, temizlenmesi gereken çürük bölgeye incecik kum benzeri bir madde basınçla püskürtülüyor. Tümüyle gürültüsüz, ağrısız olduğu söylenilen yöntem sayesinde, acılara karşı aşırı duyarlı olanlara bile uyuşturucu yapmaya gerek kalmıyor.

    Diş sağlığı ve beslenme

    Sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için dengeli beslenmek gerektiği, hemen herkesin bildiği ama pek uygulamadığı bir gerçektir. Diş sağlığı açısından da dengeli beslenmenin önemi büyüktür. Ülkemizde diş sağlığına ve temizliğine önem vermek, pek yaygın bir alışkanlık olmamakla beraber, konuya ilgi duyanlar açısından, beslenme ve diş sağlığı arasındaki ilgiye dikkat çekmek istiyorum.

    Süt ürünlerinin önemi

    Temel yapısı açısından bakıldığında, diş de bir kemiktir. Böyle olunca, kemik sağlığı için önemli olan kalsiyum, diş sağlığı için de önem taşır. Ayrıca dişler çene kemiğinin içine gömülü olduğundan, eğer çene kemiğinde zayıflamalar olursa, dişlerin de dökülme ihtimali artacaktır. Bu nedenle süt ürünleri ön plana çıkar. Süt, yoğurt ve peynir, bu nedenle bol tüketilmesi gereken gıdalardır. Bu arada peynirin bir başka özelliğinden bahsedeceğim. Tüm karbonhidratlar (şekerli ve nişastalı gıdalar), ağızda bulunan bakteriler tarafından aside çevrilir. Bu asit de diş minesini eriterek diş çürüklerine neden olur. Oysa peynirin bu yönde koruyucu etkisi mevcuttur. Özellikle şekerli ve nişastalı gıdaların ardından peynir yenilmesi, diş çürüğünü önleyici etki yaratır. Süt ürünlerinin ve özellikle peynirin bu yönde yararlı etkisi bulunduğu için bol yenilmesini önermekle beraber, kolesterol yüksekliği sorunu olanlar için süt ürünlerindeki yağa dikkat çekmek istiyorum. Böyle sorunu olanların, yağı azaltılmış süt ürünlerine yönelmeleri gerekir.

    Ağızdaki bakterilerin, karbonhidratlardan asit üreterek diş çürüklerine yol açtığını belirtmiştim. Bu durum özellikle, dişe sıvaşan nişastalı ve şekerli gıdalar için daha da önem taşır. Bu açıdan patates, pilav, makarna, bazı bisküviler ve şekerlemeler dikkat çekicidir. Diğer karbonhidratlarda 20-30 dakika kadar süren asit üretimi, sıvaşan gıdalarda çok daha uzun sürmektedir. Aynı şekilde, sık sık bir şeyler atıştıran kişilerde de diş harabiyeti gün boyu devam eder.

    Bunu önlemenin tek yolu her yemekten hemen sonra dişleri iyice fırçalamak ve öğünler arasında bir şeyler yemekten vazgeçmektir.

    Sebze ve meyvelerin yararı

    Özellikle kabuklarıyla yenildiğinde meyve ve sebzelerin diş sağlığında yararı büyüktür. Bitkisel lifler diş köklerini güçlendireceği gibi dişlerin üzerindeki bakteri plaklarını da ortadan kaldırarak yarar sağlar. Ayrıca vitamin ve mineral içerikleriyle de diş sağlığını etkileyen sebze ve meyvalar da hemen her öğünde yer almalıdır.

    Ağız kuruluğu diş ve ağız sağlığını bozuyor

    Tükürük azlığı soruna bağlı diş ve ağız sağlığında birçok sorun çıkabiliyor. Ağız diş sağlığının korunmasında, günlük hayatımızda farkında olmadığımız ancak eksikliğinde sıkıntı çektiğimiz tükürüğün çok önemli görevleri var.

    Bu sorunu bulunanların geniş kapsamlı bir koruyucu programa alınması öneriliyor. Diş hekimlerinizin önerilerini yerine getirerek sorunların önüne geçebilirsiniz.

    Tükürüğün fonksiyonu nedir?

    Ağız dokularını ve diş yüzeylerini temizleyip, besin atıklarının ağızdan uzaklaşmasını sağlar. Ayrıca ağız içini nemli tutarak besinlerin kayganlaşmasına zemin hazırlar. Tükürüğün yapısında bulunan kalsiyum, fosfat gibi maddeler de ağız, diş dokularının sağlığını korur.

    Tükürük salgısının azalması hangi sorunlara yol açar?

    Konuşmayı, yemek yenmesini zorlaştırır. Ağız içinde birçok mikrop bulunur. Bu mikroplardan bazıları dişlerin üzerinde birikerek diş çürüklerine ve dişeti hastalıklarına neden olur. Tükürük salgılanması ve yutulması bu mikropların birikimini kolaylaştırarak çürüğe ve dişeti hastalıklarına eğilimi artırır. Ayrıca ağızda mantar lezyonları, yumuşak dokuda çatlaklar, hassasiyet, dilde yanma, kırmızılık, kanama, ağrı ve dişlerde aşınmalar da sık görülen sorunlar.

    Ağız kuruluğu şikayeti kimlerde görülür?

    Baş, boyun bölgesinden ışın tedavisi olan hastalarda, diyabetlilerde, yüksek tansiyon ve ruhsal sorunların tedavisinde kullanılan bazı ilaçları alanlarda görülür. Tükürük bezi hastalıkları da benzer sorunlara yol açabilir.

    Bu şikayeti olanlar ne yapsın?

    Mutlaka bir diş hekiminin önerini alması gerekir. Zira hastaların dişlerinin çürümemesi için fluorid, ağız içindeki mikropları azaltacak gargaralar, doku çatlakları için bitkisel pomatlar kullanmaları önerilir. Bunun yanı sıra tükürüğün yerine geçebilecek sentetik tükürük, ağız dokularını nemlendirici pomatlar da eklenir. Hastaların kullanacakları bütün preparatların alkol içermemesi ve nötral olması önemli.

    Hastalar özellikle nelere dikkat etmeli?

    -Ağız ve dişsağlığı temizliğine daha fazla özen göstermeliler. Günde en az iki kez dişlerini fırçalamaları ve dişipi kullanmaları gerekir.

    - Dişlerdeki aşınmaları önlemek amacıyla asitli besinler azaltılmalı.

    - Asitli ve şekerli içecekler pipetle tüketilmeli.

    - Zaman zaman şekersiz ve ksilitollu çiklet çiğnenmesi yardımcı olabilir.

    -Tükürük özellikleri taşıyan gargaraların ve spreylerin kullanılması hastanın hem ağız sağlığına hem de yaşam kalitesine katkıda bulunur.

    Protez kullanan hastalar nasıl davranmalı?

    -Protezlerini sık sık yıkamalı,

    -Zaman zaman dişhekimlerinin önereceği mikrop öldürücü preparatlarla yıkamalı.

    Kök hücreler dişleri yenileyecek

    Parodontoza bağlı diş kaybı gelecekte kök hücre tedavisiyle önlenebilecek. Bu tür bir tedavinin temeli Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nden Byoung-Moo Seo ve ekibi tarafından atıldı. Araştırmacılar ilk kez diş kökü zarındaki kök hücreleri yalıtmaya başardılar. Dişi çenede tutan bu ince doku tabakası parodontozda genelde zarar görür ve dişin düşmesine yol açar. Şimdi yeni yalıtılan kök hücreleriyle hasarlı dokunun yenilenebileceği sanılmakta. The Lancet dergisindeki araştırma yazısında farelerde yapılan ilk transplantasyon deneylerinin çok başarılı geçtiğinden söz edilmekte.

    Bilim adamları 1930’lu yıllardan beri aslında kök zarında da uzmanlaşmış kök hücrelerin bulunabileceğini tahmin ediyorlardı ama öncü hücrelerle ilgili arayışlar bugüne değin hep başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Seo, yeni çekilmiş yirmi yaş dişine ait kök zarından farklı hücre türlerini yatılınca bazı hücre kültürlerinde gerçekten de kök hücrelerinin özelliklerini taşıyan hücreler bulmuş.

    Araştırma ekibi uygun olanları farelere aktararak öncü hücrelerden hangi hücre türlerinin geliştiğini izlerken, transplantasyon sayesinde diş kökü, kök zarı ve hattı lifli yapıların bile geliştiğini görmüş. İşin en güzel tarafı kök hücrelerinin çok kolay yalıtabiliyor olması diyor Songtao Shi. Yirmi yaş dişi çekildiğinde yalıtılmış hücreler daha sonra kullanılmak üzere saklanabilir. Araştırmacılar şimdi aynı yöntemi diğer hayvanlar üzerinde de test edecekler.

    Ağız ülserleri

    Ağız içinde görülen yaralar çok acı verir. Ağız ülserlerine büyük ölçüde diş fırçaları neden oluyor. Dişlerinizi fırçalarken çok sert hareketler yaparsanız, ağzın içindeki ince deri zedelenir ve derinin altındaki sinir uçları zarar görür. Ağız ülserlerinin çok acı vermesinin nedeni de budur. Ağız ülserinden yakınan kişilerde B12 vitamini ve demir eksikliği görülmesi bir rastlantı değildir. Ağız ülserinden kurtulmak için sardalya gibi bol yağlı balık ve demir içeren besinler yenmeli.

    DİŞİNİZ SAĞLIKSIZ MI? YENİSİNİ ÇIKARTIN

    Bilim adamları kültürde diş geliştirmeyi başardı. Kök hücreleri ve doku mühendisliğindeki ilerlemeler bu teknolojiyi dişçilik alanına sokmak üzere.

    Pamela Yelick’in laboratuarındaki geniş bir teknenin içinde onlarca zebra balığı yüzüyor. Bu hayvanları diğerlerinden ayıran en büyük özellikleri dişlerinin olması. Bununla da kalmayan zebra balıkları yaşamları boyunca dişlerini döküp yerine yenisini çıkarıyorlar. İnsanlarınsa böyle bir özellikleri yok; ama şimdilik.

    Bugün ABD, Avrupa ve Japonya’da 200 milyondan fazla insanın en az bir dişi eksik ve yalnız ABD’de yılda 200 bin diş implantı gerçekleştiriliyor. Ancak protezlerde kullanılan titanyum yapısı çevre dokularca reddediliyor ve birçok sorun yaratabiliyor.

    Yelick’in ekibi ise, Boston’daki Forsyth Enstitüsü’nde balık teknelerinde diş üretiyorlar. Ekip 2002’de, ilk ‘kültür dişi’ni üreterek bilim çevrelerini şaşırttı. Yalnızca 0.03 santimetre çapında olmasına karşın bu diş büyük bir atılımdı.

    Başka laboratuvarlarda daha önce diş kemiği (dentin) kök hücrelerinden diş kemiği elde edilmişti. Yelick’in, 6 aylık bir domuzdan alınan diş tomurcuğundan geliştirdiği dişi ise, kemik çekirdeği üzerinde mine tabakasına ve diğer fark edilir yapılara sahipti.

    Araştırmacı ilk olarak henüz olgunlaşmamış diş dokusu olan tomurcuğu hücrelerine ayırdı. Ardından, diş şeklindeki polimer bir yapının içine gömülen hücreler kolajenle kaplandı. Bu yapı da, bir farenin sürekli kan akışının bulunduğu bağırsaklarına yerleştirildi ve 20 ila 30 hafta beklendi.

    Bu yöntemin insana uygulanmasının önündeyse 2 büyük engel var. Bunlar, mine kök hücrelerini yalıtabilmek ve büyüyen tomurcukları belirli bir boyut ve şekle getirebilmek. Yelick’in ekibi ilk zorluğu aşmış durumda. İkinci sorunun da çözülmesinin ardından araştırmacı, 3 ila 5 yıl arasında büyük canlılar ve hatta insanlar üzerinde deneylere başlamayı umuyor. ‘Şimdiden insanlar arayıp domuz dişi istiyorlar. Ancak klinik ürünler 10 ila 15 yıldan önce elimizde olamaz’

    Yenilenen Dişçilikteki Diğer Gelişmeler

    İğne: Forsyth Enstitüsü’nden 2 araştırmacı, çocuklarda diş çürüklerini önleyecek bir aşı geliştiriyor. Bu aşının, çürüklere neden olan ‘mutans streptococci’ bakterisine karşı antikorların üretimini başlatması öngörülüyor.

    Sakız: Paffenbarger Araştırma Merkezi'ndeki bilim adamları, dişlerin kendilerini tedavi etmelerini sağlayacak sakızlar geliştiriyorlar.

    Kültürdeki İnci Beyazlığı

    Çocuğunuzun süt dişi düştüğünde, bunu özel bir kapsüle koyun ve dişin kök hücrelerini ayıran, kültürleyen ve örneği saklayan bir laboratuara gönderin. Her bir kapsül, mühürlenebilir ve laboratuara gidene kadar kendisini besleyecek madde içerir.

    Banat'ın atağı

    Ağız sağlığı ürünlerinde pazar lideri olan Banat, mevcut diş fırçası üretimini iki katına çıkaracak ve yılda otuz milyon diş fırçası üretecek. Türkiye'de her yüz kişiden 97'sinin ağzında çürük olduğunu söyleyen Banat uzmanları, bu sağlık sorununun ortadan kaldırılabilmesi için bazı projeler geliştirdiklerini de belirtiyorlar.

    SAĞLIKLI DİŞ: Çocuğun sağlıklı dişlere sahip olabilmesi için özellikle hamileliğin üçüncü ayından itibaren, annenin kalsiyum, fosfor ve D vitamini açısından zengin besinleri tercih etmesinin yanısıra flor tabletleri de almaları gerektiğini söyleyen Erzurum İl Sağlık Müdürü Dr. Macit Altan, "Doğduktan sonra çocuğa da flor verilmesiyle diş dokuları daha sağlam bir yapıya kavuşur. Dişlerde, beslenme, vitamin eksikliği, hormonal dengesizilik veya irsî olarak doğuştan birtakım bozukluklar bulunabilir. Bu bozukluklar, dişlerin sayı, hacim ve yapısında kendini gösterir. Annelerin, iki can taşıdıklarını akıllarından çıkarmayarak, hamilelikleri süresince dengeli beslenmeye özen göstermeleri gerekir'' dedi.

    Diş fırçanızı unuttuysanız geçici bir önlem için beyazpeynir yiyin

    Bayram seyahatleri ya da misafir gezmelerinde yanına diş fırçası almayı unutanların, çürüklere karşı geçici koruma önlemi olarak yatmadan önce beyazpeynir yemeleri öneriliyor. Dişler için en büyük tehlikelerin başında gelen tatlı ve et, Kurban Bayramı’nın vazgeçilmez yiyeceklerini oluşturuyor. Diş aralarında kalan şeker ve et artıkları, düzenli olarak temizlenmediği takdirde, birkaç gün içinde bile çürüklerin oluşmasına sebep oluyor.

    Konya İl Sağlık Müdürlüğü Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Tayip Turan Ekinalan, çürük şikayetlerinde Ramazan ve Kurban bayramlarından sonra gözle görünür bir artış meydana geldiğini, bu nedenle bayramda diş bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Sağlıklı dişlerin değerini diş ağrısı çekmeyen kişilerin bilemeyeceğini vurgulayan Ekinalan, “Bayramda seyahate çıkanlar, her şeyden önce diş fırçası ve diş macununu mutlaka çantalarına yerleştirmeliler.” dedi.

    Ekinalan, “Bayramlarda seyahatler, oradan oraya koşturmalar ve reddedilemeyecek ikramlar nedeniyle dişlerimiz de fazla mesai yapmaktadır. Bayram yoğunluğu nedeniyle yanlarına diş fırçası almayı unutan ya da dişlerini fırçalamaya üşenenler, ağızlarını bol su ile çalkalamalı ve yatmadan önce bir miktar beyazpeynir yemeli. Peynir, içinde tuz ihtiva ettiği için dişlerin arasında kalan şeker ve et liflerini en azından nötralize edecektir.” diye konuştu.

    Hamilelikte Diş Sağlınına Dikkat!
    Uzmanlar, hamilelik döneminde kadınların ağız ve diş sağlıklarına daha fazla özen göstermeleri gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Gamze Aren, kadınların özellikle hamilelik dönemlerinde diş sağlığı konusunda daha titiz olmaları gerektiğini ifade etti. Anne adaylarında görülen hormonal değişimlerin, dişleri de etkilediğini vurgulayan Aren, "Kadınların bu dönemde diş ve dişetleri daha da hassaslaşır. Dolayısıyla bu da özel bir bakım gerektirir " dedi. Kadınların hamilelik sırasında sık sık diş eti iltihaplanmasıyla karşılaştıklarını ifade eden Aren, kadınların bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Aren alınması gereken önlemleri ise şöyle sıraladı:
    * Diş hekimi kontrollerini sıklaştırmak.
    * Dişleri günde en az iki kez fırçalamak.
    * Düzenli olarak C ve B12 vitaminlerini almak.




  3. Gülşen
    Devamlı Üye
    Ağız ve diş sağlığı çok önemli olmasına rağmen en çok ihmal edilenler ağız ve diş olmaktadır. Ağız ve diş sağlığında oluşan hastalıklar mide hastalıklarına hatta kalp hastalıklarına bile neden olabilmektedirler. Ağız ve diş bakımına özen gösterilmemesi ağız kokularına ve daha pek çok soruna neden olmaktadır.




+ Yorum Gönder