+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Divandan seçme beyitler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Divandan seçme beyitler








    Divandan seçme beyitler







  2. Asel
    Bayan Üye





    Divandan seçme beyitler

    Divandan seçme beyitler örnek



    Divan Edebiyatı Şiirinden Seçme Beyitler

    Ahmed Paşa

    «Canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yâr
    Öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.»

    Ahmed Paşa
    Avnî (Fatih Sultan Mehmed)

    «Kimsesiz bir kimse yok herkesin var kimsesi
    Kimsesiz kaldım medet ey kimsesizler kimsesi»
    Fatih Sultan Mehmed
    Bağdatlı Rûhî

    «Künc-i mihnetde rakîbâ beni tenhâ sanma
    Kâr ger sende yatursa elemi bende yatur.»

    Bağdatlı Rûhî
    Bâkî

    «Cihânın nimetinden kendi âb u dânemiz yeğdir.
    Elin kaşânesinden kûşe-i virânemiz yeğdir.»

    Bâkî
    «Geh-i vuslâtta âşık, geh mehcûr.
    Bu dünyâdır geh-i mâtem, geh-i sûr.»

    Bâkî
    «Hurşîd'e baksa gözleri halkın dola gelir.
    Zîrâ gelince hatıra, ol Mehlîkâ gelir.»

    Bâkî
    Esrâr Dede

    «Sanman ki sef'âdan semâh-ı râh ederim.
    Döner döner bakarım, kûy-i yâre âh ederim.»

    Esrâr Dede
    Fuzûlî

    «Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
    Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su»
    Fuzûlî
    «Arızın yadıyla nem-nak olsa müjganım nola
    Zayi olmaz gül temennasiyle vermek hare su»
    Fuzûlî
    «Âşiyân-ı murg-ı dil zülf-i perîşânındadır
    Kande olsam ey perî gönlüm senin yanındadır»
    Fuzûlî
    «Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
    Kılma dermân kim helâkim zehri dermândadır»
    Fuzûlî
    «Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidâdı var.
    Aşık-ı sadık benem, mecnunun ancak adı var.»

    Fuzûlî
    «Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı?
    Felekler yandı âhımdan murâdım şemi yanmaz mı?»
    Fuzûlî
    «Ger ben ben isem nesin sen ey yâr
    Ger sen sen isen neyim men-i zâr»
    Fuzûlî
    «Ger derse Fuzûlî ki “güzellerde vefâ var”
    Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır»
    Fuzûlî
    «Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
    Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrı»
    Fuzûlî
    «İlm kesbiyle pâye-i rifat, arzû-yı muhâl imiş ancak.
    Aşk imiş her ne var âlemde; ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak.»
    Fuzûlî
    «Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
    Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı»
    Fuzûlî
    «Karbân-ı râh-ı tecrîdiz hatır havfın çekib
    Gâh Mecnûn, gâh ben devr ile nevbet ederiz.»

    Fuzûlî
    «Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge,
    Ne açar kimse kapım, bâd-ı sab'âdan gayrı.»

    Fuzûlî
    «Öyle sermestim ki idrâk etmezem dünyâ nedir.
    Ben kimim, sâkî olan kimdir, mey-i sahbâ nedir.»

    Fuzûlî
    «Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
    Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare su»
    Fuzûlî
    «Suya versün bağbân gülzârı zahmet çekmesün;
    Bir gül açılmaz yüzün tek verse min gülzâre su.»

    Fuzûlî
    «Ya rab bana cism-u can gerekmez,
    Cânân yok ise cihan gerekmez»
    Fuzûlî
    «Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl aşina beni.
    Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüda beni.»

    Fuzûlî
    Hayâlî

    «Anı hoş tut garîbindir efendim işte biz gittik
    Gönül derler ser-i kûyunda bir divânemiz kaldı»

    Hayâlî
    «Cihân-ârâ cihân içredür ârâyı bilmezler
    O mâhiler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler»

    Hayâlî
    Kadı Burhâneddîn

    «Dilberün işi itâb u nâz olur.
    Çeşmi câdû gamzesi gammâz olur.
    Ey gönül sabr it tahammül kıl ana,
    Yâre irişmek işi az az olur.»
    Kadı Burhâneddîn
    Lâ-Edrî

    «Hâlimi arz etmeye yâri tenhâ bulamam.
    Yâri tenhâ bulsam, kendimi aslâ bulamam.»
    Lâ-Edrî
    Kanûnî Sultan Süleyman (Muhibbi)

    «Aşk mıdır ki bivefa güller elinden geceler
    İnletip bülbülleri ta subh-u güya eyleyen»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Aşk mıdır ki bir keman ebru nigarın yâdına
    Ok gibi kaddimi büküp benim de ya eyleyen…»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
    Gezdirip mecnun gibi alemde rüsva eyleyen»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Aşk mıdır ki bu Muhibbî sinesine dağ vurup
    Ahir anın gözleri yaşını derya eyleyen»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Aşk mıdır ki cân-ı dil mülkünü yağma eyleyen
    Aşk mıdır sînem içinde gelip de ca eyleyen»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Aşk mıdır ki fenni derdi okutup aşıklara
    Fasl-ı babı sinemin levhinde inşa eyleyen»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    «Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
    Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi»
    Kanûnî Sultan Süleyman
    Nâbî

    «Çok da mağrûr olma kim mey-hâne-i ikbâlde,
    Biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz.»
    Nâbî
    «Hikmet, taleb-i malda Kârûn gibi şimdi;
    Hahişger-i lokmada lokmân unutulmuş.»

    Nâbî
    Nâhîfî

    «Ben ki her cemiyetin nâlânıyam
    Hemdem-i hoş hâl ü bed-hâlânıyam»
    Nâhîfî
    «Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
    Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım»
    Nâhîfî
    «Her kişi zu'munca bana yâr olur
    Sohbetimden tâlib-i esrar olur»
    Nâhîfî
    Nâilî

    «Dil verdiğimiz yâre nigâh-i gazabından
    Tasrîhe mecâl olmadı îmâ ile geçtik»
    Nâilî
    «Eczâmızı hep rîk-i beyâbân-i gam itsek
    Cânâne giden nâme-i hicrâna dökülsek»

    Nâilî
    «Kadem kadem gece teşrîfi Nâilî o mehin,
    Cihân cihân elem-i intizâra değmez mi?»

    Nâilî
    Necâtî

    «Ey Necati, yürü sabreyle elinden ne gelir
    Hublar, cevr-u cefayı kime öğretmediler»
    Necâtî
    «Gül-şen-i vasfında her beyti Necati çakerin
    Benzer ol mevzun nihale kim ucunda gül var»
    Necâtî
    Nedîm

    «Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır.
    Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.»

    Nedîm
    «Buy-ı gül taktir olmuş nâzın işlenmiş ucu
    Biri olmuş huy birisi dest-mal olmuş sana»
    Nedîm
    «Döğülmeğe söğülmeğe koğulmağa billâh
    Hep kâilim ammâ ki efendim senin olsam»
    Nedîm
    «Hac yollarında meş'ale-i kârbân gibi
    Erbâb-ı ışk içinde nümâyânsın ey gönül»
    Nedîm
    «Haddeden geçmiş nezaket yâl ü bâl olmuş sana
    Mey süzülmüş şişeden ruhsâr-ı âl olmuş sana»
    Nedîm
    «Kal'a-yı maarîf satılık suklarında
    Bazâr-ı hüner, mâ'deni ilm ü ulemâdır.»

    Nedîm
    «Niçin sık sık bakarsın böyle mir'at-ı mücellaya
    Meğer sen dahi kendi hüsnüne hayran mısın kâfir»
    Nedîm
    «Sînede bir lahza ârâm eyle gel cânım gibi
    Geçme ey rûh-i revân ömr-i şitâbânım gibi»

    Nedîm
    «Şöyle gird olmuş Frengistan birikmiş bir yere
    Sonra gelmiş kûşe-i ebrûda hâl olmuş sana»
    Nedîm
    «Tahammül mülkünü yıkdın Hülâgu Hân mısın kâfir
    Aman dünyayı yakdın âteş-i Sûzân mısın kâfir»
    Nedîm
    Nef'î

    «Aşıka ta'n olmaz mübteladur n'eylesün!
    Ademe mihr ü muhabbet bir beladur n'eylesün!»

    Nef'î
    «Bir nefes dîdâr içün bin cân fedâ itsem n'ola
    Nice demlerdür esir-i iştiyâkıdur gönül»
    Nef'î
    «Derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
    Bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben»

    Nefî
    «Ehl-i dîldir diyemem sînesi sâf olmayana;
    Ehl-i dîl, birbirini bilmemek insâf değil.»

    Nef'î
    «Tût-i mûcize-i gûyem, ne desem laf değil.
    Çerh ile sçyleşemem, ayinesi sâf değil.»
    Nef'î
    Neşâtî

    «Gitdün ammâ kodun hasret ile cânı bile
    İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile»
    Neşâtî
    Nev'î

    «Bağleten olmuş iken tût-i gurâba hem nişn,
    Yine şekvâ-yı gûrâb eder, garâbet bundadır.»

    Nev'î
    Râgıb Paşa

    «Hârâbât ehlini hor görme zâhid
    Hazineye mâlik ne viraneler var»
    Râgıb Paşa
    Râsih

    «Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
    Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne»

    Râsih
    «Yârdan mechûr iken, düştük diyâr-ı gurbete,
    Dehr, gösterdi bize hicrân hicrân üstüne.
    Hem mey içmez, hem de güzel sevmez demişler hakkımda,
    Eylemişler Râsîh'e bühtân bühtân üstüne.»

    Râsîh
    Sâbit

    «Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir;
    Müptela-yı gâma sor kim geceler kaç vakit!»

    Sâbit
    Süleyman Çelebi

    «Allah adın zikr idelüm evvela
    Vâcib oldur cümle işte her kula»
    Süleyman Çelebi
    Şeyh Gâlîb

    «Aşk bir şem-i ilahidir benim pervanesi
    Şevk bir zincirdir gönlün anın divanesi»
    Şeyh Gâlîb
    «Gül âteş gülbün âteş Gülşen âteş cûyban âteş
    Semender-tıynetân-ı aşka bestir lâlezâr ateş»
    Şeyh Gâlîb
    «Nesîm âteş çıkardı gonce-i bağ-ı ümidimden;
    Bırakdı gülşen-i âmâline berk-i bahâr âteş.»

    Şeyh Gâlîb
    «Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâre düşdü.
    Dayanır mı şîşedir bu reh-i sengsâre düşdü.»

    Şeyh Gâlîb
    Şeyhî

    «Câm-ı cihân-nûmân yüzün pâk tut müdâm
    Âlemde nîk ü bed ferah u gam gelir gider»
    Şeyhî
    ŞeyhülislamYahyâ

    «Aşka kâbil dil mi yok şehr içre yâ dilber mi yok
    Mest yok meclisde bilmem mey mi yok sâgâr mı yok»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «Cihânda âşık-i mehcûr sanma râhat olur
    Neler çeker bu gönül söylesem şikâyet olur»

    ŞeyhülislamYahyâ
    «Ders-i aşkın müşkilin Yahyâ nice halleylesin
    Söyleyenler kendini bilmez bilenler söylemez»

    ŞeyhülislamYahyâ
    «Dikdiler her yâre kim sinemde açdı hançerüň
    Seyrine gel bağ-ı mihnetde açılmış güllerüň»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «Gonce-i dil açılub hatır niçün şad olmaya
    Bağda güller mi yok gülşende bülbüller mi yok»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «Görmezüz bir dil ki tûtî gibi güftâr eyleye
    Söyledir mi yok cihânda söyler mi yok»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «İrdi bahâr sen dahı şâd olmadın gönül
    Güllerle lâlelerle küşâd olmadın gönül»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «Ne tende cân ile sensüz ümîd-i sıhhat olur
    Ne cân bedende gam-ı firkâtünle râhat olur»
    ŞeyhülislamYahyâ
    «Sun sâgarı sâkî bana mestâne disünler
    Uslanmadı gitdi gör o divâne disünler»
    ŞeyhülislamYahyâ
    Tâcî Bey

    «Göz yaşlı gönül zülf-i perîşânlar içinde
    Kaldım karanu gecede bârânlar içinde»

    Tâcî Bey
    Yavuz Sultan Selim (Selîmî)

    «Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek
    Giryemi kıldı füzûn eşkimi hûn etti felek
    Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzân
    Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek»
    Yavuz Sultan Selim

    «Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-i firâkız
    Ateş kesilir geçse sabâ gülşenimizden»

    Selîmî
    Zâtî

    «Ayıttı ol peri, birgün düşüne girüren bir şeb,
    Sevincimden nice yıllar geçipdir görmedim uyku.»

    Zâtî
    Ziyâ Paşa

    «Âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi
    Âdem âdem olmayınca âdem netsin âdemi»
    Ziyâ Paşa






+ Yorum Gönder


ben her ceniyetin nalaniyam