+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Lothar meyerin periyodik tablosu ile ilgi bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. SuskuN PrenS
    Devamlı Üye

    Lothar meyerin periyodik tablosu ile ilgi bilgi








    Arkadaşlar bana Lothar meyerin periyodik tablosu ile ilgi bilgi verebilir misiniz?







  2. Leyla
    Devamlı Üye





    Lothar meyerin periyodik tablosu ile ilgi bilgi



    Lothar meyerin periyodik tablosu ile hakkında bilgi


    Lothar meyerin periyodik tablosu ile ilgi bilgi 1.jpg.


    Periyodik tablo
    Periyodik cetvel elementlerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini periyodik olarak gösteren çizelge. Elementlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki benzerliklerin araştırılması fizik ve kimyacıları ilgilendirmiştir. Gerçi benzer özelliklerdeki elementlerin sıralanabilmesi için bilinen elementlerin özelliklerinin öncelikle ortaya konulması gerekir. Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu.

    B ugünkü anlama yakın periyodik sistem, 1869 yılında Rus kimyacısı Dimitri Mendeleyev tarafında yapılmıştır. 1877 yılında Alman bilgini Lothar Meyer de Mendeleev''den habersiz olarak bir periyodik cetvel yapmıştır. Bu iki cetvel hemen hemen birbirinin aynıdır. Meyer; elementleri, cetvelinde fiziksel özelliklerine göre sıralamış, Mendeleev ise elementlerin atom kütlelerini dikkate alarak artan atom kütlelerine göre cetvelinde sıralamıştır.




    Mendeleev
    Periyodik cetvel
    Dmitri İvanoviç Mendeleev, Rus bilimadamı, 8 Şubat 1834 Tobalska'da doğdu, 2 Şubat 1907 St. Petersburg'de öldü.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.elementlerin
    Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.

    Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Far
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kimyasal ve
    Kimya doğada mevcut olan bütün maddeleri inceleyen bir bilim dalı. Özellikle maddelerin yapılarını ve birbirleriyle olan etkileşimlerini inceler. Periyodik cetvelle gösterilen elementlerin ve oluşturdukları bileşiklerin yapılarının ve aralarındaki reaksiyonların incelenmesi kimyanın konusudur. Kimya bilgi ve etkinlikleri sistemli hale getirmek amacıyla birbiriyle ilgili bileşikleri, sistemleri, yöntemleri ve amaçlarını gruplayan birçok alt dala ayrılır
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.fiziksel özelliklerini periyodik olarak gösteren çizelge. Elementlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki benzerliklerin araştırılması
    Fizik, gözlenebilir evrenin temel bileşenleri arasındaki etkileşmelere ve maddenin yapısına ilişkin temel sorunlarla ilgilenen bilim. Fizik sözcüğü, Eski Yunancada "doğa" anlamına gelen physis'ten türemiştir. Uzun süre doğa felsefesi olarak anılan fizik, doğanın makroskopik ve mikroskopik tüm görünümlerini inceleme konusu olarak seçmiştir.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.fizik ve kimyacıları ilgilendirmiştir. Gerçi benzer özelliklerdeki elementlerin sıralanabilmesi için bilinen elementlerin özelliklerinin öncelikle ortaya konulması gerekir.
    Fizik, gözlenebilir evrenin temel bileşenleri arasındaki etkileşmelere ve maddenin yapısına ilişkin temel sorunlarla ilgilenen bilim. Fizik sözcüğü, Eski Yunancada "doğa" anlamına gelen physis'ten türemiştir. Uzun süre doğa felsefesi olarak anılan fizik, doğanın makroskopik ve mikroskopik tüm görünümlerini inceleme konusu olarak seçmiştir.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.Altın,
    Alm. Gold (n), Fr. Or (n), İng. Gold. Kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir element. Atom numarası 79, atom ağırlığı 196,967, erime noktası 1063°C, kaynama noktası 2966°C ve 20°C’de özgül ağırlığı 19,3 g/cm3tür.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.gümüş,
    Gümüş, elementlerin periyodik tablosunda simgesi Ag olan, beyaz, parlak, kıymetli bir metalik element. Atom numarası 47, atom ağırlığı 107,87 gramdır. Ergime noktası 961,9°C, kaynama noktası 1950°C ve özgül ağırlığı da 10,5 gr/cm3'tür. Çoğu bileşiklerinde +1 değerliklidir. Ag sembolü Latince argentum kelimesinden gelir.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kalay,
    Yumuşak, haddelenebilir (tel ve levha hâline gelebilir), gümüş beyazlığında metalik bir element. Târihçesi mîlâttan önce 3000 yıllarına dayanır. Mısır’da ve Mezopotamya’da bronz alaşımında kalay kullanılmıştır. Mîlâttan önce 2000 yıllarında bakır orta doğuda tam kullanıldığı hâlde kalayın kullanılışı sınırlıydı. Bu târihlerde kalay, İran ve Kafkasya’da elde ediliyordu.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.bakır,
    Alm. Kupfer, Fr. Cuivre, İng. Copper. Sembolü Cu olan bir metal. Kırmızı renklidir. Takriben M.Ö. 8000 yıllarında kullanıldığı bilinmektedir.

    Özellikleri: Periyodik cetvelde 1B grubundadır. Hakiki metal olup, eksi değerleri yoktur. Gümüş ve altın ile aynı gruptandır. Atom numarası 29, Atom ağırlığı 63,546’dır.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kurşun ve
    Atom numarası: 82

    Simge: Pb

    Kütle numarası: 207.19

    Kaynama Noktası (C): 1725

    Erime Noktası (C): 327.4

    Yoğunluk: 11.4

    Buharlaşma Isısı: 42.2

    Kaynaşma (Füzyon) Isısı: 1.22

    Elektriksel iletkenlik: 0.046

    Isıl iletkenlik: 0.083

    Özgül Isı Kapasitesi: 0.031
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    cıva gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu. Bir elementin ilk bilimsel olarak bulunması
    Cıva, periyodik tablo|periyodik tablodaki sembolü "Hg" ve atom numarası ise 80 olan, kimya|kimyasal bir element|elementdir. "Hg" sembolü, Latince'deki hydrargyrum (sulu/sıvı gümüş) sözcüğünden gelir. Cıva için İngilizce'de ise iki sözcük kullanılır: "mercury" ve "quicksilver" (çabuk gümüş).


    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    1649 yılında
    1649 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.Henning Brand’ın fosforu bulmasıyla başlar. Bundan sonraki 200 yıl boyunca elementler ve onları bileşikleri hakkında

    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kimyacılar tarafından pekçok bilgi elde edildi. Bununla beraber 1869 yılına kadar toplam 63
    1869 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.element bulunabilmişti. Bilinen elementlerin sayısı arttıkça, bilim adamları elementlerin özelliklerinin belli kalıplara oturduğunu anlamaya başladılar.


    Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.

    Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Far
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.1817 yılında

    Tümünü okumak için linke tıklayınız.Johann Dobereiner benzer kimyasal özellikler sahip olan stronsiyum,

    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kalsiyum ve
    Atom numarası: 20

    Simge: Ca

    Kütle numarası: 40.08

    Kaynama Noktası (C): 1440

    Erime Noktası (C): 838

    Yoğunluk: 1.55

    Buharlaşma Isısı: 36.74

    Kaynaşma (Füzyon) Isısı: 2.1

    Elektriksel iletkenlik: .218

    Isıl iletkenlik: .3

    Özgül Isı Kapasitesi: .149
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    baryuma bakarak, stronsiyumun atom ağırlığının kalsiyum ve baryum atom ağırlıklarının ortasında olduğuna dikkat çekti.
    Baryum Alm. Barium, Fr. Barium, İng. Barium. Toprak alkali metaller sınıfından bir element. Periyodik sistemin 2A grubunda yer alır. Kimyasal sembolü (Ba)’dır. Atom numarası 56, atom ağırlığı 137,34’tür. Kütle numaraları 130, 132, 134, 136, 137 ve 138 olan izotopları kararlıdır. Baryum 138, en çok bulunan izotopudur. Elektron düzeni (Xe) 6S2 şeklindedir. 6S2 elekronları valans (değerlik) elektronlarıdır. Kimyasal reaksiyonlarda bu iki elektronunu vererek + 2 değerlikli Ba2+ iyonunu meydan
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.1829 yılında
    1829 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.klor,
    Halojenler sınıfından bir element. Kimyâsal sembolü Cl’dir. Tabiatta halojenlerin en çok bulunanıdır. İlk defa 1774’te Scheele tarafından klorür asidinin piroluzit ile yükseltgenmesiyle elde edildi. O zaman klora, flogistonsuz tuz asidi adı verildi. 1810’da Davy tarafından, kimyevî bir element olduğu belirlendi ve sarı yeşil anlamına gelmek üzere “klor” diye adlandırıldı.


    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    brom ve
    Alm. Brom (n), Fr. Brome (m.), İng. Bromine. Br sembolü ile gösterilen halojenler sınıfından bir element. Peryodik cetvelde VII A grubunda bulunur. Leş kokulu anlamında olan brom ilk defâ Fransız kimyâcısı Antoine Balard tarafından elde edildi.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.iyot üçlüsünün de benzer özellikler gösterdiği bulundu. Yine benzer davranış
    İyot Alm. Iod (n), Fr. Iode (m), İng. Iodine. Halojen grubuna bağlı kimyasal bir element. 1811 yılında B. Courtois tarafından deniz bitkilerinden soda elde edilişinde geriye kalan artıktan elde edildi. İyodun elementel özellikleri 1815’te J.L. Gay-Lussac tarafından aydınlatıldı.

    Özellikleri: İyodun sembolü I olup, iki atomlu moleküler yapıya sahiptir. Bu sebepten I2 şeklinde gösterilir. Oda sıcaklığında siyaha yakın bir renkte kristaller halinde bulun
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.lityum,
    Atom numarası: 3

    Simge: Li

    Kütle numarası: 6.939

    Kaynama Noktası (C): 1330

    Erime Noktası (C): 180.5

    Yoğunluk: .53

    Buharlaşma Isısı: 32.48

    Kaynaşma (Füzyon) Isısı: .72

    Elektriksel iletkenlik: .108

    Isıl iletkenlik: .17

    Özgül Isı Kapasitesi: .79
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.sodyum ve
    Sodyum sembolü Na olan ve yer kabuğunda, çokluk bakımından altıncı sırada bulunan metalik bir element. Sodyum, denizlerde çözünmüş hâlde bulunan elementler içinde miktar olarak ikinci sırayı alır. Sembolü Lâtince “natrium” veya “soda metali” kelimesinden alınmıştır.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.potasyum için de gözleniyordu. 1829 ve 1858 yılları arasında bu konuda pek çok araştırma yapıldı. Bu sırada
    Potasyum ilk olarak 1807 yılında Humphrey Davy tarafından potasyum hidroksitten elektroliz yolu ile izole edilmiştir. Potasyum metali eritilmiş NaCl tuzunun elektrolizi ile saf olarak elde edilir. K Latince Kalium kelimesinden gelmektedir.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.halojenler grubuna katıldı.
    {| align="right"

    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    Oksijen,
    Elementler içinde çok bol bulunanı olduğu hâlde, eski kimyâcıların gözünden kaçan renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz. İlk defâ 1774 yılında J.Priestley tarafından, cıva oksidin ısıtılması ile elde edildi. 1781’de Lavoisier, oksijenin, havada bulunan ve yanmayı hâsıl eden bir madde olduğunu bildirdi. Bu maddeye, asit yapısı anlamına gelen oxygenıum ismini verdi. Çünkü Lavoisier, bütün asitlerin oksijen ihtivâ ettiğini sanıyordu.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.kükürt,
    Atom numarası: 16

    Simge: S

    Kütle numarası: 32.064

    Kaynama Noktası (C): 444.6

    Erime Noktası (C): 119

    Yoğunluk: 2.07

    Buharlaşma Isısı: 3.01

    Kaynaşma (Füzyon) Isısı: .34

    Elektriksel iletkenlik: 1e-23

    Isıl iletkenlik: 0.0007

    Özgül Isı Kapasitesi: .175

    Kükürt 115 derecede ergir ve esmerimsi bir sıvıya dönüşür; sıvı kükürt 444,6 derecede kaynar: ısıyı ve elektriği çok kötü ilettiği için, iyi bir elektrik yalıtkanıdır. Kükürt kolay alev alır ve kısa mavi bi
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.
    selenyum ve
    Selenyum Periyodik cetvelin VI A grubunda bulunan kimyâsal bir element. Se sembolüyle gösterilir. 1817 yılında Berzelius tarafından kurşun odalar çamurundan elde edilmiştir.
    Tümünü okumak için linke tıklayınız.tellür bir grubun üyesi olarak düşünülürken

    Tümünü okumak için linke tıklayınız.azot, fosfor, arsenik, antimon ve bizmut başka bir grup içine yerleştirildiler.




    Mendeleevin oluşturduğu Periyodik tablo
    İlk periyodik tabloyu oluşturma şerefi Fransız bilim adamı A. E. Beguyer de Chancourtoise düştü. De Chancourtois, silindirin çevresine 16 kütle birimleri yerleştirerek elementleri buraya oturttu. Benzer özelliklerdeki elementler bu silindir üzerinde düşey satırlarda yer alıyordu. De Chancourtois, "Elementlerin özellikleri sayıların özellikler ile ilişkilidir" dedi ve her yedi elementte bir özelliklerin tekrarlandığının farkına vardı. Bu tablo kullanılarak birkaç metal oksidin stokiyometrisi önceden tanımlanabildi. Ne yazık ki bu cetvel üzerinde elementlerden başka bazı iyonlar ve elementlerde yer alıyordu.

    İngiliz kimyacı John Newlands 1863 yazdığı bir yazıda benzer fiziksel özelliklere göre elementleri 11 gruba ayırmıştı. Atom ağırlıkları sekizin katı kadar olan elementlerin özellikleri benzerdi. 1864 yılında yazılan bir yazıda Newlands bunu Oktav kanunu ('Law of Octaves') olarak tanımladı. Bu kanuna göre herhangi bir element tablodaki sekizinci elementle benzerlikler gösteriyordu.

    Genelde periyodik tablonun babası olarak Alman bilim adamı Lother Meyer ve Rus bilim adamı Dmitri Mendeleev kabul edilir. Her ikisi de birbirinden habersi olarak dikkate değer benzer sonuçlar ürettiler. Mendeleev atomların artan atom ağırlıklarına göre sıralandıklarında belli özelliklerin tekrarlandığını görmüştür. Daha sonra elementleri tekrarlanan özelliklerine göre alt alta sıralayarak ilk iki periyodu yedişer, sonraki üç periyodu ise onyedişer element içeren bir periyodik sistem hazırlamıştır. Mendeleevin hazırladığı periyodik sistemde bazı yerleri henüz keşfedilmemiş elementlerin olduğunu düşünerek boş bırakmıştır. Daha sonra bulunan skandiyum, galyum, germanyum elementleri tablodaki boşluklara yerleşmişlerdir.

    1895 yılında Lord Rayleigh, kimyasal olarak inert yeni bir gazı ( argon) keşfettiğini bildirdi. Bu element periyodik tabloda bilinen hiçbir yere oturtulamadı. 1898 yılında William Ramsey bu elementin klor ile potasyum arasında bir yere konulabileceğini önerdi. Helyumda aynı grubun bir üyesi olarak düşünüldü. Bu grup elementlerinin değerliklerinin sıfır olması nedeniyle sıfır grubu olarak adlandırıldı.

    Mendeleevin periyodik tablosu her ne kadar elementlerin periyodik özelliklerini gösterse de neden özelliklerin tekrarlandığı konusunda herhangi bir bilgi vermemektedir.

    1911 de Ernest Rutherford atom çekirdekleri alfa parçacıklarının saçılması deneyiyle çekirdek yükünün belirlenebileceğini gösterdi. Rutherfordun gösterdiği diğer bir şey bir çekirdeğin yükünün atom ağırlığı ile orantılı olduğuydu. Yine 1911 de A. Van den Broek bir seri çalışmasıyla elementlerin atom ağırlıklarının atom üzerindeki yüke yaklaşık eşit olduğunu gösterdi. Bu yük daha sonra atom numarası olarak tanımlandı ve periyodik tablodaki elementleri yerleştirmede kullanıldı. 1913 de Henry Moseley bir grup elementin X-ışınlar spektrum çizgilerin dalga boylarını ölçerek, atom numarası ile elementlerin X-ışınları dalga boylarının ilişkili olduğunu gösterdi. Bu çalışma Mendeleev, Mayer ve diğerlerinin yaptığı gibi atom ağırlıklarını temel seçmedeki yanlışlığı gösteriyordu.

    Fakat neden periyodik özellikler gözleniyor sorusunun yanıtı ise Niels Bohr un elementlerdeki elektronik yapıyı incelemesiyle başlar diyebilir.

    Periyodik tablodaki en son büyük değişiklik, 20. yüzyılın ortalarında Glenn Seaborgun çalışmasıyla ortaya çıktı. 1940 da plutonyumu bulmasıyla başlayan araştırması, 94 den 102 ye kadar olan tüm uranyum ötesi elementlerin bulmasıyla sürdü. Periyodik tablodaki lantanit serisinin altına aktinitler serisini yerleştirdi. 1951 de Seaborg bu çalışmaları ile kimyada Nobel ödülünü kazandı. 106 nolu element seaborgiyum (Sg) olarak adlandırıldı.




+ Yorum Gönder


dimitri mendeleleyev ve meyerin hayatı,  lothar meyer periyodik tablo,  lother meyer periyodik tablo,  lother meyer periyodik tablo ile ilgili çalışmaları,  lothar meyer periyodik tablo ile ilgili çalışmaları,  lothar meyer ne yaptı