+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Bilgi Arşivi Forumunda Bilinçaltı ve bilinçdışı arasındaki fark Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zühre
    Devamlı Üye

    Bilinçaltı ve bilinçdışı arasındaki fark








    Bilinçaltı ve bilinçdışı

    Bilinç; algı ve bilgilerin beyinde oluşma ve eyleme yol gösterme yetkisi. Zihinsel bir süreç olduğu kadar toplumsal kaynaklıdır ve dille doğrudan bağıntılıdır. Psikolojide bilinç, kişinin, ruhsal enerjisiyle etkinliklerini, çevresiyle arasındaki ilişkiyi ayırt edişi, duyuşu olarak zihinsel, dilsel, toplumsal olduğu kadar bireysel planda ruhsal bir süreci de dile getirir. Bu anlamda bilinç, belirli bir toplumda yaşayan ve büyük ölçüde o toplumun egemen değer yargılarına göre biçimlenen bir duyuş ve davranış örüntüsüdür. Bir başka deyişle, insanın ruhsal enerjisinin ya da iç dünyanın, temelde düzgün ve tutarlı, toplumun egemen değer yargılarıyla uyumlu bir biçimde dışavurulmasıdır. Psikolojide bilinçten ayrı olarak insanda bir bilinçaltı ve bilinçdışı olduğu kabul edilir.

    Bilinçaltı: Psikolojide kişinin iç dünyasının bilinçdışı olarak adlandırılan süreçleri arasında varolduğu kabul edilen bölgedir. Bu bölge, bir yandan, kişinin hayvansı doğasından devraldığı ama toplumsal evrim süreci içinde uygarlığa geçişle birlikte denetim altına soktuğu birtakım “kaynak”; öte yandan, unutulmuş uyarıların, algıların ve toplumda geçerli genel değer yargılarına ters düştüğü için kişinin açığa vurmayı göze alamayıp bastırdığı, bilincinin dışına attığı arzu ve anıların biriktiği bir “depo” işlevi görür. Bilinçaltında yatan bu güdüler, arzular, anılar, düşünceler, çoğu zaman bilince çıkmazlar, çıkarmazlar. Çünkü algılanmışlarsa da uyarı-algı-bilinç süreci içinde “gereksiz ayrıntı” sayılarak unutulmuşlar ve belleğin bir köşesine atılmışlardır; bu anlamda bellekte unutulmuş uyarıların, algıların bulunduğu bölüm ile bilinçaltı çakışır. Ancak çok güçlü bir uyan üzerine bellekten/bilinçaltından çıkıp apansız akla gelirler. Ya da kişi, bu güdüleri, arzulan, anıları, düşünceleri benimsediği, dışavurmak üzere büyük bir istek duyduğu halde çevresiyle ters düşeceği kaygısı içinde sansür eder, bastırır, eşdeyişle bilinçaltına atar. Bastırmayı gerçekleştirmek için harcanan ruhsal enerji ağır basmıştır. Ama bilinçaltının derinliklerinde yatanlar onlara kişinin duyduğu istek ölçüsünde bilince çıkmakta direnirler ve çoğu zaman “bilinç eşiği “ni aşamasalar da eşdeyişle bilinçli bir eylem, davranış biçimi olarak boy gösteremeseler de rüyalarda, dil sürçmelerinde, nevrozlarda kendilerini gösterirler. Bilinçaltının incelenmesi demek olan ruh çözümlemesinde (psikanaliz) rüyalara, dile, anlatıma verilen özel önem bundan ötürüdür. Kimi düşünceci filozoflar, bilinçaltını “bilinmesi olanaksız” olarak nitelerler. Gerçekte Freud ile birlikte bilinçaltının keşfi yönünde büyük bir adım atıldı ve bilincin bugünkü düzeyinde bilinçaltı tam anlamıyla aydınlatılabilmiş değilse de psikanaliz birçok ruhsal hastalıkların tedavisinde olumlu bir rol oynayabilmektedir.Bilinçdışı: Psikolojide kişinin içgüdüsel olarak, alışkanlık ve refleks sonucu yaptığı ve bilincin yönetmediği eylem ve etkinlikleri belirleyen süreç, kişinin iç dünyasında bilinç ve bilinçaltından ayrı ve daha geniş yer tutan bölge. Bilinçdışı eylemler iki kümede toplanabilir; 1) “Organik alışkanlıklar” (soluk alma, kalp atışı vb), “edinilmiş alışkanlıklar” (yürüme vb) ve refleksler (korunma refleksi vb) gibi otomatça olanlar; 2) Normalde bilinçle yapılabilecek oldukları halde doğal ya da yapay olarak bilincin ortadan kalkması sırasında (uyku, sarhoşluk, hipnotizma, uyurgezerlik) oluşanlar. Bu ikinci tür eylemlerin gerisinde yatanlar, aslında kimi zaman “bilinçaltı” olarak adlandırılan bölgede bastırılmış olarak yer alırlar. Bir başka deyişle, kişinin bilinçaltında sakladığı gizli arzular, niyetler bazen uykuda sayıklama ya da sarhoşluk sırasında taşkınlıklar biçiminde bilinçdışı eylemler olarak açığa çıkarlar. Bu anlamda bilinçdışı ile bilinçaltı birbirleriyle çok yakından ilintilidir (hatta bazı batı dillerinde günlük kullanımda halk arasında “bilinçdışı” sözcüğü (inconscient, inconscious) “bilinçaltı” sözcüğünün (subconscient, subconscious) yerini almıştır. Ancak bilinçaltı ruhsal bir süreci dile getirirken bilinçdışı sinirsel ve fizyolojik süreçleri içerir. Davranışçılık, Varoluşçuluk gibi felsefe akımları ise bilinçdışının varlığını yadsıyarak bunun yalnızca bir varsayım olduğunu, yalnızca-bilinç alanının tanınabileceğini savunurlar.








  2. VUSLAT
    Bayan Üye





    bilinç altı daha önce yaşadığımız beyne kaydedilen bilincimizde olan şeylerin tekkerrür biliç dışı yapılan işler ise acıkınca yemek yemek nefes almak bunlar bilinç dışı şeylerdir




+ Yorum Gönder


bilinçaltı ile reflex arasındaki fark