+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Atatürk'ün Gittiği Okullar ve Bugünkü Durum ve isimleri Nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürk'ün Gittiği Okullar ve Bugünkü Durum ve isimleri Nedir








    Atatürk'ün Gittiği Okulların bugünkü halleri ve isimleri nelerdir? Geçmişte Atatürk'ün okuduğu okulların bugünkü isimleri ve ne durumda oldukları hakkında kısaca bilgi verir misiniz







  2. Mineli
    Devamlı Üye





    Atatürk'ün Gittiği Okullar

    Ulu Önder Atatürk'ün gittiği okullar

    1.mahalle mektebi
    2.şemsi efendi okulu
    3.selanik mülkiye rüştiyesi
    4.selanik askeri rüştiyesi
    5.selanik askeri idadisi
    6.harp okulu
    7.harp akademisi




  3. Mineli
    Devamlı Üye
    mahalle mektebi

    Mahalle Mektebi
    Mahalle Mektebi Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arası kız ve erkek çocukların Kur'an-ı kerim öğrendikleri yer. “Sıbyan mektebi, taşmekteb, ibtidaiyye (ibtidai) muallimhane ve “darü'l-ibn” gibi isimlerle de anılan bu mektepler, hemen her mahallede bulunurdu. Mahalle mekteplerinin çoğu cami veya mescidlerin yanında yapılırdı. Bunlar padişahlar, valide sultanlar, büyük devlet memurları ve iyiliksever kimseler tarafından kurulurdu. Köylerde ise, mescidlerin son mahallinde özel bir oda inşa edilir

    Mahalle Mektebi hakkında ansiklopedik bilgi
    Mahalle Mektebi Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arası kız ve erkek çocukların Kur'an-ı kerim öğrendikleri yer. “Sıbyan mektebi, taşmekteb, ibtidaiyye (ibtidai) muallimhane ve “darü'l-ibn” gibi isimlerle de anılan bu mektepler, hemen her mahallede bulunurdu. Mahalle mekteplerinin çoğu cami veya mescidlerin yanında yapılırdı. Bunlar padişahlar, valide sultanlar, büyük devlet memurları ve iyiliksever kimseler tarafından kurulurdu. Köylerde ise, mescidlerin son mahallinde özel bir oda inşa edilir ve mekteb vazifesi görürdü.

    Sultan İkinci Bayezid Hanın kendi adını taşıyan caminin güney tarafında yaptırdığı mektebin vakfiyesindeki “mektephanede muallim ve halife olanlar talim-i kelam-ı kadim ve Kur'an-ı azim ederler.” şeklindeki ifadenin anlaşıldığına göre mahalle mektebinin gayesi, çocuklara Kur'an-ı kerim okumasını öğretmekti. Nitekim tanzimata gelinceye kadar mahalle mekteplerinde çocuklara sadece Kur'an-ı kerim okuma, tecvit ve ilmihal bilgileri ile namaz kılma usulü ve namazda okunacak ayet ve dualar ezberletilirdi. 1846 tarihinde yayınlanan bir talimatname, mahalle mekteplerinde okunacak dersler arasına harekeli Türkçe, muhtasar ahlak risaleleri ve yazı derslerini de ilave ediyordu.

    Mahalle mekteplerine kesin olarak başlama yaşı belli değildi. Anadolu'da 4 yaşına gelen çocukları mektebe gönderme adet iken, İstanbul'da bu yaş 5 veya 6 olarak kabul edilmişti. Kız ve erkek çocuklar değişik saatlerde ve ayrı olarak ders alırlardı. Erkek çocukların hocaları umumiyetle medresede tahsil görmüş alim ve bilgili kimseler olurdu. Kız çocuklarına mahsus mekteplerin hocaları da ekseriya Kur'an-ı kerim'i tecvid üzere çok iyi okuyabilen, Osmanlıca yazıyı iyi bilen ve ilmihal bilgilerini kitaplardan öğreten yaşlı kadınlardan seçilirdi.

    Zaman zaman çocukların herhangi bir meslek ve sanata başlatılmadan önce, mahalle mekteplerinde Kur'an-ı kerim okumaya ve ilmihal öğrenmeye mecbur tutulmaları hakkında fermanlar çıkarılmakta idi. Sultan İkinci Mahmud Han, 1824 tarihli İstanbul ve bilad-ı selase kadılarına gönderdiği bir fermanda, para kazanmak gayesi ile çocuklarını 5-6 yaşlarında mektepten alarak, çıraklığa veren ana ve babaların çocuklarını cahil bırakacaklarını, bunların büluğa ermelerini ve ilmihal ile İslamın şartlarını layıkı ile öğrenmelerini şart koştu. Bu şartları yerine getirmeden çocukların mektepten alınarak, usta yanına verilmesini yasakladı.

    Mahalle mekteplerinin en önemli hususiyetlerinden biri de mektebe başlama şekliydi. Çocuk okuma çağına gelince mektebe büyük bir merasim ile başlatılırdı (Bkz. amin Alayı). Mektepteki okuma müddeti içinde; çocuklara çalışıp kolayca öğrenmeleri için teşvikte bulunulur ve hediyeler alınırdı. Mahalle mektebini bitiren çocuklar, rüşdiye ve emsali okulları takib edebilecek duruma gelmiş olurlardı.




  4. Mineli
    Devamlı Üye
    Şemsi Efendi Mektebi, Manastır'da bulunan, Şemsi Efendi'nin (ö. 1917) kurucusu olduğu şimdiki Feyziye Mektepleri'nin öncüsü okuldur. Mustafa Kemal Atatürk Mahalle Mektebi'nden sonra burada okudu.

    Okul modern ve laik bir okuldu ve bu özellikleri nedeniyle defalarca muhafazakar kesimlerin saldırısına uğramış ve zarar görmüştü[1].

    Şemsi Efendi Mektebi'nin devamı olan Şişli Terakki Lisesi halen Teşvikiye'de bulunmuş ve şu anda Akatlar'da bulunmaktadır

    ----------------------------------------------
    Selanik Askeri Rüştiyesi

    Selanik’teki halasının yanına taşındıktan sonra Mülkiye İdadisi'ne kaydolan Atatürk, bu okulda Arapça öğretmenliği yapan Kaymak Hafız’dan sopa ile dayak yiyince, zaten orada okumasını istemeyen büyükannesi onu derhal okuldan aldırdı. O dönemde okul formasını çok beğendiği komşularının oğlu Askeri Rüştiye’ye gidiyordu. Ona özenen Atatürk, asker olmasını istemeyen annesinin karşı çıkmasına rağmen, gizlice, Selanik Askeri Rüştiyesi'nin sınavına girdi. Sınavı kazandığı haberini alan Atatürk 1893’te yine gizlice bu okula kaydını yaptırdı. Selanik Askeri Rüştiyesi'nde, oldukça başarılı olan Atatürk sınıf başkanıydı ve üstün zekâsıyla matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin de dikkatini çekiyordu. Genç öğrencisinin yeteneklerinden oldukça etkilenen Yüzbaşı Mustafa Efendi onu benzersiz kılmak için adına “Bilgi ve erdem bakımından olgunluk ve eksiksizlik” anlamına gelen Kemal ismini ekledi. Genç Mustafa, o günden sonra Mustafa Kemal olmuştu. Atatürk, Selanik Askeri Rüştiyesi’ndeyken, matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi’nin mazereti olduğu zamanlarda, onun yerine birçok kez dersi vermekle görevlendirilmişti. Zira büyük önder, bununla ilgili olarak daha sonra şunları söyleyecekti;


    Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum, yazılı sorular düzenliyordum. Matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu.

    Türk Dil Kurumu Başuzmanı A.Dilaçar’ın, Atatürk’ün matematikteki üstün başarısıyla ilgili olarak 10 Kasım 1971 tarihli yazısında belirttiğine göre, Atatürk ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayı'ndan (24–31 Ağustos 1936) hemen sonra 1936–1937 yılı kış aylarında kendi eliyle “Geometri” adlı bir kitap yazdı. Kitap, matematik öğretmenleri ve bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olması amacıyla 1937 yılında Kültür Bakanlığı’nca yayınlanmıştı. Atatürk, “Geometri” isimli yapıtında; Boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarp, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayım gibi geometri ve matematikle ilgili terimlerin isim babası oldu ve bu terimleri Türk matematik bilimine kazandırdı.

    Daha sonra ünlü bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, Atatürk’ün “Geometri” kitabı için "Küçük fakat anıtsal bir yapıt" yorumunu yapacaktı. Yapıtında yer alan her tanımı, her kavramı tüm öğeleriyle eksiksiz ve açık biçimde anlatan Atatürk, bunları örneklerle de açıklamıştı. Atatürk'ün türettiği matematik terimlerinin ve yaptığı geometri tanımlarının hemen hemen tümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. O'nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir.

    Atatürk, 1898’de Selanik Askeri Rüştiyesi'nden üstün başarıyla mezun oldu. Artık askerî idadide (lise) öğrenimine devam etmesi gereken Atatürk, Selanik’ten İstanbul’a gelmeyi düşünüyordu. Ancak sınav mümeyyizlerinden Hasan Bey’in tavsiyesiyle Manastır şehrindeki Manastır Askerî İdadisi’ne yazıldı.

  5. Mineli
    Devamlı Üye
    Harp Okulu askeri lise öğrencilerinin eğitimi bittiğinde gittikleri, sivil öğrencilerin özel sınavlarla az sayıda alındıkları, mezun olunduğunda teğmen rütbesi ile subay olunan üniversite seviyesinde olan okuldur.

    Kara Harp Okulu: Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapacak olan karacı subayları yetiştiren okuldur.
    Hava Harp Okulu: Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapacak olan havacı subayları yetiştiren okuldur.
    Deniz Harp Okulu: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapacak olan denizci subayları yetiştiren okuldur.

  6. Ziyaretçi
    gercektn saolll çok lazimdi da saol cnmmm

  7. Ziyaretçi
    atatür ile ilgile tek 1 şey bulamasım

  8. Ziyaretçi
    nasıl bulamassan be gardaşım ya

  9. Ziyaretçi
    neden bu kadar uzun

+ Yorum Gönder


mahalle mektebi atatürk,  atatürk mahalle mektebi,  selanik askeri rüştiyesi nasıl bir okuldur,  şemsi efendi ilkokulu nasıl bir okuldur,  atatürkün okuduğu jandarma okulun ismi nedir,  atatürkün okuduğu okulların şimdiki yerleri