+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Dengeli ve düzenli beslenme tanımı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Dengeli ve düzenli beslenme tanımı








    arkadaşlar ben dengeli beslenmenin ve düzenli beslenmemin tanımını arıyorum ve bunlarla ilgili hikaye arıyorum yardımcı olursanız çok acıl sevinirim







  2. Mine
    Devamlı Üye





    Beslenme ve Sağlık Arasındaki İlişki Nedir?

    Tüm canlıların yaşamlarını devam ettirebilmek için enerjiye gereksinimleri vardır. Enerjilerini oksijen kullanarak (oksidatif fosforizasyonla) veya oksijensiz yollarla sağlarlar. Ancak, ortak noktaları, enerji üretmek için temin ettikleri besinleri kullanmalarıdır.

    Bitkiler doğadan aldıkları başlıca “karbon”, “oksijen”, “hidrojen” ve büyük oranda güneş ışığının yardımı ile, besinlerini kendileri oluştururlar. Bu nedenle de besin piramidinde en altta yer almaktadırlar. İnsan ise bunun aksine, besin zincirinde son halka, besin piramidinde en üst noktadır.

    Aldığımız bu gıdaları, büyüme, gelişme, dokularımızı/hücrelerimizi yenileme, üreme ve enerji temininde kullanırız. Ancak, bu işlevlerin oluşması için hassas dengelerin kurulması zorunludur. Bunu temin edemediğimiz zaman, sağlığımızı koruyamayız.

    Sağlık, başlıca üç öğeden oluşmakadır. Bunlar;

    - Bedensel sağlık,
    - Ruhsal sağlık,
    - Sosyal sağlıkır.

    Bedensel sağlık için; yeterli, amaca uygun, biyolojik olarak yararlanma oranı yüksek gıdaya gereksinimiz vardır. Bir binayı yaparken, tuğla, beton, tahta, kum ve bunun gibi yapı malzemelerinin tümüne ihtiyacımız olduğu gibi vücudumuz için de dengeli olmak koşuluyla, değişik türdeki tüm gıdaları almamız şarttır.

    Yemek işlemi zorla yapılan veya yaptırılan bir işlem olmayıp, insanların arzu ettiği ve hoşlandığı bir olgudur. Bu açıdan, yemek yemek ruhsal doyum da sağlamakadır. Bazı kişi-lerin canları sıkıldığı zamanlarda gereksiz olarak devamlı yemek yemesi bunun başka bir açıdan görüntüsüdür.
    İnsanların sosyalleşmesinin ilk verisi olarak, çoğunlukla ateşi kullanarak gıdalarını pişirme-leri gösterilmektedir. Bunu takiben ulusların kendilerine has yemek pişirme usulleri geliştiril-diği bilinmekedir. Fransız ve Çin mutfaklarında yemeğin üstüne dükülen sosun önemi varken, Türk mutfağında sos yemeğin içine katılarak (salça, baharat) yemekle birlikte pişiri-lir. Çin mutfağı tadımlık iken, Türk yemekleri doyumlukur.

    Hayatımızda bu kadar önemli yer tutan beslenme, zamanımızda bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Beslenme, gelecekte de birçok bilim dallarının uğraştığı konu olacaktır.

    2. Beslenmenin Tanımı

    Sağlığı etkileyen çevresel etmenlerin başında, beslenme, barınma, giyim, fiziksel çevre, eğiim ve külürel olanakların durumu gelir. Tüm bu etmenler bireyin yaşamını yönlendirir. Çevresel etmenlerin herhangi birinin yetersizliği bireyin, dolayısı ile toplumun sağlık durumu üzerinde olumsuz etki yapar.

    Beslenme sağlığın temelidir. Bireyin ve toplumun sağlığının korunmasında ve hastaların iyileşme hızının arttırılmasında beslenme eğitimi önemli bir yer tumakadır. Bireysel de olsa beslenmenin yeterli ve dengeli olarak uygulanması, önlenebilir hastalıkları, sakatlıkları ve erken ölümleri azaltacakır.

    Beslenme; büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır.

    Bir bilim dalı olarak BESLENME;

    - Beslenmede esas olan besin öğelerinin türleri, miktarları, özellikleri ve vücut çalışmasındaki görevlerini,

    - Besinlerin birleşimi, fiziksel ve kimyasal özellikleri, üretimden tüketime değin uygulanan işlemlerin besin kalitesine etkilerini,

    - Değişik yaş, cinsiyet, çalışma ve özel sağlık durumları olan birey ve/veya gruplar için en uygun beslenme planlarının yapılmasını, inceler.

    3. Beslenmenin Amacı, Yeterli ve Dengeli Beslenme

    Beslenmenin Amacı: Bireyin yaşı, cinsiyeti ve içinde bulunduğu fizyolojik ortama göre gerekli olan besin öğelerinin yeterince alınmasıdır. Bu durum, yeterli ve dengeli beslenme olarak açıklanabilir.

    Yeterli Beslenme: Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için gereken enerjinin beslenme ile karşılanması demektir.




  3. Mine
    Devamlı Üye
    Dengeli Beslenme: Enerjinin yanısıra, vücudumuzun gereksinim duyduğu diğer tüm besin öğelerinin de gerektiği kadar alınmasıdır.

    Yetersiz Beslenme: Canlının fizyolojik gereksinimlerini karşılamaktan uzak olan beslenme türüdür. Yetersiz beslenme durumunda, fiziksel gelişme yanında beyin gelişimi, dolayısıyla, zeka da etkilenir. En çok büyüme çağındaki çocuklarda, gebe ve emziklilerde, ağır işlerde çalışanlarda sorun belirgin olarak gözlenebilir.

    4. Beslenmenin Sağlık ve İş Verimine Etkileri

    Bireyin, ailenin ve toplumun birinci amacı, sağlıklı ve üretken olmaktır. Sağlıklı ve üretken olmanın simgesi, bedenen, aklen, ruhen ve sosyal yünden iyi gelişmiş bir vücut yapısı ve bu yapının bozulmadan uzun süre işlemesidir.

    İnsan vücudu, organizmanın işlerliğinin devamını ve gelişmesini sağlarken, birçok etmen-lerin etkisinde kalmaktadır. Beslenme, kalıtım ve çevre koşulları gibi etmenlerin içinde beslenmenin ilk sırayı aldığı bilinmekedir.

    Bugüne kadar yapılan araştırmalar, beslenmenin organizmanın yaşamındaki rolü yanında, büyüme, gelişme, fizyolojik görevlerin sürdürülmesi ve yaşam süresi üzerindeki etkileri konusunda da veriler ortaya çıkarmıştır. Bu araştırmalar, sağlıklı ve düzgün çalışan bir vücut yapısının beslenmeye bağlı olduğunu açık ve seçik olarak göstermekedir.

    Gözlemlerimize göre, yetersiz beslenen toplumlarda bebek ölüm hızı, yeterli beslenenlere göre on kat daha yüksektir. Ayrıca çocukların büyüme ve gelişmeleri belirgin olarak gerilik göstermektedir.

    Yetersiz beslenme yalnız fiziksel büyümeyi değil, zeka gelişimini de etkilemekedir. Bu konuda yapılan yayınlarda, hızlı büyüme döneminde yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklar arasında, normal ve dengeli beslenenlere göre zeka geriliği oranının yüksek olduğu bildirilmiştir.

    Beslenme biliminin oraya koyduğu bulgulardan yararlanılarak raşitizim, pellegra, skorbit, iyot eksikliğine bağlı kretinizm gibi hastalıklar hemen hemen ortadan kaldırılmıştır. İsviçre’de kretinizm dağda yaşayan halkın normal bir bulgusu veya İngiltere’de raşitizmin asiller arasında normal bir yapı olduğunun kabul edilmekte iken, bu durumların hastalık olduğunun saptanması, beslenme biliminin insanlara kazandırdığı somut gelişmelerden-dir. Bunun yanında, gelişmiş ülkelerde yetişkinlerde ölüm nedenlerinin başına geçen kalp, damar ve benzeri hastalıklarda yanlış ve dengesiz beslenmenin birinci risk etmeni olduğunu bugün kabul edilmektedir.

    Yetersiz ve dengesiz beslenme, vücut direncini azaltarak infeksiyonlara zemin hazırlamakta ve hastalığın ağır seyretmesine ve öldürücü komplikasyonların gelişmesine neden olmaktadır. Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta, raşitizmde ve malnütrisyonda başlıca ölüm nedenleri infeksiyon ajanlarının yol açtığı hastalıklardır.

    Bunun yanında, özellikle kentlerde yaşıyanlar arasında şişmanlık önemli bir sağlık sorunu şeklinde görülmektedir. Genelde aşırı besin alımı ve fiziksel hareketin azlığı, şişmanlığa yol açmaktadır. Şişmanlık, diyabet, hipertansiyon ve arteriosklerotik (damar sertliği) hastalıkların oluşumunda beslenme önemli bir risk etmenidir. Ayrıca, aşırı tuz tüketimi hipertansiyona, aşırı şeker alımı diş çürüklüğüne, aşırı alkol alımı karaciğer sirozuna neden olan en önemli etmenler olduğu kabul edilmektedir.

    Beslenme, işçinin üretim hızını etkileyen etmenlerin başında gelmektedir. Üretim için gerekli enerji sağlanamadığı zaman, işçi çalışmalarını kısıtlamakta ve daha az üretim yapmaktadır. Ayrıca, yetersiz ve dengesiz beslenme ile vücut direnci azalacağı için, işçi sık sık hastalanmakta ve bunun sonucu olarak iş gücü kaybı olmaktadır. Tüm bu olumsuzluklara ek olarak dikkatin azalmasına bağlı olarak iş kazalarının artması beklenmelidir.

    Eğitim ve öğretim ancak sağlıklı kişilerde yeterince yapılabilir.

    5. Toplumda Beslenme Sorunlarının Başlıca Nedenleri

    Beslenme bozukluğunu oluşturan bir çok etmen bulunmaktadır. Bunların en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz;

    Besin Üretimi, Dağıtımı ve Teknolojisindeki Yetersizlik ve Düzensizlikler: Besini gerektiğinden fazla kaynatarak C vitamini gibi birçok maddelerin tamamen kaybına neden olunabilir. Ayrıca ıspanakta demir oranı yüksektir, ancak vücudumuza alınan, faydalanabildiğimiz demir oranı düşüktür. Bu açıdan gıda teknolojisi iyi bilinmelidir.

    Satın Alma Gücünün Yetersizliği: Gelir düzeyi kısıtlı olan bir ailenin, en az masrafla dengeli beslenme yollarına başvurmaya çok özen göstermesi gerekir. Bunun için besinler konusunda bilgi düzeyinin yüksek olması şarttır. Örneğin; et pahalı bir gıda iken, aynı amaç yumurta ile sağlanabilir. Mercimek gibi tahıllarda protein oranı yüksektir. Bu yemeklere çok az katılacak hayvansal protein (kıyma gibi) sorunun çözümünde yararlı olmaktadır. Az bile olsa birçok gıdanın birlikte alınmasının yararları yüksektir.

    Sosyo-ekonomik ve Kültürel Etmenler: Ekonomik yapı, aile, çeşitli örf ve gelenekler, çevre, dini inanışlar, eğitim, gibi kültürel etmenler gıdanın temininden alımına kadar çeşitli kademelerde beslenmemize etki etmektedirler. İyi çiğneme veya hızlı, az çiğneyerek yutma bile beslenmemiz üzerinde birer etmendir. Gerçek olmayan inanışlar yüzünden küçük çocuklara yumurta, yoğurt gibi besinler verilmeyip, şekerli besinler (lokum gibi) verildiği gözlenmektedir. Çocuk ishal olur korkusu ile yazın süt verilmemesinin nedeni sütün saklanma zorluğundandır. Ancak, yoğurt bu durumlarda rahatlıkla verilebilir. Ayrıca anne sütü ile birlikte ek gıda alan bir çocuğa yoğurt rahatlıkla verilebilir, çünkü yoğurdun çocuğun midesini bozduğu endişesi yersizdir.

    Aile Yapısı: Yukarıda belirtilmesine karşın, ailenin birey sayısı, bir sofrayı paylaşan kişilerin adedi ayrıca vurgulanması gereken bir olgudur.

    Kirlilik: Çevremizdeki kirlilik giderek artan oranda önemlilik kazanmaktadır. Ayrıca, gıdalardaki katkı maddeleri önemli bir sorun olarak karşımızdadır. Besinlerin uygunsuz koşullarda hazırlanması, saklanması ve işlenmesi, gıdadan yararlanma oranını azalttığı gibi, zararlı öğelerin vücudumuza girmesine neden olmaktadır. Mikroplar, parazitler, zehirler gibi birçok maddenin alınmasına ve sağlığımızın bozulmasına bile neden olurlar.

    Özet

    Beslenme; büyüme, gelişme, yaşamın sürdürülebilmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır.

    Beslenme biliminin konusunu; beslenmede esas olan besin öğelerinin türleri, miktarları, özellikleri ve vücut çalışmasındaki görevleri; besinlerin birleşimi, fiziksel ve kimyasal özel-likleri, üretimden tüketime değin uygulanan işlemlerin besin kalitesi üzerine etkileri; değişik yaş, cinsiyet, çalışma ve özel sağlık durumları olan birey ve/veya toplum için en uygun beslenme planlarının ve yaklaşımların belirlenmesi oluşturur.

    Beslenmenin amacı; bireyin yaşı, cinsiyeti ve içinde bulunduğu fizyolojik ortama göre gerekli olan besin öğelerinin yeterince alınmasıdır. Bu durum, yeterli ve dengeli beslenme olarak açıklanabilir. Yeterli beslenme; organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için gereken enerjinin beslenme ile karşılanması demektir. Dengeli beslenme; enerjinin yanısıra, vücudumuzun gereksinim duyduğu diğer tüm besin öğelerinin de gerektiği kadar alınmasıdır.

    Bireyin, ailenin ve toplumun birinci amacı, sağlıklı ve üretken olmaktır. Sağlıklı ve üretken olmanın simgesi, bedenen, aklen, ruhen ve sosyal yönden iyi gelişmiş bir vücut yapısı ve bu yapının bozulmadan uzun süre işlemesidir.

    Toplumumuzda beslenme sorunları oldukça yoğun ve ağır olarak gözlenmektedir. Bunlar başlıca aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:

    Besin üretimi, dağıtımı ve teknolojisinde yetersizlik ve düzensizlikler; sosyo ekonomik ve kültürel etmenler; ekonomik yapı, aile, çeşitli örf ve gelenekler, çevre, dini inanışlar, eğitim, gibi kültürel etmenler gıdanın temininden alımına kadar çeşitli kademelerde beslenmemize etki etmektedirler.

    Kavram Dizini

    Büyüme: Bedenimizin fiziksel olarak oluşmasıdır.
    Gelişme: Vücudumuzun işlevsel olarak olgunlaşmasıdır.
    Raşitizm: Çocuklarda oluşan kalsiyum ve D vitamini bozukluğudur.
    Skorbit: C vitamini eksikliğine bağlı gelişen hastalıktır.
    Kretinizm: İyot eksikliğinde gözlenen hastalıktır.




  4. Ziyaretçi
    Dengeli ve Düzenli Beslenme Nedir?

    Yaşamın devamlılığı için en önemli işlev olan beslenme, toplumumuzda fazla üzerinde düşünülmeyen ve genel ruh ve beden sağlığımıza olan etkileri göz ardı edilen bir konudur.
    Çocuklukta kazanılan alışkanlıkların ömür boyu devam ettiği ve damak zevkinin alışkanlıklara bağlı olduğu bir gerçektir. Bu nedenle gerek yetersiz ve tek yönlü gerekse aşırı beslenmenin çok yönlü zararları göz önüne alınarak hayatımızın sonuna kadar devam edecek dengeli bir beslenme alışkanlığının kazanılması gerekmektedir. Dengeli beslenmenin herkes tarafından bilinen kurallarından bahsedelim:

    Dengeli ve Düzenli Beslenmenin Kuralları

    a) Çok yönlü beslenmeye dikkat etmeliyiz :Bitkisel yiyecek ve içeceklerden bol miktarda hergün alınmalıdır. Bunlar sebze, meyve, hububat,patatestir. Hazırlanırken az yağ ile hazırlanmalıdır. Azda olsa hayvansal ürünlerden de alınmalıdır.
    Protein ,yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve minareler bütün yiyeceğimiz içeceğimiz besin kaynaklarında değişik oranlarda bulunur. Bunun için besin maddelerinin vücuda dengeli olarak alınabilmesi yiyecek ve içeceklerimizin çok çeşit olması ile sağlanır.
    b) Hububat ürünlerinden müsli,ekmek,öğütülmemiş undan yapılan makarna, priniç, bisküvi ve patates gibi besinlerden yemeye özen göstermeliyiz.:
    Bu besinlerin uzun bir süre tok tutacağı için kan şekeri düzeyini dengeler, yüksek kollestrolü düşürür,hazmı kolaylaştırır.Patatesinde faydası çoktur ama yağlı patates kızartması, cips ya da kroket yerine haşlanarak hazırlanan patates tüketilebilir. Püresi de yapılabilir.
    c) Her gün 5-6 defa meyve ve sebze tüketmeliyiz : Sebze ve meyvelerde bulunan bol miktardaki vitamin ve minareler vücudumuz için çok faydalıdır. Her gün çiğ veya haşlanmış sebze ve salata ve 2 porsiyon taze meyve önerilir.Posalı gıdalar olduklarından da ayrıca bir önem taşır.Günde 600 gram meyve ve sebze yememiz bizler için çok önemlidir.
    d) Süt ve süt ürünlerinden her gün, haftada bir kez de balık tüketmeliyiz.: Süt ve süt ürünlerinin az yağlı olanı tercih edilmeli bol bol tüketilmeli, Her gün az yağlı 250 gram süt ve az yağlı 3 dilim beyaz peynir, haftada bir kez balık ve haftada bir kez en fazla 300-600 gram arası et , haftada en çok 3 yumurta ve etsiz yekler tercih edilir.
    Fazla tüketilen et, salam, yumurta vücutta purin, tuz ve kolestrol yükselmesine neden olacağı için zararı büyüktür.
    Süt ve süt ürünleri bol miktarda protein, kalsiyum, potasyum, magnezyum ve daha başka bir çok vitamin içerirler . Özellikle kemiklerin taşı olarak kabul edilen kalsiyumun vücuda alınması için bol miktarda tüketmeyiz.Yani 13-15 yaşa arasında çocukların günlük kalsiyum ihtiyacı 1200 mg’dir.
    e) Gıdalarımızı az yağlı ve yiyeceğimiz yemeklerde az yağ kullanmalıyız:
    Yiyeceğimiz sucuk ve salam çeşitlerinde yağsız olanını seçmeliyiz. Peynirde yağ oranı ise %45’ kadar olanlar terci edilmelidir.
    Tereyağ, margarin yerine ekmeğin üzerine hardal yada salça sürülebilir. Salam yada peynir yerine ise ,taze domates veya salatalık tercih edilebilir. Salata sosları yerine yoğurt kullanılabilir.
    2 yada 3 porsiyon salataya sadece 1 kaşık bitkisel yağ kullanılmalıdır.Fazla yağ kullanılmayacak şekilde pişirilmelidir.Yani yağsız tavada,fırında alimunyum folyeye sararak
    Fazla yağlı yediğimizde kan yağlarımızın yükselmesine ve kalp ve damar hastalığına sebep olur. Günde en fazla 70-90 gram yağ tüketilmelidir.
    f) Yiyeceğimiz besinleri doğru hazırlamaya dikkat etmeliyiz : Uzun süre pişirilmesi, pişen yemeklerin tekrar tekrar ısıtılması , yemek yaparken çok su kullanılması besinlerin vitamin ve madensel maddeler açısından kayba uğramasına neden olur. Izgara, buğulama veya az su ve az yağla pişirilen yemeklerde vitamin kaybı daha azdır.
    g) Şekeri ve tuzu mümkün olduğunca az kullanmalıyız. : Şeker , çikolata pasta ve gofret gibi tatlı besinlerimizden az miktarda alınmalı ve yedikten hemen sonra dişlerimiz fırçalanmalıdır.
    Şeker dişlerin çürümesine, fazla kilo almaya neden olduğundan ve yeterli mineral ve vitaminler içermediğinden fazla miktarlarda alınması tavsiye edilmez.
    Ayrıca şekerli içeceklerden de uzak durulmalıdır. Fazla miktarda alınan tuz ise, yüksek tansiyon, gastrit ve l-mide kanserine yol açabileceğinden alınması tavsiye edilmez.
    Daha çok taze ve az işlenmiş gıdalar yenilmeli; daha az hazır gıdalar (hazır çorbalar, soslar, hazır et ve balık ürünleri ) ve dondurulmuş gıdalar tüketilmelidir.Zira hazır gıdalar daha fazla tuz içerirler.
    Sofra tuzu olarak , günde en fazla 5 gram iyotlu tuz kullanılmalıdır.
    h) Bol sıvı almalıyız : Su maden suyu, şekersiz bitki ve meyve çayları , sulandırılmış meyve suları(konsantre olmayan) ve sebze suları bol miktarda tüketilmelidir.Konsantre meyve suları , limonata ve kolalı içeceklerin içilmemesi, ayrıca siyah çay ve yeşil çay, kahve diyet içeceklerin fazla içilmemesi tasfiye edilir.
    Su vücut ısısını düzelediğinden , özellikle çocuklar , yaşlılar ve spor yapanların bol sıvı almaları ayrıca önemlidir.
    ı) Yemeklerinizi lezzetli ve besin değeri kaybolmayacak şekilde pişiriniz: Işık, oksijen , ısı ve su gıdalarının besleyici değerini azaltırlar. Bu yüzden aşağıda belirtilen kurallara dikkat edilmelidir.

    Dengeli Beslenmek için Kurallar

    Meyve sebzeler taze olarak yenmeli.
    Soğuk ve karanlık yerlerde muhafaza edilmeli.
    Yemeden az önce hazırlanmalı
    Akar suda yıkanmalı ( suya ıslayıp bırakılmamalı)
    Büyük parçalar halinde doğranmalı (mümkünse bıçak yerine elle kopararak )
    Çiğ yenilecekse, hemen sosu ile karıştırılmalı
    Kısa sürede kapalı tencerede pişirilmeli
    Az suda pişirilmeli
    Yemekler piştikten sonra sıcak kalması için ocakta bekletilmemeli, Bırakın soğusun , yeniden ısıtırsınız.
    Yemeklerde bol miktarda taze yeşillik tüketelmeli
    Pişmiş sebze yemeklerinin üzerine doğranan taze çiğ gıdalar besleyici değerini artırır
    Yavaş yavaş ve sindirerek yemeye dikkat ediniz
    Fazla kilolarımıza dikkat edip spor yapmalıyız.

  5. Ziyaretçi
    mine hanım sizlere çok teşekkür ederim niyemi çünkü bu ödevim çok önemliydi siz olmasaydınız bu ödevimi yapamıyacaktım bu yüzden size çok teşekkür ederim

+ Yorum Gönder


dengeli ve düzenli beslenmenin tanımı,  dengeli ve düzenli beslenme tanımı,  dengeli ve düzenli beslenmenin tanımını yapınız,  dengeli ve düzenli beslenmenin tanımı kısaca,  düzenli ve dengeli beslenmenin tanımı,  dengeli ve düzenli beslenmenin tanımı nedir