+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Atasözlerinin çıkış kaynaklarını araştırma Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atasözlerinin çıkış kaynaklarını araştırma








    önemli Atasözlerinin çıkış kaynaklarını araştırma ltfen yardım edin







  2. Gizliyara
    FoRuMaciL Security





    Deyim: İki ya da daha fazla kelimeden meydana gelen ve kelimelerin öz anlamları dışında yeni bir anlam ifade eden söz gruplarına denilir. Atalarımız buna tabir derlerdi. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşünceler ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.

    Atasözleri ortaya çıkarken genellikle uzun zamanların tecrübeleri sonucu ulaşılan doğruların veciz ifadesi biçiminde söylenir; oysa deyimler genellikle bir hikâye ye, bir efsane veya olaya dayanır. Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar.
    Şimdi sizlere bazı deyimlerimizin anlamlarını ve ortaya çıkışlarını anlatan hikâyelere yer vereceğim.



    Atasözleri ve Deyimlerin Ortaya Çıkış Hikayeleri

    Toprağı Bol Olmak

    İlk çağ inançlarına göre, insanlar öldükleri vakit bittakım eşyaları ile birlikte gömülürlerdi Tanrılarına sunmak ve öte dünyda kullanmak üzere mezarlara birlikte ***ürdükleri bu eşyalar genellikle kıymetli maden ve taşlardan mamul kap kacak ile takılardan oluşurdu Türk Beyleri de İslamiyetten önceki zamanlarda korugan dedikleri mezarlarına altın, gümüş ve mücevherleriyle birlikte gömülürler, sonra da üzerine toprak yığdırtarak höyük yapılmasını vasiyet ederlerdi Eski medeniyetlerin beşiği olan Ortadoğu ve Anadolu'da, pek çok ünlü hükümdarlara ait bu tür mezar ve höyükler hala bulunmaktadır

    Altın ve hazine her zaman insanoğlunun ihtiraslarını kamçılamış, nerede ve ne kadar kutsal olursa olsun elde edilmek için insanı kanunsuz yollara sevk etmiştir Höyüklerdeki hazineler de zamanla yağmalayanmaya başlanınca ölenin ruhununmuazzep edildiği düşüncesiyle üzerine toprak yığılır ve gittikçe daha büyük höyükler yapılır olmuş O kadar ki ölenin yakınları ve cenaze merasimine katılanların birer küfe toprak getirip mezarın üstüne atmaları gelenek halini almış Öyle ya, mezarın üzerinde toprak ne kadar bol olursa, düşmanlar ve art niyetliler tarafından açılması ve hazinenin yağmalanması, o kadar engellenmiş olurdu Bu durumda toprağı bol olan kişi de öte dünyada rahat edecek, en azından kulanmaya eşyası ve tanrılara sunmaya hediyesi bulunacaktır Bugün dilimizde yaşayan "toprağı bol olmak" deyimi, aslında ölen kişi hakkında iyi dilek ifade eder Türklerin İslam dairesine girdikten sonra yavaş yavaş terk ettikleri höyük geleneği, "toprağı bol olmak" deyiminin de gayrimüslimler hakkında kullanılmasına yol açmıştır

    ALTI KAVAL ÜSTÜ ŞEŞÂNE

    Parçalan birbirine benzemeyen ve uygun olmayan, dolayısıyla bir işe yaramayan aparatlar hakkında veya giyim kuşam konusunda birbirine uymayan ve yakışmayan kıyafetler İçin altı kaval üstü şeşhâne deyimini kullanırız Buradaki şeş-hâne kelimesinin İstanbul'da bir semt adı olan Şişhane ile herhangi bir alâkası yoktur ve Şişhane söylenişi yanlıştır Çünki şeş-hâne diye namlusunda altı adet yiv bulunan tüfek ve toplara denir Yivler mermiye bir ivme kazandırdığı için ateşli silahların gelişmesinde önemli bir yere sahiptir Evvelce kaval gibi içi düz bir boru biçiminde imal edilen namlular, yiv ve set tertibatının icadıyla birlikte fazla kullanılmaz olmuş ve gerek topçuluk gerekse tüfek, tabanca vs ateşli silahlarda yivli namlular tercih edilmiştirMerminin kendi ekseni etrafında dönmesini ve dolayısıyla daha uzağa gitmesini sağlayan yivler bir namluda genellikle altı adet olup münhani (spiral) şeklinde namlu içini dolanırlar Altı adet yiv demek, namlunun da altı bölüme (şeş hâne = altı dilim) ayrılması demektir ki halk dilinde şeşâne (şişane değil) şeklinde kullanılır

    Bu izahtan sonra üstü kaval, altı şeşhâne biçiminde bir silah olmayacağını söylemeyi zaid addediyoruz Çünki kaval topların attığı gülle ile şeşhânelerden atılan mermi farklıdır Keza kaval tüfekler ile fişek atılırken şişhane namlulu tabancalardan kurşun atılır Bu durumda bîr silah namlusunun yarısına kadar kaval, sonra şişhane olması da mümkün değildir Ancak yine de vaktiyle bir avcının, yivlerin icadından sonra çifte (çift namlulu) tüfeğinin kaval tipi namlularının üst kısımlarını teknolojiye uydurmak için şeşhâne yivli namlu ile takviye ettiğine dair bir hikâye anlatılır Hattâ bu uydurma tüfek öyle acayip ve gülünç bir görünüm almış ki diğer avcılar uzunca müddet kendisiyle alay etmişler ve "Altı kaval üstü şeşhâne / Bu ne biçim tüfek böyle" diyerek kafiyelendirmişler O günden sonra halk arasında bu hadiseye telmihen birbirine zıt durumlar için altı kaval üstü şeşhâne demek yaygınlaşmış ve giderek deyimleşerek dilimize yerleşmiştir




  3. Ziyaretçi
    Atasözleri, biçim yönünden diğer yazı türlerine göre farklı özellikler gösterir. Öykü, roman, şiir, deneme gibi yazı türleri pek çok cümlenin bir araya gelmesi ve anlam yönünden bütünleşmesiyle oluşur. Buna karşın atasözleri genellikle bir, en fazla iki cümleden oluşur. Bütün duygu ve düşünceler bu tek cümleye sığdırılır. Bu cümleler kişiden kişiye değişmez. Halkın ortak malıdır ve halk tarafından aynı biçimde söylenir. Atasözlerinde biçim özellikleri şu başlıklar altında toplanabilir:




  4. Halit
    Özel Üye
    Ad Cümleleriyle Kurulan Atasözleri


    * Ad cümleleriyle kurulan atasözlerimde yüklem ad ya da ad soylu sözcüklerden oluşur.

    Örnek: Almak kolay, ödemek güçtür. / Akıl için yol birdir. / İki el bir baş içindir.

    * Ad cümleleriyle kurulan atasözlerinde var, yok sözcükleri ek eylem alarak yüklem olur.

    Örnek: Kalpten kalbe yol vardır. / Ölümen öte köye köy yoktur.

    * Ad cümleleriyle kurulan atasözlerinin çoğunda ek eylem -dır söylenmez. Bu durumda genellikle herhangi bir anlam kaybı söz konusu olmaz.

    Örnek: Can cümleden aziz. / Hizmetçi kırarsa şuç, hanım kırarsa kaza.


+ Yorum Gönder


atasözlerinin çıkış kaynaklarını araştırma,  atasözlerinin çıkış kaynakları,  atasözlerin çıkış kaynaklarını araştırma,  atasözlerin çıkış kaynaklarını sınıflandırma,  atasözlerin çıkış kaynaklarını,  atasözlerinin çıkış kaynakları araştır