+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda İstiklal marşının sanatını,nazımı birimini,zihniyetini,ögreticimi yada sanatsal metinmi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. ali_şamil
    Yeni Üye

    İstiklal marşının sanatını,nazımı birimini,zihniyetini,ögreticimi yada sanatsal metinmi








    istiklal marşının sanatını,nazımı birimini,zihniyetini,ögreticimi yada sanatsal metinmi bunları bilen varsa yardım ederse sevinirim. bunun dışında istiklal marşını yazan kişi kimdir ve bu marşı aynı zaman da ünümüzde ki hali ile besteleyen kişi de kimdir.







  2. AciLForum
    Moderators





    İstiklâl Marşı

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak,
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma, kurban olayım, çehrenin ey nazlı hilâl !
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl ?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl !

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma ! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın .
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri “toprak!”diyerek geçme,tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun,incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da , bu cennet vatanı.

    Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki fedâ?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
    Etmesin beni tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

    Ruhumun senden, İlahi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
    Bu ezanlar-ki şahâdetleri dinin temeli
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,
    Her cerihamdan, ilâhi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden nâ’şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

    Mehmet Akif Ersoy

    İçerik Özellikleri:

    Tema (Ana Duygu): Vatan, millet, bayrak sevgisi ve bağımsızlık tutkusu, Türk Milleti’nin ölmeyeceği ve sonsuza kadar yaşayacağı inancı.

    Konu: Kurtuluş Savaşı, Türk tarihi, Türk ulusunun bağımsızlık uğruna neler yapabileceği, bağımsızlığın kazanılmasından duyulan coşku ve heyecan

    Ana Düşünce: Vatanımızı, milletimizi ve bayrağımızı sevmeli; bağımsızlık uğruna canımızı seve seve feda etmeliyiz.

    Dil ve Şekil bakımından şiire Hakim Olan Düşünce: “Kuvvet, güven duygusu, sağlamlık ve sadeliktir. Bunlar Türk halkı ve askerinin özellikleridir.” (Prof. Dr. Mehmet KAPLAN)

    Konu Bakımından Şiir Çeşidi: Lirik ve epik şiir.

    Şairi ve Şairin Mesleği: Mehmet Akif ERSOY – Baytar (Veteriner hekim yani hayvan doktoru).

    Mehmet Akif’in şiirlerinin Toplandığı Eser: Safahat (Yedi bölümdür).

    Bestecisi: Osman Zeki ÜNGÖR.

    İstiklâl Marşı’nın Milli Marş Olarak Kabul Tarihi: 12 Mart 1921.

    İstiklâl Marşı’nın Yazıldığı Yıllar: İstiklâl Marşı’nın yazıldığı yıllarda, henüz İstiklâl Savaşı kazanılmamıştır. Türk ordusu, bu şiir yazıldıktan bir yıl sonra, 16 Ağustos’ta Büyük Taarruz’a geçer.

    Biçim Özellikleri:

    Biçim: Manzume

    Tür: Şiir


    Nazım Birimi (Yapı Özelliği): 9 dörtlük, 1 beşlik (Dörder mısralık dokuz birim, beş mısralık bir birim)

    Ölçüsü: Aruz ölçüsü

    Fa i la tün // fe i la tün // fe i la tün // fe i lün

    İstiklâl Marşı’nın İncelenmesi

    İstiklâl Marşı, Cumhuriyet’in İlânı’ndan önce 1921’de yazılmış olmakla beraber, Cumhuriyet’i müjdeler ve millî marş olarak kabul edildikten sonra, hemen her gün tekrarlandığı için Atatürk ile beraber Cumhuriyet devrinin sembolü olur. Bu devirden sonra yetişen bütün nesillerin daha ziyâde merasim dolayısıyla kendine has bestesi ile söyledikleri bu marş, şiir olarak da üzerinde durulmaya değer.

    İstiklâl Marşı’nı değerlendirirken, yazıldığı devri göz önünde bulundurmak lâzımdır. Şiiri söyleyen Mehmet Âkif olmakla beraber, aslında o, kendi beni ile birleştirdiği Türk milletinin duygu ve inancını dile getirir.

    İstiklâl Marşı’nın yazıldığı yıllarda, henüz İstiklâl Savaşı kazanılmamıştır. Türk ordusu, bu şiir yazıldıktan bir yıl sonra, 16 Ağustos’ta Büyük Taarruz’a geçer.

    Düşmana karşı ordu ve millete cesaret vermek isteyen büyük şâir, şiirine “Korkma!” diye başlar.

    1. Kıta:

    Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

    Sönmeden yurdumun üzerinde tüten en son ocak.

    O, benim milletimin yıldızıdır, parlayacak

    O, benimdir; o, benim milletimindir ancak!

    Bilinmeyen Kelimeler:

    İstiklâl: Özgürlük, bağımsızlık, hürriyet.

    Şafak: Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık.

    Sancak: Çoğunlukla askeri birliklere verilen süslü bayrak.

    Ocak: Aile.

    Düz Cümleye (Nesre) Çevrilmiş Hali: Korkma! Bu şafaklarda yüzen al sancak, yurdumun üstünde tüten en son ocak sönmeden sönmez. O, benim milletimin parlayacak yıldızıdır. O, benimdir; o, ancak benim milletimindir.

    Açıklaması: Bu kıtada şair Türk Milleti’ne sesleniyor ve şunları söylüyor: “Ey milletim! Yurdumuzun düşmanlar tarafından kuşatılmış olmasına bakarak bayrağımız için yani özgürlüğümüz için endişelenme, korkma. Çünkü bu topraklar üzerinde en son Türk bu uğurda canını vermeden bayrağımıza kimse el uzatamaz. Rengini şehitlerimizin kanından alan ve şafaklarda bir alev gibi dalgalanan bayrağımız, milletimin yıldızı ve bağımsızlık sembolüdür. Gökteki yıldıza el nasıl el sürülemezse, milletimin yıldızı olan bayrağıma da düşmanlar dokunamaz. O, Türk Milleti’nindir ve her zaman öyle kalacaktır.” Şair, bu sözlerle Türk Milleti’ne ümit vermek istiyor.

    Söz Sanatları:

    Mecaz Sanatı Olan Yerler:
    Ocağın tütmesi ile yaşam belirtisi;
    Ocağın sönmesi ile yaşamın tükenmesi;
    Sönmek ile yok olmak;
    Yüzmek ile dalgalanmak;
    Ocak ile aile
    anlamları ifade eidilmiştir.

    Benzetme (Teşbih) Olan Yerler:
    Bayrak, yıldıza benzetilmiş

    Tenasüp (Uygunluk) Olan Yerler:
    Sancak-ocak- yurt – millet & şafak, yıldız, parlamak, sönmek




  3. AciLForum
    Moderators
    Telmih (Hatırlatma) Olan Yerler:
    Yıldızà herkesin bir yıldızı vardır inancı

    Tekrir (Yineleme) Olan Yerler:
    O benim… / O benimdir o benim…
    Kafiye Çeşidi ve Kafiye Şeması:

    a ___________ sancak

    a ___________ ocak “-cak”- zengin kafiye

    a ___________ parlayacak

    a ___________ ancak

    2. Kıta:

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!

    Kahraman ırkıma bir gül!.. Ne bu şiddet, bu celâl?

    Sana olmaz, dökülen kanlarımız sonra helâl.

    Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl.

    Bilinmeyen Kelimeler:

    Çehre: Yüz, sima, surat.

    Hilâl: Yeni ay, ayça.

    Irk: Soy.

    Celâl: Öfke, kızgınlık.

    Hakk: Allah.

    Düz Cümleye (Nesre) Çevrilmiş Hali: Ey nazlı hilâl! Kurban olayım çehreni çatma. Kahraman ırkıma bir kez olsun gül; bu öfke ve kızgınlık nedendir? Eğer gülemezsen, sana dökülen kanlarımız helâl olmaz. Özgürlük, Hakk’a tapan milletimin hakkıdır.

    Açıklaması: Bu dörtlükte şair bayrağımıza sesleniyor (Teşhis-kişileştirme sanatı var.) ve şöyle diyor: “Uğruna canımı vereyim, ne olur kaşlarını çatma ey hilâl kaşlı güzel bayrağım! Neden bize kızgın ve dargın bakıyorsun? Düşmanların seni dalgalanmakta olduğun göklerden indirmelerine izin vereceğimizi mi sandın? Kahraman Türk Milleti, senin için, yani özgürlüğümüz için çok kan akıttı ve halen akıtmaktadır. Sen bize kaşlarını çatarsan, dökülen kanlarımız sana helâl olmaz. Allah’a inanan Türk Milleti, özgürlüğü hak etmiştir.”

    Söz Sanatları

    Ad Aktarması / Parça-Nütün İlişkisi Olan Yerler:
    Hilâl, bayrak

    Kişileştirme Olan Yerler:
    Bayrak, öfkeli bir insana gibi düşünülmüş.

    Tevriye (Amacı Gizleme) Olan Yerler:
    Hak: 1) Adalet , doğruluk 2) Allah

    Tenasüp (Uygluk) Olan Yerler:
    Hilâl, ırk, istiklâl, millet
    Çehre, çatma, gül, şiddet, celâl

    Cinas Olan Yerler:
    Hakkıdır Hakk’a tapan…

    Kafiye Çeşidi ve Kafiye Şeması:

    b ___________ hilâl

    b ___________ celâl -lâl zengin kafiye.

    b ___________ helâl

    b ___________ istiklâl

    3. Kıta:

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;

    Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.

    Bilinmeyen Kelimeler:

    Ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman.

    Zincir Vurmak: Esir etmek.

    Çılgın: Deli,aklını yitirmiş.

    Bent: Suyun önünü kesmek için çekilen set, duvar.

    Engin: Çok çok geniş alan.

    Düz Cümleye (Nesre) Çevrilmiş Hali: Ben, ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Dağları yırtarım, enginlere sığmam, taşarım.

    Açıklaması: Şair bu kıtada özgürlük kavramını işliyor. “Ben” kelimesi ile Türk Milleti’ni kastediyor ve şöyle sesleniyor: “Biz Türkler, yaratıldığımız günden beri özgür yaşamış bir milletiz ve bundan sonra da özgür olarak yaşayacağız. Bizi esir etmeyi düşünen varsa eğer bunlar kesinlikle delirmiş olmalı. Çünkü Türkleri esir etmeyi ancak delirmiş ve canından bıkmış olanlar düşünür. Böyle düşünenlere şaşıyorum. Çünkü Türkler, şimdiye kadar hiç esir edilememiştir. Özgürlüğümüzü elimizden almak isteyen olursa kükremiş bir sel gibi coşar, önüme çıkan engelleri çiğner geçeriz. Bu uğurda dağları parçalar, uçsuz bucaksız denizlere bile sığmayız, yine taşarız. “

    (Mehmet Akif ERSOY son mısrada “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.” Sözleri ile “Ergenekon Destanı”nı hatırlatıyor. Dağları parçalayarak, esaret zincirini kıran ve yurtlarını düşman elinden kurtaran atalarımızın kahramanlıklarını anlatan bu destanı mutlaka okumalıyız.)

    Söz Sanatları

    Açık İstiare Olan Yerler:
    Düşmanlarà çılgına benzetilmiş.

    Mecaz Olan Yerler:
    Zincir vurmak yani esir etmek.
    Bend yani engel.

    Benzetme (Teşbih) Olan Yerler:
    Millet, kükremiş sele benzetilmiş.

    Abartma (Mübalağa) Olan Yerler:
    Yırtarım dağları – enginlere sığmam.

    Telmih (Hatırlarma) Olan Yerler:
    Yırtarım dağları derken Ergenekon Destanı hatırlaılmış.

    Tenasüp (Uyunluk) Olan Yerler:
    Dağ, engin, bend, sel.

    Kafiye Çeşidi ve Kafiye Şeması:

    c ___________ yaşarım

    c ___________ şaşarım -aşa- zengin kafiye

    c ___________ aşarım -rım redif

    c ___________ taşarım

    4. Kıta:

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

    Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmanı boğar,

    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar!

    Bilinmeyen Kelimeler:

    Garp: Batı.

    Âfâk: Ufuklar.

    Serhat: Sınır boyu.

    Medeniyet: Uygarlık.

    Düz Cümleye (Nesre) Çevrilmiş Hali: Garbın âfâkını çelik zırhlı duvar sarmışsa, benim de îman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar böyle bir îmanı nasıl boğar!

    Açıklaması: Bu kıtada şair, sömürgeci, saldırgan batıya işaret etmekte, medeniyet adı altındaki saldırgan tutumunu kınamaktadır. Şair şöyle devam etmektedir: “Batı ordularının en modern silahlarla, tank ve toplarla, tıpkı çelikten bir duvar gibi üzerimize yürümesi bizim için önemli değildir. Türk Milleti’nin öyle bir îman gücü, şehitlik inancı vardır ki, o îmanlı göğüslerin her biri bir kale gibidir. Bu îmanlı göğüsler karşısında en modern silahlar bile etkisiz kalır, hepsi yok olur, parçalanır. Onların homurtuları ulumaları da seni (Türk Milleti’ne ve Türk ordusuna sesleniyor.) korkutmasın. Medeniyet maskesi takarak etrafa saldıran, zayıfları ezen ve sömüren bir canavar, bizim imanlı göğsü-müze en ufak bir korku veremez. Zaten “Medeniyet” adı altında yapılan bu vahşiliklerden sonra onun gerçek canavar yüzü ortaya çıkmıştır. O canavarın da tek dişi kalmıştır, bize asla zarar veremez.” (Burada şair teşbih-benzetme yapıyor. Düşmanları sırtlanlara benzetiyor.)

    Söz Sanatları

    Mecaz Olan Yerler:
    Garbın âfâkı yani Ülkemizin batı sınırları.

    Açık İstiare Olan Yerler:
    Çelik zırhlı duvar yani teknolojik güç, silahlar, gemiler, toplar, uçaklar.

    Teviye (İki Anlamlılık) Olan Yerler:
    Ulusun : 1) yücesin 2) bağırsın.

    Benzetme (Teşbih) Olan Yerler:
    Medeniyet, canavara benzetilmiş.
    Sınırlar, iman dolu göğüslere benzetilmiş.

    Kafiye Çeşidi ve Kafiye Şeması:

    d ___________ duvar

    d ___________ var -ar- tam kafiye

    d ___________ boğar

    d ___________ canavar




    5. Kıta:

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;

    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

    Doğacaktır sana va2dettiği günler Hakk’ın…

    Kim bilir, belki yarın… Belki yarından da yakın.

    Bilinmeyen Kelimeler:

    Hayasızca: Utanmazca.

    Va’detmek: Söz vermek.

    Hakk: Allah.

    Siper: Korunulacak yer.




  4. Ziyaretçi
    Çok teşekkür ederim çok işime yaradı iki bilgi de saolun çok çok çok

  5. Ziyaretçi
    Arkadaş son 5 kıta nerede yahu onu da paylaşsan alah razı olsun senden

  6. Nesrin
    Devamlı Üye
    İstiklal marşı bilindiği gibi türkiye devleti için hem çok anlamlı hem de çok önemli olan bir marştır. bu önemli marşın yazarı da ünlü şair mehmet akif ersoydur. son olarak istiklal Arşını bu günkü hali ile besteleyen kişi bilindiği gibi zeki üngördür.

+ Yorum Gönder


istiklal marşının zihniyeti,  istiklal marşı zihniyeti,  istiklal marsinin zihniyeti,  istiklal marşının incelenmesi,  istiklal marşının şiir zihniyeti,  istiklal marşının zihniyeti nedir