+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Su kirliliği çözümü hakkında plan Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Su kirliliği çözümü hakkında plan








    su kirliliği su kirliliğinin çözülmesiyle ilgili plan istiyor hiç bir yerde bulamıyorum yardımcı olur musunuz?







  2. Asel
    Bayan Üye





    Su kirliliği çözümü hakkında plan

    SU KİRLİLİĞİNİN ÖNLENMESİ
    * Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli
    * Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli
    * İnsanlar bilinçlendirilmeli
    * Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeliplan ve programlar yapılmalı
    * Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır





  3. Ziyaretçi
    su kirliliğini tam olarak nereyi etkiler




  4. Harbi @ kız
    Bayan Üye
    Su Kirliliği Tam Olarak Nereyi Etkiler


    Su kirliliği antropojin etkiler sonucunda ortaya çıkan kullanımı kısıtlayan veya engelleyen ve ekonomik dengeleri bozan kalite değişimleridir Su kirliliğinin bir başka tanımı ise; su kaynağının kimyasal fiziksel bakteriyolojik radyoaktif ve ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi şeklinde gözlenen ve doğrudan veya dolaylı yoldan biyolojik kaynaklarda insan sağlığında su ürünlerinde su kalitesinde ve suyun diğer amaçlarla kullanılmasında engelleyici bozulmalar yaratacak madde ve enerji atıklarının boşaltılmasını ifade etmektedir

    a) Havadaki ve topraktaki kirletici maddeler eninde sonunda suya geçerler

    b) Dünyadaki tüm suların % 99'undan daha fazlası bir tek sistem içinde birbirine bağlı olup genel mahiyette kirlenme tehdidi altında bulunmaktadır

    c) Sularda muazzam bir canlı varlık hazinesi dolayısı ile gıda deposu mevcuttur Burada vaki olabilecek bir denge bozulması bütün dünyamızdaki yaşamı ciddi ve olumsuz yönde etkiler

    d) Kirletici madde miktarı çok az olsa bile suda erimediği zaman su üzerinde çok ince bir tabaka teşkil edince sudaki hayat önemli bir derecede etkilenebilir Bunun nedeni atmosferden oksijen ve ısı alışverişinin zorlaşmasıdır

    Denizlerden buharlaşan sular yukarıda yoğunlaşıp yağmur halinde aşağıya düşünce pek çok pislikleri ve suda eriyen maddeleri beraberce nehirlere ve özellikle denizlere doğru sürüklerler Bu şekilde pislikler ve kirleticiler durmadan havadan ve topraktan sulara geçerler Karalardan sökülebilen ve sular tarafından sürüklenen taş ve topraklarda bu kirletici maddeler gibi denizlere ulaşınca bir daha eski yerlerine gidemezler Onun içindir ki denizler bilhassa nehir ağızlarında mütemadiyen dolmakta ve karaların yüzölçümü az da olsa artmakladır Kısacası karalardan ve atmosferden ister suda erimiş olsun ister erimemiş olsun suya sürüklenen maddeler ve bu arada kirleticiler bir daha eski yerlerine gidemezler Her şeyden önce yer çekimi buna manidir Erozyon sonucunda her yıl milyonlarca ton kıymetli toprak karalardan sulara ve dolayısı ile denizlere geçer Bir bakıma bu da önemli bir çevre sorunudur

    Dünyamız verimliliği bu yüzden gittikçe azalmaktadır Sulara ve denizlere geçen maddeler okside edilebilir cinsten iseler (mesela organik maddeler) sudaki erimiş oksijeni yakacaklarından sudaki hayat şartlarını zorlaştırırlar Genellikle organik maddeler oksijenle tahrip edilip zamanla parçalanırlar ve hüviyetlerini kaybedip zararsız hale gelirler Suda erimiş

    Haldeki oksijen oradaki hayatın devamında büyük bir etkendir Bir kısım organik madde çok dirençli olup uzun zaman bozulmadan kalabilirler Bu gibi maddelerin çevre üzerindeki menfi etkileri de uzun sürer ve ekolojik sistem dengesini ciddi olarak bozabilirler Örnek olarak petrol ürünlerinden suda ağır olup dibe çökenler gösterilebilir

    Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili olmasının yanı sıra sayısız iç su kaynaklarına sahip olup toplam su ürünleri üretimi bakımından 1997 verilerine göre 500260 ton ile dünya su ürünleri üretim sıralamasında orta sıralarda yer almaktadır (A Özdemir V Kürüm 26/28 Ekim 1999 Balıkçı Gemileri ve Avlanma Teknolojisi semp)Deniz ve iç sularımızda canlı yaşamın sayıca ve türce giderek azalması kirliliğin yanlış yapılaşmanın aşırı avlanmanın yanlış teknoloji kullanmanın en önemli belirtileridir

    Çeşitli yollardan meydana gelen deniz kirliliği toplumların korunması ve insanlığın geleceği bakımından büyük önem arz etmektedir Belli bir sistem içinde yerleşmiş toplumlar' üretim teknolojisi sonucu ekolojik dengeyi tahrip etmekte kısa dönemde geçimlerini sağlama endişesi içinde uzun dönemin birçok imkanlarını yok etmektedir Kirliliğin en yoğun olduğu sucul kaynaklar gelecekteki gıda deposu olma özelliğini hızla yitirmektedir Bu kirlilik besin zinciri boyunca giderek artmakta ve sonuçta tüm canlı sistemler bu kirlenmeden payına düşeni almaktadır

    Deniz ve iç sularımız yanlış yapılaşma endüstriyel evsel komşu ülke akarsuların taşıdıkları atıklarla ve yaşanan kazalarla sürekli kirlenmektedir

    İster sucul kaynaklı olsun isterse karasal kaynaklı olsun kirlenmelerin araştırılmasında tek amaç vardır; o da kirliliğin canlılar veya canlı kaynaklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkilerinin incelenmesi ve elde edilen sonuçlara göre gerekli önlemleri almaktır Bu etkileri saptamak da canlıların fizyolojilerini histolojilerini ve anatomilerini davranış biçimlerini ve beslenme alışkanlıklarını bilmekten geçmektedir Bu nedenle Biyologlara çok büyük görevler düşmektedir Çünkü bu konuda tek eğitim alan meslek gurubudurlar


  5. Zeyneb
    Bayan Üye
    su kirliliği çözümleri nelerdir


    Endemik ve nesli tehlikede türler tespit edilerek yaşam alanları (habitatları) koruma altına alınmalıdır.



    •Biyolojik çeşitliliği tehdit eden risk faktörleri ile biyolojik indikatörler belirlenmelidir.


    •Sucul fauna ve flora envanter çalışmalarının tamamlanması gerekmektedir.



    •Deniz kirliliği ile mücadelede ilgili bakanlık, kamu kuruluşu ve meslek örgütleri ile halkın da katılacağı bir organizasyon tarafından, acil müdahale ve master programlar hazırlanmalıdır.



    •Son derece verimsiz ve deniz kıyılarında bulunan maden sahalarının yarattığı jeolojik, biyolojik sorunlar nedeniyle su ürünleri avlanma alanları yok olmakta, doğal denge bozulmaktadır. Ruhsatlandırma işlemleri esnasında o bölge için kesinlikle ÇED istenmelidir. ÇED 'in olumsuz olması halinde bu tür işletmelere ruhsat verilmemelidir. ÇED raporlarının bağımsız örgütler tarafından denetlenmesi sağlanmalıdır.



    •Su havzalarına kaçak inşaat yapılması kesinlikle önlenmelidir. Oturma izni ve iskan verilmemeli, belediye tarafından bu yerleşim alanlarına hiçbir hizmet götürülmemelidir.


    •Yılda 60.000 den fazla geminin geçiş yaptığı Denizlerimizde ve boğazlarımızda, gemilerin ve diğer deniz ve içsu taşıtlarının sintine, kirli balast sularını boşaltabileceği alanların (Liman Atık Alım Tesisleri) yapılmasına hız verilmelidir.



    •Akdeniz Ekosistemine dahil olan ülkemizden yük almak için, kara sularına girecek olan açık deniz taşıtlarının, denge amacıyla aldıkları balast sularını, daha karasularımıza girmeden değiştirmelerinin sağlanması; genetik yapısı değiştirilmiş ve yayılmacı türlerin kendi ekosistemimizi tehdit etmesinin önüne geçmek için bir araçtır.



    •İç sularımızda kirlilik, uluslararası standartların çok üzerindedir. Bunların önlenebilmesi için Arıtma sistemlerinden ödün verilmemelidir.



    •Deniz ve içsulardaki kirlilik envanterlerinin en kısa sürede çıkartılarak, kamuoyuna ve ilgili kuruşlara ulaşması sağlanmalı ve bu konudaki projelere mali destek sağlanmalıdır.



    •Sucul canlı kaynakları, suyu süzerek beslendikleri veya süzerek beslenen canlılarla beslendikleri için, kirlilik etkenleri bu canlıların bünyelerinde birikmektedir. (Zehirli kimyasallar-ağır metaller- kanserojenler-).Bu içsularda ve denizlerimizden elde edilen canlı kaynaklardaki kirlenme sınırları sürekli takip edilmeli ve bu sınırların uluslararası sınırları aşması halinde, ihracatçı ve tüketiciler uyarılmalıdır, (mesela yengeç, karides, ıstakoz gibi bazı bentik organizmalarda 1-10 ppm, midye gibi çift kabuklularda ve balıklarda 5-50 ppm, gastropoda'lar da, 10-100 ppm 'e kadar duyarlıdır.)



    •Ötrofıkasyon ve diğer etkiler, sularımızdaki biyolojik zenginliklerimiz üzerinde olumsuz etki yaptığından, tür çeşitliliği azaldıkça veya üreme alanları terk edildikçe fırsatçı türler veya başka ekosistemlerden balast suları vasıtasıyla veya başka bir yolla taşınan türler üreyebilecekleri uygun ortamı kolaylıkla bulabilmektedir. (Red- tide olayı ve A.B.D kökenli Mnemiopsis leidy bir örnektir.)


    •Deniz taşıt trafiğinin çağdaş düzeyde planlanması ve verilmekte olan kılavuzluk hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesi, deniz kazalarını asgariye indirecektir.



    •Denizlerimizden geçiş yapacak olan gemilerin uluslararası standartlara uygunluğu denetlenmelidir.



    •Deniz kazaları için acil müdahale birlikleri ve planı hazırlanmalıdır. Böylece yetki karmaşası ve karışıklıklar en minimum düzeye inecektir.



    •Sağlık Bakanlığına bağlı hudut Sahilleri Genel Müdürlüğünün kontrolündeki sağlık merkezleri günün koşullarına göre dizayn edilmelidir.



    •Karasularımızda sefer yapan tüm gemilerin (yerli/yabancı) doğal, tarihi kültürel ve ekonomik çevreye verebilecekleri zararların giderilmesi ve tazmini konusunda bu gemilere yasal düzenlemeler gözden geçirilmelidir.



    •Kirlenmenin önlenmesi için Ulusal ve uluslararası mevzuatta bir çok yasanın bulunmasına rağmen, bu yasaları uygulamada zorluk çekildiği bilinmektedir. Yetki ve sorumluluk tek bir organizasyonda toplanmalıdır. Uygulayıcı konumunda olan, üreticiler ve sivil toplum örgütleri için hizmet içi eğitimler yapılmalıdır.
    saygılarımla


+ Yorum Gönder


su kirliliğinin nasıl çözüleceği ile ilgili plan,  su kirliliğinin çözümleri,  su kirliliğinin çözümü ile ilgili plan