+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Metin üzerinde Ses Olaylarını Incele Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Metin üzerinde Ses Olaylarını Incele








    Metin üzerinde Ses Olaylarını Incele bununla alakalı yazı yazmam ve inceleme yapmam lazım yardımcı olacak kimse yokmu







  2. Asel
    Bayan Üye





    Metin üzerinde Ses Olaylarını Incele

    Ömer SEYFETTİN

    Hayatı ;

    (1884-1920) Gönen'de doğan yazar, öğrenimine Gönen'de başladı. Ayancık ve İstanbul Mekteb-i Osmaniye'de devam etti. Eyüp'teki Baytar Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra, asker çocuğu olduğu için Kuleli Askeri İdadisi'ne , daha sonra Edirne Askeri İdadisi'ne devam etti. İstanbul Mekteb-i Hayriye'den '' piyade mülazımı sanisi'' rütbesiyle mezun oldu. İzmir'de teğmenlik, Rumelide'de üsteğmen olarak görev yaptı. Askerliği bırakarak Selani'ğe geldi. Genç Kalemler dergisinde yazılar yazdı. Balkan Savaşı başlayınca, subay olarak orduya döndü. Bir yıl Yunanlılar'ın elinde esir kaldı. Esir kaldığı dönemde de yazılarına devam ederek, bunları daha sonra Halka Doğru, Zaka ve Türk Yurdu dergilerinde yayımladı. İstanbul'a dönünce ordudan tekrar ayrıldı . Kabataş Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yapan yazar 1920'de öldü. Bütün Çalışmaları Bilgi Yayınevi tarafından 16 kitapta toplanmıştır.

    öğrenimine-------------kaynaşma
    etti----------------------benzeşme
    Eyüp'teki---------------benzeşme
    Rüştiyesi'ni-------------kaynaşma
    bitirdikten--------------benzeşme
    çocuğu-----------------yumuşama
    olduğu-----------------yumuşama
    İdadisi'ne--------------kaynaşma
    sanisi------------------kaynaşma
    rütbesiyle-------------ünlü düşmesi,kaynaşma
    yaptı------------------benzeşme
    Askerliği--------------yumuşama
    Selani'ğe-------------yumuşama
    dergisinde------------kaynaşma
    başlayınca------------kaynaşma
    orduya----------------kaynaşma
    kaldığı ----------------yumuşama
    dergilerinde-----------kaynaşma
    ayrıldı -----------------ünlü düşmesi
    Kabataş Lisesi'nde---------kaynaşma
    öğretmenliği------------yumuşama
    kitapta.------------benzeşme
    toplanmıştır-------------benzeşme




  3. Ziyaretçi
    metin üzerinde ses olaylarını incele




  4. Harbikız
    Devamlı Üye
    Evlilik Fidanı


    Yeni evli bir çift vardı.Evliliklerinin daha ilk aylarında,bu işin hiçde hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi.Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa da,evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi. Ama şimdilerde, küçük bir söz,ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu. Bir akşam oturup ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceğinin farkındaydılar. Erkek, “Aklıma bir fikir geldi” dedi. “Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer
    bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım. Kurumaz da büyürse bunu bir daha aklımızdan geçirmeyelim. Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalım.” Bu ilginç fikir kadının da hoşuna gitti. Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte bahçeye diktiler. Aradan bir ay geçti. Bir gece bahçede karşılaştılar. Her ikisinin de elinde içi su dolu birer bidon vardı


    HİKAYEDE GEÇEN SES OLAYLARI


    Ettikleri: ünsüz benzeşmesi


    Olmadığını: ünsüz yumuşaması


    Anlayıvermişlerdi: kaynaştırma ünsüzü


    Sevmiyor: ünlü daralması


    Geçirmeye: kaynaştırma ünsüzü


    İkisi: kaynaştırma ünsüzü


    Boşanmayı: kaynaştırma ünsüzü


    Gitmeyeceğinin: ünsüz yumuşaması


    Aklıma: ünlü düşmesi


    Bahçeye: kaynaştırma ünsüzü


    Aklımızdan: ünlü düşmesi


    ayrı ayrı: ünlü düşmesi


    gitti: ünsüz benzeşmesi


    birlikte: ünsüz benzeşmesi


    diktiler: ünsüz benzeşmesi


    geçti: ünsüz benzeşmesi


    karşılaştılar: ünsüz benzeşmesi

  5. Ziyaretçi
    Rıfat ılgaz'ın aynı eserinden sinemaya uyarlanan hababam sınıfı hala ilgiyle izleniyor. Çünkü hababam sınıfı herkesin sınıfıdır.

  6. Ziyaretçi
    bir süredir tüyleri havada şişkin şişkin duruyodu

  7. Ziyaretçi
    Her gün onu konağına çağırıyor. Karşısına oturtuyor mebzul iltifatlarda bulunuyor . Birçok işleri hakkında müzakerelere girişiyor

  8. Ziyaretçi
    Lütfen yardım edin reşat Nuri güntekin ses olayları acil

  9. Ziyaretçi
    BURDAKİ SES OLAYLARINI BULURMUSUNUZ !!!!!!!!!!!!!!

    DİKKAT KEDİ VAR
    Uzun bir aradan sonra nihayet evime döndüm. Belki erkekler değil; ama
    bayanlar dönüşlerin ardından evi düzene sokmak için neler yaşandığını
    gayet iyi bilir. Dip bucak temizlik olayına girişilir, çamaşır yıkanır,
    ütü yapılır, akşama da pestil gibi yatılır.
    Benim de tüm bu işlemlerim bittiğinde gece yarısını geçiyordu. Bütün
    gün havalansın diye açık bıraktığım pencereleri tek tek kapatıp uyku
    pozisyonuna geçme halindeydim. Hem çalışma hem de misafir odası olarak
    kullandığım odanın kapısını açıp da ışıkları yakınca yatağın üstüne gayet
    güzelce kurulmuş üç tane kedi yavrusu gördüm. Anlık karşılaşma sonucunda
    onlar da en az benim kadar korktu. Bir an ne yapacağımı şaşırdım.
    Aslına bakarsanız birbirlerine sokulup bir topak halini almalarıyla o kadar
    sevimli ve rahat görünüyorlardı ki hiç dokunmadan kapıyı tekrar
    kapatmayı ve sabaha kadar onları huzur içinde bırakmayı; ertesi günde ne
    yapacağıma karar vermeyi düşünmedim değil. Fakat yavrucuklar benden ve
    birden yanan ışıktan o kadar ürkmüşlerdi ki fırlayıp odanın içinde tiz
    miyavlamalar eşliğinde koşuşturmaya başladılar.
    Bir tanesi kendi becerisiyle odaya girdiği yolu bulup tekrar pencereden
    çıkmayı başardı. Öteki de çeşitli sağa sola çarpışlar ve zıplayışların
    ardından yönünü kabataslak çıkarttı ve kardeşi gibi pencereden dışarı
    salınarak odayı terk etti.
    Ben ve kar tanesi beyazlığında olan panik atak kedi yavrusu, bir süre
    daha odanın içinde köşe kapmaca oynayarak değişik bir arbede yaşadık.
    Yavru pisi, bir türlü doğru yolu bulamadığı gibi kendine zarar da
    veriyordu. Baktım bu iş böyle olmayacak yardım elimi uzatayım dedim.
    Ensesinden tutmam gerektiğini bildiğim halde onu yakalamak o kadar zor oldu ki
    ancak minik vücudunun alt kısmından tutup ona zarar vermeyecek bir
    pozisyonla kaldırabildim. Ben tutarken sürekli tıslıyor ve çırpınıyordu; ama
    güvende olduğuna emin olana kadar yere indirmekten sakındım.
    Eve geri girdiğim an canımın acısı başladı. Sağ koluma bir baktım,
    dirseğimden aşağısı savaştan çıkmış gibi. Tırmalanmadan delik deşik olmuş
    ve kanıyor. Sanırsınız ki biri beni öldürmek için kovalarken
    çalılıkların arasına düşmüşüm, can havliyle de oramı buramı parçalamışım. Kedi
    kedi değil panter mübarek… Tipine baksanız kale almazsınız, zira el kadar
    bir şey. Ön pati tırnaklarıyla avucumun içini kazırken arkalar da boş
    durmamış ve kolumun bileğimden dirseğime kadar olan bölümünde kazı
    çalışmalarına devam etmiş…
    Hemen kolumu iyice köpürttüğüm bol sabunlu suyla yıkadım; ardından da
    bir şişe kolonyayı, resmen saldırıya uğrayan, koluma boca ettim. Bu tarz
    sağlık konularında olabildiğince pimpirikli olan ben, vakit uygun olsa
    hastaneye gideceğim. Gecenin bir yarısı kedi besleyen bir dostumu ve de
    ne kullanmam gerektiğini bilebileceğini düşündüğüm başka bir arkadaşımı
    da arayıp yataktan fırlatarak gerekli talimatları aldım ve bir şekilde
    uyumayı becerdim. Sabah da ilk işim bir eczaneye kendimi atmak oldu.
    Bu konuda en az 10 yıllık birebir ve daha uzun yıllar da kendi ilgi
    alanım olduğu için tecrübesi olan ben, beslemiyor hatta uzak duruyor olsak
    bile hayvanlara nasıl davranmamız gerektiğini ve de istenmeyen
    durumlarla karşılaşıldığında uygulamamız gereken ilk yardım kurallarını
    öğrenmemiz gerektiğini bir kez daha fark ettim. İlk yardım sadece ev ve trafik
    kazalarını, doğal afetleri içermiyor. Arı ve böcek sokmaları,
    ısırılmalar, tırmalanmalar, zehirlenmeler ve hatta çiftelenmeler, gagalanmalar…
    Tabii tüm bu riskler onların sevilmeyeceği anlamına asla gelmez.
    Hayvanları sevmeyenin insanları da sevemeyeceğini düşünenlerdenim. Onları
    beslemek; sevgisiyle yoğrulmak inanılmaz güzel. Sosyalleşme süreci ve ruh
    sağlığı açısında da oldukça faydalı bence. Yaşanan bağı ve hayatınızı
    ne kadar güzelleştirebileceklerini çok net biliyorum; çünkü iki tane
    dünya tatlısı köpeğim var. Onlarla konuşmak, oynamak, dolaşmak, yüzmek…
    yerine başka hiçbir şey koyamayacağım mutluluk ve huzur veriyor bana.
    Fakat hayvan sevmek de beslemek de bilgi gerektiriyor. Sorumluluğu çok
    ağır olan ve hayatınızda pek çok değişiklik, aynı zamanda da fedakârlık
    yapmanız gereken durumlar sıkça ortaya çıkıyor. Sabır ve hoşgörünün
    zirveye vurduğu bir bağ oluşuyor aranızda. Ama size duydukları karşılıksız
    sevgi tüm bunları ört bas etmeye değiyor.
    Bir bebeğe bakmak, bir çocuğu eğitmek ve sağlıklı bir şekilde büyütmek
    kadar meşakkatli bir durum aslına bakarsanız hayvan sahibi olmak.
    Üstelik çocuklar zaman içinde büyüyüp kendi başlarının çaresine bakar konuma
    gelebiliyorlar. Onun için sürekli iç içe olduğumuz hayvanlarla ilgili
    durumlarda da, en azından kendi başımıza yapabileceklerimiz kadarıyla,
    ilk yardımı öğrenmekte fayda var. Hem kendiniz, hem de aynı havayı
    soluduğumuz hayvan dostlarımız için…

+ Yorum Gönder


metin üzerinde ses olayları bulma,  bir metin üzerinde ses olaylarını inceleme,  türkçede kullanılan ses olaylarının herhangi bir metinde incelenmesi,  dil anlatım ses olayları ile ilgili metin üzerinde,  bir metindeki ses olayları,  metin üzerinde ses olaylarının incelenmesi