+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Feridun M. EMECEN Yavuz Sultan Selim kitabı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Feridun M. EMECEN Yavuz Sultan Selim kitabı








    Feridun M. EMECEN Yavuz Sultan Selim kitabı özetine nasıl ulaşabilirim bana bir kaç bilgi verebilir misiniz. bunun dışında Feridun emecen Yavuz Sultan Selim kitabının ne gibi bir konuya sahip olduğu hakkında da kısaca bilgi verbilir misiniz.







  2. Asel
    Bayan Üye





    Feridun M. EMECEN Yavuz Sultan Selim kitabı

    Babasına karşı bayrak kaldırıp tahta geçtiğinde 42 yaşındaydı. Saltanatı yalnızca 8 yıl sürdü. 50 yaşında ‘Selâmün kavlen…’ âyetini okuyup dünyasını değiştirdi. Sultan Selim, şahsiyetine layık görülen ismiyle ‘Yavuz’, 8 yıllık saltanatına ‘nizam-ı âlem’ için kardeşlerinin mücadelesiyle başladı. Ardından doğuya yöneldi. Safeviler, Dulkadiroğulları derken nihayet tuğlarını Kahire’ye dikti. Haremeyn hizmetini üstlendi. İslâm birliğini sağladı. İdaresini babasından aldığı cihan devletinin topraklarını, oğluna 2,5 kat fazlasıyla devretti.

    Şeyhülislam İbni Kemal, vefatının ardından onun için muhteşem bir teşbih ile “Az zaman içre çok iş etmiş idi;/ Sâyesi olmuş idi âlemgîr./ Şems-i asr idi; asırda şemsin/ Zılli memdûd olur, zamanı kasîr.” dedi. Yavuz Sultan Selim, şems-i asr yani ikindi güneşi idi. İkindi güneşinin zamanı kısadır, ama gölgesi uzun olur. Yavuz’un sekiz yıllık saltanatının gölgesi de dört asır sürdü, belki hâlâ sürüyor. Kimdi Yavuz? Bu hareketli, bereketli saltanat günlerini nasıl geçirdi? Zaman ezelden ebede bir bütün olarak akıp gittiğinden, bugünü tanımak, yarına yol vermek için geçmişi -en azından köşe taşlarıyla- anlamak önemli. Ancak bizde tarih bilinci çok zayıf. Sevdiğimizi göklere yükseltiyor, menkıbelerle, destanlarla hayali bir varlığa büründürüyor; sevmediğimizi yerin dibine batırıyor, beğenmediğimiz hareketlerinin altında yatan sebepleri araştırmak zahmetine katlanmıyoruz. Böyle olunca da ibret alınmayan tarih tekerrür edip duruyor. Yavuz Sultan Selim de gerçekliğiyle üzerinde düşünülmeyen, yazılıp çizilmeyen tarihi şahsiyetlerden biri. Çok tanındığı sanılsa, hayatı şiirlere, romanlara, filmlere konu olsa da bunların pek çoğu Osmanoğulları’ndan ilk halife olmasının da etkisiyle daha çok menkıbeler etrafında şekilleniyor. Kimileri ise tam tersinden bakıp Yavuz’u 40 bin Alevi’yi katletmiş bir kan dökücü olarak anlatıyor.

    40 BİN ALEVİ’Yİ KATLETTİ Mİ?

    Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in Yitik Hazine Yayınları’ndan çıkan Yavuz Sultan Selim kitabı, bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyor. Devrinin kaynaklarını esas alarak Sultan Selim’in ‘biyografik siyasi hayatını’ anlatan kitapta Yavuz’un doğumu, şehzadelik yılları, babasıyla, kardeşleriyle mücadeleleri, Şah İsmail’le savaşması, Mısır seferi, son zamanları, vefatı neredeyse gün gün ele alınıyor. Farklı kaynaklardaki bilgiler, belgeler karşılaştırılıyor. Yer yer değerlendirmeler yapılıyor.

    Feridun Emecen, kitabın önsözünde çalışmasını şöyle özetliyor: “Burada yaptığım çalışma kitâbî ve arşiv bilgilerine dayalı olarak I. Selim’in kendi siyasi dünyası ve yaklaşımları ana ekseni içerisinde bir nevi biyografik inceleme mahiyeti taşımakta olup onun bizzat içinde yer aldığı olayların ve faaliyetlerinin muhasalası durumundadır. Sekiz yıllık sultanlığının neredeyse yarısını uzun seferlerde geçiren I. Selim’in ayak izlerini takip ederken burada özellikle onun dönemini baştan sona âdeta günbegün aktaran Divan Kâtibi Haydar Çelebi’nin ‘Rûznâme’ türü eseri temel alınmıştır. Böylece bir bakıma farklı bir perspektiften faaliyetleri çok iyi bilindiği düşünülen ve ‘Şarkın Fatihi’ olarak isimlendirilebilecek olan bir Osmanlı padişahının daha sonra haleflerine miras kalacak siyasi teamül ve anlayışının olaylara dayalı ‘hikâyesi’ ortaya konmaya çalışılmıştır.”

    Kitapta Yavuz’un törenle hilafeti devralması, 40 bin Alevi’yi katletmesi, Mısır’dan gelen ulema vasıtasıyla Osmanlı’nın daha katı bir dini kimliğe büründüğü gibi çoğu zaman yanlış aktarılan bilgiler kaynaklar eşliğinde tashih ediliyor. Emecen, defter tutularak 40 bin Alevi’nin öldürülmesine dair bilginin dönemin kaynakları olan Selimnameler’de ya da arşiv belgelerinde geçmediğini söylüyor. Bu rakam ilk olarak İdris-i Bitlisî’nin Selimşahnâmesi’nde bir şiir içinde telaffuz edilmiş, daha sonraki kaynaklarda da aynen tekrarlanmış. Prof. Dr. Emecen, kesretten kinâye ile 40 bin olarak belirtilen bu bilginin menşeinin, I. Selim’in kardeşi Ahmet ile olan mücadelesi sırasında ona ve Kızılbaş olduğu belirtilen yeğeni Murad’a katılanların tespiti için çeşitli bölgelere yollanan hükümler olabileceğini söylüyor. Belgelerde geniş bir bölgede isimleri kaydedilen şahısların sayısı da 70’i geçmemekteymiş.

    Feridun Emecen, Yavuz Sultan Selim’in şahsi dünyası hakkında hemen hiçbir şey bilinmediğini, bu konular hakkında doğrudan bir kaynağa rast gelinmediğini ve hususi hayatıyla ilgili bilgilerin menkıbeler içinde adeta kaybolduğunu ifade ediyor. Bu durumun da hükümdarın ‘biyografik profilini’ tespit çalışmasını çağdaş kaynakların ifadelerindeki imalara ve abartılı nakillere mahkum bıraktığını söylüyor. Kitabın sonuna Yavuz’un sadık nedimi Hasan Can’ın oğlu olan Hoca Sadeddin Efendi’nin Tâcü’t-Tevârih’i ile Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnamesi’ndeki Yavuz Sultan Selim’le alâkalı kısımlar müstakil birer Selimnâme şeklinde eklenmiş. Hoca Sadeddin Efendi ve Evliyâ Çelebi’nin Selimnâme’lerini ise Yavuz’un hayatının resmedildiği minyatürler takip ediyor.

    Meydanda cengâver, sarayda şâir

    Prof. Dr. Feridun Emecen, bir akademisyen olarak ihtiyatla yaklaşsa da özellikle Hoca Sadeddin Efendi’nin babasından aktardıkları, birinci ağızdan nakiller olarak Sultan Selim’in iç dünyasından önemli ipuçları veriyor. Mısır seferi öncesi Hasan Can’a söylediği “Biz sana demez miyiz ki biz bir cânibe memur olmadan hareket etmemişiz. Ebâ vü ecdâdımız velâyetden behre-mendler idi, kerâmetleri vardır. İçlerinde heman hiç onlara benzemedik.” cümleleri gibi

    Savaş meydanında “Koman canlarım, dem bu demdir, görem sizi!” diyerek askerini yüreklendiren, kan döken ‘Yavuz’un yerini, şahsi hayatında gözlerinden kan döküp “Ey Selîmî kan dökerse çeşm-i giryânım nola/ Lâl-i yâre dil verenler lâl-i cevherden geçer” diyen şair ruhlu, kitap âşığı bir ‘Selim’ alıyor. Prof. Emecan, iki kutup arasında gidip gelen bu karakteri, “Doğu’ya hâkim olup dinini her türlü sapmış hareketlerden korumak, halk üzerinde zulmü kaldırmak, adaleti yaymak ve mukaddes yerleri himaye altına almakla sonsuz ahret saadetine kavuşmak yolanda hayırlı amel işlediğini ümit eden bir hükümdar” olarak tarif ediyor. Yavuz Sultan Selim’in Memlük ordusuyla karşılaştığında “Eğer şehâdet müyesser olursa âhirette sâdet bizim, eğer düşmanı kahr ederüz, dünyada devlet bizimdir, hamiyet zamanıdır gayret edelim, dediği ise kitapta Haydar Çelebi’den naklen dile getiriliyor.




  3. Nesrin
    Devamlı Üye
    Yavuz Sultan Selim bilindiği gibi Feridun M. Emecen tarafndan yazılmış olan bir kitaptır.. bunun dışında bu kitabın yazrı yani Feridun M. Emecen bilinmdiği gibi bir yazar ve bir de başarılı bir türk tarih profesörüdür. ayrıca bu yazarımız bilindiği gibi 1958 doğumludur.




+ Yorum Gönder