+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Mevlana ve hümanizm kısaca önemli bilgileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Mevlana ve hümanizm kısaca önemli bilgileri








    mevlana vehümanizm kısaca önemli bilgileri







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Mevlana ve hümanizm kısaca önemli bilgileri

    Bizce Mevlânâ’yı unutulmaz kılan en önemli özellik, ondaki hakikî insan sevgisidir. Bizim gibi olmayanları, bize göre iyi olmayanları sevmek şöyle dursun, öylelerine tahammül etmeyi bile beceremeyiz çoğu zaman. Mevlânâ ise insanı insandan, insan sevgisini Allah sevgisinden ayırmaz. Düşüncesi, sözleri ve yaşamı hep bu gerçeği göz önüne sermektedir. Mevlânâ, yaşamıyla her kesimden Anadolu insanının kalbinde bir yer bulmuştur kendine.

    Onun unutulmamasındaki etkenlerden biri de kuşkusuz kültürler-üstü bir maneviyata dikkat çekmesidir. Her ne kadar içerisindeki çarpıcı hikâyeler nedeniyle Mesnevî’si daha meşhur olmuşsa da onun asıl şaheseri Divan-ı Kebir’idir. Divan-ı Kebir Mevlânâ’nın en hassas görüşlerini yansıtan bir eserdir ve amacı daha çok bilgelere hitap etmektir.

    Mesnevî’sinde daha ziyade halka hitap ettiği için, kültürel motifler daha önemli bir yer tutmaktadır. Fakat Divan-ı Kebir tam anlamıyla Allah’a dönüş konusunu felsefî, edebî ve şiirsel bir tarzda konu edinmektedir. Divan-ı Kebir’e burada vurgu yapılmasının önemi şudur: Mevlânâ bu eseriyle entelektüel süreçleri yaşayan insanlar için de bir maneviyat kapısının var olduğunu göstermektedir. Bu onun unutulmaz büyüklerden olmasının belki de en önemli nedenlerinden biridir. Kısaca Mevlânâ, düşünceleriyle bütünü kucaklamaktadır.

    2- Mevlânâ, farklı dinlere, milliyetlere sahip olsalar da, insanların bir olduğunu ve insanın her şeyin üstünde bir değeri olduğunu söylemiştir. O, sadece sözleriyle değil, bize aktarılan pek çok örneğe göre yaşamıyla da bunu göstermiştir. Kimi zaman davranışları kızgınlık uyandırsa da, ne pahasına olursa olsun, ne cahili okumuştan, ne halktan insanı hükümdardan daha az insan saymıştır.

    Mevlânâ’nın insanlığa en büyük mesajı belki de bilginin ötesinde var olanı, bilginin açıklayamadığı şeyi, yani gönül dünyasının önemini vurgulamasıdır. Ona göre gönül Allah’ın konağıdır. Gönlünü, yani Allah’ın konağını, sağlıklı muhafaza edemeyenlerin bilgilerinin kendilerini daha mutsuz etmekten başka bir işe yaramayacağını dile getirmesidir; ruhun köşkü olan canı, yani teni Allah için bir enstrüman olarak görmek gerektiğini vurgulamasıdır. Eğer beden Allah’ı ve onun yüceliğini terennüm edemiyorsa en önemli işlevinden yoksundur.

    3- Hümanizm, insan sevgisiyle bir tutuluyorsa da, bu sevgi koşullu bir sevgi olarak anlaşılmalıdır. Hümanist, insanı değil de, kendince tanımladığı insanı sever. İnsanda bir öz varsayar, o özü gerçekleştirdiği ölçüde sever insanı. Mevlânâ ise insanı her koşulda, her hâliyle sever.

    Mevlânâ’da hümanizmin kendisi bir erek değildir. Bütün insanlar Allah’ın bir yansıması oldukları için değerlidir. Yani insanlık, kendi içinde Allah’tan bağımsız bir yücelik taşıyor değildir. Bu nedenle Mevlânâ’daki hümanizm ile felsefî hümanizm arasında ciddî bir fark vardır. Bir kere felsefî hümanizm bir araç değildir, bir amaçtır ve bu amaç için ne gibi bir çıkış noktası belirlemek gerektiği net olarak belli değildir. Oysa Mevlânâ için hümanizm bir araçtır, asıl amaç Allah’ta bütünlüğe ulaşmaktır. Her birey Allah’ın yansıması olduğu için onların rızasının, sevgisinin bir değeri vardır. Bu yüzden Mevlânâ, dergâhını hiçbir insanı ayırt etmeden herkese açıp: ‘Ne olursan ol yine de gel’ demiştir. Mevlânâ’nın en ilginç özelliği, zihinsel ya da kültürel egoizm diyebileceğimiz iki unsuru devre dışı etmesidir düşüncesinde. Zihinsel değerler, bilgi, eğer gönül dünyasının harap olması pahasına elde ediliyorsa, işlevini kaybedecektir. Kültürel değerler, gelenek, eğer evrensel gerçekleri yadsıyacaksa bir anlam taşımayacaktır. Bu noktalardan bakılınca Mevlânâ’nın hümanizm anlayışının deontolojik bir karakter taşıdığını söyleyebiliriz. Bir anlamda, ilkeye bağlılıktan başka bir motivasyon kaynağı yok. Tüm insanî edimlerimiz için böyle. Bu nedenle de fikirsel kaynağını, temelini Allah’tan almayan, gönül dünyasında pişmeyen hümanizm Mevlânâ’ya çok uzaktır.

    Onun düşüncesindeki hümanizm, “dünya”nın Allah karşısında daha değersiz olmasından kaynaklanan bir görüştür. Burada dünyadan kasıt, Allah duygusu taşımadan ortaya konan edimler, yoksa insanların kendisi değil. İnsanların kendisi zaten Allah’ın aynasıdır. Kimi insanların Allah’ı hak ettiği düzeyde yansıtamamasının nedeni ruhlarına, gönüllerine, yani Allah’ın konağına doğru düzgün sahip çıkamayıp tüm güzelliklerin kaynağı olan Allah’ı unutmalarıdır. Bu ise fanîliğin anlaşılamaması ve her gün ölüme bir adım daha yaklaşılmakta olduğunun idrakinde olmaksızın sonsuza dek yaşayacakmış gibi büyük bir gafletin içine düşmektir ki Mevlânâ’ya göre ahmaklıktır




  3. Ziyaretçi
    çok teşekkürle sabahtan beri bu bilgiyi arıyorum ve buldum harikaa




  4. Ziyaretçi
    Teşekkür ederim bu bilgiye çok ihtiyacım vardı

  5. Ziyaretçi
    off doğru benim de performans var çok iyi oldu

  6. Ziyaretçi
    varya proje ödevim var o kadar yardımı oldu ki anlatamam

  7. Ziyaretçi
    bu bilgi bana cok iyi oldu proje 9devimdi tesekurler

  8. Ziyaretçi
    gercekten cok isime yaradi detayli ve onemli yerleri kolayca bulup not aldim cok tesekkur ederim.. :-)

+ Yorum Gönder


mevlana ve hümanizm,  mevlana ve hümanizm hakkında bilgi,  mevlana ve hümanizm nedir,  mevlana ve humanizm,  mevlana hümanizm,  mevlana hümanizm hakkında bilgi