+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Mikrodalgaya koyduğumuz yemeğin önce neresi pişer? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Mikrodalgaya koyduğumuz yemeğin önce neresi pişer?








    Mikrodalga fırın ile pişirilen yemeğin ilk önce neresi pişer? Mikrodalga fırınların pekte sağlıklı olmadığı görüşündeyim.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Mikrodalgaya koyduğumuz yemeğin önce neresi pişer?

    mikrodalgafirin.jpg


    Mikrodalga fırına koyduğumuz yemek “içerden dışarı doğru” pişmez.

    Mikrodalga elektromanyetik radyasyonun spektrumda radyo dalgaları ile kızılötesi ışık arasında bir yerde bulunan bir türüdür. Bunlara “mikro” denmesinin nedeni radyo dalgalarından çok daha küçük dalga boyuna sahip olmalarıdır. Çok farklı kullanım alanları vardır. Cep telefonu şebekeleri, Bluetooth ya da GBS gibi kablosuz bağlantıları, radyo teleskopları ve radarın hepsi farklı frekanslardaki mikrodalgalara bağımlıdır. Radyo dalgalarından daha fazla enerji taşıyor olsalar da, x ışını ve gamma ışınının yer aldığı elektromanyetik spektrumun tehlikeli ucundan hayli uzaktırlar.

    Mikrodalga fırınlar yemeği doğrudan pişmez;onların yaptığı sadece suyu ısıtmaktır.Mikrodalganın frekansı, su moleküllerini harekete geçirmek için en uygun şeydir.Yaydığı enerji yiyeceğin içinden geçip mikrodalga yemeğin içindeki suyu ısıtır ve böylece sıcak suda yemeği pişirir. Neredeyse bütün yiyeceklerin içinde su vardır, işte bu sebeple mikrodalga mısır gevreği,makarna ya da pirinç gibi tamamen kuru yiyecekleri pişirmez.

    Çorbanızın merkezindeki moleküller dışındakilerden daha hızlı ısınır gibi bir şey mümkün değildir. Aslına bakarsanız bunun tam tersi doğrudur. Şayet yiyecek maddesi her yeriyle tutarlıysa, dış yüzeye en yakın moleküller enerjinin çoğunu emecektir. Bu bağlamda mikrodalga ile pişirme, yemeği normal bir fırında ısıtma ile aynı şeydir, mikrodalganın tek farkı daha derine, daha hızlı etki etmesidir. Bazen yemeğin orta kısmının önce pişmesi ise yemeğin türü ile açıklanabilir. Kumpir ve elmalı turtanın dış kısmı daha kurudur; bu yüzden nemli orta kısımları kabuklu dış yüzeyden daha sıcak olacaktır.

    Mikrodalganın su moleküllerini hareketlendirerek iş görmesi, yiyeceğin çok nadiren 100 derecenin üzerine çıkmasına neden olur. Mikrodalga ile pişen et yumuşaktır, ama bu fırında kızartmadan ziyade buğlamadır. Protein ve karbonhidrat moleküllerini hızlı bir biçimde parçalamak ve tıpkı domuz etini çıtır kıvama getirirken olduğu gibi (ya da patatesin dış kısmını ) kabuk bölümünü karamelize etmek için 240 dereceden yüksek sıcaklıklara ihtiyaç duyarlar.

    Mikrodalga fırınlar,1940′lardaki radar keşfinin yan ürünüdür.1945 yılında Raytheon isimli savunma sistemleri şirketi çalışanları Amerikalı mühendis Percy Spencer bir magnetron (elektriği radarın içinde mikrodalgaya çeviren mekanizma) inşa ederken cebindeki fıstıklı çikolatanın eridiğini fark etti. Bunun magnetrondan kaynaklandığını tahmin ederek metal bir kutu yapıp içine mikrodalga radyasyonu verdi. Gelişi güzel yaptığı fırında pişirdiği ilk yemek patlamış mısır oldu;ikinci yemeğini yumurta ile gerçekleştirdi, ama yumurta patladı. Yumurtanın içindeki su çok hızlı bir biçimde buharlaşmıştı.

    Raytheon, ticari amaçlı ilk mikrodalga fırını piyasaya 1947 yılında tanıttı, 1960′larda daha küçük versiyonları Amerikalıların evlerini süslemeye başladı. Yıllar boyu haklarında çıkan şehir efsanelerine karşın Amerikan mutfaklarının yüzde 90′ında kendilerine rastlanmaktadır.




+ Yorum Gönder