+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Kim Boynuzlu Miğfer Giyerdi? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kim Boynuzlu Miğfer Giyerdi?








    Boynuzlu Miğferi Kimler Giyerdi? Lütfen kısaca bilgi verir misiniz?







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Kim Boynuzlu Miğfer Giyerdi?

    boynuzlu-mi-fer.jpg

    Vikingler değil, Kelt rahipleri giyerdi.

    Avrupa’da arkeologlar tarafından günışığına çıkarılan hiçbir boynuzlu miğfer Vikingler Dönemi’nden (MS 700-1100) kalma değildir, çoğu Keltler’e aittir ve Demir Çağı’nda üretilmiştir. Buna, 1860′larda Thames Nehri’nde bulunan ve günümüzde British Museum’da sergilenen ünlü miğfer de dahildir. Metalinin hafifliği ve ince işçiliği, Thames miğferinin savaşlarda değil de daha çok seremonilerde giyildiğini akla getirir. Modern bir gözlemci üzerindeki boynuzları Madonna’nın meşhur sivri uçlu sutyenindeki konilere benzetebilir.

    Teknik olarak konuşacak olursak, bulunan tek otantik Viking miğferi (her ne kadar Vikinglerden önceki Vendel döneminden kalma miğferler aynı tarzda olsa da) MS 10. yüzyıldan kalmadır. Demir bir plakadan yapılan bu miğfer bir Ciking şefinin mezarında bulunmuştur. Demir çerçeveli gözlüklere benzeyen içten yerleşmiş göz koruyucuları olan sivri tepeli bir kepe benzemektedir. Ama üzerinde boynuzun izine bile rastlanmamıştır. Anlaşıldığına göre sadece yaşlı Vikingler metal miğfer takıyorlardı, o da takıyorlarsa tabii. O dönemden kalma illüstrasyonlarda çoğu savaşçının deri takkelerle ya da çıplak kafayla savaştıkları resmedilmiştir.

    Boynuzlu miğferin Vikinglerle ilişkilendirilmesi 19. yüzyıl gibi yakın bir zamanda, İmparatorluk Avrupası’ndaki birçok ulusun mitolojik miraslarını yeniden keşfetmesi ile başlamıştır. İngiltere’de Druidler ve Arthur efsaneleri pek gözdeydi; Almanlar ise sürekli Orta Çağ Tötonik şövalyeleri üzerine opera besteliyordu; İskandinavlar da altta kalmamak için Eski Kuzey destanlarının tozunu almaya başlamıştı. Bunlardan birinde, Frithiof Efsanesi‘nin yeni baskısında, İsveçli bir illüstratör olan Gustav Malmström kahramanın miğferine küçük boynuzlar ve ejderha kanatları eklemiştir.

    Frithiof Efsanesi (1825) bir anda uluslararası bir başarı kazandı. O zamana dek “Viking” kelimesi İngilizce’de yoktu (onun yerine Dan ya da Kuzeyli denirdi). Bu efsane sayesinde Viking kelimesi bir isim olarak kullanılmaya başlandı ve onların sözde boynuzlu miğferleri, Vikingler için bugüne kadar gelen güçlü bir görsel imge yarattı.

    Diğer taraftan baş kısmını dini amaçlarla boynuzla süsleme geleneği Kelt aleminde yaygın görünüyor. Tanrı Cernunnos tasvirlerinde muazzam büyüklükte boynuzlara rastlanırken, MÖ 1. yüzyılda Yunan tarihçi Diodorus Siculus, Galyalı’ları boynuzlu, çatallı geyik boynuzlu, hatta bütün bir hayvanın asılı olduğu miğferler takan bir olarak tarif etmiştir. Keltlerin dini ayinleri hakkında kimsenin tam bir fikri yoktur, ama seremoni için takılan çatallı geyik boynuzlu miğferlerin bereketi ve yeniden doğuşu simgelediği söylenebilir, çünkü her yıl kesilip sonra yeniden çıkıyorlardı.

    Cernnunnos’daki cern hecesi, Eski İrlanda dilinde boynuz anlamına gelir, bir Hint-Avrupa dili kökünden türetilmiştir. Bu kök, aynı zamanda bize unikorn’u (tekboynuzlu at), keratin’i (boynuzun yapıldığı madde) ve corn/nasır’ı (sert,toynak gibi bir parça) verir.




+ Yorum Gönder