+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Bilgi Hazinesi Forumunda Balıkesir şehrinin nüfusu yer şekilleri iklimi ulaşımı ekonomik faaliyetleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Balıkesir şehrinin nüfusu yer şekilleri iklimi ulaşımı ekonomik faaliyetleri








    Balıkesir'in nüfus, yer şekilleri ve iklim gibi konularda faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Ayrıca Balıkesir'in ulaşım konusu hakkında da bilgi verirseniz sevinirim.







  2. Dr Zeynep
    Bayan Üye





    balıkesir şehrinin nüfusu yer şekilleri iklimi ulaşımı ekonomik faaliyetleri


    balıkesir şehrinin nüfusu yer şekilleri iklimi ulaşımı ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi



    COĞRAFİ KONUM VE GENEL ÖZELLİKLER

    Balıkesir İli, Anadolu Yarımadası"nın kuzeybatısında ve önemli bir bölümü Marmara coğrafi bölgesinin, Güney Marmara bölümünün, Karesi yöresinde; diğer küçük bir bölümü ise, Ege coğrafi bölgesindeki Asıl Ege bölümünün Kuzey Ege kesiminde yer alır.

    Ege Denizi"ndeki kıyıların uzunluğu 115.5 km (Ayvalık: 54 km, Gömeç: 17.5 km, Burhaniye: 12 km, Edremit: 32 km); Marmara denizindeki kıyı uzunluğu ise 175.25 km (Gönen: 8 km, Erdek: 34.75 km, Marmara: 72.5 km, Bandırma: 60 km)"dir.

    İlin izdüşüm yüzölçümü 14456 km2, olup 39 06" ve 40 39" kuzey enlemleri ile, 26 39" ve 28 58" doğu boylamları arasında yer almaktadır.

    Balıkesir İli 18 İlçe ve merkeze bağlı 3 beldeden oluşmuştur. Bu ilçeler; Merkez ilçesi (1466 km2), Savaştepe (425 km2), Sındırgı (1.433 km2), Bigadiç (1.007 km2), Dursunbey (1.906 km2), Kepsut (894 km2), Susurluk (601 km2), Bandırma (599 km2), Erdek (260 km2), Manyas (589 km2), Balya (952 km2), İvrindi (751 km2), Havran (559 km2), Edremit (708 km2), Burhaniye (426 km2), Gömeç (181 km2) ile Ayvalık (266 km2), Marmara (117 km2) dir. Ayrıca Merkez ilçeye bağlı Kocaavşar, Pamukçu ve Şamlı beldeleri bulunmaktadır.

    Marmara İlçesi sınırları içinde; Marmara, Türkeli (Avşa), Ekinlik ve Paşalimanı adaları; Ayvalık İlçesi sınırları içinde de Alibey (Cunda), Hasır, Küçük ve Büyük Maden adaları yer alır. Ayrıca Ayvalık"taki Şeytan Sofrası ve Erdek ilçesi sınırlarındaki Kapıdağ Adası çiftli tombolo ile karaya bağlanarak birer yarımadaya dönüşürken, Alibey ve Patrik adaları da tombolo ile birleşerek bugün Alibey adası olarak anılan önemli bir doğa güzelliğidir.

    Balıkesir İli genellikle tepelerin hakim olduğu bir alan niteliği taşımakla birlikte yer yer 1800 metreyi bulan dağların yer aldığı görülür. Örneğin ilin güneydoğusundaki Alaçam 1652 m, Ulus 1769 m, batısındaki Kaz dağlarının il sınırları içinde kalan bölümündeki Karataş tepesi 1774 metredir. Ovaların başlıcaları ise Sındırgı, Bigadiç, Balıkesir, Manyas, Gönen ve Edremit ovalarıdır. Bu ovaların denizden yükseklikleri 10 - 220m. arasında olup, hepsi birer çukurova niteliğindedir.

    Balıkesirde eğitim sistemi



    ÖZEL ÖĞRETİM : Mayıs 1998 itibariyle il genelinde Özel Okul 8, Motorlu Taşıt Sürücü Kursu 24, Özel Dershane 30, Bilgisayar Kursu 5, Yabancı Dil Kursu 6, Öğrenci Etüt Eğitim Merkezi 3, Anaokulu 1, 77 adet Özel Öğre*tim Kurumu faaliyetle bulunmaktadır.
    İL EĞİTİM ARAÇLARI MERKEZİ (AKŞAM SANAT OKULU) : Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilin, ilçelerin, ve tüm köy okullarının araç-gereç ve donatım malzemelerinin altyapısını hazırlayan bir kurumdur.il Eğitim Araçları ve Donatım Merkezi (Akşam sanat Okulu olarak) 1992 yılından itibaren Açık Öğretim Lisesi İl İrtibat Bürosu olarak hizmet vermektedir.1 996 yılından bu yana da Mesleki Açık Öğretim Lisesi Programı İle örgün eğitim kurumlarındaki kredi tamamlama çalışmalarını sürdürmektedir.1997-98 öğretim yılında il bazında Açık Öğretim
    Lisesi'nde 22000 kayıtlı öğrenci bulunmaktadır.
    ÇIRAKLIK EĞİTİM MERKEZİ : Çeşitli sebeplerle eğilimlerini yarıda bırakarak iş hayatına atılmış bulunan gençlerimizin eğitim ihtiyacını karşılamak sureti ile, eğitimde fırsat eşitliğinin yaygınlaşmasına önemli ölçüde katkı sağlayarak bu sistem içinde hızlı bir sanayileşme süreci içinde bulunan ülkemizde ihtiyaç duyulan vasıflı, ara insan gücünün süratli, ekonomik ve etkin bir şekilde yetiştirilmesini amaçlar 1995 itibariyle 49 olan meslek dalı bugün 89'a ulaşmıştır. Halen Çıraklık Eğitim Merkezi Okulları İl genelinde 134 öğrelmen, 7672 öğrenci ile öğrenimini sürdür*mektedir.



    HALK EĞİTİM MERKEZİ : Balıkesir İli'nin Marmara İlçesi dışında tüm ilçelerde Halk Eğitimi Müdürlükleri vardır. Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülen yaygın eğitim faaliyetlerinin büyük bir bölümü Halk Eğitim Merkezlerince yürütülmektedir. 1961 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı
    büro halinde çalışan Halk Eğitim'i 1962'de müstakil müdürlük haline gelmiştir.
    Kuruluşundan bugüne yapılan çalışmalar : Kurs Çeşidi : 150 Açılan Kurs Sayısı : 9 245 Usta Öğretici Sayısı : 5 660 Kursiyer Sayısı : 182 490 Verilen Belge : 159 179

    İlimiz Ankara ve istanbul'u İzmir'e bağlayan karayolu üzerinde bir transit merkezi durumundadır. Bursa-Ankara-İstanbul, İzmir ve Çanakkale illerine düzgün asfalt yollarla bağlıdır. Ayrıca İstanbul üzerinden feribot ve deniz otobüsü ile ulaşılabildiği gibi, Körfez Havaalanı ve Balıkesir Havaalanının hizmete girmesiyle İstanbul havayolu bağlantısı da bulunmaktadır.
    Marmara ve Ege Denizi'ne kıyıları olması nedeniyle ilimiz zengin bir potansiyele sahiptir. Ege kıyılarında ( Alibey Adası, Sarımsaklı) - Burhaniye
    (Ören) - Edremit ( Akçay, Altınoluk ), Marmara kıyılarında ise Gönen (Denizkent), Bandırma , Erdek ve Marmara (Avşa, Türkeli) turizme hareketlilik kazandıran yörelerdir. Ayrıca, kaplıcalar, Kuşcenneti Milli Parkı, Kaz Dağları ve Kapıdağ bölgemiz turizmine çeşitlilik kazandırmaktadır. ilimizde turizm işletmesi belgeli 74 tesiste 8450 yatak, henüz inşaatı devam eden ve önümüzdeki yıllarda faaliyete geçecek olan 36 Turizm Yatırım Begeli tesiste İse 5.585 yatak kapasitesi bulunmaktadır. 28 adet Kamu Kampı'ndaki 8742 yatak ile Belediye Belgeli konaklama tesislerindeki 22721 yatak kapasitesi de dikkate alındığında loplam 45298 yatak bulunduğu söylenebilir. Belgeli Yatak kapasitemiz ülke genelinin % 2.5' i, ilimize gelen turist sayısı ise % 2' si oranındadır. İlimizde 40 adet Turizm Seyahat Acentası faaliyetle*rini sürdürmektedir.



    TERMAL TURİZM (KAPLICALAR) : Balıkesir ili termal kaynak bakımından dünyanın radyoaktivite oranı en yüksek şifalı sularına sahiptir.
    PAMUKÇU KAPLICALARI: Balıkesir'e 10 km İzmir karayoluna ise 3 km uzaklıktadır. Kimyasal değerlendirmelere göre su sülfat
    klorürlü bir nitelik taşımaktadır. Kışın 50-55 °C olan su sıcaklığı yaz aylarında artmaktadır.
    Cilt hastalıklarına, İçildiğinde mide rahatsızlıkları*na, romatizmal hastalıklara, kadın hastalıklarına, üst solunum yollarının kateral rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Pamukçu kaplıcalarında 60 odalı bir tesis bulun*makta ve Pamukçu Belediye Başkanlığı tarafından
    işletilmektedir.
    BALPAŞ TERMAL TESİSLERİ: Balıkesir'e 10 km uzaklıkta, İzmir karayoluna 500 m uzaklıktadır. İnşaatı devam etmekte olan tesis, 3 yıldızlı Turizm Yatırımı Belgesi' ne sahip olup 193 yatak kapasitelidir. İnşaatı tamamlandığında otelin banyolarında termal su ve özel havalandırma sistemi, Kür merkezinde ise özel banyoları, fizik tedavi birimleri, sualtı masajları, Türk hamamı, jimnastik salonu, çamur kürü, doktor ve hemşire odaları ile
    laboratuvarları bulunacaktır. Su, Pamukçu Kaplıca suyu özelliklerini taşıdığından aynı hastalıkların tedavisinde kullanılabilecektir.
    GÖNEN KAPLICALARI: Gönen ilçesindeki kaplıcanın çok eski bir tarihi vardır. Kaplıca Mısırlılar, Romalılar ve Bizanslılar zamanında işletilmiştir. Yörede yapılan kazılarda çıkarılan termalizmle ilgili tarihi eserler Gönen Acık Hava Müzesi'nde bulunmaktadır. Doğa kaplıca sularına 275 metre derinlikte kaptaj yapmış, atmosfer sularından ayırmıştır. Bu nedenle kaplıca suyu dünyada çok az rastlanır bir biçimde saf, temiz ve özelliklerini yitirmeden kalmıştır. Suyun sıcaklığı 73°C olup, hem banyo hem de İçil*mek suretiyle yararlanılmaktadır. Su buharının solunması müzmin üst ve alt solunum yolları iltihaplarının, mineralli suyun içilmesi, mide ve 12 parmak ülseri, hazımsızlık, safra kesesi tembelliği, kalın bağırsak spazmlarının; banyo uygulamaları her çeşit romatizma, kireçlenme, ruhsal sıkıntılara bağlı ağrı ve huzursuzlukların, kadın hastalıklarının tedavisinde, karın ameliyatları veya ortopedik ameliyat sonrası nekahat dönemlerinde yararlı olmakladır.



    GÖNEN DAĞ ILICASI (EKŞİDERE GENÇLİK İÇMESİ) : Ekşidere Gençlik İçmesi Gönen ilçesine 13 km uzaklıktaki dağ ılıcasının 100 m İlerisindedir.
    Gençlik suyu sülfat klorürlü,sodyum kalsiyum ve oligometeliktir.Suyun içinde en fazla radyoaktif olması gençlik suyu denmesine sebep olmuştur.Ilıcada banyo yapılmakla beraber içme suyu olarak da kullanılmaktadır.Dağ ılıcası 220 yatak kapasitelidir.




  3. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    EDREMİT-GÜRE KAPLICASI: Edremit ilçesine bağlı Güre Beldesi sınırları İçierisindedir.Kaplıca mahallinin denizden yüksekliği 3 m olup
    denizden uzaklığı 300 m civarındadır.Edremit'e 1 2 km.Akçay'a ise 3 km uzaklıktaki kaplıca sağlık ve dinlenme yeridir.Kaplıcanın orijinal bölümlerinde ilkçağ Roma hamamı özelliklerini taşıdığı görülmektedir.Suyun sıcaklığı 64 °C olup,romatizma,kadın hastalıkları,cilt hastalıkları,guatr,kireçlenme,sedef, böbrek taşı ve kumları ile karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir.Afrodit Termal Tesisleri 85 yatak kapasiteli olup kara ve hava yolu ile ulaşım sağlanmaktadır.
    EDREMİT- DERMAN KAPLICASI: Edremit ilçesine 3.5 km uzaklıkta olan kaplıca tesisinde 21 adet küvetli odada banyo imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu çeşitli kadın hastalıklarına, romatizmaya ve içilmek suretiyle böbrek taşı rahatsızlıklarına iyi gelmekledir.
    BALYA-ILICA KAPLICASI : Balıkesir Bandırma yolunun 13. km' sinden Şamlı'ya ayrılan yola 22 km uzaklıktadır.Yörede bulunan Turizm Bakanlığından Turizm İşletme Belgeli Turistik Şifa Otel 120 yatak kapasiteli olup kaplıca suyu romatizma, siyatik, kireçlenme ve bazı cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
    BİGADİÇ- HİSARKÖY KAPLICASI : Hisarköy Termal Tesisleri Bigadiç ilçesinin 18 km doğusunda yemyeşil bir doğa içinde bulunmakla olup 48 yatak kapasitelidir. Kaynak sularının sıcaklığı 50-95 °C arasında değişiklik göstermektedir. Kaplıca suyu romatizma, kireçlenme, siyatik, egzama, kadın hastalıkları ve böbrek hastalıkları başta olmak üzere bir çok rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır.



    SINDIRGI- HİSARALAN KAPLICASI : Kaplıca Sındırgı İlçesine 20 km., Sındırgı Simav asfaltına 500 m uzaklıktadır. Su sodyumbikarbonatlı maden suyudur. Kaynaktan 104 °C ile çıkmaktadır, Romatizma, nevroloji, nevrit ve kadın hastalıklarına İyi gelmektedir. Hisaralan kaplıcası ile çevresindeki pansiyonlarda konaklama imkanı bulunmaktadır.
    SINDIRGI-EMENDERE KAPLICASI: Sındırgı ilçesine 8 km uzaklıktaki Ilıca Köyü'ndedir. Suyun sıcaklığı 36°C'dir. 91.6 eman radyoaktivite tespit edilmiştir. Gut hastalarına , böbrek taşlarına, cilt ve mide hastalıklarına İyi gelmektedir. Kaplıcada banyo imkanı mevcuttur.
    SUSURLUK-ACI MADENSUYU: Susurluk ilçesine 1ü km mesafede Dereköy hudutları içindedir. Su, 18 °C sıcaklığında olup içilmek suretiyle mide, bağırsak hastalıklarına ve hazımsızlığa iyi gelmektedir.

    GENEL BİLGİLER



    Balıkesir, Marmara ve Ege Denizine kıyı veren Türkiye’nin en çok adasını bünyesinde barındıran tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle gerçek bir turizm cennetidir.
    Örenyerleri
    Kyzikos - Erdek
    Deasklaion - Bandırma/Ereğli
    Saraylar - Marmara
    Antandros - Edremit/Altınoluk
    Antandros (Edremit-Altınoluk) Antik Kenti
    Mysia’da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir. Adramytteion’un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında, Alkaios’a göre bir leleg yerleşimi, Skepsis’li Demetrios’a göre bir Kilikya kuruluş; Herodot’a göre bir Pelasg yerleşimi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır. Bu adların, Aristoteles’e göre Antandros’u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir. Diğer bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan Andria’lılar tarafından kurulmuş olmasıdır. Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria’nın doğusundaki Asponeus’da , İda dağlarından elde edilen ve özellikle gemi yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi. Pers yönetimi sırasında Dareios tarafından ele geçirilmiştir. Pelopponnes savaşları sırasında birçok kez olayın içine çekilmiştir. Atinalılara tribut(vergi) ödemek zorunda idi. Sicilyalıların hareketi yüzünden tekrar Perslerin eline düşmüştür. Sonra Persler tarafından kovulmuşlardır. 4.yy’ın ikinci yarısınra özgür bir şehir olarak sikke basmıştır. Geç dönemlerde Titus’dan Elagabal ‘a kadar sikke basmıştır. Hristiyanlık döneminde bir psikoposluk merkezi idi. H.Kiepert tarafından bugünkü Avcılar yakınında, sahile doğru, iki yüz on beş metre yükseklikteki bir dağ üzerinde lokalize edilmektedir. Burada bulunmuş bir yazıt yayınlanmıştır


    Cami ve Kiliseler
    Kurşunlu Cami: 1231 yılında Edremit Fatihi olan Selçuklu Komutanı Yusuf Sinan tarafından yaptırılmıştır. Caminin yanında Yusuf Sinan’ın türbesi vardır.
    Ayazma Kilisesi: Günümüzde zeytinyağı fabrikası olarak kullanılan İon sütunlu Fenoremeni Kilisesi, ortadokslarca içindeki kutsal su nedeniyle “AYAZMA” olarak anılmaktadır.
    Plajlar
    Akçay: Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür.
    Altınoluk: Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır.
    Kaplıcalar
    Edremit - Güre Kaplıcası: Edremit’e 12 km, Akçay’a ise 3 km uzaklıktaki kaplıca sağlık ve dinlenme yeridir. Kaplıcanın orijinal bölümlerinde ilkçağ Roma hamamı özelliklerini taşıdığı görülmektedir. Suyun sıcaklığı 64*C olup, romatizma, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları,guatr, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ve kumları ile karciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Konaklama imkanı vardır.
    Bostancı - Entur Kaplıcaları: Burhaniye’nin Edremit çıkışında ve Burhaniye’ye 10 km uzaklıkta son derece modern tesislerdir. Ortalama 51derece sıcaklıktaki yıkanma suyu Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Burhaniye-Edremit yol ayrımında olduğundan ulaşım kolaydır.
    Edremit - Derman Kaplıcası: Edremit ilçesine 3,5 km uzaklıkta olan kaplıca tesisinde 21 adet küvetli odada banyo imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu çeşitli kadın hastalıklarına, romatizmaya ve içilmek suretiyle böbrek taşı rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.
    NE YENİR?
    İlin höşmerim tatlısı ve Susurluk ayranı meşhurdur.
    NE ALINIR?
    İlin höşmerim tatlısı, kolonyaları, Yağcı Bedir halısı alışverişte alınması önerilen özgün ürünlerdir.

    Balıkesir örf ve adetleri


    EVLENME VE DÜĞÜN GELENEKLERİ


    Düğün ve evlenme geleneklerinin canlı olarak yaşandığı yerler köylerdir. Günümüzde köyler de geleneksel özelliklerini yitirmişlerdir. Ancak biz zamanında derlenmiş gelenek ve adetlerden hareketle Balıkesir ve civarındaki köylerde yapılan düğünler hakkındaki bilgileri özetlemek istiyoruz.
    Her köyün düğünü bazı farklılıklar gösterebilir. Ancak genel nitelikleri itibariyle pek çok benzerlikler gösterirler. Her yerde olduğu gibi düğünlerimiz üç aşamalıdır: Söz kesme, nişan ve düğün.
    Kız İsteme ve Söz Kesimi: Önce babalardan habersiz oğlan anası, kız anasının ağzını yoklar. Oğlan anası, kız ******* ikna ettikten sonra durum babalara açılır. Her yerde oğlan evlenme çağına gelince, kendisine istenecek kızın babasına iki uygun kimse gönderilerek kız istenir. O da "Bir ailemle görüşeyim, kızıma da sorayım, onlar isterlerse olur. Bundan iyi bir oğlan mı bulacağım." diyerek cevap verir. Bir hafta sonra tekrar gidilir, ancak yine kesin cevap alınamaz. Ancak üçüncü gidişte söz kesilebilir. Kız evine giden dünürcüler biraz oturduktan sonra "Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza münasip görerek istemeye geldik." derler. Kız evi nazlanır, "kızımız küçük" gibi mazeretler ileri sürerler. Sonra dünürcüler "Siz konuşun, Cuma akşamı, biz nişanımızı getiririz" derler ve kalkarlar. Kız istemeye gidenler ayakkabılarını çevrilmiş bulurlarsa kızın verileceğini, çevrilmemiş ise, verilmek istenmediğini anlarlar. Söz kesilince kızı istemeye gelenlerle oğlana bir mendil (yağlık) gönderilir. İsteyiciler oğlan evine döndüklerinde tavuk, hindi gibi bir ziyafetle ağırlanırlar.
    Nişan: Söz kesildikten üç gün sonra oğlan evinden bir heybe içine ekmek, bulgur, şeker, üzüm gibi şeyler doldurularak oğlan yengeleri tarafından kız evine götürülür. Ertesi gün yine heybeler içine basma vs., konarak oğlan anası yanına aldığı kadınlarla kız evine gider. Gelin kız, kaynanasının elini öper ve önüne diz çöker; kaynana gelinin başına bir ak yaşmak örter, bunun anlamı "günün ak olsun" demektir. Yaşmağın ucunda bir çeyrek lira altını bağlıdır. Bunun üzerine de bir kat yazma (çember) koyar. Diğer kadınlar da birer yazma koyarlar, sonra gelinin sağdıcı hepsini toplar, dışarı çıkarır. Bundan sonra defler çalınır, türküler söylenir ve gelin kaynananın önünde oynar. Bu arada kaynana gelinin başına şeker serper. Orada bulunanlar mutlaka birer Şeker alıp yemek isterler, çünkü bu şekerden yiyenin dişinin ağrımadığına inanılır. Bu geleneğin adı "küçük heybe"dir. Bazı köylerde bu gelenek söz kesiminden bir hafta sonra olur ve sadece çörek üzerine konmuş helva götürülür. İki gün sonra ise kız evi, aynı heybeyi kızarmış tavuk, kırılmış ceviz, çörek, mendil, kese ve mevsimine göre bir çiçekle doldurarak kız yengesiyle geri gönderir. Bir müddet sonra oğlan tarafı beş kat çeşitli basma, yazma, üstlük, yüzük, küpe katmer, helva ve yemiş dolu heybelerle kız evine giderler. Kız evi daha önceden haberdar edilmiştir ve oğlan evi tarafından gönderilen erzakla yemekler hazırlanmıştır. Yemekler yendikten sonra gelenler para, kaynata da bir takım altın vererek giderler. Komşular neler geldiğini merak ederek kız evine toplanırlar. Bu sırada kaynana bir kenara oturarak getirdiği basma topunun yarısını seccade gibi yayar, gelin kız yayılan topun üzerinden yürüyerek kaynananın önüne gelir, elini öper, diz çöker. Kaynana da geline yüzük ve küpe takar, ak yaşmağı başına atar ve diğer eşyaları da bir bir üstüne koyar. Davetliler de armağanlarını aynı biçimde verirler. Sonra bütün bu eşyalar bir araya getirilerek bir kalbura doldurur ve oyunlara başlanır. Ancak bu kez gelin oynamaz, çünkü heybeler gelmeden önce kardeşlikleriyle oynamıştır. Bu oyunlar genellikle avlularda oynanır ve güveyi ile köy delikanlıları da bir kenardan seyrederler.




  4. Dr Zeynep
    Bayan Üye
    Bir başka gün kız evinden kızın kardeşlikleriyle oğlan evine sinilerle yemek, baklava ve ağlanın aile fertlerine birer kat iç çamaşırı gönderilir. Getirenlere oğlan evinden bahşiş verilir. Ertesi gün siniler geri gönderilir ve yanında gelin için bir kat basma ile yemişler vardır. Buna "kuru sini" adı verilir. Kuru siniyi getirenlere kız evinde yemek verilir, hep birlikte ariyetler/hediyeler sayılır. Bunun sebebi ileride bir ayrılma vuku bulursa ne getirildiğinin bilinmesidir. Bundan sonra düğüne kadar her bayram ve düğünde oğlan evi, kız evine heybelerle tavuk ve katmer gönderir. Bu arada da oğlan evinin alması gereken eşyalar alınır. Bunlar eskiden kutu elbisesi, çındılı kadife ceket, üstlük, papuç, terlik, karyola, sandık, kilim, halı, çul, basma kumaşlardır. Kız evi de iki yatak, güveyi elbisesi ve akrabaları için çamaşırlar alır.
    Düğün: Hazırlıklar tamam olduktan sonra düğün günü kararlaştırılır. Düğünden onbeş gün önce çalgı tutulur, bir hafta önce de okuntular dağıtılır. Okuntu itibarlı davetlilere birer yazma(çember), diğerlerine ise Şekerdir. Düğün gününden iki gün önce çalgılar gelir, çeşitli havalar çalmaya başlar. Bu arada keşkek dövülmeye başlanır. Düğünden iki gün önce yapılan diğer bir tören de sepi geleneğidir. Oğlan evi akrabalarını ve komşularını toplayıp gelir. Gelenlerin hediye getirmesi adettir. Kız evinin yaptığı yemekler yenir. Kızın çeyizi askıya çıkarılır ve gelenler bunları görür. Gelin o gece nişan kıyafetini giyer. Sepi altında oyun oynanır. Bu gecede gelin ile görümceyi oyuna kaldırırlar. Kaynanası gelinin başına bir avuç para saçar. Oyunlar oynanır, eğlenilir. Kızın arkadaşları düğün gününe kadar sepi odasında yatar, oğlan evi de onlara yiyecek, içecek getirir.
    Ertesi gün davetliler gelmeye başlarlar. Her gelen grup çalgıyla karşılanır ve önce düğün evine, sonra da konaklayacakları yere götürülürler. Herkes birer hediyeyle gelir ve hediyeler düğün evine bırakılır. Hediyeler genellikle daha önce düğün evinden kendilerine gelen hediyenin aynısıdır. Akşam yemeğinden sonra düğün evi bir heybeyle odaları gezer ve kahve dağıtır, çalgı da odalarda sırayla çalar. Sonra köy delikanlıları çalgılarla düğün yerine gelirler, misafirler de eğlenceye katılır. Herkes oyun oynar, eğlenir. Daha sonra delikanlılar düğün evine gelerek baklava ve para alırlar. O gün düğün sahibinin maddi gücüne göre güreş, değnek yarışı, at yarışı gibi eğlenceler düzenlenir. Bu eğlenceler sürerken kız evinde gelinin hazırlıkları sürmektedir. Oyunlardan sonra oğlan evinde atlar hazırlanır. Tabii artık atların yerini otomobiller almış durumdadır. Yenge adı verilen ve at bulabilen kadınlar, mavi veya kırmızı renkte feraceler giyerek başlarını beyaz yaşmaklarla örterler, çalgılar eşliğinde kız evine doğru yola çıkarlar. Yengelerden birisi kız evinin önünde iner, omzundaki bir heybeyle içeri girer. Heybede bir bacak et vardır. Kızın ev halkı için getirilmiştir. Gelin, annesinin, babasının ve bütün akrabalarının ellerini öper. El öpülürken kıza bahşişler verilir. Sonra avluya çıkılır ve ters kapatılmış bir kazana bastırılarak gelin oğlan evinden gelen ata biner. Hareket edilince bir atlı yine bir heybeyle oğlan evine koşturur ve gelinin yola çıktığı müjdesini verir. Çalgılar çalar, delikanlılar düğün alayının önünde bağıra çağıra gelini götürürler.

    Kız evinden ayrılıp oğlan evinin kapısına gelinceye kadar delikanlılar gelin alayının önüne geçerler, bahşiş isterler. Gelin geldikten sonra hemen inmez, kaynata geline vereceği eşya ve malları sayar. Bunlar tarla, inek gibi çeşitli arazi ve hayvanlardır. Gelin daha atın üzerindeyken kucağına bir oğlan çocuğu verilir. Bunun sebebi gelinin erkek çocuk doğurmasının istenmesidir. Sonra kaynata tarafından gelin attan indirilir. Yere basınca "eli ekmekli olsun" diye koltuğuna buğday ekmeği kıstırılır, eline bir bardak su verilir ve içeri alınır. Gelin yürüdükçe suyu yavaş yavaş döker. Böylece, varsa huysuzluklarının dışarıda kalacağına inanılır. Ekmekler dışarıda toplananlara dağıtılır. Bu da gelen misafirlere ekmek verilmesi içindir. Gelin odaya girince yaz da olsa kavla ateş yakılır. Bazı yerlerde gelin eve girerken yenge, gelinin girdiği kapıyı tereyağla yağlar. Bunun sebebi de "mutluluk, zenginlik olsun, geçimde sıkıntı olmasın" dileğidir. Gelinin koltuğundan çörekler geçirilerek dışarıdaki delikanlılara dağıtılır. Bu çöreklerden yiyenin dişinin sızlamadığı inancı yaygındır.

    Çeyizi gelinden önce eve getirilmiş ve döşenmiştir. Gelin gelince çeyiz odası yenge tarafından açılır.
    Gerdek: Akşam olunca güveyi yeni elbiselerini sağdıcın evinde giyer ve camiye gider. Güveyi camide iken ayakkabısının biri arkadaşlarından biri tarafından saklanır ve bahşiş alınmadan geri verilmez. Namazdan sonra cemaatle eve gelinir, gelenlere şerbet ikram edilir ve imam dua eder. Güveyi babasının ve imamın ellerini öper. Damat arkadaşları tarafından yumruklanarak gerdeğe girer.
    Sabahleyin yenge gelir, gelinin yatağını kaldırır. Bazı yerlerde gelin istenildiği gibi çıktıysa anasının evine beyaz bir yaşmak, aksi ise kara bir şey gönderilir. Daha sonra kadınlar gelini görmeye gelirler. Gelin ufacık bir çocuk dahi gelse elini öper ve bir mendil hediye eder. Üç gün evden çıkmayan gelin ancak dördüncü günü suya gider. Her gidişinde de farklı bir elbise giyer. Gelin suya giderken eline mutlaka yeni bir testi verilir. Ayrıca çeşmede bir yerlere bir tarakla çakı saklanır. Gelin bunları arar, tarağı bulursa ilk çocuğunun kız,çakıyı bulursa erkek olacağı yorumlanır.

    Savaştepe Kültürel Yapısı


    Tarih 26 AĞUSTOS 1942 Yer: SAVAŞTEPE okullar yaz tatilinde olmasına rağmen Köy Enstitüsünde okuyan yaklaşık 100 kişilik öğrenci gurubu ellerinde kazma kürek okula ait çomaklı mevkiindeki çiftliğe doğru yola koyulmuşlar. Yol kenarındaki vatandaşlar SAVAŞTEPE ’yi birçok alanda örnek olan bu idealist gençleri takdirle alkışlıyor. Bu gençler ki;

    Açılışın üzerinden henüz 2 yıl gibi kısa bir süre geçmiş olan Köy Enstitüsünün dershanesinden idari binasına atölyelerinden yatakhanesine fırınından yemekhanesine bütün hizmet binalarını kendi elleri ile yapmışlar çiftlik arazisini ekip biçerek kendi kendilerine yeter hale gelmişler. Edindikleri bütün bilgi ve tecrübelerini çarşı iznine çıktıklarında SAVAŞTEPE halkıyla paylaşarak bir ilçenin karanlıktan aydınlığa kavuşmasına öncülük etmişlerdir.

    Enstitü ilk mezunlarını verip yurdun dört bir yanına öğretmen olarak gönderdikten sonra SAVAŞTEPE adı köy Enstitüsü ile Özdeşleşerek bütün Türkiye’ye yayılmış.

    1976 yılında Eğitim Enstitüsüne dönüşünceye kadar binlerce öğretmen yetiştirip haklı olarak “Eğitim Beşiği” unvanını almıştır.

    Daha sonra Köy Enstitüsü kapatılarak Öğretmen lisesine dönüştürülmüştür. Anadolu Öğretmen Lisesi ismini alarak günümüzde eğitim ve öğretim alanında hizmet vermekte ancak gereken önemini yitirmiş vaziyettedir.

    Kapatılan Eğitim Enstitüsünün yerine açılan Anadolu Öğretmen Lisesi şu an kullanılmayan atıl durumdaki sulanılabilir 300 dekarlık çiftlik arazisi ziraat yada veterinerlik fakültesi için veya bir yüksekokul için uygulama sahası olmayı beklemektedir. Bu alanda çalışmalar devam etmekte olup ilçemize Yüksekokul kazandırılacaktır.

    Hayırsever bir vatandaş tarafından yaptırılan 5 katlı ilköğretim okulu ile birlikte merkezde 4 adet ilköğretim okulu,1 adet Ticaret Lisesi,1 adet Sağlık Lisesi,1 adet İmam hatip lisesi, Savaştepe lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi olmak üzere eğitim veren okulumuz bulunmaktadır.

    İlçemizin okuryazar oranı %98 dir.

    İlçemizde Devlet Hastanesi, 1 adet sağlık ocağı köylerde ise 3 adet sağlık ocağı ile sağlık alanında hizmet vermektedir.

    İlçemiz sınırları içerisinde Balıkesir Savaştepe yoluna 7 km uzaklıkta Roma dönemine ait bir adet kaplıca bulunmaktadır. Burası termal su ile günümüze kadar tarihi özelliğini koruyarak günümüzde de halkımıza hizmet vermektedir.

    İlçemiz merkezinde korumaya alınmış tarih bilinmeyen 2 adet en az 1000 yıllık olduğu tahmin edilen ulu çınar bulunmaktadır.

    İlçemiz sınırları içerisinde Peri bacaları bulunmaktadır. Bunlar Karaçam ve Maden mezarı köyü civarında bulunmaktadır.

    Halkımızın dinlenmesi ve temiz hava alması için şehir merkezinde kurulu çamlık mesire alanı, Karakuyu mesire alanı gibi birçok mesire alanı bulunmaktadır.

    İlçemize bağlı 48 adet köy bulunmaktadır. Bu köylerimiz dayanışmayı artırmak, kaynaşmayı sağlamak amacıyla her yıl köy hayırları düzenlenmekte olup yılardır bu geleneklerini sürdürmektedirler.

    Savaştepe Belediyesi 1953 yılından ilçemize hizmet vermekte olup şu anda Gürkan KURTBAŞ ’ın Belediye Başkanlığında 24 Memur, 60 İşçi personelle hizmet vermektedir. Savaştepe ’nin acil sorunları giderilmekte olup gelişen bir ilçe olması için çalışmalar büyük bir hızla devam etmektedir. Belediyemiz tarafından gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak için sportif faaliyetler (Futbol, gezi, güreş vb) düzenlemektedir. Dayanışmayı sağlamak ve yaşlı ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza günlük sıcak yemek evlerine teslim edilmek üzere aş evi kurulmuş ve hizmete sokulmuştur.

    Balıkesir ili iki coğrafi bölge Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesi sınırları içersinde kalmaktadır. Balıkesirin ilçeleri Savaştepe, Susurluk, Bandırma, Erdek, Manyas, Balya, Sındırgı, Bigadiç, Burhaniye, Gümeç, Ayvalık, Marmara, Dursunbey, Kepsut, İvrindi, Havran ve Edremittir. Balıkesir ili Ege ve Marmara bölgesi arasında geçiş noktasını oluşturmaktadır. Balıkesirde gezilecek yerler Balıkesir Saat Kulesi, Balıkesir evleri, Şadırvan, Değirmen Boğazı, Zagnos Pasa Kulliyesi, Kuva-i Milliye Müzesi ve Yıldırım Camii ve en önemlisi Manyas Kuş Cenneti bölgenin gezilmesi gereken noktalarıdır

+ Yorum Gönder


balıkesirin yer şekilleri,  balıkesir yer şekilleri,  balıkesirin yerşekilleri,  balıkesir in yeryüzü şekilleri,  yeryüzü şekilleri ekonomisi balıkesir,  balıkesirin yer şekli