+ Yorum Gönder
Elektronik ve Teknoloji ve Bilim ve Teknoloji Forumunda Teknoloji ve Bilimin gelişmesi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Teknoloji ve Bilimin gelişmesi








    Teknoloji ve Bilim


    Teknolojideki gelişmeler bilgi toplumuna geçipte, bilimin yardımı ile olmadan gelişmiştir.Bu geçiş döneminde talebin yoğun olması nedeniyle söz konusu talebin karşılanması için insan emeğinden tasarruf eden makinaların yapılmasına çalışılmıştır. Ancak modern bilimin ortaya çıkmasıyla teknoloji, bilimin hakimiyeti altına girmiştir. Böylece planlı bir çalışma neticesinde, üretilen birçok ürün insanlığın hizmetine sunulmuştur. Bilim ve teknoloji arasındaki ilişki zamanla değişen sanayi sektörü ve uluslararası alanda kendini gösteren dinamik bir olgudur. Dinamiktir, çünkü teknolojik gelişme ekonomik gelişmenin dört misli hızla gelişmektedir. Bu gelişme uluslararası alanda kendini göstermekte olup devamlı bir şekilde ekonomik, politik ve sosyal alanlardaki değişmeleri gündeme getirmektedir. Bilimdeki gelişmeler teknolojideki ilerlemenin olmazsa olmaz koşulu olmuştur. Ancak teknolojinin bilime olan bağımlılığı tek yönlü bir bağımlılık değildir.
    Bilimdeki ilerlemeler teknolojide gelişmelere bağımlı hale gelmiştir. Aslında bu iki disiplin içten içe ve sürekli birbirini dokumakta ve çoğalmaktadır. Şöyle ki bilim teknolojiyi doğurur ve daha çok bilim üretmek için doğurduğu teknolojiyi kullanır, sonuçta daha çok bilim daha çok teknoloji üretir. Daha açık bir değişle bilimsel bulgulardan teknoloji aşamasına geçiş ya da teknolojik bulguların bilim alanında bir üretim aracı olarak kullanılır hale gelmesi giderek hız kazanmakta, aradaki geçiş resini giderek azaltmaktadır. Öyle ki bazı alanlarda bilimsel uğraşın nedene bitip teknolojik uğraşın nedene başladığı kestirilemez hale gelmiştir. Gerek bilim ve teknoloji arasındaki giderek artan karşılıklı etkileşim ve bağımlılık, gerekse bu ikilinin bütünleşmeye doğru gidişi nedeniyledir ki, teknoloji üzerindeki bir vurgulama her zaman bilim üzerinde de bir vurgulama anlamına gelir, biri diğerini dışlamaz, aksine zorunlu kılar.
    Bilgi üretebilmek için daha önce başkalarınca üretilmiş bilgilerden yararlanmak zorunludur. Aksi halde daha önce harcanan onca emek, zaman ve para gereksiz tekrarlar için harcanabilir. Üretilen bilgiye erişim ve onu özümseyerek kullanma becerisi özellikle kaynakları kıt, gelişmekte olan ülkeler için büyük önem taşımaktadır. Daha önce üretilmiş bilgi üzerinde çalışmak yalnız kaynak israfına değil zaman kaybına da yol açmaktadır. Gelişmiş ülkelerde özellikle II. Dünya Savaşı`ndan sonra gözlenen çarpıcı ekonomik atılımın ana kaynağının, bilimsel ve teknolojik bilgi birikimi olduğu gerçeği artık bilinmektedir.
    Buralarda teknolojinin devletle olan ilişkisi çok önemlidir. Çünkü sözünü ettiğimiz teknolojik gelişmede başta eğitim, iletişim, enerji, ulaşım gibi ihtiyaçları karşılama yükümlülüğü, devlete ait alt yapı meselesidir. ABD`nin bugünkü teknolojik ilerlemesini ve süper güç olmasına II. Dünya Savaşı`ndan önce Avrupa`dan kaçan bilim adamlarının ileri düzeydeki bilgilerini Yeni Dünya`nın zengin kaynakları ile birleştirerek yeni teknolojilerin üretilmesinde kullanılıp, kullanılmadığı tartışılan bir husustur. Teknolojinin temini için üç temel seçenek bulunmaktadır. Birinci seçenek firmanın kendi içlerinde araştırma yaparak ihtiyacı olan teknolojiyi üretmesidir. Bu uzun vadeli bir seçenektir. Ayrıca alt yapısınında sağlanmış olması gerekmektedir. Özellikle ilk 5-10 yıl süreli AR-GE yatırımı şarttır. İlk yıllarda bu yatırımın hiçbir getirisi yoktur. Ancak bir süre sonra başarı elde edilince yatırımın getirisi yıldan yıla artar. Sağladığı yararlar ise:

    1- Gelecekteki yatırımlar için bilgi birikimi sağlar.
    2- Firma dışından teknoloji temini için teknoloji transferinde firmanın pazarlık gücünü arttırır.
    3- Etkin teknoloji transferi için uzman yetiştirilmesinin sağlar.
    4- AR-GE faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek yan ürünler ile işletmenin ürün yelpazesini genişletmesine katkıda bulunur.

    İkinci seçenek teknoloji transferini gerçekleştirmektir. Birinci seçeneğe göre daha az risklidir. Kârlılık ilk 3-5 yıl içinde sağlanabilir. AR-GE yatırımı ile istenilen teknoloji kısa zamanda temin edilir. Ancak transfer edilen teknolojinin firma koşullarına uyarlanması ve teknolojinin güncel tutulabilmesi için AR-GE yatırımlarından vazgeçilmemesi gerekir. Ayrıca sakıncalar bulunmaktadır.
    Bunlar ise;

    1- Transfer anlaşmalarından gelen kısıtlamalar.
    2- Transfer için belirlenen teknolojilerinin firmaya uygunluk derecesinin saptanmasında karşılaşılan zorluklar.
    3- Teknoloji pazarlarında daha ziyade eski ve terk edilen teknolojilerinin satışa sunulması gelmektedir.

    Bu dezavantaj maddeerinin bazılarının ortadan kaldırılmasında devlet politikalarının rolü önemsenecek boyutlardadır.
    Üçüncü seçenek ise bilinen teknolojilerin kullanımının yani hangi eknolojik seviyede isek onu biraz modernize edilerek kullanmaktır. Bu ise en az AR-GE yatırımı gerektiren en az riskli seçenektir. Yatırım en kısa zamanda kârlılığa geçer.
    Yatırımların zaman ve para ihtiyacı önceden belirlenebilir. Ancak bu tür yatırımlar firmalara yatırım üstünlüğü getirmez.
    En kısa sürede demode ve edki hale gelir. Bu üç seçenekten bir tanesini veya karmasını uygulamak en avantajlı durumdan bilimin, teknoloji üzerindeki etkisi her sanayi dalına göre farklılık arzeder. Sanayileşen ülkelerde bilim, büyük ölçüde teknolojinin emrine girmiştir.








  2. Özberk
    Yeni Üye





    teknoloji ve bilim her zaman içi içe olmuştur. teknolojinin gelişmesiyle bilim bilimin gelişmesiyle de teknoloji gelişmiştir. bu ikisi birbirini tamamlar. bilimde yararlanılan tüm malzemeler teknolojinin bir parçasıdır. teknoloji olmadan bilim olmaz.




+ Yorum Gönder