+ Yorum Gönder
Elektronik ve Teknoloji ve Bilim ve Teknoloji Forumunda Bilimler Hakkında Bilgi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Bilimler Hakkında Bilgi








    Bilimler Hakkında Bilgi

    Bilimler İle İlgili Bilgi


    Bilimler: Doğa, düşünce ve toplum hakkındaki doğru ve mantıklı bilgilerin tümü.

    Bilimlerin listesini çıkartmak, güç bir iştir. Bilimsel tutumun nitelikleri mantık, kesinlik, metot, doğruluk, nesnellik, ustalık ve sentez yeteneği çoktan beri kanıtlandığı için, bunların benimsenmediği hiç bir araştırma alanı kalmamıştır. Böylelikle kesin (matematik, astronomi). deneysel (kimya,fizik) ve doğal (jeoloji, botanik, zooloji, biyoloji) bilimlerin yanıbaşmda, toplumun ve insanın çeşitli yönlerini inceleyen insan bilimleri (tarih, coğrafya, psikoloji, sosyoloji), zenginliklerin üretimini ve tüketimini düzenleyen mekanizmalarla uğraşan ekonomik bilimler de (iktisat) ortaya çıkmış bulunmaktadır.


    Bilimler Hakkında Bilgi.jpg.



    Gerçeklerin Görülmesi

    Bilimsel serüven. Milattan 3000 yıi kadar önce, Mısır’da ve Mezopotamya’da başladı. Matematik ile astronomi, oralarda doğdu. Mısırlılar, özellikle yüzeyleri ve bazı hacimleri hesaplamayı biliyorlardı; aritmetiği de basit kesirlerin hesaplanmasına kadar geliştirmişlerdi. Kaideliler on ikiyi esas alan hesap sistemini buldular ve daireyi 360 dereceye böldüler. Astronomide Mısırlılar ve Kaideliler, Güneş’in gökyüzünde bir yılda izlediği yolu ve tutulumu (Güneş’in çizdiği çemberin sınırladığı daire) buldular ve bunu on ikiye bölerek ilk burçları meydana getirdiler. Kaideliler gökyüzü olayları arasında özellikle tutulmalarla ilgilendiler: bunların belirli bir dönemde yinelendiğini saptadıktan sonra, Ay’ın veya Güneş’in bir daha ne zaman tutulacağını tahmine çalıştılar.

    Ama Mısır’da ve Mezopotamya’da, bu olayların nedenini açıklamak için herhangi bir istek belirmedi ve bu bilgiler, sadece basit gerçeklerin görülmesinden ibaret kaldı.

    Yunanlıların Katkısı

    Bilim, VI. yy.dan itibaren, Yunanistan’da filozoflar sayesinde bir atılım gösterdi; bu filozofların başlıca uğraşı bilmek, anlamak ve açıklamaktı.

    Thales, Pythagoras, Eukleides, Apollonios geometriyi geliştirdiler. Hippokrates tıp bilimini ilerletti. M.Ö. III. ve II. yy.larda. Yunan bilimi doruğuna erişti. Arkhimedes statik biliminin (mekaniğin, nesnelerin dengesiyle uğraşan bölümü) temellerini attı; suya batan her cismi yukarı iten kaldırma gücünün ilkesini buldu ve matematik hesabı geliştirdi; birçok makine de icat etti.

    Eratosthenes Dünya’nm çevresinin uzunluğunu hesapladı ve ilk coğrafya haritasını yaptı. Aristarkhos on sekiz yüzyıl önceden, Kopernik sistemini haber veren bir gezegen sistemi tasarladı: ayrıca, Ay’ın çapını da doğru olarak hesapladı. Nihayet, Hipparkhos, trigonometrinin esaslarını koydu ve Ay ile Güneş’in hareketleri kuramını hazırladı, özellikle tutulmaların mekanizmasını açıkladı, tik yıldız katalogu da onun eseridir.

    M.S. II. yy.da, Klaudios Ptolemaios, kendinden öncekilerin çalışmalarını yeniden ele alarak tamamladı. Onun öne sürdüğü Evren sistemi, Dünya’nm, Evren’in merkezinde hareketsiz durduğunu kabul ediyor ve o çağdaki gözlemlere uygun olarak gezegenlerin hareketini geometrik yönden açıklıyordu. Ondan sonra, Diophantos, cebiri icat etti, Pappus geometriyi geliştirdi ve Galenos da anatomi konusunda birçok buluşlar açıkladı. Daha sonra, Yunan uygarlığının gerilemesi ve giderek Roma uygarlığı önünde silinmesi, bilim için uzun bir hareketsizlik döneminin başlangıcı oldu.

    Her şeyden önce güncel ve siyasal sorunlarla uğraşan Romalılar bilimsel bilgileri küçümsüyor gibiydiler; onların bilime hiç bir özgün katkıları olmamıştır. İhtiyar Plinius’un ünlü Doğa Tarihi ancak ansiklopedik bir derlemeden ibarettir. Buna karşılık, güçlü mühendisler ve yapıcı insanlar yetiştiren Romalılar tekniğe önem vermişler, geniş imparatorluğun içerisinde yollar, su kemerleri ve sayısız anıtlar yaparak kendilerini göstermişlerdir.

    Araplarda bilim

    Yunan mirası, Latin dünyasına Araplar tarafından aktarıldı. IX. ve X. yy.larda Bağdat ile Şam, giderek gelişen düşünce merkezleriydi. Yunan bilimsel metinleri buralarda Arapçaya çevrildikten sonra, Sicilya, İspanya ve Fransa’ya geçiyordu. Araplar özgün eserler de veriyorlardı: astrolojiye meraklı olduklarından, astronomik hesabı ve âletleri geliştiriyor, tarih zayiçelerini (yıldız falı) tutmakta işe yarayan daha doğru astronomi cetvelleri hazırlamağa çalışıyorlardı. Böylece Araplar, gökcisimlerinin yerini tespit etmeğe uğraşırken astronomiyi geliştirdiler.

    Bunun gibi, simyaya duydukları merak yüzünden de kimyacı oldular: gerçi altın yapmayı başaramadılar ama, yeni cisimler ve alaşımlar buldular, bunların özelliklerini incelediler. Ebu Musa Cabir 800 yılma doğru, sülfürik ve nitrik asitleri, arseniği, antimuanı, boya ve demir-çelikle ilgili yöntemleri buldu.

    Matematikte, Araplar ondalık sistem ile sıfırı, Hindistan’dan aldılar ve bunlar, cebir ile aritmetiğin sonraki gelişimi için iki önemli temel oldu.

    XII. yy.dan itibaren, Arap bilimi gerilemeğe yüz tuttu. Ama o arada bu bilgiler başka düşünce merkezlerine aktarılmıştı: Paris, Oxford, Bo-lonya gibi. Basımcılığın icadından sonra *Rönesans batı dünyasında, edebiyat ve sanatta olduğu gibi bilimde de verimli bir dönem oldu.

    Bir Yeniden Doğuş

    XV. yy. sonunda, pusula ve saat giderek daha geniş ölçüde kullanılırken, coğrafyayı altüst edecek olan, büyük seferler çağı açıldı. Kristof Kolomb 1492 yılında Amerika’yı keşfetti. Altı yıl sonra, Vasco de Gama Ümit Burnu’ndan Hindistan yolunu açtı. Bir süre sonra (1519-1522), Macellan ilk dünya turunu yaptı: böylelikle Pythagoras’m izdaşlarından iki bin yıl sonra, Dünya’nın yuvarlak olduğunu bir kere daha keşfetti. Bir yandan da haritacılık ilerlemekteydi.

    Flaman Gerard Mercator ilk dünya haritasını yayımladı ve 1569′da günümüzde de haritaların hazırlanmasında kullanılmakta olan bir projeksiyon (izdüşüm) sistemi icat etti. italyan matematikçileri Tartaglia ile Cardan, Fransız Viète, cebirde büyük bir ilerleme sağladılar. Ambroise Paré, cerrahlık yöntemlerini yeniledi. Flaman Vesale ile İspanyol Servet insan vücudunun ilk teşrinini yaptılar ve anatomiyi ilerlettiler.

    Nihayet, Polonya’lı astronom Kopernik’in, varsayımının 1543′te yayımlanması ve gezegenlerin Güneş çevresinde döndüğünün böylece ortaya atılması, gerçek bir bilimsel devrin başlangıcı oldu. Dünya’yı Evren’in merkezi sayan eski görüşlerin yıkılışı, dini ve felsefeyi de altüst etti.

    Galilei’nin eseri, bilimi modern çağa sokmuş oldu. Deneysel fiziğin ve dinamiğin (mekaniğin, güçle hareket arasındaki ilintileri inceleyen bölümü) kurucusu böylece astronomik buluşlarıyla da ün kazanırken ilk teleskoplar ve dürbünler de kullanılmağa başlıyordu.

    Çok geçmeden matematikçiler de yeni âletlere kavuştular: İskoçya’lı Napier’nin eseri olan logaritma; Des-cartes’in temellerini attığı analitik geometri; Pascal ile Fermat’nm geliştirdikleri ihtimal hesapları; Alman Leibniz’in yaratmış olduğu diferansiyel hesap.

    XVII. yy. sonunda, Newton evrensel yerçekimini keşfetmekle bilime çok büyük bir katkıda bulundu; yerçekimi, hem matematiği, hem fiziği, hem astronomiyi ilgilendiriyordu.

    Bu dönem, optik yönünden de verimli olmuştur: Descartes ışıkların kırılması yasasını buldu; Newton, beyaz ışığın bileşimini keşfetti: Danimarkalı Römer, ışığın hızım buldu (1675); Hollandalı Huygens ve Newton ışık enerjisinin niteliğini saptamağa çalıştılar. Coğrafya da önemli ilerlemeler kaydetti: Picard ile La Hire, Fransa haritasındaki büyük yanlışları ortaya çıkarıp düzelttiler. Nihayet, mikroskobun kullanılması yaygınlaşırken, doğa bilimlerinde de bir ilerleme oldu: İtalyan Malpighi, İngiliz Hooke, Hollandalı Swammer-dam ve Van Leeuvvenhoek, böceklerin anatomisini ve bitkilerin yapısını keşfettiler.

    Bilimlerin Çoğalması

    XIX. yy.da teknik icatlar hızla çoğalırken ve sanayi hamle yaparken bilim de kendi alanını genişletiyordu. Fizikte, mekanik, akustik ve optik dallarına elektrik ve termodinamik eklendi. Kimyada, atom kuramı kurulurken, karbon bileşiklerinin incelenmesi de organik kimyayı doğuruyordu. Astronomide, gök mekaniği, Neptün gezegeninin keşfiyle (1846) kendini kabul ettirdi. Fotoğrafın ve tayf analizinin kullanılması, astrofizik dalını meydana getirdi. Nihayet, saf matematik de giderek daha- yaygın genellemelere olanak sağlayınca, yüzyılımız, bilimin zafer çağı oldu.








  2. Acil

    Bilimler Hakkında Bilgi isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder