+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Bulaşıcı Hastalıklar Forumunda Kolon Kanserini önlemek Mümkün Mü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kolon Kanserini önlemek Mümkün Mü








    Kolon kanserini önlemek mümkün mü kıscaa







  2. FERAY
    Devamlı Üye





    Kolon Kanserinin Önlenmesi Hakkında Bilgi

    Kanserin Önlenmesi:
    Kanserin yukarıda açıkladığımız nedenleri bilindiğine göre bunlara yönelik olarak alınacak önlemler korunmada önemli etkiler gösterecektir. Bunlardan uzaklaşmanın nedenli önemli olduğu yolunda çok geniş çalışmalar yapılmıştır.
    Bunların sonuçları sık sık yayınlanıyor. Ancak son yıllarda korunma önlemlerine önemli biri daha eklendi. Kimyasal korunma denilen bu yolun en önemli silahları arasında, vitaminlerle kalsiyum ve selenyum gibi minerallerden oluşmuş gıda takviyeleri ve bazı ilaçlar yer alıyor,

    Korunmada İlaçların Önemi:
    Son yıllarda yapılan çalışmalar meme kanserinin önlenmesinde Tamoxifen ve kalınbağırsakla rektum (makat) kanserleri ve iyi huylu tümörlerinin önlenmesinde Aspirin´in etkili olduğunu ortaya koydu.

    Kanser oluşumuna neden olduğu bilinen etkenlerin uzaklaştırılması önlemler arasında ilk sırayı alır. Primer ya da birincil korunma denilen yolda, beslenmenin düzenlenmesi, sigarayı bırakma, aşırı alkolden kaçınma, güneş altında kalınan süreyi azaltmak ya da koruyucu faktörü yüksek olan güneş sütleri kullanmak, düzenli eksersiz yapmak, cinsel virüslerin neden olduğu kanserlerden korunmak için cinsel eş seçiminde titiz olmak ve kondom gibi korunma önlemlerini kullanmak önemlidir.

    Aspirin de Koruyor
    Kanserden korunmada etkili olduğu kanıtlanmış bazı kimyasallar mevcut
    . Tamoxifen ve bu gruptan ilaçların meme kanseri üzerinde koruyucu etkisi biliniyor. Kanser oluşumuna karşı koruyucu etkisi bilinen bir diğer madde de Aspirin.
    Düzenli Aspirin kullanımı ile en büyük korunma, kalınbağırsak (kolon) ve makat (rektum) kanserleri ve selim tümörleri olan adenomlara karşı kendini gösteriyor. Aspirin´in koruyucu etkisi, yemek borusu ve mide gibi sindirim kanalının diğer organlarıyla, meme kanseri oluşumunda da kendini kanıtlıyor.
    Kalınbağırsak ve makat (kolorektal) kanserlerinden koruyucu etki üzerine Melbourne Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, düzenli Aspirin kullanımının kanser oluşumunu %40 oranında önlediği ortaya konulmuş. Aspirin bu etkisini, hücrenin kontrolsuz çoğalmasını önlemek (antiproliferatif etki), programlanmış hücre yaşam süresini düzenlemek (apoptosis etki) ve karsinojenlerin neden olduğu bağışıklık azalmasını engellemek (immün etki) yoluyla gösteriyor.
    Aspirin´in kanser oluşumuna karşı koruyucu etkisi ilk olarak 1988 yılında ileri sürüldü. O zamandan bu yana bir dizi klinik, epidemiyolojik ve deneysel veriler ortaya çıkarak bu görüşün doğruluğu kanıtlandı.

    Kanserin oluşumunda, karsinojenler normal hücreyi etkileyerek genetik yapısını bozarlar. Bunun sonucunda prekanseröz (kanser öncesi) hücreler oluşur. Zaman geçtikçe bunlar da kanser hücresi haline dönüşür.
    Prekanseröz hale gelmiş hücrelere karşı, kanser oluşmadan da yapılabilecek şeyler var.
    Bunlar arasında genetik testler, ve ayrıntılı sağlık kontrolları (check-up) sayılabilir. Rahim kanseri riskine karşı, benim de sık sık değindiğim Pap test ya da diğer söylenişiyle Smear test, kolorektal kanserlere karşı kolonoskopi denilen yöntemle kalınbarsağın incelenmesi ve dışkıda gizli kan aranması, ciltteki benlerin ve güneş lekelerinin belirli aralıklarla kontrolu, mamografi denilen yöntemle meme dokusunun görüntülenmesi, kanserleşme riski yüksek oluşumların zamanında tesbit edilmesi imkanını yaratmakta ve bu dokuların cerrahi yöntemlerle çıkartılması hayat kurtarıcı olmaktadır.

    Görüldüğü gibi yakın bir zamana kadar amansız bir hastalık olarak nitelendirilen kanser, artık önlenebilir bir sağlık sorunu haline dönüşüyor.


    Uzm.Dr. Kadri Bahtiyar





+ Yorum Gönder