+ Yorum Gönder
Ekoloji ve Çevre ve Çevre Bilimi Forumunda Erozyon Çeşitleri, Erozyon Türleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Erozyon Çeşitleri, Erozyon Türleri








    Erozyon Çeşitleri

    Erozyon Çeşitleri, Erozyon Türleri.jpg


    1-) Su Erozyonu
    Su erozyonu; yağmurun, araziler üzerinde oluşturduğu yüzeysel akışlar ve akarsuların etkisiyle toprağın aşınması ve taşınması olayıdır. Ayrıca denizlerde oluşan dalgaların, kıyılardaki kayalara çarpması ve bu kayaları aşındırması ve taşıması da bir su erozyonudur. Su erozyonunun oluşmasında etkili etmenler iki grupta toplanır.
    1-) Toprağı çözen ve parçalarını sürükleyen hareket halindeki su kuvvetleri. Bu kuvvetlere erozif denir. (Yağmur damlaları, akarsular, yüzeysel akış, vs.)
    2-) Su kuvvetlerine karşi koymaya çalişan, erozyonu yavaşlatmaya çalişan, toprak ve topragin özelliklerini ifade eden, topragin erozyona ugrayabilme egilimi. Buna da erodibilite denir.
    Erozif veya erodibilite ne kadar yüksek olursa, erozyonun yol açtığı negatif sorunlar da o kadar büyük olur.

    Su erozyonu iki aşamalidir. Önce yagmur damlalarin darbeleriyle toprak çözünür. Daha sonra biriken yagmur sulariyla çözünen bu toprak egim yönüne dogru taşinir.
    Hindistan’daki Ganj ve Çin’deki Sarı Irmak nehirleri her yıl milyonlarca ton toprağı denize taşır. Böylelikle nehirlerin denize döküldüğü alanlarda büyük deltalar oluşur.
    Yağmur damlaları düz bir toprak yüzeyine dik www.alasayvan.net/ olarak çarptığı zaman 60 cm yukarı, 1.5’er metre kadar da yanlara doğru sıçrayabilmektedirler.* Tabi ki bu sıçrama esnasında toprağı da kendisiyle birlikte etrafa sıçratmaktadır. Bu sıçramalar eğimli bir arazide olduğu takdirde oluşan etki daha şiddetli olmaktadır.

    Yine ABD’nin Arizona bölgesindeki, bir kilometreyi aşan derinligiyle muhteşem bir görünüşe sahip olan Büyük Kanyon vadisi akarsularin aşindirici etkisini ve gücünü gösteren en iyi örnektir. Bu vadi Colorado Irmagi’nin Colorado Yaylasi’ndaki kayalari aşindirarak oymasiyla oluşmuştur.*
    Su erozyonunun yönü ve hızı;
    -arazinin eğimine,
    -rüzgarın hızı, yönü ve damlanın toprağa çarpma açısına,
    -damlanın büyüklüğüne,
    -damlanın düşme ve çarpma hızına,
    -toprağın bir bitki örtüsü ile örtülü olup olmamasına ve
    -toprak yüzeyinin pürüzlülüğüne bağlıdır.

    2-) Selcik Yarıntısı (Oluk) Erozyonu
    Genelde bitki örtüsünden yoksun eğimli araziler üzerinde ince oluklar meydana getiren bir erozyon şekline selcik yarıntısı (oluk) erozyonu denir. Bu oluklar 2-3 cm’den 25-30 cm’ye kadar olabilirler. Üzerinde tarım yapılan arazilerde, sürüm sonrası bu oluklar kaybolduğu için erozyon fark edilemez. Aslında selcik yarıntısı (oluk) erozyonu, oyuntu erozyonun başlangıcıdır.

    3-) Oyuntu Erozyonu
    Eğimli bir yamaç üzerinde, yağmurdan sonra oluşan yüzeysel akış ile toprak derinlemesine oyulur. Ve oluk erozyonunda oluşan oluklardan daha büyük ve daha derin kanallar, vadiler veya vadicikler oluşur. Bunlara artık oluk değil oyuntu denir. Toprağın bu şekilde aşınmasına da oyuntu erozyonu denir. Aşinma; üst toprak katmanlari iyice aşinip gidene ve sert ana kaya yüzeye çikana veya egim sifirlanincaya kadar devam eder.

    Bu iki erozyon çeşidi (oluk ve oyuntu) yagmurlarla ilgili olduklari için su erozyonunun çeşitleri olarak da görülebilir.

    4-) Rüzgar Erozyonu
    Rüzgar erozyonu, diğer erozyon tiplerindeki gibi önemli derecelerde toprak erozyonuna neden olur. Bitki örtüsünün herhangi bir nedenle kalktığı, kurak veya yarı kurak bölgelerde hafif topraklarda rüzgar erozyonu büyük sorunlar yaratabilir.
    Yağış, rüzgar erozyonunda faydalı bir göreve sahiptir. Toprak ıslak veya nemli olunca rüzgarın onu alıp sürüklemesi oldukça güçtür. Fakat toprağın kuru bulunduğu dönemlerde veya yazın rüzgar etkili olabilir. İstanbul yakınlarındaki Terkos (Durusu), Ağaçlı ve Sinop/Sarıkum kumullarındaki gibi rüzgar erozyonuna neden olup büyük sorunlar ortaya çıkarabilir.*
    Genellikle yerden 30 cm yüksekte, saniyede 5.4 metreden daha hızlı esen rüzgarlar, rüzgar erozyonuna neden olmaktadırlar.

    Ülkemizde erozyon denince, ilk hatırlamamız gereken su erozyonudur. Rüzgar erozyonu ülkemiz koşullarında yaygın değildir.

    Erozyonun Nedenleri ve Bu Nedenlerden Korunma Yolları
    1-) Ormansızlaşma
    a) Tarla Açma-Yerleşme
    Bugün ülkemizde yer alan ormanlık, çalılık ve fundalık araziler bir taraftan tarla açma, bir taraftan da yerleşim amacı ile yerle bir ediliyor.
    Ülkemizde sürekli bir bitki örtüsünün altında bulunması gereken 6.1 ha genişliğinde arazi usulsüz ve teknikle ilgisi olmayan bir şekilde işlenmektedir.* Arazileri böyle işleyen arazi sahipleri, arazilerinden hiçbir şekilde faydalanamaz. Çünkü, bu arazilerde erozyon tüm şiddetiyle devam etmekte ve kısa sürede toprağı verimsiz hale getirmektedir. Böylece arazi sahibi hem kendisi zarara uğramıştır, hem de araziyi öldürmüştür. Bu arazileri ağaçlandırarak tekrar verimli hale getirmek mümkün değildir. Çünkü, erozyon sonucu toprak gitmiş, yerini taş ve kayalıklara bırakmıştır. Bu sorunlarla sadece tarla açmak için değil, yerleşim amacı için açılmış topraklarda da görüyoruz.

    Bunları önleyebilmek için; arazi açmak istiyorsak, usulüne uygun olarak açmalıyız. Yani toprağı erozyona karşı korumalıyız, onu öldürmemeliyiz.

    b) Aşiri Faydalanmalar
    Ormanların, belirli bir üretim gücü vardır. Bu üretim gücünün daha fazlasını istemek ve faydalanmak ormanın zedelenmesine, daha sonra da arazinin çıplaklaşmasına neden olur.
    Ülkemizde gün geçtikçe artmakta olan kaçak kesimin önüne mutlaka geçilmelidir. Devlet, planlı olarak ormanları işletir ve kestiği ağaçları en kısa zamanda gençleştirme yöntemi ile tekrar yerine koyar.
    Bu kanunsuz ve kaçak kesimleri önleyebilmek için devletin önlem alıp, kendi yönetiminde kesimler yapılmalıdır.

    c) Orman Yangınları
    Orman yangınları geçmişten bugüne ormanlarımıza, nefes kaynaklarımıza, büyük zararlar vermiş, bir çok alanın çıplaklaşmasına neden olmuş ve ne yazık ki hala zarar vermeye devam ediyor. 1996 yılı sonu itibariyle ülkemizde 1.455.000 ha genişliğinde orman kül olmuştur.* Yanan alanlar devlet denetiminde ağaçlandırma programına alınmış ve en kısa sürede ağaçlandırılmaya çalışılmıştır. Ancak, yangıların çoğu yazın ve sonbaharın ilk aylarında meydana gelmesi, sonbahar yağmurlarıyla da toprağın erozyona uğraması nedeniyle çoğu yerde program amacına ulaşamamıştır.

    Orman yangınları, ülkemizin büyük sorunlarından biridir. Her yıl yaz aylarında, özellikle de Ege ve Akdeniz bölgelerinde büyük orman yangınlarına rastlamaktayız. Bunların önüne geçmek için insanlarımızın bilinçsizce ateş yakmamaları gerekmektedir.

    2-) Doğal/Fiziksel Nedenler
    a) Arazinin Eğimi Çıplak, eğimli arazilerde özellikle su erozyonu görülür. Eğim ve eğimin uzunluğu arttıkça erozyonun şiddeti de artar. Bu tip arazilerde rüzgar erozyonuna rastlanmaz.

    b) Jeolojik Yapı ve Toprağın Erozyona Duyarlılığı Toprak ve altındaki jeolojik temelin erozyonla çok sıkı bir ilişkisi vardır. Toprağın elemanları arasında yapıştırıcılık görevi yapan kil oranı ne kadar yüksek ise toprağın erozyona karşı direnci o kadar fazladır. Kum ve toz bakımından zengin toprakların ise erozyona karşı koyma güçleri çok azdır.

    D-) Erozyonun Dereceleri
    Toprak erozyonu, şiddet olarak, genelde dört derece üzerinden siniflandirilmaktadir.

    Erozyon yok: Normal bir toprak kesiti

    1.Derece: Hafif Erozyon Üst toprağın %25’inden azı gitmiştir. Rüzgar erozyonunda hafif savrulmalar görülebilir.

    2.Derece: Orta Şiddette Erozyon Üst toprağın %25-75’i gitmiştir. Seyrek oyuntular görülür. Oyuntular arası mesafe 30 m’den fazladır. Rüzgar erozyonunda 60 cm yüksekliğinde tümsekler ve az miktarda rüzgarla savrulmuş alanlar vardır.







  2. Asel
    Bayan Üye





    3.Derece: Şiddetli Erozyon
    Üst toprağın hemen hemen tümü, alt toprağın ise %25 kadarı gitmiştir. Oyuntular arası mesafe 30 m’nin altına inmiştir ve alanin %75’ini etkilemiştir. Rüzgar erozyonunda tümsekler 60 cm’den Fazla, savrulmuş alanlar daha fazladir.

    4.Derece:Çok Şiddetli Erozyon
    Üst toprağın tümü, alt toprağın ise %75ten fazlası gitmiştir. Taşlar ve kayalar yüzeye çıkmıştır. Toprak sadece oyuntular arası sırtlarda kalmıştır. Rüzgar erozyonunda tüm arazi rüzgar ile savrulmuş, barkanlar oluşmuştur.

    E-) Dünyada ve Türkiye’de Erozyon ve
    Erozyonun Önemi
    1-) Dünyada Erozyon
    *Akarsuyun Adı Yıllık Ortalama Taşınan Toprak Miktarı (milyon ton)
    Sarı Irmak (Çin) 2080
    Ganj (Hindistan) 1600
    Brahmaputra (Bengladeş) 800
    İndus (Pakistan) 480
    Amazon (Brezilya) 400
    Missisipi (K.Amerika) 344
    Nil (Mısır) 122
    Kongo (Kongo,Afrika) 71.3
    Volga (Rusya) 21.7
    Sen (Fransa) 1.2
    Ren (Hollanda) 0.5

    Tabloda görüldüğü gibi Çin’deki Sarı Irmak ve Hindistan’daki Ganj nehirleri dünyanın en çok toprak taşıyan nehirleridir. Dünyada en fazla www.alasayvan.net/ suyu taşıyan, en yüksek debiye sahip olan Amozon nehri, bu iki nehirden daha az toprak taşımaktadır. Çünkü, Amozon nehrinin etrafı ormanlar ile kaplanmıştır.

    2-) Türkiye’de Erozyon
    *Akarsu havzası ve Yıllık ortalama taşınan Yıllık toplam
    ölçüm istasyonu toprak (ton/km ) taşinan toprak (milyon ton)
    Karasu, Keban 525 33.5
    Tortum 2500 2.5
    Fırat, Dutluca 1167 108.2
    Perisuyu, Seyitli 919 146
    Dicle, Diyarbakır 1085 6.8
    Kızılırmak, İnözü 923 44.9
    Yeşilirmak, Çarşamba 1521 54.9
    Kelkit, Faklı 1977 42.9
    Ceyhan, Yeniköprü 922 19.6

    3-) Erozyonun Önemi
    Yukarıdaki tablolarda da gördüğümüz gibi erozyon hem ülkemiz, hem de dünyamız için çok büyük bir sorundur. Bu sorunun önüne mutlaka geçilmelidir. Sorun çözülmez ise dünyamız yavaş yavaş çölleşecektir. Özellikle bizim ülkemizde TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) gibi vakıfların çabasıyla ‘Türkiye Çöl Olmasın’ programı devam etmektedir. Eğer nehirlerimiz ve yağmurlar topraklarımızı aşındırıp götürmeye devam ederse yaklaşık 8-10 sene sonra maalesef Anadolu tamamıyla çöle dönüşecektir. Bunun önüne mutlaka geçilmelidir.

    Bir zamanlar ABD’nin batısında bizon ve antilop sürülerinin dolaştığı milyonlarca dönüm çayır vardı. Sığır çobanları, bu çayırların sürüleri otlatmak için çok elverişli olduğunu fark ettiler. Sürülerin sayısı hızla artınca çayırlarda hızla tükendi ve kurudu. Bu alanlarda tarım yapılmaya başlanınca toprağın sürülen verimli üst katmanları rüzgar ve sularla sürüklendi; erozyon oldu. Çevrebilim çölleşen bu alanları yeşertmeye yardım etti. Eğimli topraklarda oluklar kazılarak su kaybı önlenmeye çalışıldı; toprağın üst katmanlarının savrulmasını önlemek için yulaf, darı, buğday ekildi; ağaçlar ekildi. Bir yıldan kısa bir süre içinde çölleşen alanlar yeşerdi. Tohumlar ekilerek çayır yetiştirildi ve bu alanlar sığır sürülerine tekrar açıldı.*

    Bu örnekte görüldüğü gibi çölleşmeye başlamış toprakların hemen ağaçlandırma programına alınması gerekmektedir.

    F-) Çevrenin (Toprağın) Korunmasının Erozyon Bakımından Önemi
    Çevrenin korunması ile erozyonun sadece toprak bakımından ilgisi vardır. Zaten erozyon toprak aşınımı demektir. Toprak ne kadar korunursa erozyon riski o kadar azalır. Yani toprak koruması ile erozyon arasında ters bir orantı vardır.

    Toprak insanların en önemli tabii kaynaklarından biridir. Bu tabii kaynak korunmaz ise erozyon gibi birçok etmen toprağı alır, götürür.
    Erozyonun denetim altına alınabilmesi konunun uzmanları ile bölge halkının iş birliğine bağlıdır. Sadece yöre halkının çabaları ile erozyonun önüne geçilmesi zordur.
    Toprağın verimli olmasını istiyorsak, erozyona karşı önemli tedbirler almamız kaçınılamaz. Toprak erozyona yakalandığı takdirde toprağa eski verimini kazandırmak çok zordur.

    G-) Erozyon ile İlgili Sözler
    ‘Çevresel bir olay olarak çölleşme, insanlarin neden oldugu, sonuçlarindan insanlarin zarar görüp aci çektigi, savaşimini da yine insanlarin yaptigi, insanligin bugününü ve yarinini yakindan ilgilendiren evrensel bir sorundur.’

    Birleşmiş Milletler Çölleşme Konferansi,1997
    Nairobi/Kenya

    ‘Su, çetin bir hasımdır. Bütün hataları keşfetmesini bilir ve en küçük yanlışı pahalı ödetir.’
    J.Chailley

    ‘Eski haliyle karşilaştirildigi zaman topragimiz, hastaliktan çürümüş birinin iskeletine benzemektedir. Tombul ve yumuşak taraflari kaybolmuş, geriye çiplak bir ceset/leş kalmiştir.’
    Plato ‘Criticas’
    (M.Ö.4. yüzyılda Atina toprakları üzerine bir değerlendirmesi)

    ‘Türkiye’den erozyon sonucu kaybedilen toprak, buradan Ay’a yol olur.’
    Turhan Günay




+ Yorum Gönder


erozyon,  erozyon resimleri,  erozyon resmi,  erozyon nedir,  doğal afetler erozyon,  su erozyonu