+ Yorum Gönder
Çocukların Forumu ve Çocuk Masalları Forumunda Dayanışma Ruhu Masalı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ömer
    Devamlı Üye

    Dayanışma Ruhu Masalı








    Dayanışma Ruhu

    Bir varmış bir yokmuş, çok eski zamanların birinde, yüce dağların eteklerinde, zümrüt gibi ovaların, yemyeşil çayırların, masmavi göklerin, şırıl şırıl akan derelerin arasında güzel mi güzel bir belde varmış. Bu güzel beldede kurttan kuzuya bütün hayvanlar barış ve huzur içinde günlerini geçirirlermiş.

    İşte böyle hayvanların huzur içinde ömür sürdükleri günlerin birinde karşı dağların arasından hiç tanımadıkları bir çakal çıkıp gelmiş.

    Gelgeldim bu çakal çok kötü niyetli biriymiş. Kısa zamanda hayvanların arasına karışmış, nice yalanlar uydurarak, iftiralar atarak bu huzur beldesinde mutluluk içinde yaşayan hayvanları birbirine düşürmüş.

    Bu kötü kalpli yaratık, kaplumbağaya gidip, "Biliyormusun kaplumbağa kardeş, sakın benden duymuş olma ama tavşan senin için geçenlerde 'ne kadar çirkin bir hayvan' dedi." diyerek kaplumbağa ile tavşanın arasını açmış.

    Çakal bununla da yetinmeyerek file gidip, "zürafa senin için ne kadar obur" diyor; leopara gidip, "aslan senin için ne kadar sıska biri" diyor; timsaha gidip, "su aygırı senin için ağzı ne kadar çirkin kokuyor" diyor, karıncaya gidip, "çekirge senin ne kadar aç gözlü biri olduğunu söylüyor" diyerek bütün hayvanları birbirine düşürüp küstürmüş.Ki Gerçekten de, daha önceleri birbirlerini çok sevip sayan, devamlı birbirinin yardımına koşan hayvanlar, çakalın ortalığı kasıp kavuran yalanlarından sonra birbirlerine küsüp selamı sabahı kesmişler. Hatta bununla da kalmayarak bazıları birbirine düşman bile olmuşlar.

    Hayvanlar birbirine küsünce tabii ki hayat çok zorlaşmış, giderek çekilmez hale gelmiş. Çünkü kimse kimseyi sevip saymaz, kimse kimsenin yardımına gitmez ve kimse kimseyi desteklemez olmuş.

    İşte o günlerin birinde aniden bir fırtına çıkmış ve bütün hayvanların yuvalarını, barınaklarını yerle bir etmiş; yiyeceklerini dağıtmış. Herkes aç açıkta kalınca, "Bundan sonra ne yapacağız?" diye kara kara düşünmeye başlamışlar.

    Hiç kimse birbiriyle konuşmadığından da, toplanıp birlik ve beraberlik içinde ne yapabilecekleri hakkında bir fikir ortaya koyamamışlar.

    Bu işin böyle devam etmemesi gerektiğini, her geçen günün hayvanların zararına olduğunu bilen ormanın yaşlı bilgesi koca aslan, ortalığı kasıp kavuran bu fırtınadan sonra bütün hayvanlara haber göndererek huzuruna çağırmış.
    Hayvanlar teker teker meydana doluştuktan sonra hepsini tek tek gözleriyle süzüp konuşmaya başlamış:

    "Değerli arkadaşlar! Bu güzel beldenin kıymetli sakinleri! Lütfen sözlerimi can kulağı ile dinleyin.

    Ciddi bir imtihandan geçiyoruz. Eskiden birlik ve dayanışma ruhu içinde, birbirimizi severek, birbirimize yardım ederek, birbirimizin hatırını sorarak mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayıp gidiyorduk. Herkes bize gıpta ediyordu.

    Ne zaman ki dışarıdan gelip aramıza giren bir yalancı, söylediği yalanlarla ve attığı iftiralarla içimize fitne tohumları ekip bizi birbirimize düşürdü. Aramızdaki sevgi ve saygı kayboldu. Böyle o-lunca huzurumuz ve düzenimiz bozuldu. Topraklarımızda bereket, yüreğimizde huzur kayboldu.Yeniden eski ve mutlu günlerimize dönmek istiyorsak, herkes birbirini hakkındaki aklından geçen kötü düşüncelerden veya diliyle ifade ettiği çirkin sözlerden dolayı özür dilesin, birbirinden helallik dileyip kucaklaşarak barışsın. Cahilliğe takılıp kalmadan eski küskünlüklerini bir tarafa bıraksın.

    Aramızdaki dargınlıkları bırakıp eskisi gibi birbirimizle sevgiyle kaynaşabilirsek Allah'ın rahmeti bizi kuşatacak ve yeniden mutlu ve huzurlu günlerimize geri döneceğiz."
    Bütün hayvanlar, bilge aslanın sözlerini gözyaşları içinde dinlemişler. Onun hikmetli nasihatlerine hak vermişler, yaptıklarından pişman olup herkes birbirinden özür dileyerek yeniden kardeşçe kucaklaşmışlar.

    Daha sonra kafa kafaya verip, fırtınanın meydana getirdiği zararları nasıl telafi edebileceklerini düşünmüşler ve yıkılan yuvalarının yerine bir arada kalabilecekleri büyük bir barınak yapmaya karar vermişler.

    Daha önce birbiriyle küs olup konuşmayan bütün hayvanlar, iş bölümü yapıp, elbirliği ile başlamışlar çalışmaya

    Kunduzlar dişleriyle ormandaki büyük ağaçları kesmişler. Filler hortumlarıyla bu ağaçları barınak yapacakları yere taşımışlar. Köstebekler burunlarıyla toprağı kazarak barınağın temellerini hazırlamışlar. Ayılar koca elleriyle temele taş taşımışlar. Timsahlar nehir kenarından ağızlarında kum getirmişler. Pelikanlar kocaman gagalarıyla temele su taşımışlar. Yılanlar uzun gövdeleriyle ağaçları sararak birbirine bağlanmasına yardımcı olmuşlar. Kangurular, keselerinde harç karmışlar. Kirpiler, dikenlerini çivi olarak vermişler. Ağaçkakanlar sivri gagalarıyla direklere çivi çakmışlar. Keçiler a-ğaçlarm dallarını koparmışlar. Kartallar bu dalları büyük pençeleriyle çatının örtülmesi için taşımışlar. Salyangozlar dalları birbirine yapıştırmışlar.

    Böylece elbirliği ile, dayanışma ruhu içinde kısa zamanda çok güzel bir barınak inşa etmişler. Ve yeniden eskisi gibi huzur içinde bir arada yaşamaya devam etmişler.







  2. Hakim
    Devamlı Üye





    Dayanışma ruhu masalın da anlatılanlar herkesin birlik ve beraberlik için de yaşaması ve ve bir birlerine muhtaç bir şekilde bir birlerine yardım etme şeklinde yaşamasını anlatmaktadır.




+ Yorum Gönder