+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu
Sağlık Merkezi ve Çocuk Sağlığı Forumunda Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Gizli @ yara
    Özel Üye

    Sağlıkla ilgili Çocuklara özel bilgiler








    Sağlıklı Olmak için Nelere Dikkat Etmeliyiz

    Arkadaşlar sizce sağlıklı olmak için nelere dikkat etmeliyiz bana kısaca açıklar mısınız?

    Sağlıklı olmak için, öncelikle vücut temizliğimize dikkat etmeliyiz.
    Düzenli olarak banyo yapmalıyız.
    Tırnaklarımızın kısa ve temiz olmasına dikkat etmeliyiz.
    Yemekten önce ellerimizi yıkamalıyız.
    Yemeklerden sonra ve özellikle yatmadan önce dişlerimizi fırçalamalıyız.


    Vücut sağlığımız için;
    Düzenli olarak spor yapmalı, sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz.
    Uykumuzun düzenli olmasına dikkat etmeli, erken yatıp erken kalkmalıyız.
    Aşılarımızı yaptırmalıyız.
    Meyve ve sebzeleri yemeden önce bol su ile yıkamalıyız. Yiyeceklerin temiz olmasına dikkat etmeliyiz.
    Terliyken su içmemeliyiz.
    Açıkta satılan yiyecekleri yememeliyiz.
    Sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmalıyız.
    Anne ve babalarımızın izni olmadan hiçbir ilacı kullanmamalıyız.




    Kazaya neden olduğu için;

    Kibrit, çakmak gibi yakıcı; bıçak, makas gibi kesici maddelerden uzak durmalıyız.
    Elektrik prizleriyle oynamamalıyız.
    Caddede oyun oynamamalı, bisiklete binmemeliyiz.
    Arabaların camlarından sarkmamalıyız.

    TERLİ TERLİ SU İÇMEYELİM

    Ece, o sabah her yeri ağrıyarak uyanmıştı, ateşler içindeydi. Ece'nin bu halini fark eden annesi, elini onun başına koyarak ateşini ölçmeye çalıştı.

    Ece'nin ateşi çok yüksekti ve doktora götürülmesi gerekiyordu. Ece, doktordan o kadar çok korkuyordu ki! Ama doktora gitmeliydi. Çünkü "Ya bir daha okula gidemezsem, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi göremezsem" diye korkuyordu. Bir an önce iyileşip okuluna dönmek istiyordu.



    Doktor Kemal Bey, Ece'yi muayene ederken, Ece, bir taraftan da doktordan korkmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlamıştı.

    Çünkü doktor amcası, sadece dereceyle ateşini ölçmüş, boğazına bakmış ve göğsünü dinlemişti. Ece, aslında hastalığının nedenini de biliyordu. Annesi ve öğretmeni, ona sık sık "Terliyken su içilmez, hastalanırsın" dediği halde, o, dün okulda çok koşmuş, çok terlemiş ve sonrasında da soğuk su içmişti. Şimdi de hastaydı işte. Bu söylenenleri yapmadığı için çok üzülmüştü Ece. Bu hastalık, ona bir ders olmuştu. Neyse ki Ece, doktor amcasının yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanmış, iyice dinlenmiş ve birkaç gün sonra okuluna dönmüştü. Ece artık iyileşmişti. Arkadaşlarına ve öğretmenine kavuştuğu için çok mutluydu.


    AKŞAM OLUNCA ERKEN YATALIM.

    Onur, çoğu kez akşamları geç saate kadar otururmuş ve televizyon seyredermiş. Annesi ise Onur`u sürekli:
    -"Oğlum, saat geç oldu yarın okulun var hadi artık yat" diyerek uyarırmış. Onur, annesinin bu sözlerini hiç dinlemez ve her defasında bir bahane bularak geç saatlere kadar televizyon seyredermiş. Onur, bir sabah okula gitmek için kalktığında kendisini yorgun ve halsiz hissetmiş. Okulda öğretmeninin anlattıklarını dinleyememiş ve ödevlerini yapamamış, bu yüzden derslerinden geri kalmış. Onur'un bu durumu annesini ve babasını da çok üzmüş. Annesi Onur'a:
    -"Eğer erkenden yatıp düzenli uyusaydın kendini yorgun hissetmeyecektin ve derslerin de kötü olmayacaktı" demiş. Onur, annesini dinlemediği için çok üzülmüş. Bundan sonra her gün düzenli olarak uyumuş ve geç saatlere kadar televizyon seyretmemiş. Böylece sabahları kalktığında kendini yorgun hissetmemiş ve derslerini dinleyebilmiş.


    KİTAP EN İYİ DOSTUMUZDUR

    Hülya, kitap okumayı çok severmiş. Boş zamanlarını sürekli kitap okuyarak, yeni bilgiler öğrenerek geçirirmiş. Hülya'nın arkadaşı Cem ise hiç kitap okumaz, boş zamanlarını bilgisayarın başında oyun oynayarak harcarmış. Bir gün Cem doğum gününü kutlamak için Hülya'yı ve diğer arkadaşlarını davet etmiş. Arkadaşları Cem'e oyuncaklar, bilgisayar oyunları hediye etmiş. Hülya ise Cem'e bir hikaye kitabı almış.

    Cem, Hülya'nın hediyesiyle hiç ilgilenmeden hemen yeni bilgisayar oyunlarıyla oynamaya başlamış. Bir gün Cem`in bilgisayarı bozulmuş. Cem oynayacak oyun bulamadığı için çok sıkılmış. Odasında kendisine yeni bir oyuncak ararken Hülya'nın ona doğum gününde hediye ettiği hikaye kitabını bulmuş. Önce "bir iki sayfa okur, sonra da sokağa oynamaya giderim" demiş ama kitabı okudukça çok hoşuna gitmiş . Kitaptaki hikayelerin hepsi birbirinden güzelmiş Cem, okudukça yeni yeni şeyler öğreniyormuş. Kitabı bitirince "keşke daha önce bilgisayar oynamak yerine kitap okusaydım. Kitaplar oyunlardan daha güzel hem de çok eğlenceli. Bundan sonra ben de hep kitap okuyacağım" demiş. Hülya da arkadaşı Cem`in kitap okumaya başladığını duyunca çok sevinmiş. Ona kendi kitaplarından ödünç vermiş. Bundan sonra Cem daha az bilgisayar oyunu oynamış, kendisine yeni kitaplar almış ve vaktini boşa harcamamış.








  2. Gizli @ yara
    Özel Üye





    SaĞlik & Spor





    Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun en öncelikli parçasıdır. Sağlıklı olmadığımızda yaşam kalitemizde düşüş olduğunu ve hatattan yeterinde zevk alamadığımızı hisederiz. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa ki sağlığımızı korumak için çaba göstermemiz gerekmektedir.
    Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.



    Spor ise bir çok derde deva
    Spor yapan çocuklar, enerjilerini sporla boşalttıkları için dersin başına oturduklarında daha verimli çalışır ve boşa vakit geçirmezler. Yaşıtlarına göre daha az hastalıklara yakalanır ayrıca, daha çabuk iyileşir. Takım ruhuna sahip oldukları için de yalnızlık hissetmez ve kendilerini dinleyecek bol zamanları kalır. Gençlik döneminde de bu çağın dinamizmini sporla değerlendirdikleri için alkol ve sigaradan uzak kalırlar. Gençliğin aşırı heyecanını spora aktarmak, olaylara yaklaşımlarda daha serinkanlı olmayı sağlar. Aynı zamanda gençler için çok gerekli olan kendine güven duygusu ve ifade yeteneği artar. Yediklerine, içtiklerine ve uykularına dikkat ettikleri için de iyi beslenir.




  3. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Acıya Hazırlıklı Olmak

    Eğer parmağınızı sıcak bir ocağa değdirirseniz, canınızı yakacağını bilirsiniz. Eğer önceden acının çok kötü birşey olmadığına yeterince kendinizi inandırırsanız, çok fazla acı çekmeyebilirsiniz.

    Yeni bir çalışmaya göre,şiddetli acıya tepki veren beyin aynı zamanda acının önceden geleceğini sezerek ona göre tepki vermektedir.

    Wake Forest üniversitesinden araştırmacılar, yaşları 24 ile 46 arasında 10 gönüllü ile çalıştılar. Her gönüllü 20 saniye ara ile sağ bacaklarının ısısını düşürecek atış yapan aygıtalara bağlandı. Isının üç farklı derecesi vardı, bunlar ılımlı, orta yada bacakta acıya yol açacak düzeydeydi ancak yakma yada zarar verecek boyutta değildi.



    Eğitim sırasında gönüllüler bir atışın yoğunluğu ile ısı ve ses arasındaki zamanın uzunluğunu birleştirmeyi öğrendiler. A-7 saniye ara ısının ılımlı olacağını ifade ediyordu.A-15 saniye ara ısının orta derecede acı vereceği anlamına geliyordu.A-30 saniye arkadan gelen acının güçlü olacağı anlamına gelmekteydi. Bir yada 2 gün sonra gerçek deney başladı.Beyindeki kan akışını ölçen bir alete bağlıyken, gönüllere 30’ar tane ısı atışlı denemeye yapıldı.

    Araştırmacılar, gönüllüler yüksek acı beklediklerinde beyindeki öğrenme, hafıza, duygu ve dokunma duyularında karmaşıklığın daha fazla olduğunu olduğunu gördüler. Bu durum gönüllüler acı hissettiklerinde çoğunlukla benzer alanlarda aktif hale geliyordu.

    İlginç olan, gönüllüler az yada orta derecede acı bekleyip, güçlü acı hissettiklerinde % 28 yüksek acı bekleyip gerçekten hissettiklerine oranla daha fazla acı duyduklarını bildirdiler. Diğer yandan, gönüller çok fazla acı beklediklerinde gerçekten çok fazla acı duymuyorlardı.

    Bu yeni çalışma acı da fiziksel ve psikolojik unsurların her ikisinin de olduğunu göstermektedir. Beyinde ve zeka da acının nasıl işlevi olduğunu anlamak, bilim adamlarına acının tıbbi zararlarıyla mücadele etmede doktorlara yol gösterebilir. Ve sizin tekrarlanan aşılarınız acısız olabilir.




  4. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Bilinmesi Gerekenler / Acil Servis


    Eğer parmağınızı kırsanız yada ağaçtan düşseniz ne yapardınız? Ya da gece aniden rahatsızlansanız ve doktorunuza ulaşamazsanız?

    Böyle durumlarda size en yakın hastanenin acil servisine gidebilirsiniz. Acil servisteki doktor ve hemşireler kırık, kesik, yüksek ateş gibi acil yardıma ihtiyacı olan hastalar için tüm gece çalışırlar.

    Birçok acil servis iki bölüme ayrılmıştır:doktor sizi çağırana kadar oturacağınız bekleme odası ve tedavi odası. Tedavi odasında muayene olacağınız bir yatak ve ailenizin size eşlik etmesi için bir iki sandalye bulunur. Nefes almada güçlük çektiğiniz durumlarda kullanılmak üzere oksijen tüpü vardır. Ayrıca dikkatinizi çekecek buna benzer başka aletlerle de karşılaşabilirsiniz.

    ACİLE GİTMEK



    Aniden rahatsızlandığınızda yada kaza geçirdiğinizde aileniz sizi arabayla acil servise götürebilir fakat hastaneye çok hızlı gitmek zorundaysanız ambulans çağırabilirsiniz. Ambulanslar hastaları hastaneye daha çabuk getirirler. Ambulans aracındaki siren trafikte yolu kolayca açıp sizi kolayca hastaneye yetiştirebilir.
    Acil serviste karşılaşacağınız ilk kişi hemşire olacaktır. Yaşadığınız rahatsızlığı size sorduktan sonra ateşinizi ve tansiyonunuzu ölçecek daha sonra da kalp atışlarınızı kontrol edecektir. Sonrasında doktor sizi çağırana kadar bekleme odasında oturmanızı söyleyecektir.
    Doktor sizi muayene edecek,ailen ve seninle tedavi hakkında konuşacaktır. Eğer tekrar ateşinizin ölçülmesine veya dikiş atılmasına gerek görürse bir yardımcı doktora eşlik edecektir. Eğer vücudunuzun içinde kontrol edilmesi gereken bir durumdan şüphelenilirse röntgeniniz çekilecektir.

    PEKİYİ ACİL SERVİSTEN SONRA?

    Acil servisten ayrılmadan önce sizi tedavi eden doktor ertesi gün için bir doktora gidip muayene olarak her şeyin yolunda olduğundan emin olmanızı önerecektir. Eğer dikiş atılan yada alçıya alınan bir yeriniz varsa doktor size bunların ne karda süre kalması gerektiğini söyleyecektir. Eğer daha fazla bakıma ihtiyacınız olursa doktor bir geceliğine hastanede kalmanızı önerebilir. Genellikle acil servise giden çocukların sorunları hemen çözülüp eve gönderilirler.

  5. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Ağız Kokusu


    Yana eğilip arkadaşınızın kulağına bir şeyler fısıldarken bir de bakarsınız ki arkadaşınız yüzünde garip bir ifade oluşuyor. Nefesiniz yüzünden olabilir mi? Öğlen yemeğinde hamburgerinize ilave olarak soğan koymamış da olabilirsiniz. Peki nefesi kokan bir çocuk ne yapmalıdır? Öncelikle iyi haber, kötü kokan nefes herkesin başına gelebilir. Hadi onu nasıl keşfedeceğimize, nasıl önleyeceğimize ve tedavi edeceğimize bir göz atalım



    Diş fırçalamamaktan, tıbbi sorunlara kadar bir çok farklı olay kötü nefese neden olabilir. Bazen nefesi kötü kokan birinin soluğu yüzünüze gelebilir ve o kişi bir problemin olduğunun farkında olmayabilir. Bir kişinin nefesinin kötü koktuğunu öğrenmesi için bazı kibar yollar vardır. Ona bir şey söylemeden nane şekeri yada şekersiz çiklet ikram edebilirsiniz.
    Eğer bir arkadaşınıza nefesinin kötü koktuğunu söylemek zorunda kalırsanız, yiyeceklerin kötü kokuya yol açtığını bildiğinizi çünkü daha önce sizin de başınıza geldiğini söyleyebilirsiniz. Kötü kokan nefesin garip bir şey olmadığını bilmesini sağlayarak ikram ettiğiniz çikleti alırken karşınızdakinin daha az sıkılmasını sağlayabilirsiniz.

    Eğer kendi nefesinizden şüpheleniyorsanız, sizinle dalga geçmeden, doğruyu söyleyecek birine sorun. (Erkek yada kız kardeşinize sormayın! Kokmasa bile nefesiniz kötü kokuyor diyebilirler Bununla birlikte herkesin nefesi arada kötü kokabilir, eğer sizinki biraz fazlaysa, diş doktoruna yada doktora ihtiyacınız olabilir.

    NEFES NEDEN KÖTÜ KOKAR

    En çok rastlanan 3 neden şöyle sıralanabilir:
    - Yiyecekler ve içecekler; sarımsak, soğan, peynir, portakal suyu yada kola.
    - Ağız sağlığını ihmal etmek, örneğin dişleri fırçalamamak ve diş aralarını temizlememek.
    - Sigara ve diğer tütün maddelerini kullanmak.

    Ağız bakımını ihmal etmek nefesinizin kötü kokmasına neden olur, çünkü ağzınızda kalan yemek artıkları çürüyebilir ve kokmaya başlar. Yemek artıkları bakterilerin oluşmasına yol açabilir ki bu da kokuya neden olur. İlave olarak düzensiz fırçalamak dişleriniz üzerinde , plak (ince renksiz bir tabaka) oluşmasına neden olur. Plak bakterilerin yaşaması için mükemmel bir yerdir ve işte size nefesin kötü kokması için bir neden daha.

    NASIL ÖNLENİR



    Peki çocuklar ne yapacak? Tabii ki sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayacaksınız.. Ağzınızı her gün 2 defa fırçalayacak ve bir kerede aralarını temizleyeceksiniz. Dilinizi de fırçalayın, çünkü bakteriler orada da çoğalabilir. Dişlerinizin arasını temizlemek yiyeceklerin oraya sıkışıp kalmasını engeller. Aynı zamanda diş doktorunuzu, dişlerinizi temizletmek ve kontrol için yılda iki kere düzenli olarak ziyaret edin. Dişlerinizi titizlikle temizlemekle kalmayıp, dişçiniz ağzınızda ileride olabilecek sorunları da, ki buna nefesiniz de dahil araştıracaktır. Örneğin dişeti hastalığı kötü nefese yol açar ve dişlerinize zarar verir.

    Kötü nefesten kaygılanıyorsanız, diş doktorunuza yada doktorunuza söyleyin. Fakat öne eğilip derin bir nefes aldıklarında sakın şaşırmayın. Koku, doktorların probleme neyin neden olduğunu anlamalarında yardımcı olan yollardan biridir. Bir insanın ağız kokusu neyin yanlış olduğu konusunda ipucu verebilir.

    Örnek olarak, birinin kontrol altına alınmayan şeker hastalığı varsa, ağzı aseton gibi kokabilir (Tırnaklardan, tırnak boyasını çıkartan bir madde) Eğer nefesiniz sürekli kötü kokuyorsa ve dişçi tarafından bir çözüm bulunamamışsa, başka bir tıbbi sorun olmadığından emin olmak için sizi bir doktora yönlendirebilir. Bazen sinüs problemleri, seyrek de olsa karaciğer veya böbrek problemleri kötü nefese yol açabilir. Çocuklarda ağız kokmasının nedenleri genellikle yedikleri yemek gibi önemsiz sorunlarla ilgilidir. Dişlerinizi fırçalamaya ve aralarını temizlemeye devam edin, daha rahat nefes alacak ve kokuyu uzaklaştıracaksınız.

  6. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Ayak Kokusu


    Siz onlar için ne derseniz deyin ayaklarınız önemli bir parçanızdır.Onlar olmadan ayağa kalkamaz, yürüyemez yada koşamazsınız. İşin gerçeği, sizin için çok çalışırlar, bazen terlerler. Ve kötü kokarlar.
    Sıcak bir günde eğlenceli bir parkta bütün öğleden sonra gezdiğinizi düşünün. Ayağınız uzun zaman o spor ayakkabıların içinde kalacak.



    Evinize dönüş yolunda ayakkabılarınızı çıkartmaya karar verdiniz. Size iyi geldi ancak kötü kokuyorlar
    İşin doğrusu, diğer yolculardan “ bu kokan nedir?” gibi bir dolu laf işitebilirsiniz. Suçlu bakterilerdir. Bu ufak yaratıklar normalde ayaklarınızda yaşarlar, spor ayakkabılar gibi karanlık ve nemli yerleri severler. Ayakkabıda çoğalırlar, yani çorap giymezseniz hızla üremelerine devam ederler. Uygun ortamı bulduklarında bakteriler ayağınızdaki ölü derilerlerle ve vücut yağı ile beslenirler. Koloniler halinde büyürler ve organik madde artıkları bırakmaya başlarlar. Bu organik asitler ise kötü kokar. İnsanların % 10 ile % 15’ inde bu koku gerçekten kötüdür. Peki neden? Çünkü onların ayakları daha fazla terler ve bu bakterilerin yuvası haline gelir. "Micrococcus sedentarius" denilen bu bakteriler diğer organik maddelerden daha kötü koku yaparlar. Aynı zamanda uçucu kükürt bileşikleri de üretirler. Kükürt bileşikleri de genellikle güçlü ve kötü bir koku yayarlar. Eğer çürük bir yumurta kokladınızsa kükürt bileşiklerinin nasıl koktuğunu anlarsınız.

    NE YAPABİLİRSİNİZ?

    Ayağınızın kötü kokmasını nasıl engellersiniz? Aslında belki kokunun tamamen yokolmasını sağlayamazsınız fakat spor ayakkabı giymeyi bırakırsanız, kokuya da engel olursunuz.

    ŞUNLARI DENEYİN:

    Temizleyin: Ayağınızı her gün yıkayın.Ayağınızı bir leğene sokun yada en iyisi akan bir musluğun altında bırakın. İşiniz bittiğinde iyice kuruladığınızdan emin olun.
    Doğru çoraplar giyin: Pamuklu, biraz yünlü, atletler için özel üretilmiş ter çekici ve ayağınızın nefes almasını sağlayacak çorapları kullanın.Eğer ıslanmışlarsa temiz havada kurutun.
    Ayakkabılarınızın çok sıkı olmamasına dikkat edin: Eğer öyle iseler ayaklarınızı normalden fazla terletebilirler.
    Ayakkabı seçimi: Aynı ayakakkabıyı her gün giymek onları kokutabilir.Tekrra giymeden önce birkaç gün onları havalandırın.
    Mikropları öldürün: Ayakkabılarınızdaki mikropları öldürmek için annenizden yada babanızdan dezenfektan spreyler isteyin. Aynı zamanda ayağınızı anti bakteriyel sabunla da yıkayabilirsiniz. Onları güneşte bırakmakta yardımcı olabilir.
    Terliklerinizi yada ayakkabılarınızı yıkayın: Bazı terlikler yada ayakkabılar, özellikle de spor ayakkabılar yıkanabilir cinstir. Yıkamak kokuları yokeder ve ayakkabınızın temiz kokmasını sağlar. Onları giymeden önce iyice kuruduklarından emin olun.
    Plastik ayakkabılardan uzak durun: Plastik ve bazı malzemelerden üretilmiş ayakkabılar ayağa nefes aldırmaz.
    Yalınayak yürüyün: Ayağınızın açık havada nefes almasını sağlayın, bunu özellikle de geceleri yapın.
    Eğer koku ile ilgili hala sorunlarınız varsa, ailenizle koku gideren pudralar ve terliklerle ilgili konuşun.
    Eğer hiçbirşeyin faydası yok gibiyse belki bir doktorla neler yapabileceğinizi konuşmak faydalı olabilir.
    Bir çok insan ayak kokusunu kontrol edebiliyor. En zor yanı bunu kabullenebilmek.

  7. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Beyin Sağlığı




    Doğuştan ihtiyacınız olan tüm sinir hücreleriyle beraber doğuyorsunuz. Zarar görmüş beynin tedavi edilmesi hiç kolay değildir. İşte beyin sağlığınız için bazı öneriler:

    1. Emniyet kemerinizi takın!

    Araba yada uçaktayken taktığınız emniyet kemeri kaza anında oluşabilecek beyin hasarlarını önleyecektir.Araba kazaları beyin hasarlarının en büyük sebebidir.

    2. Kaskınızı takın!

    Bisiklet sürerken yada paten kayarken takacağınız kask düşme anında kafanızı koruyacaktır.Kaskınızın kafanıza uygun olmasına dikkat etmelisiniz.Bisiklet kazalarında yaşanan ölümün en yaygın sebebi kafadan alınan hasardır.

    3. Uyuşturucudan uzak durun!

    Uyuşturucular beyin fonksiyonunu değiştirmektedir.Bazı ilaçların yarattığı hasarlar tedavi edilse bile bazılarının geri dönüşü yoktur.

    4. Yaptığınız sporun risklerini göz ardı etmeyin!

    Savunma sporları,boks ve futbol gibi sporlar risk taşımaktadır.Kayak ve dalış sporlarını da risk taşıyan sporlara ekleyebiliriz.Yaptığınız spor için gerekli olan koruyucu malzemeleri mutlaka kullanın.

    5. Atlamadan önce bakın!

    Belki inanması güç ama insanlar boş havuzlara atlayabiliyorlar.Atlayacağınız havuz yada denizin yeterince derin olduğundan emin olun.Ayrıca su altında olabilecek büyük kayalara da dikkat edin.

    6. Caddeyi geçmeden önce her iki tarafa da bakın!

    Bunu daha önce yüzlerce kez duymuşsunuzdur ama her zaman kafanızda kaskla dolaşmasınız.

    7. Oyun alanınızın güvenli olmasına dikkat edin!

    Oyun oynadığınız zeminin yumuşak olmasına dikkat edin.Yer düştüğünüz taktirde kafanıza gelebilecek zararı hesaplayın.

    8. İyi yiyin!

    Beyninizin en iyi şekilde çalışması için enerjiye ihtiyacı var.

  8. Gizli @ yara
    Özel Üye
    BİTLENMEYİN Kaşıntı, kaşıntı, kaşıntı Bütün sabah kafanızı kaşımışa benziyorsunuz. Fakat bu her zamankinden farklı, garip bir kaşıntı ve siz kaşıdıktan sonra yine kaşınmaya devam ediyor. Fakat daha da garibi, sizin önünüzde oturan çocuğun başı da birkaç gün önce aynı şekilde kaşınıyordu. Neler oluyor acaba?

    Her yıl dünya çapında 6 ile 12 milyon kişiyi etkileyen şey oluyor: Kafa biti. Bu milyonların çoğunu çocuklar oluşturuyor. Eğer okula giden bir çocuksanız bit sorununu ya yaşamışsınızdır yada birilerinden duymuşsunuzdur. Bitler, çok ama çok küçük böceklerdir. O kadar küçüktürler ki sadece gözlerinizle görebilirsiniz. Her bit kahverengi veya gri renkte ve susam tanesi büyüklüğündedir. Bitler asalaktırlar. Asalak, yaşamak için diğer canlılardan yararlanan varlıklara denir.

    Kafa bitinin yaşamak için deriye ihtiyacı vardır ve cildinizin sıcaklığı onun yaşaması için mükemmel bir ortamdır. Bit küçük miktarlarda kan emer (sivrisinekten biraz daha fazla) ve beslenmek için yapışkanlarını kullanarak saçınıza tutunurlar. Bit saçınızda yaşamaya başladığında, yumurta yada sirke bırakmaya başlar. Bit sirkelerini saçınıza sık aralıklarla iliştirir. Eğer saçınızda beyaz veya parlak bir küçük damla görürseniz, bu büyük bir olasılıkla sirkedir. Bu sirkeler hemen yumurtadan çıkar ve yeni bitler oluşur. Canınızı acıtmazlar ama derinizi tahriş edebilir ve özellikle geceleri kaşındırırlar.

    BİT HERKESİ SEVER



    Çünkü bitler parazittir, kirli,temiz, ilkokul ikinci sınıf yada lise birinci sınıf, beyaz kısa saç ya da siyah kıvırcık saçlar, herkesin başına yuva yapabilir. Eğer biri, bitlenen insanlar için pis diyorsa, bitin herkesi eşit olarak sevdiğini bilmiyordur. Buna sınıfın en temiz çocuğu da dahildir. Bit, sınıflarda ve okullarda yayılır çünkü çocuklar birbirine yakın oynar ve büyüklerden daha fazla şey paylaşır. Bit hareket etmeyi sever. Bitler birinin kafasında, aynı yerde kalmayı sevmezler. Bunun yerine kendi çevrelerinde yayılmayı severler, bir başkasının başına geçmeyi ve yeni sirkeler bırakmayı severler.

    Bitler sıçrayamaz yada uçamaz, insanların kafalarına dokunmasıyla, birbirlerinin şapkalarını kullanmalarıyla ve tarak, fırça, kafa koruyucuları, yatak takımları gibi eşyalarla yayılır. Bu eşyaların ortak kullanımı ile bit birçok kişiye bulaşabilir. Eğer kafanız çok kaşınıyorsa, en iyisi bir büyüğünüze en kısa zamanda söylemektir.

    Özellikle sınıfınızda veya okulunuzda bitlenmiş çocuklar olduğunu biliyorsanız hiç vakit kaybetmeyin. Bit yeni sirkeler bırakıp daha fazla kaşınmanıza neden olmadan harekete geçin. Bitten kurtulmak için özel bir şampuan, krem yada losyon kullanmanız gerekecektir. Bu malzemeler bitleri doğrudan öldürür. Kaşıntı birkaç gün içinde kaybolur, fakat tedaviye yeni bitleri öldürmek ve ilk uygulamadan sonra oluşan sirkeleri öldürmek için 7 yada 10 gün daha devam edilmelidir. Bir diğer önemli nokta, tıbbi şampuan, losyon yada krem gibi alev alıcı maddeleri kullandıktan sonra saç kurutma makinesi ile saçlarınızı kurutmamanızdır.

    Bit insan başı haricinde 1 yada 2 gün yaşayabileceği için, en iyisi bir yetişkinin bütün çarşafları, giysileri, şapkaları ve tüylü oyuncakları bitlerin ölebileceği sıcaklıkta yıkamasıdır. Yada bunları hava geçirmez torbalara koyarak bitlerin ve yumurtaların ölmesi için 10 gün bekletebilir. Elektrik süpürgesi ile halıları, döşemeleri, otomobil koltuklarını da temizlemek faydalıdır. Taraklar, fırçalar ve saç aksesuarlarının iyice ıslatılarak tıbbi şampuanla yıkanması yada atılması gereklidir.

    BİTSİZ BİR YAŞAM İÇİN.

    -Bitli çocuklarla fiziksel temastan uzak durun. Bu onlarla konuşamayacağınız anlamına gelmez fakat dokunmaktan ve kafalarını yaklaştırmaktan uzak durun.
    -Diğer çocuklara ait şapkaları giymeyin.
    -Tarak ve fırçalarınızı paylaşmayın. Kendinizinkini kullanın ve başkasına vermeyin.
    -Saç bantlarınızı, tokalarınızı, ve diğer saç aksesuarlarınızı sadece kendinizin kullandığından emin olun.
    -Evin dışında uyuduğunuzda sadece kendi yastığınızı ve örtünüzü kullanın.

    Unutmayın paylaşmak güzeldir, tabii size biraz bit getirecek durumlar dışında!

  9. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Diyet Çocuklar İçin Doğru mu?


    Herkes diyet yapmıştır. Bunu duymak tuhaf mı geldi? Fakat doğru. Diyet, düzenli olarak yediğiniz şeylerden farklı yiyecekler yemektir. Fakat diyet kelimesi aynı zamanda limitli kalori ve yiyeceklerle kilo vermeye çalışmak anlamına da gelir.

    Bildiğiniz gibi bazı büyükler ve çocuklar kilolarından endişe duyarlar ve diyet yapacaklarını söylerler. Fakat çocukların büyük bir kısmının diyete ihtiyaçları yoktur ve bu tür bir diyet yapmamalıdırlar. Neden mi? Gelin araştıralım
    Kilo vermek için diyet yapmak
    Bütün yiyecekler ve içeceklerin çoğu bir tür enerji olan kalori içerir. Biri kilo vermek için diyet yaptığında, o kişi vücudun kullandığından daha düşük kalorili yiyecekler yemeğe çalışır. Bunu yaparken o kişi vücut yağlarından kaybedebilir ve kilosu azalabilir. Aynı şekilde bir kişi ihtiyacı olandan fazlasını yerse kilo alabilir.

    Genellikle çocukların bu şekilde diyet yapmasına gerek yoktur. Yetişkenlerden farklı olarak çocuklar hala büyüyüp, gelişmektedirler. Bu süre içinde çeşitli ve sağlıklı yiyecekleri yemeleri ve düzenli gelişimlerini sürdürmelidirler. Bazı çocuklar kilolu olabilirler fakat besleyici yiyeceklerle sağlıklarını koruyup daha hareketli olabilirler.

    Kilolu olmak sağlık sorunlarına yol açabilir, fakat yalnız salata yada tek tip yiyecekle beslenmek de çocukların sağlığını çok daha kötü bozabilir.

    KİMİN DİYETE İHTİYACI VARDIR?



    Bazı insanlar çok şişman yada çok zayıf olduğunu düşünseler bile, mükemmel bir vücut şekli yoktur. Bazı insanlar iri kemiklidirler ve ince kemiklilere göre herzaman iri ve büyük görünürler.
    Eğer kilonuz hakkında sorularınız varsa bir doktora danışın. Doktorunuz sizi test eder ve vücut kitle indeksinizi kontrol eder. Bu vücut yağınızı tahmin etmenin bir yoludur. Eğer doktorunuz kilonuz konusunda kaygılanıyorsa size daha yavaş kilo almanızı yada şu anki kilonuzu korumanızı önerir.Bazı çocuklar için, doktor biraz kilo vermeyi tavsiye edebilir, fakat bu doktor yardımıyla olmalıdır. Kilo vermesi gereken çocuklar bir diyetisyenle görüşerek, gerekli besinlerden vazgeçmeden nasıl güvenle kalori azaltabileceklerini öğrenebilirler.

    TEHLİKELİ DİYETLER

    Çeşitli besinleri içermeyen yada çok düşük kalorili diyetler çocuklar için tehlikeli olabilir. Bu tür diyetler çok çabuk kilo vermeyi vaadeder. Bazı tehlikeli diyetlerde ise sadece tek bir şey yenmesi gerektiğini söyler. Haplar, özel içecekler, sıvı diyetler ve diğer numaralar özellikle çocuklar için sağlıksız seçeneklerdir. Eğer birileri size hap yada sizi inceltecek büyülü bir milkshake önerirse Hayır! deyin. Bu diyetler insanların sağlığını bozar. Ve sonunda insanlar biraz kilo verseler de onu fazlasıyla geri alırlar.
    Zayıflamaya fazlasıyla istekli biri yeme sorunlarına varan yanlış adımlar atabilir. Bunlar açlıktan ölecek hale gelmek, diğeri ise yedikten sonra yediklerini çıkarmak gibi rahatsızlıklardır. Gerçekten doktor bakımına ihtiyaç görüleceği ciddi durumlardır.

    Ergenlik çağı sırasında vücutta görülen değişikliklerden biri de kilo almaktır. Bu normaldir ancak sizin ve ailenizin soruları olursa bir doktora danışın.
    Çocukların tümü dengeli beslenme ve bol fiziksel aktivite ile sağlıklı kalabilir. Çocukların hareket ve egzersiz açısından bir çok seçeneği vardır. Bazıları spor takımlarında yer alır bazıları dans eder. Diğerleri daha sıradan aktiviteler yapar, bisiklete binerler ve parkta çember çevirirler.

    Çocuklar sağlıklı gıdalar yemeğe çalışabilirler. Dengeli beslenmek demek, her gün aynı şeyleri yememek ve çeşitli gıda gruplarından oluşan karışık, farklı yiyecekleri yemektir. Bunlar:

    -Meyve ve sebzeler
    -Süt ve süt ürünleri
    -Et, fındık ve protein açısından zengin diğer gıdalar,
    -Tahıllar, mümkünse işlenmemiş tahıllar

    Bu tip gıdalar ile doğru besinleri alırsınız. Örnek olarak, protein kaslarınızın ve diğer yapıların gelişmesine yardım eder. Kalsiyum kemiklerinizi geliştirir. Vücudunuzun iyi çalışması için vitaminlere ve diğer besinlere ihtiyacınız vardır.
    Şimdi diyetler hakkında fikir sahibi , çok özel biri olarak insanlara çocuklar için doğru olanın dengeli ve sağlıklı beslenmek olduğunu söyleyebilirsiniz.

  10. Gizli @ yara
    Özel Üye
    Elleri Yıkamanın Önemi




    Şu sözleri defalarca duymuşsunuzdur:” Şu ellere bak, hemen onları yıka!”
    Eminiz bunu duymaktan bıktınız. Ve tabi onları sık sık yıkamaktan da sıkıldınız.
    Fakat gerçekte neden önemli olduğunu ve herkesin listesinde bunun ilk sırada yer aldığını bilseydiniz.
    Bu sabah uyanınca ellerinizi yıkadığınızı söylediniz? Bu güzel. Ancak şimdi öğle yemeği zamanı, eğer bakteri ve mikropları uzak tutmak istiyorsanız, günde bir defa yıkamak yeterli değil.

    Hepimiz insan elinin harika şeyler olduğunu biliriz.Alkışlayabilir ve şaklatabilirler. Bir kediyi tutabilir ve bir tencere çorbayı karıştırabilirler.
    Fakat aynı eller mikropları ve bakterileri de tutabilirler. Ve bu sinsi düşmanlar saklanmayı ve gizlenmeyi severler.
    Ellerinize bakın ve kirin ve mikropların oradaki çizgilere, kırışıklara ve çatlaklara nasıl saklandığını görün. Bir büyüteçle ellerinize baktığınızda en kuytu yerleri bile görebilirsiniz. Aynı zamanda bir süngere benziyor değil mi?
    Bakarken aynı zamanda birazda kir göreceksiniz. Fakat ne kadar iyi bakarsanız bakın, mikrop göremeyeceksiniz. Çünkü onlar sadece mikroskopla görülebilecek kadar küçük yaratıklardır.

    MİKROPLAR NEREDEN GELİR?

    Her yerde yaşarlar. Aslında hergün milyarlarcası üzerinizde yaşar ve çoğalır. En sevdikleri yerler saçlarınız, tırnak dipleriniz ve vücunuzdaki kıvrımlardır. Bu mikropların çoğu size zarar vermez. İşin gerçeği ne kadar temizlensenizde onların çoğundan kurtulamazsınız. Fakat mikropların bir kısmı da yaşadığınız çevreden gelir ve sizi incitebilir. Sizi hasta edebilir.
    Şanslısınız ki bunlar için birşeyler yapabilirsiniz. Son geçirdiğiniz gribin nereden geldiğini biliyor musunuz? Bilim adamlarının inanışına göre insanların çoğu diğer hasta insanlara dokunduğunda yada hasta insanlar onlara dokunduğunda grip oluyorlar. Bu diğer insanlara yada eşyalara dokunmayın anlamına gelmiyor.Yada eldiven giymeniz gerektiği anlamına gelmiyor.

    Bütün yapmanız gereken ellerinizi yıkamanız. Ellerinizi yıkamanız yiyeceklerin de mikroplardan korunmasını sağlar. Diyelim ki arkadaşlarınız için öğle yemeği hazırlıyorsunuz.
    Eğer kirli ellerle yiyeceklere dokunursanız, mikroplar hızla yayılabilir, çoğalabilir ve besin zehirlenmesine yol açar. Bir dahaki sefere sadece ellerinize bakmakla kalmayın, onları yıkayın da!

    ELLERİNİZİ YIKARKEN ŞUNLARA DİKKAT EDİN:
    Ellerinizi sık sık yıkayın. Tuvalete girdikten sonra. Bir yaraya ve kesiğe dokunduğunuzda. Her zaman yiyeceklere dokunmadan önce. Çiğ etlere ve kümes hayvanlarına dokunduktan sonra. Onlar çok zararlı mikroplar taşıyabilir.Sabunla köpürtün ve ılık suyla yıkayın. Sabunla iyice fırçalamak mikropları ve kiri uzaklaştırır. Hiçbir yeri unutmayın. Ellerinizin içini ve dışını, parmak aralarınızı yıkayın. Bileklerinizi de sabunlayın. Ve tırnaklarınızı unutmayın. İyi bir tırnak fırçası işine yarar. Ilık suyla iyice durulayın. Bütün sıkıcı ve zararlı mikroplar lavabodan aşağı akıp gidecektir!

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 SonuncuSonuncu


çocuk ve sağlık ile ilgili yazı,  2.sınıf spor ve sağlıkla ilgili yazı