+ Yorum Gönder
Sağlık Merkezi ve Çocuk Sağlığı Forumunda Televizyonun Etkileri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Televizyonun Etkileri








    Televizyonun Etkileri ilgili bilgi

    Arkadaşlar sizce televizyonun etkileri nelerdir hemen bana kısaca açıklar mısınız?

    George Gerbner’in, ‘Ye
    tiştirme (Ekme)’ (Cultivation) teorisi televizyonu modern
    toplumları şekillendiren bir güç olarak görmektedir. Ona göre televizyonun gücü, her gün
    gösterilen gerçek hayat dramalarının sembolik muhtevasında gizlidir. Bu noktadan hareketle,
    televizyonun, toplumun kurumsal hikâye anlatıcısı olduğunu ve olan hakkında tutarlı bir
    resim sunduğunu ifade eder. Televizyon bir hikaye anlatısı olarak sembolik dünyamıza
    hakimdir ve kafamızın içindeki imajları o belirler. Ve ona göre televizyonda en çok gösterilen
    şey, izleyiciler açısından da oldukça ilgi çekici olan şiddet sahneleridir. Gerbner bu şiddet
    görüntülerinin izleyicileri şiddete yöneltmekten çok dışarıdaki dünyanın vahşi bir dünya
    olduğuna inancını pekiştireceğini ifade etmektedir (Griffin, 2000: 350-554).
    Etki paradigması içinde yer alan araştırmalarda, Gerbner’in yaklaşımında olduğu gibi
    televizyon izleyicileri, araç karsısında etkiye tamamen açık ve pasif olarak resmedilmişlerdir.
    Dolayısıyla, izleyici kitlesi program mesajında ne deniyorsa, onu anlamaktadır. Başka türlü
    bir yorumlama/okuma düşünülmemektedir. ‘Kullanımlar ve Doyumlar’ yaklaşımında olduğu
    gibi izleyici ve televizyon programı arasındaki ilişkiyi tam tersi bir açıdan sorunsallaştıran
    yaklaşımlarda ise, televizyon içeriği izleyicinin beğenisine sunulan bir mal olarak görülmekte
    ve izleyicilerin ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlandığı düşünülmektedir (Mutlu, 1999: 88-99).
    Ancak, program içeriklerini belirleyenin izleyicilerin ihtiyaçları değil, ticari kuruluşların kar
    amaçlı stratejilerinin olduğu da unutulmaması gereken bir unsurdur.
    Kitle iletişim araçları; ülkemizin ve dünya sorunları hakkında hedef kitlelerine
    aktardıkları bilgilerle, kitlenin bilgi sahibi olmalarını sağlar. Bu aktarım, toplumun habere,
    bilgiye ve fikre ulaşmasını, bu bilgilerin değerlendirilmesini ve onların halk içerisinde
    yayılmasını içerir. Çağdaş toplumun yaygın bir kültürel formu olan popüler kültür ve kitle
    kültürü genelde medya vasıtasıyla, özelde de onun en yaygın şekli olan televizyon vasıtasıyla
    üretilip topluma yayılmaktadır.
    Öğretici ve eğitici etkisi göz önüne alındığında televizyon sosyolojik açıdan bir
    sosyalleşme ajanı olarak kabul edilebilir. Sosyalleşme, en basit ifadeyle, bireyin içinde
    yaşadığı toplumun kültürünü ve toplumdaki rolünü öğrenerek toplumla bütünleşmesi
    anlamına gelen temel bir sosyal süreç olarak tanımlanır (Kızılçelik ve Erjem,1996;483).
    Sosyalleşme temelde bir öğrenme olgusudur. Bu çerçevede televizyon içerdiği çeşitli türden
    programlarla toplum üyeleri üzerinde ve özellikle çocuk ve gençler üzerinde daha güçlü bir
    sosyalleştirici etkide bulunmaktadır. Çocuk ve gençlerin sosyalleşmenin kritik evrelerinde
    bulunması bu konuda televizyonun etkisini daha artırmaktadır.
    Yapılan araştırmalara göre (Uberos vd, 1998; Gidwani vd, 2002; Çetinkaya, 2005;
    Pellettieri, 15.11.2005, çevrimiçi, [Linkleri görmek için üye olun]), televizyon gençlerin
    sigara içme davranışını edinmelerinde, cinsellik konusunda olumlu ve olumsuz
    bilgilenmelerinde, suç ve şiddete yönelmelerinde etkilidir. Son yıllarda Türkiye’de gençliğin
    televizyon programlarından -özellikle televizyon dizilerinden- oldukça etkilendiğine yönelik
    dikkate değer gözlemler bulunmaktadır (Özdiker, 15.11.2005, çevrimiçi,
    [Linkleri görmek için üye olun] ).
    Bir toplumun sıkıntıları, özlemleri, beklentileri, alışkanlıkları, öncelikleri, genel beğeni
    düzeyi ve yaşama bakış tarzı o toplumun izlediği televizyon programlarından anlaşılabilir.
    İnsan zaman içinde yaşadığı toplumun kültürel norm ve değerlerini öğrenerek sosyal bir
    varlık haline gelir. Sosyalizasyon dediğimiz bu süreç yaşam boyu devam eder. Günümüzde
    televizyon çocukların sosyalizasyonunda etkin olan araçların başında gelmektedir. Çocuklar
    pek çok şeyi televizyon vasıtasıyla öğrenerek davranış haline getirmektedir.
    Son yıllarda toplumdaki şiddet oranlarındaki artış, araştırmacıları televizyondaki şiddet
    ögesi içeren programların, çocukların şiddet eğilimleri üzerinde etkili olup olmadığı sorusuna
    yöneltmiştir. Televizyonun etkisinin üç unsura bağlı olduğu ileri sürülmektedir: İçerik, izleme
    süresi ve izleme sıklığı (Çaplı 2002: 197). Signorielli (2003:47) ABD’de televizyonlar
    üzerine, 1993–2001 yıllarını kapsayan bir araştırma gerçekleştirmiştir. Bu araştırmada her bir
    yılda prime time da yaklaşık olarak programların %60’ının bazı şiddet unsurlarına sahip
    olduğu saptanmıştır. Türk televizyonlarındaki şiddet ve saldırganlık dozu, dünya
    televizyonları ile paralellik göstermektedir. Televizyondaki şiddet eylemleri daha çok iki kişi
    arasında geçmekte (%47), on saniye kadar sürmekte, şiddet eylemlerinin yarıya yakını bir
    silahı da içermekte ve söz konusu eylemlerin %64’ü kentlerde yaşanmaktadır (Görmez vd.
    1998:219).
    Son zamanlarda, TV’nin izleyenler üzerindeki etkilerini gösteren çok sayıda çalışma
    yapılmıştır. Bu çalışmalarda ortaya çıkan etkiler fiziksel, ruhsal ve cinsel saldırganlığı,
    antisosyal kişilik yapısını, asiliği, isyankârlığı, daha çabuk öfkelenmeyi, suiistimali,
    cezalandırmayı, alkol ve sigara kullanmayı ve yemek yeme alışkanlıklarındaki değişiklikleri
    kapsamıştır. Ayrıca çok fazla televizyon seyreden çocuklarda yağlı, şekerli yiyecek
    reklamlarından dolayı yeme alışkanlıklarının bozulduğu ve çok geç yatmaktan dolayı da
    gelişimlerinin geri kaldığı ve gündüz daha az başarılı oldukları üzerinde durulmaktadır.
    Araştırmaların ortaya koyduğu bir başka gerçek, çocukların TV’de yalnız çocuk izleyici
    kitlesi dikkate alınarak hazırlanmış çocuk programlarını değil, yetişkinlere yönelik
    programları da izledikleridir. Özellikle yetişkinlere yönelik programları izlemelerinin
    çocuklar için olumsuz etkileri vardır. Bunlardan en önemlileri, şiddet ve olumsuz davranışlar
    (küfürlü dil kullanımı, alkol ve uyuşturucu kullanımı) içeren programlara bağlı olarak ortaya
    çıkmaktadır. Televizyon programlarının çoğu, programları izleyen çocuklarda ileriki
    yaşlarında dikkat eksikliği ortaya çıkarmakta; bilişsel ve davranışsal süreçlerinde olumsuz
    değişikliklere neden olmakta ve sonuçta olaylara karşı duyarsızlaşma başlamaktadır.
    Singer and Singer (1980), TV’nin çocuklara etkisi ile ilgili olarak İngiltere’de yaptıkları
    bir araştırmada, yatılı okulda kalan 13-16 yaş grubundaki çocuklar ikiye ayrılarak bir gruba
    15 gün süreyle yalnız komik ve sosyal programlar izlettirilmiş, ikinci gruba ise şiddet içeren
    filmler gösterilmiştir. Yapılan testler sonucunda birinci grupta hoşgörü, tartışma, iletişim ve
    gülme düzeyinin; ikinci grupta ise, sözel ve fiziksel saldırganlık düzeyinin yüksek olduğu
    saptanmıştır. Bu çalışmada, TV’deki filmlerdeki şiddetin sıklığının, süresinin ve türünün
    belirlenerek konuyla ilgili öneriler oluşturulması amaçlanmıştır.
    Deneysel ya da laboratuar araştırmalarında ve alan deneylerinde, şiddet içerikli
    programların saldırganlık üzerindeki nedensel etkileri incelenirken, kesitsel ve kültürler arası
    çalışmalarda şiddet içerikli televizyon programları ile saldırganlık arasındaki pozitif ilişkiler
    (korelasyonlar); boylamsal araştırmalarda ise küçük yaşlarda şiddet içerikli programlar
    izlemenin uzun süreli etkileri incelenmiştir (Anderson & Bushman, 2002; Huesmann ve ark.,
    2003). Anderson, C.A., & Bushman, B.J. (2002). Media violence and societal violence.
    Science, 295, 2377–2378. Huesmann, L.R., Moise-Titus J., Podolski, C.L. & Eron, L.D.
    (2003). Longitudinal relations between children’s exposure to TV violence and their agressive
    and violent behaviour in young adulthood: 1977-1992. Developmental Psychology, 39(2),
    201-221.
    Şiddet içerikli programlara maruz kalma ile saldırganlık arasındaki bağlantıya ilişkin
    kanıtlar arttıkça (Huesmann, Moise-Titus, Podolski & Eron 2003; Gentile, Walsh, Ellison,
    Fox & Cameron 2004; Ledingham, Ledingham & Richardson, 1993), psikiyatristler,
    psikologlar, diğer ruh sağlığı çalışanları ve çocuk hekimleri, çocukların maruz kaldığı şiddet
    miktarının sınırlanması için bir araya gelmişlerdir (Policy Council on Violence Prevention,
    1995; AMA, 1996; Sege & Dietz, 1995). Televizyondaki açık ya da dolaylı şiddetin,
    gelişmekte olan çocuğun ve ergenin sağlığı ve iyilik hali ile ailelerinin istikrar ve bütünlüğü
    için bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir (Coyne & Archer, 2004). Medyadaki şiddete maruz
    kalmada en kritik dönemi, ergenliğe kadar olan çocukluk dönemi oluşturmaktadır.
    Araştırmalar, 14 aylık çocukların bile model alabildiklerini ortaya koymuştur (Bushman &
    Huesmann, 2001).
    Boylamsal bir araştırmada, 707 kişilik bir toplum örnekleminde, televizyon izleme ve
    saldırgan davranışlar 17 yıl arayla değerlendirilmiş; ergenlikte ve genç yetişkinlikte
    televizyon izlemede geçen zaman ile diğerlerine karşı gösterilen saldırgan davranışların
    olasılığı arasında, önemli bir bağlantı bulunduğu ortaya konmuştur. Bu bağlantı, önceki
    saldırgan davranış düzeyi, çocukluk döneminde ihmâl edilme, komşu çevresindeki şiddet,
    ailenin gelir düzeyi, ebeveyn eğitim düzeyi ve psikiyatrik bozukluklar, istatistiksel olarak
    kontrol edildiğinde de anlamlılık düzeyini korumuştur (Johnson, Cohen, Smailes, Kasen,
    Brook, 2002)








  2. Buğlem
    Devamlı Üye





    Televizyon eğitici olduğu halde zararlı yanları da çok fazladır. Özellikle çocuklar çok fazla etkileniyor televizyonlardan çünkü televizyondan gördüğü şiddet dolu bir görüntüyü gerçek hayatta da uygulamaya çalışıyor ve televizyonda görülen şeyleri hareketleri taklit etmeye çalışıyor.




  3. Eleman
    Devamlı Üye
    Televizyon hangi yönde kullanılırsa o yönü etkiler eğitici yönü kullanılırsa çocuklara yarar sağlayabilir. Amam ne yazık ki bir çok ebeveyn televizyonu bebek bakıcısı gibi görmekte çocuklarını saatlerce televizyon karşısına oturtmaktadır. Çocuk tv karşısında geçirdiği zamanın farkına varamamakta çevreden soyutlanmakta zararlı yayınlara maruz kalmakta ve aşırı hareketsiz kaldığı için şişmanlayabilmektedir.




+ Yorum Gönder