+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Millî Mücadele'de İtalyan İşgalleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Asel
    Bayan Üye

    Millî Mücadele'de İtalyan İşgalleri








    Millî Mücadele'de İtalyan İşgalleri

    Millî Mücadele'de İtalyan İşgalleri Hakkında Bilgi



    I. Dünya Savaşı'nın başlarında tarafsızlığını ilân eden İtalya savaşın gelişimini yakından izledi. İtalya için savaşa girmede amaç, ekonomik ve siyasal beklentilerini mümkün olduğunca fazla tatmin etmektir. Bu bakımdan İtalya savaşa, hangi taraf beklentilerini daha fazla karşılarsa o blokla birlikte girecektir. Fakat savaşın başlamasından i yıl sonra başlayan kamuoyu baskısı ve Çanakkale Savaşları'nın İtilâf Devletleri tarafından kazanılacağı endişesi ile İtalya savaşa Fransa ve İngiltere yanında girmeye karar vermiştir. İtalya, İngiltere ve Fransa ile yaptığı andlaşmalarla savaştan sonraki beklentilerini garanti altına almıştır. 1915 Londra ve 1917 St.Jean de Maurienne gizli andlaşmalarıyla İtalya'ya Anadolu'da, İzmir'den Antalya'ya kadar geniş bir bölge vaat edildi.

    Savaş, İtalya'nın da yer aldığı İtilâf Devletleri tarafından kazanılmışsa da, İtalya'nın kendisine vaad edilmiş bölgelere yerleşmesinde bir takım zorluklar vardır. Her şeyden önce İtalya'ya vaad edilmiş olan İzmir, daha sonra, savaşa kendi yanlarında girmesi şartıyla Yunanistan'a da vaat edildi. Savaştan sonra toplanan Paris Barış Konferansı'nda İtalya ile Yunanistan arasında İzmir'e sahip olma konusunda büyük bir mücadele başladı. Bu mücadelede İngiltere, güçlü İtalya'ya karşı Yunanistan'ı destekledi. Konferansda, İzmir konusunda İngiltere'yi, Fiume meselesinde Amerika'yı karşısına alan İtalya, müttefiklerinden bağımsız bir Türkiye politikası izlemeye başladı.

    İtalya'nın Mondros Mütarekesi'nden sonra Osmanlı Devleti'ne karşı izlediği politikanın temel özelliği işgallere zemin hazırlamak olmuştur. Bu politika ve İtalyan faaliyetleri gizli andlaşmalarla kendisine vaat edilen bölgelerde yoğunlaşmıştır. Hakkı olduğunu düşündüğü bölgelere sık sık savaş gemisi göndermek, liman kasabalarında kömür deposu inşa etmeye teşebbüs etmek, halkı bedava tedavi etmek ve ilâç dağıtmak, propaganda yapmak şeklindeki İtalyan faaliyetlerinin amacı işgale hazırlık ve kendilerini halka alıştırmaktır. Barış Konferansı'nda müttefikleriyle ilişkilerinin kopma noktasına gelmesinden ve yapılan hazırlıklardan sonra İtalya, Antalya'dan başlayarak geniş bir bölgeyi işgal ederek Anadolu'ya Yunanistan'dan önce girdi.








  2. Asel
    Bayan Üye





    Antalya İşgali Hakkında Bilgi

    Antalya İşgali İle İlgili Bilgi



    ANTALYA'NIN İŞGALİ: Antalya, Menteşe sahilleriyle birlikte İtalya'nın Anadolu'ya giriş kapısıdır. Antalya da gizli andlaşmalarla İtalya'ya vaad edilmiştir. Fakat İtalyanların Antalya ile ilgilenmeleri i. Dünya Savaşı'ndan önce başlamıştı. Daha Balkan Savaşı döneminde İtalya'nın Antalya konsolosu Marchese A. Ferrante, İtalya'nın emellerini gösteren davranışlarda bulunmaktaydı. Örneğin, Antalya kalesinden bir-iki taş sökülse derhal olay yerine gidiyor ve "bu eserler Romalıların, yâni İtalyanların eserleridir. Bunları hiç kimse tahrip edemez" diyerek müdahale ediyordu'.

    Antalya ile bu gibi tarihî ve hissî bağlar kuran İtalyanlar, İngiltere ve Fransa ile yaptıkları gizli andlaşmalarla Antalya'yı kendileri için nüfuz bölgesi olarak almayı başardılar. Mütareke'den sonra Antalya'yı işgal etmek için uygun ortamı bekleyen İtalyanlar, çıkan fırsatları değerlendirmeye de özen gösterdiler. Şubat 1919 sonlarında Antalya hapishanesinden bazı mahkumların firar etmesinden sonra 22 Mart 1919'da Antalya'ya gelen Regina Elena gemisinden bir kaç İtalyan askeri karaya çıkarılarak eski İtalyan hastanesinde koruma altına alındı. Bundan başka, İtalya'nın Antalya kontrol memuruna hükümet konağında bir oda verildi. İşgalden önce Antalya'da bir telsiz-telgraf istasyonu kuran İtalyanlar, şehirde bir İtalyan okulu açmak için rahipler, rahibeler ve öğretmenler getirmişlerdi. Antalya esnafından bazılarını limandaki kruvazöre davet eden İtalyanlar, kendilerine iyi muamele edildiğine dair bir kâğıt imzalattılar. Esnafın ne anlama geldiğini bilmeden imzaladığı bu kâğıt İtalyanlar tarafından şehrin işgalinde kendilerine davet yapıldığı şeklinde kullanılacaktır.

    Antalya'da bunlar olurken 21 Mart 1919'da İtalyanlar, konferanstan, "İtalyan kuvvetlerine Antalya'yı işgal etmek üzere müsaadede bulunulmasını" rica ettiler. Müttefiklerinden istedikleri desteği alamayan İtalyanlar kendi sorumlulukları altında hareket ettiler. 23 Mart'ta resmî bir karar çıkarıldı: "1919, 16 Mart'ından itibaren Oniki Ada bölgesinden bu adalarla Kuşadası körfezinden Antalya ve ötesine kadar olan Anadolu kıyılarında kaza hakkına sahip olmak üzere bir "Deniz İstasyon Komandosu" kurulduğu, bu sularda faaliyette bulunan bütün gemilerle işbu yerler ve sahillerde bulunan İtalyan deniz hizmetindeki askerlerin bu komandonun emrine verildiği tâyin ve tespit edilmiştir."


    Antalya'daki olaylar birbirini izlemeye devam etti. 27 Mart 1919 günü Antalya'dan Burdur'a giden posta arabası soyuldu. Aynı günün gecesi Antalya'nın Hıristiyan mahallesindeki meydanda, mürettep olduğu daha sonraki incelemelerde anlaşılan bir kutu barut infilâk etti. 28 Mart sabahı İtalya temsilcisi, mutasarrıf vekiline başvurarak "memlekette anarşi ve asayişsizlik gördüğünü ve emniyet olmadığından İtalyan okulundaki rahibelerin korktuklarını ve bomba infılâki üzerine de rahibelerin korunması için 10 kişilik küçük bir kuvvetin karaya çıkarılacağını" söyledi. Mutasarrıf vekili, "rahibeleri korumak için gerekirse Türk kuvvetlerinin görevlendirilebileceğini" söylemişse de, temsilcinin ısrarı karşısında, karargâhtan dışarı çıkmamak şartıyla izin verdi.

    Bu tâvize rağmen İtalyanlar Antalya'yı işgal etmeye kararlıdırlar. Nitekim 28 Mart 1919 günü, saat 15:00'den sonra limanda bekleyen kruvazörden karaya çıkan 300'den fazla İtalyan askeri Antalya'yı işgal etmeye başladı8. Şehrin işgal edildiği gün İtalyan komutan Antalya halkına aşağıdaki beyannameyi yayınladı: "Antalya ahalisinin can ve mallarının emniyeti taht-ı tehlikededir. Bu son günlerde vahim asayişsizlik ile ölü ve mecruh vukua gelmiştir. Hapishaneden firar ile etraftan gelen muzır eşhas tarafından fenalıklar ika edilmektedir. Dünkü gün İzmir ile İstanbul'a giden posta soyuldu. Bugün sabahleyin memleketin merkezinde büyük bir bomba infilâk ettirildi. Antalya ahalisi tarafından vâki olan istida üzerine İtalya devlet-i fehimesi asakir-i bahriyesinin bir kısmı düvel-i müttefıka namına memurin ve zabıta-yı mahalliyenin muavenetiyle âsayiş-i umumiyeyi temin etmek için bugün Antalya'yı işgal ediyorlar. Herhangi bir millete mensup olursa olsun, menafı-i umumiye namına hülus-u niyet sahiplerini emirlerimizin tamamıyla muhafaza olunması için davet ediyoruz ve teda-bir-i şedide-i harbiyeyi ittihaz etmeğe mecbur olmayacağımızı ümid ile tatbik edileceği beyan olunur."

    8 Mart 1335 (1919), Bahriye Miralayı Gino Alessandro.

    Antalya'nın İtalyanlar tarafından haksız yere işgali ve karaya çıkan askerlerin keyfi davranışlarda bulunmaları üzerine Antalya mutasarrıf vekili gemi komutanı G. Alessandro'yu ziyaret etti. İtalyan komutan, askerlerin keyfi davranışlarını ancak yukarıdaki bildirinin halka ilân edilmesi halinde önleyeceğini söyledi. 57. Tümen komutanlığı Antalya'daki 176. Alay'a, "İtalyanların işgaline rağmen Türk memur ve görevlilerin göreve devam etmelerini ve İtalyanların yapacakları her kanunsuz hareketin protesto edilmesini" emretti. İzmir'deki 17. Kolordu komutanlığı işgali, İzmir'deki İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcileri nezdinde protesto etti ve durumu Harbiye Nezareti'ne yazdı. Harbiye Nezareti, Antalya mutasarrıflığına 29 Mart'ta, "Antalya'nın işgali hususunda endişelenecek bir durum olmadığını, nezaretin, meselenin çözümlenmesi için girişimde bulunduğunu ve İtalyanlarla iyi ilişkiler kurarak güvenliğin korunması gerektiğini" bildirdi. Nezaretin 31 Mart tarihli ikinci yazısında, "Antalya'ya asker çıkarılmasının bir işgal olmadığı, güvenliği sağlayan mahalli güçlere yardım amacıyla yapıldığı ve hükümet otoritesini sarsacak hareketten kaçınılması konusunda, İstanbul'daki İtalya yüksek komiserliği tarafından Rodos'taki başkumandanlıklarına direktif verildiği" bildirildi".

    Antalya'nın işgalinden sonra İtalyanlar çevrede denetimi sağladıkları gibi şehrin 45 km. kuzeyindeki Bademağacı mühimmat deposunu da işgal ettiler. Burada bulunan piyade ve topçu cephanesinin deposu, o esnada Antalya'da bulunan 57. Tümen komutanı Albay M. Şefik Bey'in gayretiyle Burdur'un Çeltikçi köyüne nakledilebildi. Antalya çevresinde sık sık keşif gezisi yapan İtalyan subay ve memurları yeni işgal bölgeleri hazırlamak için çaba göstermişlerdir. 8 Nisan 1919'da Burdur'a giden G. Ales-sandro ve Marchese A. Ferrante, Burdur mutasarrıfına Fransızca bir kâğıt imzalatmak istemişlerse de mutasarrıf kabul etmemişti. Antalya'daki İtalyan temsilci Marchese A. Ferrante, "Alanya'dan Marmaris'e kadar sahilleri tamamen işgal edeceklerini" söylüyordu.





  3. Asel
    Bayan Üye
    Millî Mücadele'de İtalyan İşgalleri

    İtalyan İşgalleri Hakkında Genel Bilgi


    Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra İtalyanlar, Antalya ve çevresinden başka Konya'yı da işgal ettiler. Ekonomik çıkar sağlamak ve sömürge olarak kullanmak amacında olan İtalyan askerleriyle silahlı mücadele yapılmamıştır. Akşehir'e kadar gelerek devriye görevi üstlenen İtalyan askerleri Konya kent merkezinde kayda değer bir faaliyette bulunmamışlardır. Batı Cephesi'nde Yunanlılar'a karşı İnönü Savaşlarını kazandığımız günlerde İtilaf Devletleriyle anlaşmazlığa düşen İtalya, işgalden vazgeçerek 12 Mart 1920'de Türkiye'den ayrılmaya başlamıştır. 20 Mart 1920'de Konya, işgalden tamamıyla kurtulmuştur.





+ Yorum Gönder