+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Savaş Panaromaları - çanakkale Savaşı (1915) Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Uğur Baki
    Devamlı Üye

    Savaş Panaromaları - çanakkale Savaşı (1915)









    Savaş Panaromaları - çanakkale Savaşı Hakkında Bilgi

    Osmanlı devleti Ekim 1914 sonunda, Almanya'nın yanında Birinci Dünya Savaşı'na girdi. İngiltere ve Fransa, daha savaşın başında Osmanlı Devleti'ni kalbinden vurmak ve müttefikleri Rusya ile bağlantı sağlayabilmek için İstanbul'u düşürmeye karar verdiler.
    sava-panaromalar-anakkale-sava-1915-.jpg
    Bunun için Çanakkale Boğazı'nı zorla geçmek gerekiyordu. Bu amaçla önce bir Birleşik Donanma kuruldu. Boğaz'ın girişindeki ve orta kısmına kadarki tabyalar 35 kez bombalandıktan sonra, Birleşik Donanma 18 Mart 1915 sabahı harekete geçti. 22 zırhlı ve kruvazör, birçok yardımcı savaş ve mayın tarama gemisi Çanakkale Boğazı'na girdi. Güçlü savaş gemileri ile sayıca yetersiz Türk tabyalan arasında benzeri olmayan cehennemî bir savaş başladı. Yedi saat süren savaşta, üç büyük savaş gemisi, üç torpidobot batacak, üç savaş gemisi ağır yara alacaktı. Birleşik Donanma, kuvvetinin üçte birini yitirmişti. Donanma Komutanı geri çekilme emrini verdi. Boğaz'ın yalnız donanma ile geçilemeyeceğini anlayan İngiltere ve Fransa, kara ve deniz kuvvetlerinin birlikte kullanılmasını kararlaştırdılar.


    Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar'da yaptığı başarılı savunma muharebeleriyle
    savaşın kaderini değiştiren Kur. Alb. Mustafa Kemal Çanakkale'de siperde (1915).


    Bunun için çok büyük bir hazırlığa girişildi. Dört bir yandan getirilen gemiler, silahlar ve askerler, Çanakkale Boğazı' nın karşısındaki adalarda toplanmaya başladı. 24 Nisan 1915 gecesi, 308 savaş ve nakliye gemisi, çıkarma aracı ve yetmiş beş bin asker, Gelibolu yarımadasının bir hamlede ele geçirilip İstanbul yolunun açılması için Çanakkale Boğazı'na doğru yola çıktı. Donanma, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı çıkarma yapılacak yerleri çok yoğun bir ateş altına aldı.




    Gelibolu Yarımadası sahilinde İngiliz çıkarma birlikleri ve savaş gemileri

    Artık canlı kimsenin kalmadığına inanılınca, Gelibolu yarımadasının çeşitli yerlerine ve şaşırtmaca için de Anadolu yakasına çıkarma başladı. Kıyılardaki küçük birlikler barınaklarından çıktılar ve güçlü düşmanın karşısına dikildiler. Ölümüne direndiler. Tarihin kaydettiği en kanlı boğuşma başlamıştı.


    Gelibolu yarımadasının güneyinde yalnız bir tümen vardı. Bu tümenin küçük birlikleri düşmanı durdurmak için kahramanca dövüşüyorlardı. Ama düşman dalga dalga kıyıya çıkıyor ve her an çoğalıyordu. Bu tümenin gerisinde ise, Yarbay Mustafa Kemal'in 19. Tümeni bulunuyordu. Ama bu tümen ordu ihtiyatı idi. Asıl çıkarma bölgesinin Saros körfezi olacağı önyargısı içindeki Ordu Komutanı, çıkarma başlayınca, bir talimat bırakmadan, kuzeye, Saros' a gitmişti.




    Çanakkale'de bir uçaksavar topu, düşman uçaklarını avlamak üzere gözetlemede (1915).

    Oysa Arıburnu'na çıkan Anzac Kolordusu, küçük birlikleri ezerek, iterek, adım adım yarımadanın ortasındaki çevreye egemen tepeler kitlesine ilerlemekteydi. Burayı ele geçirdiği takdirde, belki de savaşın sona ermesini sağlayabilirdi. Bu an, Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih sahnesine çıktığı andır. Emir ve izin almadan ve duraksamadan, önce bir alayını, sonra da tümenini harekete geçirdi. Anzac Kolordusu durduruldu ve kıyıya kadar sürüldü. Tehlikeyi fark eden donanmanın çılgınca ateşi yardımına yetişmeseydi, denize dökülecekti. Savaş bitene kadar dar bir kıyı şeridine yapışıp kalacaklardır.








  2. Uğur Baki
    Devamlı Üye





    Yaralı Türk askerine yemek yediren Kızılay hemşiresi


    Düşman yarımadanın güney burnuna da üç tümen çıkarmıştı ama bunlar da ilerleyemediler. Türk askeri aynı özveriyi ve savaş yeteneğini bu kesimde de gösterdi. Gelibolu yarımadasında karşılıklı yüz binlerce asker aylar boyunca kıyasıya savaştılar. Bazı kesimlerde siperlerin arası 15-20 metre kadardı. Herkes ölümle yüzyüzeydi. İngilizler bu çıkmazdan kurtulmak amacıyla büyük bir taarruz hazırlığına giriştiler. Anzac Kolordusu yirmi beş bin kişiyle takviye edildi, Arıburnu'nun kuzeyindeki Suvla koyuna dolgun bir kolordu çıkarıldı. Yeni kolordu ile Anzac Kolordusu, savaşı sona erdirmek amacıyla, iki koldan, çevreye egemen tepeler kitlesine ilerleyerek o kesimi ele geçireceklerdi.

    18 Mart 1915 Çanakkale deniz savaşlarında 215 okkalık (275 kg) top mermisini sırtında taşıyan Edremit-Havranlı Mehmet oğlu Seyit Onbaşı.

    18 Mart 1915 günü yapılan deniz muharebelerinden bir görünüş

    6 Ağustos'ta (1915) taarruz başladı ve hızla gelişti. Ama bu kez de karşılarında Albay Mustafa Kemal'i bulacaklardı. Bu kesim komutanının kararsızlığı dolayısıyla yerine Mustafa Kemal getirilmişti. 9 Ağustos gece yarısı görevi devraldı ve 10 Ağustos sabahı birliklerini karşı taarruza kaldırdı. Düşman aynı gün ezildi ve Suvla koyunun kıyısına kadar kovalandı.


    Ertesi günü de egemen tepeler kitlesinin bir bölümünü işgal etmiş olan Anzac Kolordusunu çıkış hattına kadar geri sürdü. İngilizler bütün ihtiyatlarını karaya çıkarıp talihlerini 21 Ağustos'ta bir daha denediler. Bu, asker sayısı bakımından Çanakkale Savaşı'nın en büyük muharebesidir. Ama Alb. Mustafa Kemal'in komutası altındaki Anafartalar Grubu bu taarruzu da şiddetle kıracak, düşman büyük kayba uğrayacaktır. Bu yenilgi İngilizler için sonun başlangıcı oldu. Aralık 1915 sonunda ve Ocak 1916 başında Gelibolu'yu boşalttılar.

    Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz resmi harp tarihi Mustafa Kemal Atatürk için diyor ki:

    "Çanakkale Savaşları'nın kaderinde tek tayin edici rolü oynamış, Çanakkale'nin kaderini tayin etmiştir. Kısacası Gelibolu Savaşları, bütünüyle Mustafa Kemal'in üstün deha ve zekasıyla etkili olduğu bir tarihi anlatır."


    Çanakkale zaferinden 19 yıl sonra, Atatürk, dünyaya şu eşi olmayan barış, hoşgörü ve uygarlık mesajını verir: "Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükün içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz! Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

    Bu destanı yaratan bütün kahramanları derin bir saygı ile anıyoruz.






    Çanakkale geçilmez sözünün yaratıcısı Mehmetçikler ve komutanları siperde düşman taarruzunu kararlı bir yüz ifadesiyle bekliyorlar (1915).





  3. HAYAT
    Devamlı Üye
    Mehmetçik çanakkalede

    Şahittir boğazın iki yakası,
    Cihandan hesabı sordu Mehmetçik.
    Sırla dolu,binbir ibret vakası,
    Kanıyla,canıyla vardı Mehmetçik.

    Gelenler İstanbul düşüyle gezer,
    Nusretim,demirkap mayını dizer,
    Zırhlı gemileri parçalar,ezer,
    Zalimin aczini gördü Mehmetçik.

    Toplar,ölüm saçan gülleler atar,
    Şehit gençler,koyun koyuna yatar,
    Etrafta Cennetin kokusu tüter,
    Şehitlik düşüne erdi Mehmetçik.

    Allah Allah diyen aşkı dillerde,
    Süngü bellerinde,tüfek ellerde,
    Can pazarında,can kalır yollarda,
    İmanı yürekte kordu Mehmetçik.

    Ayağını örten çul ile çaput,
    Soğuktan korumaz yamalı kaput,
    Mezarı siperi,gerekmez tabut,
    Gül bahçesi gibi girdi Mehmetçik.

    Onyedi yaşında yedek subaylar,
    Hayatın baharı.selvidir boylar,
    Bu günü bekledi seneler,aylar,
    Sabırla,metanet serdi Mehmetçik.

    Bir yudum umutdu yürekte atan,
    Anafartalarda sevindi vatan,
    İşte ön sezgili,cesur komutan,
    Mustafa Kemalim derdi Mehmetçik.

    Yarbay Nail,Teğmen Arif coşunca,
    Binbaşım Mahmutla,Sabrim koşunca,
    Askerimde mangal yürek taşınca,
    İşgale geleni kırdı Mehmetçik.

    Cesarete simge Hakkı Binbaşı,
    Sırada Nazmiyle,Tahsin Yüzbaşı,
    İsmi gizli kalmış nice adaşı,
    Zulmün çemberini yardı Mehmetcik.

    Tefekkürle oldu ruhun bakımı,
    Sadakatin kalbe nurlu akımı,
    Destan yazdı,Yahya Çavuş takımı,
    Savaş alanında sırdı Mehmetçik.

    Mangası şehitti,kalmadı asker,
    Topun mermisini kaldırmak ister,
    Allahım bu gücü Seyitte göster,
    Düşmanı denizde vurdu Mehmetçik.

    Şahlandı askerim değmesin nazar,
    Gerçeği bilenler Almana kızar,
    Kadir,bu savaşta zerreyi yazar,
    Hepsini anlatmak zordu Mehmetçik.


    Ödüllü şiir.
    Kadir Kaya





+ Yorum Gönder