+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Malta sürgünleri kurtuluş savaşındaki yeri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Malta sürgünleri kurtuluş savaşındaki yeri








    Malta sürgünleri ve kurtuluş savaşı

    Malta sürgünleri kurtuluş savaşındaki yeri.jpg


    İngilizler Mondros Mütarekesi'ni izleyen günlerde İstanbul'a yerleşirlerken her türlü direnişi yok etmek ve Birinci Dünya Savaşı'nın kendilerince "1-İngiliz esirlere kötü davranan ve 2-Tehcir suçu" işleyenleri cezalandırmak için hemen harekete geçtiler.

    "Türk'e çok sert bir ders vermek gerek" diyen Gnl. Milne ve "cezalandırmanın hem Türk İmparatorluğunu parçalayarak milleti cezalandırma, hem de benim listemdeki gibi yüksek görevlileri ibret için yargılayarak kişileri cezalandırma biçiminde olmasını öneriyorum" diyen Amiral Webb'in görüşleri İngilizlerin niyetini gösteriyordu. İngilizler Irak, Suriye, İskenderun, Batum, Medine'deki komutanların mütareke hükümlerine uymadıklarını, direniş gösterdiklerini ileri sürüyorlar ve bu gibi komutanları mimleyerek kara listelere alıyorlardı. Nihat Paşa, Ali İhsan Paşa, Fahrettin Paşa, Cevat Paşa ve Mustafa Kemal gibi kimseler bu listelerde bulunuyorlardı.

    İngilizlerle işbirliği yapan Padişah ve Osmanlı Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa, İngilizlerin savaş suçlusu olarak gösterdiği kişilerin cezalandırılması için İngilizlerden yardım isteyecek kadar ileri gitti. Osmanlı Hükümeti bu sayede İttihatçıları cezalandırmak ve tasfiye etmek fırsatını bulmuş oluyordu. Vahdettin, geniş çaplı bir İttihatçı avına girişmek için İngilizlerin desteğini sağlamaya çalışıyordu.

    Bu konuda geniş çaplı tutuklama isteği de İngilizlerden değil, Padişah'tan geliyordu: Yüksek Komiser Calthrope 10 Ocak günü Londra'ya gönderdiği mesajda Padişah'ın geniş çaplı bir İttihatçı tutuklamasına girişmek istediğini, 1908'den beri İttihatçıların tutsağı gibi yaşamış olduğu için, İttihatçıların savaş suçlusu olarak yargılanmalarını istemekte ise de böyle bir tutuklama hareketine karşı bir ihtilalden çekindiğini ve İngiltere'den destek istediğini bildirdi. İngiliz Dışişleri Padişah'ın böyle bir gücü olmadığını, tutuklamaların kendilerince (İngilizlerce) yapılarak Padişah'ın halkın nefretinden kurtarılmasını ve sonra ileride işe yarayan bir dost kazanılacağını bildirdi.

    Calthrope, tutuklamalar konusunda Hükümetinden yetki beklerken Osmanlı Hükümeti, Padişah'ın isteği ile 22 Ocak günü İstanbul'da geniş çaplı tutuklamalara başladı. Tevfik Paşa, tutuklamaları İngiliz Yüksek komiserine bildirir ve yeni listeler hazırlanmaya başlanır. Tevfik Paşa'nın İttihatçıları savaş suçlusu olarak tutuklamalarını yaparken, Londra, Mütareke hükümlerine uymayanların, engel olanların, İngiliz tutsaklara, Ermeni ve diğer ırklara kötü davrananların, mal yağmalayanların, savaş yasalarını çiğneyenlerin cezalandırılması için İngiliz Askeri Mahkemelerinde yargılanmalarını istiyordu. Bu konudaki İngiliz isteği 5 Şubat günü Amiral Calthrop'a gönderildi. İngilizlerin isteği İstanbul Hükümeti’nin ve Padişah'ın düşündükleri sınırları aşmaktaydı. Bu plandan Fransızlar da hoşlanmadılar ve tepki gösterdiler. Fransızlar, sınırlı da olsa Osmanlı Devleti'nin yargı yetkisinin bulunduğunu bildirdiler. Fakat İngilizler Fransız tepkisini dikkate almayarak tutuklama işlemlerini sürdürüyorlardı ve bu konuda Osmanlı Hükümeti ile Padişah'a da baskılarını arttırıyorlardı.

    Bekirağa Bölüğü bu tutukluların hapishanesi haline geldi. Bekirağa bu tarihe kadar İttihatçıların tutulduğu yer olmuştu. 25 Ocak 1919'da Eski Diyarbakır Valisi Dr. Reşit Bey, tehcir suçlusu olarak tutuklu iken kaçınca, İngilizler bunu büyük bir siyasi sorun haline getirdiler, Yüksek Komiser çok sert tepki gösterdi. Dr. Reşit Bey izlenir, Beşiktaş sırtlarında iken intihar eder. Bu durum İngiliz Yüksek Komiserliğini çok memnun etti. İngilizler Rum-Ermeni yardımcılarıyla tutuklanacakların listelerini hazırlamaya başladılar. Ermeni-Rum şubesince hazırlanan listelerdeki kişiler tutuklanarak Bekirağa Bölüğü'ne hapsedilmeye başlandı. Bu listelere 1899-1913-1915 yıllarındaki olaylarla ilgili görülenlerin isimleri konuyordu. Yüzlerce Türk yöneticisinin ismi listelerde bulunuyordu.

    9 Mart günü Amiral Webb'i ziyaret eden Damat Ferit Paşa, kendisinin ve Padişahın Allah'tan sonra İngiltere'ye güvendiğini belirttikten sonra, savaş suçlularının ve İngilizlerin istedikleri kimselerin tutuklanıp cezalandırılacağına söz verdi. Verdiği sözü acımasızca yerine getirmek için tutuklamalar yoğunlaştı. Webb, İngiltere’ye yolladığı telgrafta, sadrazamın sözünü tuttuğunu bildiriyordu. 10 Mart 1919 günü tutuklananların listesinde eski sadrazam Sait Halim Paşa, Halil (Menteşe), Fethi (Okyar), Celal Nuri Bey gibi yüksek görevliler bulunmaktaydı. İngiliz listelerinden 23 Ocak-20 Nisan 1919 arasında tutuklananların sayısı 223 kişidir.

    İngilizler, 7 Nisan'da bir liste vererek, 61 kişinin Ermeni tehcirinden dolayı ayrıca tutuklanmalarını istediler. Ayrıca, Amerikalılar ve Fransızlar da listeler hazırlamakta gecikmediler. Öyle ki, Bekirağa Bölüğü artık dolmuştur. 8 Nisan günü, Boğazlayan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey, Ermeni katliamı suçuyla idama mahkum edildi ve Şeyhülislamın fetvası Padişahın onayı ile 10 Nisan günü Bayezid Meydanı'nda asıldı.

    28 Nisan 1919'da İttihatçıların yargılanmasına başlandı. Ziya Gökalp gibi bilim adamları, Sadrazam Sait Halim Paşa gibi devlet adanılan yargılanıyorlardı. Başkan Nazını Paşa'nın yönettiği mahkeme, duruşmaları uzattı. 17 Mayıs günü duruşmada, Ermeni katliamı iddialarını reddeden Ziya Gökalp: "Milletimize iftira etmeyiniz. Türkiye'de bir Ermeni kırımı değil, bir Türk-Ermeni vuruşması vardır. Bizi arkadan vurdular, biz de vurduk" diyerek yanıt verdi. Ermeni kırımı iddiaları asılsız çıkınca, suçlu bulunamadı. Kamuoyunun baskısı ve aynı gün Yunan Ordusu'nun İzmir'i işgali karşısında mahkeme sonuçsuz kaldı. Fakat İngilizler ve Damat Ferit Paşa tutukluları serbest bıraktırmayıp, Malta adasına sürgüne gönderdiler.








  2. Zahra
    Üye





    İstanbulun İşgalinden sonra İngiliz kuvvetleri tarafından ele geçirilen ve işgal edilen bölgelerde ki Türk Devlet adamlarını, asker ve Aydınları tutuklayarak zaten sömürgeleri altında olan Malta ya sürmeleri olayıdır. Malta Sürgünlerinde ilk sürgün edilen kişi Ali İhsan Sabiştir.




+ Yorum Gönder