+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Yurdumuzun kalkınması için bize düşen görevler nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Aycan
    Devamlı Üye

    Yurdumuzun kalkınması için bize düşen görevler nelerdir








    Yurdumuzun kalkınması için bize düşen görevler nelerdir

    Yurdumuzun kalkınmasında yapılması gerekenler


    Yurt sevgisinin önemi

    yurt-sevgisi.jpg

    Yurt; üzerinde doğup büyüdüğümüz, toprağından, suyundan, yeraltı ve yer üstü her türlü zenginliğinden yararlandığımız, havasını teneffüs ettiğimiz toprak parçasıdır.

    Türk ulusunun fertlerini birbirine bağlayan kuvvetli bağlardan biri de yurt birliğidir.

    Her türlü varlığı ve zenginliği ile bizi besleyen yurdumuza bağlı olmamız, onu sevmemiz, sahip çıkmamız gerekir. Bunu atalarımız tarih boyunca
    www.alasayvan.net yapmış ve bu kutsal toprakları korumak için Çanakkale'de tarihin kaydettiği en büyük kahramanlığı göstermişlerdir.

    Değişik iklim özellikleri, doğal güzellikleri ve tarihî zenginlikleri; çok çeşitli ürünleri, sebze ve meyveleri ile Türkiye'miz, dünyada pek az ülkede bulunan bir zenginliğe sahiptir.

    Bize düsen görev ise mutlu olmamızı sağlayan yurdumuzun değerini iyi bilmektir. Onu korumak için gereken askerlik görevimizi yapmak ve kazancımızın bir kısmını vergi olarak vermektir.

    Ulu Önder Atatürk, yurt sevgisini ve hür yaşamanın güzelliğini su sözleri ile ifade etmiştir: "Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk milletini ebedî hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın. Türk toprağı! Sen, seni seven Türk milletinin mezarı değilsin. Türk milleti için yaratıcılığını göster. Türkiye halkı, mütevazı millî hudutları içinde bütün medenî insanlar gibi tam manâ ve şümulüyle yaşayacaktır.

    Türkiye'de içeriden gelen tehlikeler de vardır. İşte bunun içindir ki Türkiye bu konuya çok önem vermektedir. Dünya'nın gelişmiş ülkelerinin kurmuş olduğu "NATO" gibi uluslar arası kuruluşlara üye olmuştur. Asırlardır beraber yaşamış, aynı cephede çarpışarak ölmüş, birbiriyle etle tırnak gibi olmuş insanların arasına etnik farklılıklar sokularak ve dini inanç farklılıkları kışkırtılarak yurdumuzda yaşayan bazı alt kültür gruplar tahrik edilerek yurdumuz üzerinde her zaman oyun oynanmaktadır. Bizler çağdaş ulus olmak yolunda ilerleyen insanlar olarak yurdumuzda yaşayan bütün insanlara güvenmek istiyoruz. Madem bu topraklar üzerinde hep beraber yaşıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti yurdumuzda yaşayan her insanın refahı ve mutluluğu için çalışmalıdır.

    Bu tehlike dışarıdan gelecek tehlikeden daha büyüktür. Ayrıca Ulu önder Atatürk'ümüzün kurduğu cumhuriyet yönetimi de aşırı dinci guruplarca yıkılmak istenmektedir. Amaçları laik olmayan bir din devleti kurmaktır.

    Bir de Türkiye bir imparatorluktan bu hale gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında üç kıtaya yayılmıştır. Osmanlı İmparatorluğunun sonradan kaybettiği topraklarda soydaşlarımız kalmıştır. Bunlar bahane edilerek Türklere kem gözle bakılmaktadır. Tarihte birçok
    www.alasayvan.net örneklerini gördüğümüz, sıkışan insanlara yardım eden bir ulusun çocukları olarak bu duruma üzülüyoruz. Gelişmiş ülkelerde bize yapılan suçlamalar; az sonra vereceğim örnekler karşısında bu suçlamaların ne kadar abes kaldığını gösterir.

    Bosna Hersek'te, Kosova'da, Makedonya'da binlerce insanın göz göre göre öldürülmesini tüm Dünya seyretti.

    Halbuki Osmanlı zamanında bir çok etnik ve dini gurup 400 sene kavgasız beraber yaşamıştır. Bugünkü Balkanlar'a baktığımızda, orada yaşayanların çoğu Osmanlı zamanındaki huzuru aramaktadır.

    Tarih boyunca Ermeniler bize düşmanlık etmişlerdir. Ve hâla bir asır önceki olayları hortlatarak Batı ve Amerika meclislerinde "Sözde soykırım" yasaları çıkartmaya uğraşıyorlar. Dünya'nın gelişmiş birkaç ülkesinde lobi kuran Ermeniler Türkiye'yi zor duruma sokmak istemektedirler. Bunların karşısında bizim de bunları yok edici iyi bir diplomatik çalışmalar yapmamız gerekmektedir.

    Bir zamanlar topraklarının büyük bir kısmını kaybetmiş, yıllarca birçok ulusla savaşmak zorunda kalmış bir neslin torunları olarak; ümidimizi hiçbir zaman kaybetmedik. Bu ağır şartlarda bile, çok az savaş malzememiz olmasına rağmen; Çanakkale'de neredeyse bütün Dünya'ya kafa tuttuk. Etten duvarlar ördük. Çanakkale'den düşmanları geçirmedik.

    Tabi bunların yapılması Türkiye'nin hızlı kalkınmasını istemeyen ve örnek devlet olmasını istemeyen dış düşmanlar tarafından engellenmek istenmektedir.

    Her Türk vatandaşı bu kadar zorluklarla kazanılmış topraklarımızın kıymetini iyi bilmektedir. Yine her Türk vatandaşı kendi kültürünü korumasını, geliştirmesini iyi bilmektedir. Her Türk vatandaşı devletinin sevmeli ve korumalı; onun sonsuza kadar yaşaması için severek vergisini vermeli, askere çağırıldığında davulla zurnayla gitmelidir.

    Ayrıca üzerinde yaşadığımız şu toprak parçası bir cennettir. Üzerinde her türlü iklimi görebilirsiniz. Her türlü yiyecek yetişir. Her türlü zenginlik kaynaklarına sahiptir. Dünya'da gıdası en bol olan ülkelerden birisiyiz. Gelişmiş ülkelerde insanlar tek tek meyve alırken bizde kilo kilo alınır.

    Bütün Dünya'nın imrenerek baktığı o kadar güzel tarihi, turistik, gezilecek, görülecek yerlerimiz vardır ki saymakla bitmez. Bu yüzden yurdumuz her yıl milyonlarca yabancı tarafından gezilmektedir. Böylece yurdumuzun kalkınması için büyük katkılar sağlanmaktadır.








  2. Ziyaretçi





    iyimiş ödev için bu yazıdan yardım aldım




+ Yorum Gönder


yurdumuzu korumak için bize düşen görevler,  ülkedeki insanların mutluluğu için bizlere düşen görevler,  ülkemizi geliştirmek için bize düşen görevler,  yurdumuzun güzelliklerini korumak için neler yapmalıyız,  ülkedeki insanların mutluluğu için bizlere düşen görevler nelerdir,  ülke zenginliğinin korunması ile ilgili üzerimize düşen görevler nelerdir