+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Lozan konferansına giden Türk heyetinin temel amaçları Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Dr Zeynep
    Bayan Üye

    Lozan konferansına giden Türk heyetinin temel amaçları








    Lozan konferansına giden Türk heyetinin temel amaçları
    Lozan konferansına giden Türk heyetinin temel amaçları ilgili geniş bilgi

    A – LOZAN KONFERANSI İÇİN YAPILAN HAZIRLIKLAR:
    lozankonferansnagidentr.pngBarış görüşmelerinin başlaması öncesinde Ankara, üç önemli sorun ile karşı karşıya kalmıştır. Bu sorunlardan ilki, görüşmelerin nerede ve ne zaman yapılacağıdır. TBMM Hükümeti, daha Mudanya Mütarekesi görüşmeleri devam ederken Batılı Devletlere verdiği bir nota ile, barış konferansının 20 ekimde İzmir’de toplanmasını teklif etmiştir1. Ancak Müttefikler bu görüşe itibar etmemişler ve konu ile ilgili olarak kendi aralarında görüşmelere başlamışlardır. Sonuçta tarih olarak 13 kasımda, yer olarak ise Lozan’da karar kılmışlardır. 27 ekim tarihli bir nota ile TBMM ve İstanbul Hükümetlerini ayrı ayrı konferansa davet etmişlerdir2.

    Bütün bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi Rauf Bey, Fethi Bey, Kazım Karabekir Paşa ve Yusuf Kemal Bey gibi devrin önde gelen isimleri heyet başkanlığı için akla gelen ilk isimlerdir. Ancak bu konuda belirleyici kişi konumunda bulunan Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın ise aklında çok farklı bir isim vardı. Bu kişi, Mudanya Mütarekesi görüşmelerinden başarı ile çıkan Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa idi. Mustafa Kemal Paşa bu konudaki düşüncelerini şöyle açıklamaktadır: “Bursa’da kaldığım günler zarfında, Refet Paşa’yı malûm veçhile İstanbul’a gönderdim. İsmet Paşa’yı da, heyet-i murahhasa riyaseti vazifesini ifa edip edemeyeceğini mevcut bunca malûmatıma rağmen bir daha tetkik ettim. Mudanya Konferansı’nı nasıl idare ettiğini teferruatıyla anlamaya çalıştım. İsmet Paşa’nın kendisine, tasavvuratıma dair hiçbir kelime söylemiyordum. Nihayet müsbet olarak kararımı verdim. İsmet Paşa’nın heyet-i murahhasa reisi olması için daha evvel, Hariciye Vekili olmasını münasip gördüm. Bunu temin için doğrudan doğruya Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’e hususî ve mahrem olarak yazdığım şifre telgrafnamede kendisinin Hariciye Vekaleti’nden istifa etmesini ve yerine İsmet Paşa’nın intihabına bizzat delalet eylemesini rica ettim. Ankara’dan hareketimden evvel Yusuf Kemal Bey, bana, heyet-i murahhasa riyaseti vazifesini en iyi İsmet Paşa’nın yapabileceğini söylemişti”8. Mustafa Kemal Paşa’nın bu açıklamalarının yanı sıra, Ali Fuat Paşa ise Meclis Başkanı’nın Yusuf Kemal Bey, Rauf Bey, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’nın fikirlerini aldıktan sonra kararını bildirdiğini belirtmektedir9.
    Musul, Doğu Trakya (Karaağaç), maliye, kapitülâsyonlar ve Yunan tamiratı sorunlarında, şubat 1923’e gelinmesine rağmen hiç bir ilerleme kaydedilmemiştir25. Sonuçta görüşmeler çıkmaza girmiş ve 4 şubatta Konferans kesilmiş; böylece görüşmeler başarısızlıkla sonuçlanmış ve Türk heyeti de diğer heyetler gibi Lozan’dan ayrılmıştır.
    C – KONFERANSIN KESİNTİYE UĞRADIĞI DÖNEMDE TÜRKİYE’DEKİ ÖNEMLİ OLAYLAR:
    4 Şubat-23 Nisan 1923 tarihleri Lozan Konferansı’nın kesintiye uğradığı dönemdir. Bu dönemde bir yandan Konferans’ın yeniden başlayabilmesi için çalışmalar yapılırken, diğer yandan Türkiye’de Konferans ile doğrudan veya dolaylı olarak bir takım gelişmeler göze çarpmıştır.
    İktisat Kongresi’nin devam ettiği günlerde Lozan’daki Türk heyeti Ankara’ya ulaşmıştır. İzmir İktisat Kongresi’nden dönen Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa’nın Eskişehir’de buluşarak birlikte Ankara’ya gelmeleri ve İsmet Paşa’nın Hükümet ile Meclis’ten evvel Mustafa Kemal Paşa’ya açıklamalarda bulunması bazı çevrelerce hoş karşılanmamıştır27.
    Bütün bu gelişmelerden de anlaşılacağı gibi, kesilme döneminde Mustafa Kemal Paşa, Türk heyetinin gücünü arttırmak için çeşitli tedbirler almıştır36. Bu sayede heyetin, diğer bir deyişle İsmet Paşa’nın Lozan’da daha rahat hareket etmesini sağlamıştır.
    D- GÖRÜŞMELERİN YENİDEN BAŞLAMASI VE ANTLAŞMANIN İMZALANMASI:
    Konferans’ın ikinci dönemi, tüm heyetlerin gelmesinden sonra, 23 Nisan 1923’te başlamıştır37. Bu dönemde Türk heyetinin başkanı yine İsmet Paşa olmakla birlikte, müttefiklerin heyet başkanlarında değişiklikler olmuştur. Sir Horace Rumbold, İngiltere; General Pelle, Fransa; Montagna ise İtalya heyetinin başkanı olarak Lozan’a gelmiştir38.
    İkinci dönem, değişik açılardan birinci döneme göre farklılıklar taşımaktaydı. Her şeyden evvel Türk heyeti bu yeni dönemde daha rahat bir konuma gelmişti. Heyet, Meclis’in feshedilmesi ile İkinci Grub’un baskısından kurtulmuş ve Mustafa Kemal Paşa’nın tam desteğini sağlamıştı. Bunun yanı sıra istediklerini büyük ölçüde elde eden İngiltere’nin ilk dönemde olduğu kadar zorluk çıkarması beklenmemekteydi.
    İkinci dönemin ilk dönemden bir farklı yanı da, Türk heyeti ile TBMM Hükümeti arasındaki ilişkilerin gerginleşmesi, hatta kopma noktasına gelmesidir. İsmet Paşa’nın aldığı talimatların dışına çıkması, Rauf Bey’i aşarak doğrudan Mustafa Kemal Paşa ile irtibat kurması ilişkilerin bozulmasında oldukça etkili olmuştur. Rauf Bey açısından çok büyütülen bazı tartışmaları ve görüş ayrılıklarını, İsmet Paşa fazla önemli bulmamıştır. İsmet Paşa’ya göre, Lozan’da güçlük değil, münakaşa vardı. Ayrıca haberleşme gizli kapaklı değildi ve Mustafa Kemal Paşa’ya yazılan raporlar, Rauf Bey tarafından okunduktan sonra kendisine verilmekteydi39.
    Borçların ödenmesi konusunda soğuyan ilişkiler, Yunanistan’dan istenen savaş tamiratı konusunda daha da gerginleşmiştir. Bu sorun Türk-Yunan ilişkileri açısından olduğu kadar, İsmet Paşa-Rauf Bey açısından da önemlidir. Türk Hükûmeti’ne göre, en mamur şehirleri yıkan, yakan ve harebeye çeviren Yunanlılar’dan tamirat bedeli mutlaka alınmalıydı42.
    Yunan Heyeti Başkanı Venizelos, tamirat bedeline karşılık olarak Karaağaç’ı teklif etmesine rağmen43 Türk Hükümeti İsmet Paşa’ya verdiği talimatta bu teklifin kesinlikle kabul edilmemesini istemiştir44. Ankara’nın bu kesin talimatına rağmen İsmet Paşa, 26 mayıs tarihli telgrafında Kara-ağaç’a karşılık tamirattan vazgeçtiğini bildirmiştir. İsmet Paşa’nın bu kararına karşı olarak, Hükümet ve Mustafa Kemal Paşa, tamirattan vazgeçilmesinin mümkün olamayacağını tebliğ etmişlerdir45.
    İsmet Paşa, Mustafa Kemal Paşa ve Hükümetin telgraflarına cevap olarak, 28 mayısta bir rapor göndermiştir. İsmet Paşa, raporunda; talimatların dışına çıkmadığını, diğer konularda başarı sağlanması amacıyla bu yolu tercih ettiğini ve bu konularda başarı sağlanmazsa alınan kararın geçersiz sayılacağını belirtmiştir46.
    Tamirat sorunu nedeniyle gerginleşen ilişkiler, kuponlar ve imtiyazlar konularındaki anlaşmazlıklar yüzünden kopma noktasına gelmiştir. İsmet Paşa’ya bu konuda verilen talimatta kuponlar sorunu çözümlenmeden önce hiç bir konuya girilmemesi istenmiştir. İsmet Paşa kendisine verilen bu talimata uymadığı gibi, Ankara’ya çektiği telgrafta, Hükümetin tutumunu 93 Harbinin saraydan yöneltilmesi ile kıyaslamış ve barışı yapmaları için Rauf Bey ile Maliye Vekili Hasan Fehmi Bey’i Lozan’a davet etmiştir48. İlişkilerin bütünüyle kopması anlamına gelen bu telgraf üzerine Mustafa Kemal Paşa duruma müdahale etmiş ve İsmet Paşa’yı haksız bulduğunu bildirmiştir49. Bununla birlikte İsmet Paşa’yı desteklemeye devam eden Mustafa Kemal Paşa, anlaşmazlıklardan daha çok Rauf Bey’i sorumlu tutmuştur50.Barış için tüm engellerin ortadan kalkmasından sonra, İsmet Paşa imza için Hükümet’ten cevap beklemeye başlamıştır. Gerek 16, gerekse 17 temmuz tarihli telgraflarına cevap verilmemesi üzerine, 18 temmuzda doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekmiştir. 19 temmuzda Mustafa Kemal Paşa’dan antlaşma imzalanmasına dair telgrafı alan İsmet Paşa51, 24 temmuzda Barış Antlaşmasını imzalamıştır52.
    Dış sorunları büyük ölçüde çözümleyen, buna karşılık içte önemli siyasal çekişmelere neden olan Lozan Barışı’nın önemli koşulları şunlardır:
    1 – Sınırlar:a) Güney Sınırı : TBMM Hükümeti ile Fransa arasında 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara İtilafnamesi’nde saptanan sınır, Lozan’da onaylanmıştır.
    b) Irak Sının : Bu sorun Lozan’da çözümlenememiştir. Bu nedenle Irak Sınırı (Musul Sorunu), Konferans’ın bitmesinden sonra 9 aylık bir sürede çözümlenmek üzere Türk-İngiliz ikili görüşmelerine bırakılmıştır.
    c) Batı Sınırı : Meriç nehri sınır olarak kabul edilmiş ve tamirat bedeline karşılık Yunanistan’dan Karaağaç alınmıştır. Ayrıca Türkiye’ye yakın Ege adalarında silâhtan ve askerden arındırılması kabul edilmiştir.
    2 – Boğazlar : Sovyet ve İngiliz tezlerinin tartışıldığı görüşmeler sırasında Türk tarafı, İngiltere’nin fazla zorluk çıkarmasını engellemek için İngiliz tezine yaklaşmıştır. Buna göre Boğazlar Türkiye’nin başkanı olacağı uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek ve her iki yakası asker siz hale getirilecektir.
    3 – Kapitülasyonlar : Türk toplumunun gelişmesine, güçlenmesine engel olan kapitülasyonlar tümüyle kaldırılmıştır.
    4 – Osmanlı Borçları : Borçlar, Osmanlı Devleti’nden ayrılan ülkeler arasında pay edilmiş, ödemelerin belirli taksitlerle yapılması kararlaştrılmıştır. Ayrıca Batılıların ödemelerin altın ya da Sterlin yapılması teklifleri Türk tarafınca kabul edilmemiştir.
    5 – Savaş Tazminatı : Batılıların Türkiye’den istedikleri savaş tazminatı kabul edilmemiş, buna karşılık Türkiye’nin Yunanistan’dan istediği savaş tazminatına karşılık Karaağaç alınmıştır.
    6 – Azınlıklar : Türkiye sınırları içinde yaşayan tüm azınlıkların Türk uyruklu oldukları benimsenmiş, ve onlara hiç bir ayrıcalık tanınmamıştır, bu arada Yunanistan’daki Türkler ile Türkiye’deki Rumların karşılıklı olarak değiştirilmeleri kabul edilmiştir. İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler bu mübadelenin dışında tutulmuşlardır.









  2. Acil

    Lozan konferansına giden Türk heyetinin temel amaçları isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


lozan konferansına giden türk heyetinin temel amaçları nelerdir