+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Televizyonda yayınlanan çocuk programlarının etkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Televizyonda yayınlanan çocuk programlarının etkisi








    televizyonda yayınlanan çocuk programlarının etkisi hakkında yazılar varmı







  2. AciLForum
    Moderators





    GÜMÜŞSU HASAN EREN İLKÖĞRETİM OKULU ARAŞTIRMASI

    Televizyonun insan hayatındaki yeri, önemi ve etkileri

    Giriş

    Televizyon, günlük hayatımızın görsel ve işitsel anlamda vazgeçilmez unsurlarından biridir.
    Çağımızda, insan hayatını iletişim ve bilgilenme anlamında olumlu ya da olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biridir.
    Günümüz insanının iş dışında en fazla zaman ayırdığı etkinlikler arasında yer alır.
    Konu başlıkları

    İletişim aracı olarak televizyon
    Kültür aracı olarak televizyon
    Eğitim aracı olarak televizyon
    Tüketim (reklam) unsuru olarak televizyon
    Televizyonun olumlu etkileri
    Televizyonun olumsuz etkileri
    Televizyonun çocuklar üzerindeki etkileri
    Televizyon izlerken nelere dikkat etmek gerekir?
    1. İletişim Aracı Olarak Televizyon

    Televizyon küresel bir iletişim aracıdır.
    Yayımlanan haberlerle dünyayı yönlendirmektedir.
    Belgesellerle dünyanın bir ucunda bulunan insanların belki de hiçbir zaman göremeyecekleri, doğal çevre, kültürel varlıklar, tarihi ve turistik yerler evlerin içine kadar girebilmektedir.
    Dünyanın her hangi bir yerindeki olaylardan anında haberdar olmayı sağlar.
    2. Kültür Aracı Olarak Televizyon

    Yayınlanan programlarla insanların kültürleri tanımasına yardımcı olur.
    İnsanların kültürlenme sürecinde önemli bir yeri vardır.
    Evrensel kültür değerlerinin oluşmasında etkilidir.
    Kültürel yozlaşmada birinci derecede etkili bir faktördür.
    3. Eğitim Aracı Olarak Televizyon

    Yayınlanan programlarla televizyon bir eğitim aracıdır.
    Toplum değerlerinin oluşmasında etkilidir.
    Açık öğretim lisesi programları, eğitim çağı dışına çıkmış insanların yetiştirilmesinde yararlı olabilmektedir.
    Çocuk programları ile çocukların yetiştirilmesinde göz ardı edilemez bir etkiye sahiptir.
    Hazırlanan filmlerle televizyon, toplumda olması gerekenlerle olmaması gerekenlere eleştirel bir yaklaşımla baktığında eğitici bir nitelik kazanmaktadır.
    Özellikle küçük yaştaki çocukların televizyonun karşısında fazla kalması nedeniyle, bu çocukların genel karakterini televizyonun oluşturduğu söylenebilir.
    Şiddetin yaygınlaşmasında önemli bir etkendir.
    4. Tüketim (Reklam) Unsuru Olarak Televizyon

    Yayınlanan reklamlarla insanlar tüketime yönlendirilmektedir.
    İnsanlarda kalite ve fiyat kriterlerinin ötesinde marka kriteri gelişmekte ve marka tutkusu oluşturulmaktadır.
    Piyasadaki mal ve hizmetlerden haberdar olmayı sağlamaktadır.
    Özellikle ekonomik düzeyi düşük ailelerin çocuklarında, reklamlarda görülen fakat alınamayan ürünlerden ötürü psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır.
    5. Tüketim (Reklam) Unsuru Olarak Televizyon

    Çocuklar ve gençler lüks tüketime yönlendirilmekte, aile ekonomileri zor duruma sokulmaktadır.
    Özellikle çocuklarda ve gençlerde gelişen lüks tüketim nedeniyle her istenileni alma isteği çocukları ve gençleri suça (hırsızlık, gasp, kapkaç) itmektedir.
    İstedikleri alınamayan çocuklar aşağılık kompleksine kapılmakta, özellikle ergenlik döneminde ailelerinden utanç duymaktadırlar.
    6. Televizyonun Etkileri

    Televizyonun etkisinin olumlu ya da olumsuz olması tamamen kullanmaya ve yayınlanan programlara bağlıdır.
    İzlenecek programlar iyi seçildiği takdirde televizyonun yaydığı az miktardaki radyasyon dışında hiçbir zararı olmaz.
    Programlarda seçici davranılmadığı takdirde televizyonun bir çok zararı ortaya çıkabilmektedir.
    6. 1. Televizyonun Olumlu Etkileri

    İstenildiği takdirde, programlarda seçici davranıldığı takdirde iyi bir zaman geçirme aracıdır.
    Günümüzde yakın çevresiyle, komşusuyla ilişkisi olmayan insanlara dünyanın her yanını tanıtabilmekte.
    Eğitici programlarla yetişkinleri olduğu kadar çocukların eğitimi üzerinde de etkili olabilmektedir.
    Haber kuşak programlarıyla ülke içinde ve dünyada meydana gelen gelişmelerden insanların haberdar olmasını sağlamaktadır.
    Toplumsal kültürün yaygınlaştırılmasında etkilidir.
    Alanlarında uzman kişilerce toplumun bilgilendirilmesini sağlamaktadır. (Sağlık, deprem, ekonomi vb.)
    Çocuklara yönelik yayın kuşaklarıyla çocukların zihinsel, ruhsal gelişimlerine katkı sağlanabilmektedir.
    Eğlence programlarıyla günümüzde yoğun stres altında yaşayan insanların stresinin azaltılmasında önemli bir etkendir.
    Eğlence yerlerine gidemeyen, ekonomik sıkıntılarla boğuşan günümüz insanının eğlence ihtiyacını gidermektedir.
    Eğitim kuşağı programlarla yüz yüze eğitim imkanına sahip olmayan insanımıza eğitim imkanı sağlayabilmektedir.
    6. 2. Televizyonun Olumsuz Etkileri

    İnsanların zamanını boşa harcamasına yol açar.
    Televizyonun başında fazla kalmak iş gücünde azalmaya yol açar
    Yakın mesafeden seyredilen televizyon çeşitli göz kusurlarına yol açabildiği gibi, insan vücudunu radyasyona maruz bırakır.
    Son zamanlarda yaygınlaşan olumsuz haber programları insanların ruh sağlığında bozulmalara yol açar.
    Toplumsal kültürün yozlaşmasında, milli kültürün bozulmasında etkili olur.
    Aile içi şiddeti körüklemektedir.
    Çocuklar üzerinde pek çok olumsuz etkiler bırakmaktadır. (Ayrı bir başlıkta ele alınacaktır.)
    Lüks tüketimi artırmaktadır.
    Dar bütçeli ailelerde geçimsizliğe yol açmaktadır.
    Hırsızlık, kapkaç, gasp gibi olaylarla birlikte toplumsal şiddeti körüklemektedir.
    Magazin programları ünlülerin gayri meşru yaşantılarını meşru gibi göstermekte, kültürel yozlaşma pençesindeki gençleri gayri meşru bir hayata özendirmektedir.
    Kişilik ve kültür bunalımı yaşayan ve aile baskısı içindeki gençlerin evden kaçarak kötü yollara düşmesinde etkili olmaktadır.
    Türk toplumunun milli kültür unsurlarını yok ederek, yabancı kültür unsurlarına açık hale gelmesine yol açmaktadır.
    Toplumda farklı kültür değerlerini, farklı felsefi inançları benimsemiş grupların oluşmasına yol açarak, gruplar arası çatışmaları körüklemektedir.
    Türkçenin gelişimini olumsuz etkilemektedir.
    İnsanların ülke problemlerine duyarsızlaşmasına yol açar.
    Hazırlanan programlar daha çok çağdaşlık, özgürlük, modernlik ve cesurluk maskesi altında gençlere sunularak onlardan asi bir toplum oluşturulmaya çalışılmaktadır.
    7. Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkileri
    Derslere yönelik etkileri
    Sosyal gelişimine etkileri
    Fizyolojik gelişimine etkileri
    Psikolojik gelişimine etkileri
    Cinsel gelişimine etkileri
    7. 1. Derslere Yönelik Etkisi
    Aşırı televizyon seyreden çocuklarda uyku düzensizliği meydana gelir ve derslere kendilerini veremezler
    Televizyon izlemekten derslere yeteri kadar zaman ayıramazlar.
    Yeterince uyuyamayan çocuklarda fiziksel yorgunluk meydana geleceğinden dersleri anlamakta güçlük çekerler.
    Ödevlerini ya hiç yapmazlar, ya da başta savma yaparlar, ödevler amacına ulaşmaz.
    Filmlerin etkisinde kalan öğrenciler, ders aralarında sürekli filmlerden bahsedeceğinden bir türlü kendilerini derslere veremezler.
    7. 2. Sosyal Gelişime Yönelik Etkileri

    Çok fazla televizyon seyreden çocuklar arkadaş ortamından uzak kalırlar.
    Arkadaş ortamının etkileşimini yaşayamadıkları için insanlarla ilişki kurmada sıkıntılar yaşarlar.
    Paylaşmayı öğrenemezler.
    Kişiler arasındaki hak, hukuk, adalet kavramları gibi kavramlar gelişemez, toplumda uyumsuz birer birey olarak ortaya çıkarlar.
    Toplum içerisinde ayakta kalmayı, denge kurmayı öğrenemediğinden sürekli davranış bozuklukları gösterirler.
    7. 3. Fizyolojik Gelişimine Etkileri

    Çocuklar televizyonlardaki reklamlarda gördükleri çikolata, cips vb. gıda maddelerini yemek ister. Bunların besin değeri olmadığından çocuklar sağlıklı beslenemez.
    Çocuklar televizyon başında hareketsiz kaldıklarından çeşitli, kas, iskelet ve sinir sistemi rahatsızlıklarına yakalanabilirler.
    Çocuklar abur cuburla sağlıksız beslenme ve televizyon karşısında hareketsiz kalmalarından dolayı çağın hastalığı olan obeziteye daha kolay yakalanabilmekte ve bu hastalık daha başka hastalıkların tetikleyicisi olabilmektedir.
    7. 4. Psikolojik Gelişimine Etkileri

    Aşırı derecede televizyon seyreden çocuklar gerçeklerden kopuk, hayali bir yaşantı gerçekleştirirler.
    Televizyonlardaki şiddet içerikli programlar çocuklarda şiddeti normal hale getirir
    Çocuklar saldırgan ve geçimsiz olurlar.
    Televizyonlardan örnek alınan karakterler çocukların gelişimini olumsuz etkilemektedir.
    Uzun süre televizyon seyreden çocuklar ileriki yaşlarda duygusuz ve duyarsız davranırlar, hiç bir olayı sorun etmeme eğilimi gösterirler.
    7. 5. Cinsel Gelişimine Etkileri

    Televizyonlardaki erotik filmler ve pornografik görüntüler, çocukların zamanından önce bulüğ çağına girmelerine neden olmaktadır.
    Cinsel dürtülerle toplumun değer yargıları arasında bocalar. Yol gösterilmediğinde psikolojik bunalıma düşer.
    Ayıp, günah gibi toplumsal baskılarla cinsellik arasında bocalayan çocuk çevresini yargılamaya başlar ve doğru bir şekilde bilgilendirilmediğinde çevresindekilere karşı güvensizlik duymaya başlar.
    Erken ergenlik dönemine giren çocuklar zamanında ve doğru bilgilendirilmedikleri takdirde cinsel sapkınlıklara yönelebilirler.
    8. Televizyon İzlerken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    0-3 Yaş arasındaki çocuklara kesinlikle televizyon izletmek doğru değildir. Bu yaşlarda çocuk televizyonun ses ve renk uyumuna dikkat eder. Başka bir şey algılamaz. Bu durum çocuklarda konuşma geriliği ve iletişim kurma yetersizliğine yol açar.
    4-7 Yaş arası çocukların izleyeceği programlar iyi belirlenmelidir. Bu çağdaki çocuklarda soyut düşünce gelişmediğinden izlediklerini gerçek sanarak uygulamaya çalışabilirler
    7-12 Yaş arasındaki çocuklarda tehlike bu çağın özdeşim kurma çağı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çağda çocuklar kendilerine bir örnek insan seçerler ve onun gibi olmaya, onun gibi davranmaya çalışırlar. Bu nedenle bu çağda çocuklara izletilen filmler ve karakterler çocuğun gelişimini olumsuz etkileyecek türde olmaması gerekir.
    Çocukların algılama düzeylerine uygun ve olumlu karakterlerin yer aldığı filmler izletilmelidir.
    Şiddet ve cinsel içerikli filmler çocuklara izletilmemeli.
    Çocukların eğitimine katkı sağlayabilecek nitelikli programlar izletilmeli.
    Haber programları 12 yaş altındaki çocuklara izletilmemeli
    Genellikle dizi filmler bağımlılık yapmakta, bir sonraki bölümü merak uyandıracak şekilde bitirilmektedir. Bu nedenle dizi filmlerin seyrettirilmesi de çok doğru değildir.
    Müzik klipleri genellikle cinsellik içerikli olmaktadır. Aralarında olumsuzluk içerenler bulunmasına rağmen, azınlıktadır. Müzik kliplerinin izletilmesinde de sakınca bulunmaktadır
    Çocukların uyku düzenini sarsacak şekilde geç saatlerdeki programlar hiçbir şekilde izletilmemelidir.
    Ailece televizyon izleniyorsa genel ahlaki değerlere uygun programlar izlenmelidir.
    Çocuklar televizyon izlemeden çok kitap okuma, arkadaşlarıyla oyunlar oynama gibi etkinliklere yönlendirilmelidir.
    Televizyon izlerken olumsuz bir görüntü ile karşılaşınca anne ve babalar televizyonu kapatarak sansür uygulama yerine olumsuzluğu çocuklara açıklamalıdırlar. Açıklama yapılamayacak durumlarda ise çocuğun ilgisi başka yönlere çekilmelidir.
    Televizyon karşısında çocuklara ders yaptırmak kesinlikle doğru değildir.




  3. Ziyaretçi
    televizyonda yayınlanan çocuk programlarının etkisi




  4. Ziyaretçi
    Çocukların gelişim dönemlerinde televizyon özellikle çizgi filmler çok önemli yer tutuyor. Öyle ki çizgi film izledikten sonra çocukların kendilerini çizgi film kahramanları yerine koyduklarını çoğu insan gözlemiştir. Pokemon, digimon, powerpuff girl, beyblade gibi kavga içeren çizgi filmleri izleyen çocuklar (özellikle erkek çocuklar) çok fazla etkilenmektedir. Kavga içeren çizgi filmler çocukları kavgaya yönlendirmektedir. Buna örnek olarak geçmiş senelerde kendini pokemon KAHRAMANI yerine koyarak balkondan uçmak isteyen ve hayatını kaybeden çocuğu verebiliriz. Bu çizgi filmlerin diğer olumsuz yönü ise ilerde sorunlar karşısında zorlandıklarında kavgayla çözmeye yönlendirmesidir.

    Sihirli annem, Harry Potter gibi program ve çizgi filmler gerçekle bağdaşmadığı için çocuklar üzerinde kötü etki yaratmaktadır. Çocukların kişiliklerinin temelinin oluştuğu bu dönemde bu tür program ve çizgi filmleri izlerlerse sorunlarla baş etmeyi öğrenemeyecekler, kendilerini yetersiz hissedecekler ve gizli güçlerin varlığına inanacaklardır. Belki de ilerde hayal güçleriyle çok önemli yerlere gelecek olan çocukların bu özellikleri bu programlar sayesinde körelecek, gerçekle bağdasmayan şeylere yönlendirecektir.
    Çocuklar ölüm gerçeğini bilmedikleri için çizgi filmde yer alan kahramanların bir takım olaylar başlarına gelse de hiçbir şey olmadığını ya da tekrar dirildiklerini gördüklerinde gerçek hayatta da böyle olduğunu sanmaktadırlar. Nitekim bir kaç yıl önce İngiltere'de 5 yaşındaki bir erkek çocukla annesi alışveriş yaparken çocuk aniden bir bıçakla hiç tanımadığı 2 yaşındaki çocuğu paramparça eder. Küçük yasta katil olan çocuk 2 yaşındaki çocuğu öldürdüğünün farkında değildir. Çizgi filmlerdeki gibi çocuğun her şeye rağmen canlı kalacağını zannetmektedir. Ayrıca uzmanlar bu olayı araştırdıklarında katil çocuğun çok sayıda şiddet içerikli film ve çizgi film izlediği ve bunlardan çok etkilendiği anlaşılmıştır.
    Pokemon, Dijimon ve içinde değişik yaratıkların (tanımlayacak başka kelime bulamıyorum) bulunduğu çizgi filmleri izleyen çocuklar karmasa yaşamaktadırlar. Çevresini ve hayvanları yeni tanımaya başlayan çocuk bu yaratıkları çevresindeki hiç canlıya benzetemedikleri için kafaları karışmakta, gerçek hayatta da bu tür yaratıkların varlığına inanmaktadırlar.





    SUSAM SOKAĞI



    Susam sokağı çocuk programının, çocuk gelişimini ve psikolojisini geliştiren, toplumsal erdem ve değerlerini kazandıran eğitici ve öğretici bir programdır. Program kendi içerisinde farklı bölümlere ayrılmıştır. Bazı bölümlerde çocuğa bilgi verilerek çocuğun bilişsel alanda gelişimini sağlarken, bazı bölümlerde ise verilmek istenen mesaj dramatizasyon ile çocuğa kavratılmaya çalışılmıştır.

    Susam sokağı sakinlerinde farklı karakterlere yer verilmiştir. Kimi zaman hayal kahramanlarına yer verilmiştir. Kırpık,Minik Kuş, gibi. Bu çocuğun dikkatini toplayıp, verilmek istenen mesajı daha kolay almasını sağlamıştır. Mesela benim en çok sevdiğim kısım Kırpık ve Minik Kuş’un yer aldığı bölümlerdir.

    Susam Sokağı farklı özellikte ve mesleklerde insanların yaşadığı bir ortam olduğu için çocuğa toplumsal yaşayış kurallarını ve paylaşmayı öğreten, yetenek ve becerilerini ortaya çıkaran bir özelliğe sahiptir. Mesela, Susam Sokağı sakinlerinin birbiriyle yardımlaşması, sahip oldukları şeyleri paylaşması, toplum halinde yaşarken, kurallara uyulması gerektiği uyulmadığı takdirde kötü sonuçlar doğuracağı anlatılmak istenmiştir. Ayrıca Susam Sokağında yaşayan ve terzi olan Ayşe Teyze yaptığı elbiseler ve eşyalar ile çocuğu eğlendirerek beceri ve yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

    Programın diğer bir bölümünde aynı evde yaşayan zıt karakterde iki arkadaşın yaşantısı komik bir şekilde dramatize edilmiştir. Edi dağınık ve tembel, Büdü ise düzenli ve çalışkandır. Bu özelliklerinden dolayı evde sürekli bir tartışma yaşanır. Fakat sonuçta konuşarak anlaşmanın önemini vurgularlar.

    Programda eğitimin yanında öğretime de yer verilmiştir. Çeşitli harflerin ve sayıların kavratılması yönünde etkinliklerde bulunmaktadır. Program sadece eğitim ve öğretime yer verilerek sıkıcı olmasını engellemek maksadıyla Kurabiye Canavarının yapmış olduğu komik olaylarla desteklenmiştir.

    Susam Sokağı Programını içerik ve kahramanları açısından değerlendirdiğimde olumsuz bir yanının olmadığını, hatta bu içeriğin çocuğun bilişsel, duyuşsal ve psikomotor özelliklerini çocuğu eğlendirerek sıkmadan geliştirdiğini, beceri ve yeteneklerini geliştirici özellikte olduğunu gördüm.

    HEIDI

    Çocuk programlarının çocuklara olumlu davranışlar kazandırma özelliğine sahip olması gerekir. Bu nedenle çocuk programları hazırlanırken çok özen gösterilmeli çocuklar üzerinde yaratacağı olumlu ve olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalıdır.
    Bu haftaki ödevimiz bir çocuk programını izleyip onun olumlu ve olumsuz yönlerini eleştirmek.Benim izlediğim program Heidi adli bir çizgi film.Bu çizgi filmde küçük bir kızın yasama olan bağlılığı, hayati sevmesi, her şeyden mutlu olabilmesi anlatılıyor.
    Heidi küçük yasta anne ve babasını kaybediyor. Buna rağmen hayata küsmüyor.Bir süre teyzesinin yanında kaldıktan sonra köye büyük babasının yanına gidiyor. Büyük baba normalde çok sinirli, huysuz, aksi bir adam. Heidi'yi ilk gördüğünde onu istemiyor; ama Heidi büyük babaya kendini sevdirmeyi başarıyor. Heidi büyük babayı da kendisi gibi yasama bağlıyor. Bu küçük kız köy yaşamını çok seviyor. Dağlarda koşup oynamak, hayvanları otlatmak çok hoşuna gidiyor. Köyde Peter isminde bir de arkadaşı oluyor. Onunla her gün dağlara çıkıyor. Bir gün teyzesi gelip onu dağlardan ayırmak isteyince çok üzülüyor. Gitmek istemiyor. Teyzesi onu zengin bir ailenin tekerlekli sandalye ile yasayan kızına yardımcı olması için şehirde bir eve götürüyor. Heidi şehir yaşamına alışmakta zorlanıyor. Aklına sürekli köyü ve köyde yaptıkları geliyor. Köyünü çok özlüyor. Ama kaldığı evdeki kızı da çok seviyor. Kız hasta ve tekerlekli sandalyeye bağlı olduğu için yasama küskün. O da Heidi'nin eve gelmesinden çok mutlu oluyor. Heidi'yi çok seviyor. Heidi'nin yaşama isteği onu da yaşama bağlıyor. Heidi arkadaşının iyileşeceğine de inanıyor. Onu iyileştirmek için çaba harcıyor. Onu mutlu etmek için elinden geleni yapıyor. Ona köy yaşamını, köyde yaptıklarını, hayvanları ve arkadaşı Peter'i anlatıyor. Ama evde görevli olan bayan çocukların yaptığı her şeye karışıyor. Onların yapmak istediklerini engelliyor. Sadece ders çalışmalarını istiyor. Kendi söylediklerini yapmadıkları zaman onlara kızıyor, cezalandiriyor. Özellikle Heidi'yi hor görüyor. O köyden geldigi için onu küçük görüyor. Hatta onun evde kalmasını bile istemiyor.Heidi onu da mutlu etmek için ugrasiyor; ama bir türlü başaramıyor. Kızın babasi ve büyük annesi de Heidi'yi çok seviyorlar. Heidi en sonunda büyük anneyi ve kizi ikna ederek onlari köyüne götürüyor. Orada arkadasina köyü gezdiriyor. Hayvanların yanına götürüyor.Arkadasini Peter'le tanıştırıyor. Peter ile birlikte kırlara gidiyorlar. Heidi burada da amacından vazgeçmiyor.Arkadaşını yürütmek için uğraşıyor. Sonunda amacına ulaşıyor ve kız yürümeye başlıyor. Heidi ve diğer herkes buna çok seviniyor.
    Sonuç olarak bu çizgi filmde yasama çok bağlı olan bir kızın insanları mutlu etmek için yaptıkları anlatılıyor. Heidi dürüst, kendisiyle barisik, yardımlaşmayı, doğayı, hayvanları seven bir kiz.
    Evde tüm her şeyden sorumlu olan bayan ise; sinirli, çocukları fazla sevmeyen, insanlari yanlis anlayan ve değerlendiren birisi. Heidi'yi köyden geldigi için sevmemesi yanlis bir davranış.Çocukları cezalandırması de yanlış bir davranış.Bu bayan toplumumuzdaki huysuz, aksi, sinirli insanlara örnek. Heidi ise çocuklara yasamanın güzel olduğunu öğreten,onlara hayvan, doga, insan sevgisini öğreten iyilik sever bir kız.


    ŞiRiNLER
    Günümüzde çocuk programlarını hazırlarken çocukların gelişimini ve psikolojisini olumsuz yönde etkileyecek programlar hazırlamamalıyız. Çocuklarımıza faydası olacak programlar hazırlanmalıdır. Çocuklara bazı toplumsal erdemleri vermeli, onları eğitmeliyiz.

    Şirinler güzel bir çocuk programı, Çünkü baktığımızda insanlar için gerekli olan, toplumun oluşmasında temel olan beraberlik anlatılmakta. Hepsi dayanışma içinde yaşamakta, birbirlerinin iyi gününde de kötü gününde de hep birlikteler.Diğer yandan her karakter var. Bilgini, Şirinesi, büyük baba(büyükleri), şımarığı, korkağı, unutkanı, şakacısı, çalışkanı, tembeli vs. Bence çocuğa şu mesajı veriyor: Bizim toplumlarda da her türlü insanın bulunabileceğini, hepsinin de olumlu yada olumsuz birlikte bulunması gerektiğini anlatıyor. Bilginleri olmasa onlara akıl verecek kimse olmayacak, çalışkanı olmasa çalışacak birisi olmayacak, büyük babaları olmasa onlara yol gösteren biri olmayacak vs. Ayrıca kötü kalpli olan birde Gargamel var. Gargamel onlara zarar vermeye çalışıyor. Sirinler ise Gargamele karşı birklikte hareket ediyorlar ve böylece dayanışmayı öğreniyorlar.

    Diyorum çocuklar bizim geleceğimiz, onları eğitmek, yararlı bireyler haline getirmek bizim elimizde, bizler bunu başarabilirsek geleceğimizden korkmamalıyız.

    ALINTIDIR

+ Yorum Gönder


televizyonda yayınlanan çocuk programları,  televizyonda yayımlanan çocuk programları