+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Bulaşıcı hastalığı olan çocuğa yaklaşım Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Bulaşıcı hastalığı olan çocuğa yaklaşım








    Bulaşıcı hastalığı olan çocuğa yaklaşım ders notu ve sunusu şeklinde







  2. Asel
    Bayan Üye





    Bulaşıcı hastalığı olan çocuğa yaklaşım

    • Hasta çocuğun bakımı ile uğraşan profesyoneller bile kendi çocukları
    hastalandığında diğer anne babalar kadar kaygı duyar ve sıkıntıya girerler.
    • Kronik hastalık, uzun belki de ömür boyu sürebilen, sık incelemeler ve hastaneye
    yatışlar gerektiren hastalıktır.
    • Kronik hastalıklar hem hasta, hem hasta yakını hem de hastane çalışanları için
    yıpratıcıdır.
    • Olumlu tarafı, bu alanda çalışan hekim ve hemşirelerin hasta ve yakınları ile bir aile
    olmaları ve onlarla sorunları daha başarılı ve uzun süreli paylaşabilmeleridir.
    • Çocuğun hastalığını anlamasında en önemli faktör çocuğun kronolojik yaşına bağlı
    zihinsel ve bilişsel olgunluğudur.
    • Yine de her çocuğun, her yaşta hastalık kavramı ile ilgili deneyim ve bilgileri çok
    değişik olabilir.
    • Etkin destek ve yol gösterme için çocuğun duygularını bilmek yetmez, çocuğun ve
    ailenin hastalığa ilişkin inançlarını da tanımak gerekir.
    • 7-11 yaş arası çocuklar hastalık nedenlerini ve sonuçlarını kavramaya başlarlar.
    • Küçük çocuklar her karşılaştıkları yeni sorunda olduğu gibi hastalığın nedeni
    üzerine düşünürler.
    • İlahi bir adalet kavramına inanırlar. Doğanın kanunları ve adaleti vardır her şeyin bir
    nedeni vardır. O zaman hastalık da bir sonuçtur. Nedeni olmalıdır. Çocuk otomatik
    bir düşünce sistemi ile hastalığı kendi suçlarına; “yaramazlık, okul başarısızlığı,
    oburluk, kardeş kıskançlığı gibi “ceza olarak düşünür. Yaşamdaki tesadüf, kötü
    şans gibi kavramları tümüyle yadsır, kendi çabası ile hastalığın üstesinden
    gelebileceğini düşünür, olmayınca da dünyanın adaletsizliği sonucuna varır.
    • Hastalığı olan çocuklar, özellikle aşırı koruyucu kollayıcı aile yapısı olan
    toplumumuzda, özellikle annenin bu doğrultuda aşırı koruyucu kollayıcı bakımı
    nedeniyle sıklıkla bilgi ve beceri eksikliği ile büyümektedirler.
    • Sosyal gelişimi de bu tavır nedeniyle geriler.
    • Normal çocuklarda çocuk büyüdükçe bakım verme azalırken, bu çocuklarda
    bakım, kollama ve engelleme artar.
    • Ne yazık ki annelerin bu yanlış yöndeki çabalarını aile büyükleri ve çevre de
    destekler.
    • Anneler yorulur, yoruldukça öfke denetimleri de azalır.
    • Bu çocuklar daha çok yapışıklık, ayrılma kaygıları, yoğun korkular ile büyürler.
    • Bu kaygı ve korkular aile tarafından da desteklenir.
    • Dürtü denetimsizliği ve öfke nöbetleri sık görülür.Prof. Dr. Ayşe AVCI
    228
    • Uyum zorlukları vardır, yaşıtları ile iletişim kuramazlar.
    • Oyun becerileri azalır.
    • Tam tersine kronik hastalık varlığında küçük yaştan itibaren duygusal açıdan güçlü
    çocuklar yetiştirmek gerekir.
    • Bu çocuklar belki de ömür boyu sık hastane ziyaretleri ve incelemelerle
    büyüyecekleri için öncelikle kendi hastalıkları ile ilgili yaşlarına uygun bir biçimde
    bilgilendirilmelidir.
    • Özellikle öz bakım becerileri geliştirilmeli, bebeksi tavırlar desteklenmemeli,
    hastalıkla ilgili abartılı duygusallıklar çocuğun yanında asla sergilenmemelidir.
    • Oyun oynaması özellikle diğer çocuklarla bir arada olması desteklenmelidir.
    • Özellikle bu çocukların ana okullarına gitmesi gerekir.




+ Yorum Gönder