+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri








    Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri ondan sonra da yaşamımızdaki elektrik daha sora da kuvvet ve hareket bilgi







  2. Asel
    Bayan Üye





    Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri

    Eklemler ve kaslar hakkında


    a- Oynamaz eklemler: Baş kemiklerinde -
    b- Yarı oynar eklemler : Omur ve kaburgalarda
    c- Oynar eklemler: Alt çenede ,omuz- dirsek- bilek _el parmak, kalça_diz ,bilek_ayak parmaklarında bulunur.

    C- KASLAR
    Hareket sisteminin aktif yapısıdır. Yapılarına ve çalışma sistemine göre 2 grupta incelenebilir.
    a. Çizgili : İsteğimizle çalışan kaslar
    b. Çizgisiz-düz: İsteğimiz dışında çalışan kaslar
    Kalp kası ayrıcalıklıdır. Çizgili olmasına karşın isteğimiz dışında çalışır.

    DOLAŞIM SİSTEMİ
    Dolaşım Sistemi: Kalp, kan, damarlar (Atar, toplar ve kılcal damarlar), Lenf damarları ve lenf bezlerinden meydana gelir.
    Sistemin merkezi kalp olduğu için pompa gibi çalışarak kanı damarlara pompalar. Kılcal damarlar aracılığı ile kanın içindeki oksijeni, besinleri, hormonları, iyonları, kafa derisine, ayak parmağındaki hücrelere kadar taşır.
    Buralarda kullanıldıktan sonra artık maddeleri,-karbondioksiti toplar damarlar aracılığı ile toplayarak temizlenmek üzere akciğerlere ve boşaltım sistemine taşır. Bu görevini yapamaz işe metabolizma artıkları biyokimyasal dengeyi bozar ve giderek yaşam sona erer.

    Kalp:
    4 odacıklıdır. üsttekiler kulakçık (atrium) , alttakiler karıncıktır. (Ventrikül)
    Kalbin bir tarafı temiz diğer tarafı kirli kanı barındırır.

    Kalp atım sayıları:
    Yetişkinlerde: 60-80
    Çocuklarda: 80-100
    Bebeklerde: 1OO-120 arasındadır.
    Kulakçıklar kasılınca kan karıncıklara, kancıklar kan atar damarlara pompalanır.

    Damarlar:
    Kan dağıtım yollarıdır: 3 çeşittir
    a- Atardamarlar: Kalbin pompaladığı temiz kanı ( açık kırmızı ) vücuda dağılırlar.
    Atardamarlarda kan kalbin ve damarın basıncıyla sürekli dokuları dolaşır.

    b-Toplardamarlar : Kanı dokulardaki kılcal damarlardan alarak kalbe getiren damarlardır. Taşıdıkları kan kirlidir çünkü içinde C02 besin maddeleri ve artık maddeler vardır. Bu nedenle de koyu kırmızı renktedir.
    Atardamar ve toplar damarlar yan yana durduklarından birbirlerinin kasılmasından etkilenirler ve dolaşımı kolaylaştırırlar.

    c- Kılcal damarlar : Atar damarların en ince dallarıdır. 02 , C02 ve madde değişimini sağlarlar.

    Kan : Vücut ağırlığımızın 1/1 3’ü kandır. Kan; plazma , alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcuklarından (plaket) oluşur. Kanın %55’i plazma; %459 şekilli elemandır.

    SOLUNUM SİSTEMİ
    Solunum; fizyolojik bir olay olup, kişinin yaşamı için gerekli oksijeni sağlar. Temel fonksiyonu, dokulara oksijen sağlamak ve dokularda oluşan C02’i alıp dışarı atmaktır. Dolaşım sistemiyle koordineli çalışır. Gaz değişimini solunum sistemi; gaz taşıma işlemini ise dolaşım sistemi yapar.

    Solunum sayısı ;
    Yetişkinlerde: 15_20
    Çocuklarda: 20_25
    Bebeklerde: 25_40 arasındadır.

    Solunum organları
    ASIL:
    1. Burun
    2. Yutak
    3. Gırtlak
    4. Soluk borusu (Branşlar- bronşçuklar ve broşioller- hava kesecikleri)
    5. Akciğerler: SC 3, sol 2 loptur.

    YARDIMCI:
    1. Diyaframa karın kası
    2. Kaburgaları ve arası kasları
    3. Göğüs kasları
    Soluk alıp vermeye ’’ solunum” adı verilir. Solunum, beyindeki solunum merkezinin akciğerlere C02'nin arttığını uyarması ile başlar. Merkezin diyaframı ve göğüs kaslarını uyarması üzerine de kaslar kasılarak göğüs kafesini genişletilir, kasılan kasların bir süre sonra gevşemesi ile göğüs kafesi daralır. Böylece soluk alıp verme işlemi gerçekleşecektir




  3. Asel
    Bayan Üye
    Eklemler Ve Kaslar İle İlgili Resimler

    e.jpg

    eklemlerveka.jpg

    eklemlervekaslar.jpg

    eklemlervekaslarhak.jpg

    eklemlervekaslarhakknda.jpg





  4. Asel
    Bayan Üye
    Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri


    YAŞAMIMIZDAKİ ELEKTRİK

    Elektrik enerjisi maddelerin yapılarında bulunan parçaçıkların hareketi ile ortaya çıkar.Günlük hayatta çok kullanılan bir enerji çeşididir.
    Atomun çekirdek ve çevresinde dönen elektronlardan oluştuğunu biliyoruz.Elektronlar negatif (-) yüklü taneciklerdir.Çekirdekte bulunan protonlar pozitif(+) yüklü, nötronlar ise yüksüz taneciklerdir.Bir elektronun yükü, bir protonun yüküne eşittir. Maddenin elektrik yükünü q harfi ile gösteririz.Elektrik yükü birimi coulombdur ve C harfi ile gösterilir.

    Bazı cisimlerde proton sayısı ile elektron sayısı birbirine eşit durumda olur ki böyle cisimlere nötr cisim deriz.Nötr cisimlerde elektrik yükü dengededir.
    Cisimdeki proton sayısı elektron sayısından fazla ise, cisim bir şekilde elektron kaybetmistir.Proton sayısı fazla olan cisimlere pozitif yüklü cisim denir.
    Cisimdeki proton sayısı elektron sayısından az ise, cisim bir şekilde elektron kazanmıştır.Elektron sayısı fazla olan cisimlere negatif yüklü cisim denir.

    Cisimler yapılan bir iş sonucunda elektron kazanır ya da kaybeder. Böylece elektriklenir.Elektriklenen cisim başka cisimlere bir kuvvet uygulayarak çekme ya da itme hareketine yol açar.Aynı adlı elektrik yükleri birbirini iterken, zıt elektrik yükleri birbirini çeker.(+) ve (+) birbirini iter. (-) ve (-) birbirini iter. (+) ve (-) birbirini çeker.)

    ELEKTRİKLENME
    Cismin yük dengesinin bozulması, cismin elektriklendiğini gösterir.Katı maddelerin elektronları hareket edebilir.Sıvı ve gaz cisimlerde hareketli olan ise (+) ve (-) yüklü olan iyonlardır.
    Cisimlerin elektriklenmesi 3 yol ile olur.
    1. Sürtünmeyle Elektriklenme
    2. Dokunma ile Elektriklenme
    3. Etki ile Elektriklenme

    1. Sürtünme ile Elektriklenme
    Nötr cisimlerin birbirine sürtünmesi sonucu oluşur.Sürtünme sonucunda cisimlerden biri elektron kaybederek pozitif(+) yük kazanırken, diğer cisim elektron alarak negatif(-) yük kazanır. Sürtünme sonunda elektriklenen cisimlerin elektrik yük büyüklükleri eşittir.
    Örneğin; cam bir çubuk ipek kumaşa sürtülürse, cam çubukta elektron kaybı olur ve (+) yük kazanır.İpek kumaş ise cam çubuktan elektron alır ve (-) yük kazanır.
    Plastik çubuk yün kumaşa sürtüldüğünde ise, plastik çubuk elektron kazanıp (-) yükle yüklenirken, yün kumaş elektron kaybettiği için (+) yükle yüklenir.
    Yün kazağımızı çıkarırken, saçlarımıza sürtündüğünde saçlarımızın hareketlenmesi ve çıtırtı duymamız. şimşek ve yıldırım sürtünme ile elektriklenmeye örnek gösterilebilir.

    Şimşek ve Yıldırım
    Bulutlar rüzgarın etkisi ile hareket ederler.Birbirlerine ve havadaki moleküllere sürtünerek elektriklenirler.Zıt elektrikle yüklü bulutlar birbirine yalkaştığı zaman buluttan buluta elektrik atlaması olur.Bu sırada şiddetli bir ışık görülür.Biz bu olaya şimşek deriz.Hava genleşmesi dolayısıyla da büyük bir gürültü olur.Buna da gök gürültüsü denir.
    Elektrik atlaması bazen de bulutla yeryüzü arasında olur.Bu boşalmaya da yıldırım adı verilir.Yıldırım sanıldığının aksine buluttan yeryüzüne değil, yeryüzünden buluta olan elektrik boşalmasıdır.Yıldırım ağaç tepesi, minare gibi yüksek yerlere düşer.Çok büyük bir elektrik yükü olduğu için canlıların ölümüne neden olur.Bu nedenle yıldırımdan korunmak için paratoner kullanılır.Paratonerin bir ucu sivri bir metal çubuktur.Metal çubuk telle toprağa bağlanır.Böylelikle yıldırım toprağa verilir.


    2. Dokunma ile Elektriklenme

    Elektrikle yüklü iletken bir cisim, yüksüz(nötr) ve iletken bir cisme dokundurulduğu zaman, nötr cisim elektrik yüklü cismin yükü ile aynı işaretli yükle yüklenir.Örneğin, nötr bir cisme (+) yüklü bir cisim dokundurulursa son yük durumunda her ikiside (+) yüklenir.
    Eğer (+) ve (-) yüklü cisimler birbirine dokundurulduğunda eğer yük miktarları eşitse son durumda her ikiside nötr olur. Eğer (-) miktarı fazlaysa son durumda her ikiside (-), (+) miktarı fazlaysa son durumda her ikisi de (+) yüklü olur.


    3. Etki ile Elektriklenme

    Yüklü bir cisim yüksüz olan bir iletkene dokundurulmadan yaklaştırılırsa iletkende serbest halde bulunan elektronları hareket ettirir.(İter ya da çeker.).Buna etki ile elektriklenme denir.Etki ile elektriklenmede elektron alışverişi olmaz.Yüklü cismin yaklaştırıldığı iletkenin kendisine yakın olan tarafı kendisiyle zıt, uzak olan tarafı kendisiyle aynı elektrikle yüklenir.Elektrikle yüklü cisim geri çekilirse iletken yeniden nötr hale gelir.Yani elektronlar eski yerlerine döner.
    Etki ile elektriklenme geçici bir elektriklenme gibi görünse de kalıcı elektriklenme elde edilebilir.Kalıcı elektriklenme topraklama ile sağlanabilir.


    Elektriklenmenin Günlük Yaşamdaki Uygulamaları

    Elektriklenme günkük hayatta yararlı olduğu gibi zararlı da olabilir.
    Elektriklenmeden fotokopi makinelerinde yararlanılır.
    Tehlikeli madde taşıyan tankerlerin arkasından zincir sallanarak tankerde biriken yük toprağa verilerek elektriklenmenin zararından korunulur.Uçakların hava molekülleri ile sürtünmesinden doğan elektrik yükü de uçak tekerleklerinin kauçuktan yapılması ile yere aktarılır.

    ELEKTRİK AKIMI

    Çeşitli yollarla elektriklenme olduğunu öğrendik.Yük akışının sürekliliği sağlandığı zaman elektrik akımı elde edilmiş olur.Elektronların iletken bir tel içinde düzenli olarak hareket etmelerine elektrik akımı denir.Kullandığımız pek çok elektrikli alet vardır.Bu alet ve makineler için gerekli olan elektriği çeşitli yollarla sağlarız.Pil, akümülatör, jeneratör elektrik akımı sağlayan üreteçlerdir.

    PİL
    Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araçlara pil denir.
    Bir asit çözeltisinin içine iki metal levha koyularak elde edilen pil, Volta pili adıyla anılır.Metal çubukların adı elektrot, asit çözeltisinin adı elektrolittir.Asit çözeltisi(elektrolit) ve metal levhalar(elektrotlar) kimyasal bir etkileşim içindedir.Elektronların bazıları elektrottan elektrolite doğru hareket ederken, bazı elektronlar da asit çözeltisinden diğer elektrota doğru hareket eder.Böylece elektrotlardan biri (+) yükle yüklenirken, diğer elektrot (-) yükle yüklenir.Pilin kutupları bu şekilde oluşur.
    Sulu olan bu pillerin kullanımı zor olduğu için biz kuru pilleri kullanırız.Alkali piller ve civalı piller de kullanım açısından kolaylık sağladığı gibi uzun ömürlü olmaları açısından da tercih edilir.

    Piller birbirine bağlanarak batarya adı verilen düzenekler elde edilir.Bir batarya oluşturmak için en az iki pil gerekir.Batarya ile elektrikli cihazların daha uzun süre çalışmasını sağlasak bile, bir süre sonra piller biter ve batarya işe yaramaz hale gelir.

    Akümülatör:
    Uzun süreli elektrik akım elde etmek için kullanılan üreteçlere akümülatör denir.Akümülatör kimyasal enerjiyi depolar ve gerektiğinde elektrik enerjisi olarak verir. Akümülatör boşaldığında boşalma yönünün tersine elektrik akımı verilirse akümülatör dolar.
    Akümülatörler otomobil, gemi, denizaltı, uçak ve telefon santrallerinde kullanılır.

    ELEKTRİK DEVRELERİ

    Bir üretecin iki ucu iletken bir telle birleştirilir ve bir ampul yerleştirilirse üretecin negatif (-) kutbundan çıkan elektronlar pozitif (+) kutba giderler.Bu düzeneğe elektrik devresi denir.Ampulden geçen elektronlar ampulun ışık ve ısı vermesine neden olur.
    Bir elektrik devresinde herhangi bir noktadan 1 saniyede geçen yük miktarına akım şiddeti denir.(I veya i ile gösterilir)
    Akım şiddeti birimi amperdir.A ile gösterilir.Akım şiddeti ampermetre ile ölçülür.Ampermetreler bir elektrik devresine seri bağlama ile bağlanır.
    Pilin kutupları arasındaki gerilime voltaj denir.Elektrik gerilimi veya potansiyel fark olarak da adlandırılır.Voltaj elektronları hareket ettirmek için elektronlara verilen enerjinin ölçüsüdür.Serbest elektronları hareket ettirerek devreden elektrik akımının akmasını sağlar.Voltaj birimiVolt’tur. Kısaca (V) harfi ile gösterilir.Pilin kutupları arasındaki gerilim voltmetre ile ölçülür.Voltmetre elektrik devresine paralel olarak bağlanır.

  5. Asel
    Bayan Üye
    Eklemler ve kaslar hakkında önemli bilgi ve resimleri

    KUVVET VE HAREKET

    Evrendeki her şey ya hareket halindedir ya da durağan yani hareketsiz haldedir. Hareket, cismin konumunun sürekli biçimde değişmesidir. Hareket halindeki bir cismi durdurmak ve durağan hale getirmek ya da hareketsiz durumdaki bir cismi harekete geçirmek için kuvvet denen bir etkinin uygulanması gerekir.
    Kuvvet, bir cismi harekete geçirebilmek, hareket halindeki bir cismi durdurabilmek, hareketin yönünü ya da hızını değiştirebilmek için gerekli olan itme ya da çekme miktarıdır. Çim biçme makinesini iten bir bahçıvan, yolcu vagonlarını çeken lokomotif, duvarda asılı olan bir resmi tutan çivi hep kuvvet uyguluyor demektir. Eğer bu kuvvetler uygulanmıyor olsaydı, çim biçme makinesi ile vagonlar hareket etmez, resim yere düşerdi.
    Bütün bu itme, çekme ve tutma örneklerinde, kuvvet, üzerinde etki yaptığı cisimle gerçekte temas halindedir. İnsanlar uygulayabildikleri kuvvetin miktarını arttırmak için kaldıraç, makara ve fren gibi mekanizmalar geliştirmişlerdir. Bu tür mekanizmalara basit makine denir. Ama daha güçlü kuvvetler elde etmek ve uygulamak amacıyla daha karmaşık makinelerde geliştirilmiştir. Örneğin, çeşitli yakıtların yakılmasıyla açığa çıkan enerjiyi denetleyerek büyük bir kuvvete dönüştüren motorlar, bu tür gelişkin makinelerdir.
    Bütün kuvvetlerin etkiledikleri cisme temas etmeleri gerekmez, yani bazı kuvvetler uzaktan etkiler. Bu tür kuvvetlerden ikisi elektrik ve magnetizmadır. Bir üçüncüsü de, her an yaşadığımız yerçekimi kuvvetidir; yerçekimi, dünyanın üzerindeki bütün cisimlere uyguladığı yere doğru çekme kuvvetidir. Elimizde tuttuğumuz bir tuğlayı bıraktığımız anda tuğla, yerçekiminin etkisiyle yere düşer, bu arada düşerken hızı giderek artar; hızdaki bu artışa ivme denir. Ama eğer tuğlayı elimizde taşıyorsak, tuğla üzerinde yukarı doğru bir itme kuvveti uygulayarak yerçekimi kuvvetini dengeliyoruz demektir; bu durumda uyguladığımız itme kuvveti ile yerçekimi kuvveti birbirine eşittir. Bir römorkör, arkasına halatla bağlı bir mavnayı kanalda sabit bir hızla çekerken, halatın mavna üzerinde uyguladığı çekme kuvveti, su direncinin doğurduğu kuvvete eşittir; römorkör biraz daha kuvvetlice çekerse mavna da daha hızlı hareket eder. 1687’de büyük İngiliz bilim adamı Sir Isaac Newton kuvvet ve hareketle ilgili üç yasa yayımladı. Bunlara Newton hareket yasaları denir.
    1. Hareketsiz halde duran yada sabit bir hızla hareket etmekte olan bir cisme, herhangi bir başka kuvvet uygulanmadığı sürece bu durağan halini yada sabit hızlı hareketini korur (Otobüs birden durduğunda yolcuların birden öne doğru savrulduklarına dikkat etmişsinizdir.Savrulmanın nedeni, yolcuların durma anından önceki sabit hızlı hareketlerini sürdürmeleridir.).
    2. Belirli bir hızla yol almakta olan bir cismin hızını değiştirmek için gerekli olan kuvvetin miktarı, cismin kütlesine ve cisme kazandırılmak istenen ivmenin miktarına bağlıdır (Bir golf topunu durdurmak, aynı hızla hareket eden bir pingpong topunu durdurmaktan daha zordur;çünkü golf topunun kütlesi daha büyüktür.).
    3. Her etki, kendisine eşit ve ters yönde bir tepki doğurur (Bir jet uçağında,motor çok büyük bir gaz kütlesini sürekli olarak arkaya doğru püskürtür; bu nedenle de ters yönde,yani öne doğru itilir.). Elde tutulan, yani üzerinde yukarıya doğru bir kuvvet uygulanan tuğlanın yere düşmemesi de bu yasayla açıklanır.
    Hareket halindeki bütün cisimler, momentum denen bir özelliğe sahiptir; cismin momentumu, kütlesi ile hızının çarpımına eşittir. Newton’un ikinci hareket yasasından, bir cismin momentumundaki değişim oranın, o cismi etkileyen kuvvetle orantılı olduğu görülebilir. Momentum korunumlu bir özelliktir; yani örneğin, belirli momentumlarla birbirine yaklaşan iki cisim çarpıştıklarında, toplam momentumlarında bir değişiklik olmaz.
    Kuvvet birimi newtondur. 1 newtonluk bir kuvvet, 1 kilogramlık bir kütlenin hızını saniyede 1 metre/saniye kadar, yani 1 metre/saniye kadar değiştirir.
    Bir yüzeyin üzerine düzgün olarak dağılmış halde basan kuvvete basınç denir. Basınç, birim alana düşen kuvvet miktarıyla ölçülür. Kuvvet miktarı ise ağırlık birimleriyle ifade edilir.Dünya yüzeyindeki normal hava basıncı, santimetre kareye yaklaşık 1 kilogramdır. Bu Dünya yüzeyinin ve onun üzerindeki her şeyin her santimetre karesinin 1 kilogramlık bir ağırlıkla aşağıya doğru bastırılıyor olması demektir.
    KUVVET

    Bir cismin denge durumunu, veya şeklini değiştiren sebebe kuvvet denir. Demek oluyor ki kuvvet, bir cismi hareket ettirebilir, durdurabilir; veya cismin hareket doğrultusunu ve şeklini değiştirebilir. Bir cismi iterken, çekerken, veya kaldırırken kas kuvveti harcarız. Bir taşıt aracının veya asansörün hızı (veya ivmesi) değiştiği zaman, hareket ettiren kuvvetin farkına varabiliriz.
    Fizik biliminin bir dalı olan mekanik, cisimlerin denge durumlarını ve hareketlerini inceler. Mekaniğin önemli bir konusu olan kuvvet, ne tür olursa olsun, yani ister cansız bir cisim, ister bir canlı tarafından meydana getirilsin, bir vektör ile gösterilir.
    KUVVETİN SINIFLANDIRILMASI

    Her ne kadar fizikçiler,Einstein’ın çalışmalarından bu yana bütün kuvvetlerin tek bir olaydan (elektromagnetik olay)kaynaklandığını düşünürlerse de, kuvvetler üç kümede sınıflandırılırlar:
    1. Uzaktan etkiyen kuvvetler yada alan kuvvetleri;
    2. Temas kuvvetleri (ancak iki sistemin bağlantı kurması sonucu ortaya çıkar);
    3. Kohezyon (iç tutunum) kuvvetleri (katı cisimlerin bükülmezliğini sağlarlar).

    ALAN KUVVETLERİ: Bir cismin her bir öğesinin kütlesi üstüne etkirler; bu nedenle alan kuvvetlerine, bir yüzey üstüne etki eden temas kuvvetlerinden ayırt etmek amacıyla , kütle kuvvetleri de denir. Alan kuvvetleri, havasız bir ortam içinde bile birbirinden uzaktaki cisimlere etkirler. Bunlar yerçekimi kuvvetleri, cisimlerin ağırlığı ve elektrostatik, magnetik, elektromagnetik kuvvetlerdir.
    TEMAS KUVVETLERİ: Birbirleri ile ilişki halindeki katıların, içine girilmez ve bozulmaz olma özelliğinden kaynaklanırlar. Her iki cisme de ortak, küçük bir yüzeyde (temas yüzeyi) gerçekleşen temas sonucu, bu bölgenin yakınlarında, katı hafifçe biçim değiştirir. Temas kuvvetleri yüzeye dik olduklarında, sürtünmesiz temas söz konusudur. Oysa, bir katı, bir başkasına oranla yer değiştiriyorsa, temas kuvvetleri, yüzeye oranla eğiktirler: Bu duruma da sürtünmeli temas denir.
    KOHEZYON KUVVETLERİ: Katıyı oluşturan atomlar, moleküller yada iyonlar arasında etkirler. Makroskobik düzeyde, bu kuvvetler temas kuvvetlerini andırırlar, ama atomik ölçekte, alan kuvvetleri niteliğindedirler. Katılar arasındaki temas etkileşimlerinde temel nitelikte bir rol oynamakla birlikte, açıkça işe karışmazlar.

    Uygulama noktası: Kuvvetin uygulandığı noktadır.
    Doğrultu: AB doğrultusu kuvvetin doğrultusudur.
    Yönü: Ok işareti ile gösterilen yön kuvvetin yönüdür.
    Şiddeti: AB vektörünün büyüklüğü kuvvetin şiddetini gösterir.

+ Yorum Gönder


zıt kaslarla ilgili bilgiler,  zıt kaslarla ilgili görseller,  vucudumuzun eklem yerleri