+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri nelerdir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri nelerdir








    çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri







  2. Gölge Kız
    Devamlı Üye





    Çevre Kirliliğinin İnsan Üzerindeki Etkileri

    Teknoloji dediğimiz şey öncelikle yeniliklerin ve gelişimlerin insan hayatını kolaylaştıracak biçimde uygulanması anlamını içeren genel bir kavramdır. Peki teknoloji gelişirken ve gün geçtikçe insan hayatında daha çok yer edinip, işleri kolaylaştırırken yani bütün bunları yaparken hiç zararı olmuyor mu? Tabiki oluyor.

    Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz önde etkileyen çevre sorunlarına "Çevre Kirliliği" adı verilir.
    Teknolojinin neden olduğu çevre kirliliğinin sebepleri ve yol açtığı sorunlar şöyledir:


    Çevre Kirliliğinin Sebepleri:

    • Trafiğe her yıl daha fazla sayıda araç çıkmakta ve bu araçların yaydıkları egsoz dumanları ozon tabakasının incelmesine sebep olmaktadır.
    • Ormanların kağıt üretimi, toprak genişletilmesi, hayvancılık alanı oluşturmak gibi sebeplerle denetimsizce kesilmesi, ağaçların gündüzleri oksijenli solunum yaparak ortama oksijen salınımı yapmasını kısıtlıyor.
    • Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazla atmosferi kirleterek, havadaki oksijen oranını azaltmaktadır. Ayrıca havanın bu denli kirlenmesi asit yağmuru olarak inerek toprağı da etkilemektedir.
    • Hastalık taşıyan hayvanlarla ortama geçen bakteri ve virüslerin sulara veya havaya karışması.
    • Fabrikalardan atılan arsenik, siyanür, fenol gibi toksik endüstri atılarının sulara karışması.
    • Tankerler veya borularla taşınan petrolün kaza sonucu sulara karışması.
    • İnorganik tuzlar, zirai mücadele ilaçları ve yapay organik kimyasal maddelerin sulara karışması.
    • Radyoaktivitenin etkisi yani: Nükleer enerji santralleri, çeşitli nükleer denemeler, tıbbi içerikli üretimler ve çeşitli endüstri tipi üretimleri, radyoaktif maddeye sahip hayvansal ürünler (et, balık, süt, vb.) ve bitkiler, bu zararlı maddeyi besin zinciri ile insanlara ve diğer canlılara taşır. Böylece bağışıklık mekanizmasını felce uğratmak ve kansere neden olmak gibi sorunlara yol açar.

    Önemli Not: Atmosferdeki ve topraktaki kirletici maddeler asırlar sonra da olsa eninde sonunda suya geçerler.

    Çevre Kirliliğinin İnsan Üzerindeki Etkileri:

    • Hava kirliliğinde en çok açığa çıkan gazlardan biri olan sülfürdioksit, solunum yolu problemlerine yol açıyor; üstelik akciğer dokusunu da zedeliyor. Monoksit, sinir sisteminin çalışmasını etkiliyor. Kurşun ise çocuklarda beyin zararlarına yol açıyor. Yine bol miktarda bulunan nitrojendioksit, nefes almayı güçleştirirken astıma da neden oluyor.
    • Sulara karışan bakteri, virüs ve çeşitli kimyasal yapılar insan vücuduna girerek her çeşit hastalığa yol açabilmektedir.
    • Radyasyonun insan vücudunu etkilemesiyle bağışıklık mekanizması felce uğrar ve insan vücudunda kanserli hücrelerin oluşumu ve yayılımı gözlenir.

    Teknolojinin Zararları:
    Teknoloji ürünlerinin neredeyse tamamı elektrikle çalışmaktadır. Elektrikle çalışan her alet bir elektromanyetik alan oluşturur. İnsan beyninin de kendine ait bir elektromanyetik alanı vardır. Çünkü sinirler nöronlar aracılığıyla elektriksel uyarıları beynin çeşitli yerlerine ulaştırarak çalışırlar. Bu nedenle günlük hayatta kullandığımız her elektrikli cihaz mutlaka bizi olumsuz etkilerler. Örneğin cep telefonu ile bize en az zarar verecek şekildeki konuşma süresi doktorlarca günlük azami 5dk olarak açıklanmıştır. Tabiki bu 5dk süresince telefonun yaydığı elektromanyetik dalga miktarı maksimum seviyesine çıkar ve insanın beyin ısısının artmasına neden olur. Beyindeki bu manyetik düzensizlik, uzun vadede beyin hücrelerinin ölmesine ve özellikle kulaktaki birtakım organların görevini yitirmesine yol açmaktadır. Bu da duyu kaybı ve denge bozuklukları gibi etkilere neden olabilmektedir.

    Elektromanyetik alan konusunda en çarpıcı ve tehlikeli örnek olarak cep telefonunu verdik. Fakat günlük yaşamımızda kullandığımız bluetooth cihazlar, kablosuz ürünler(modemler, fareler, klavyeler, oyun kumandaları vs.), televizyonlar, crt ve lcd monitörler gibi birçok alet oluşturdukları manyetik alan miktarlarına göre insan vücudunu ve kimyasını olumsuz etkilemektedir.

    Benzer şekilde yüksek gerilim hatları yakınındaki evlerde yaşayan çocuklarda Amerikan Bilimler Akademisi tarafından yapılan incelemeye göre lösemi görülme riskinin diğerlerine göre 1.5 katı fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar yüksek gerilim hatları ve elektrikli aletlerin kanser riskini artırdığını göstermektedir. 0-300 Hz frekanslı alanlardan iletkenlik özellikleri nedeniyle en çok etkilenen dokular beyin sıvısı ve kan, ikincil derecede etkilenen dokular ise göz, göz sıvısı, troid, kas, gastrointestinal sistem, prostat ve testis dokuları olarak açıklanmıştır. Yani gün içinde teknolojiden yararlandığımız ölçüde giderek artan oranlarda zarar görmekteyiz.

    Baz istasyonlarına veya büyük çanak antenlere yakın yerler de manyetik kirlenmenin fazla olduğu bölgelerdir.
    Bu nedenle teknolojiyi mümkün olduğunca ve sadece olmazsa olmaz önemdeki ihtiyaçlarımız için kullanıp, özellikle cep telefonu görüşmelerimizi kısa tutmaya ve cihazı mümkün olduğunca vücudumuzdan uzakta bulundurmaya özen gösterelim.



    Kaynak:
    Bilgiustam






  3. sckçikolata
    Seyirci Üye
    'Halen sürdürülmekte olan üretim ve tüketim modelinin yol açtığı kuraklık, açlık, hava kırlılığı ve küresel ısınma sebebiyle, dünyanın hızla yok olmaya doğru gittiği uyarısında bulunuldu. Araştırmalara göre, son otuz yılda dünya üzerindeki doğal kaynakların üçte biri insanlar tarafından tüketildi. Denizlerdeki balıklar, atmosferdeki karbondioksiti yok eden ormanlar ve temiz su kaynakları hızla tüketiliyor. 350 memeli, kuş, balık ve sürüngen türünün soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan rapora göre, tüketim oranları aynı hızla devam ederse, 2050 yılında canlı hayatının sürebilmesi için Dünya gibi 2 gezegene daha ihtiyaç duyulacak.

    Söz konusu raporda, kalkınma tarzı değiştirilmediği takdirde, dünyanın ve kaynakların yok olmaya doğru gittiğine dikkat çekiliyor. Raporda, dünyaya yönelik tehditler ve 'alarm veren' bulgular söyle sıralanıyor:

    l) Dünyadaki su kaynaklarına yönelik talep hızla yükseliyor. Dünyanın bazı bölgelerinde suyun sınırlı olması, 21. Yüzyılcın en büyük sorunlarından birini doğurabilir. Dünya nüfusunun yüzde 40'ı su sıkıntısı içinde yaşıyor. Su sıkıntısı çekenlerin sayısı, nüfusun yüzde 16'sı olan 1 milyarı aşıyor. Bu sayı, 2025 yılında 3.5 milyara çıkacak.

    2) Dünya toplam nüfusunun neredeyse yarısının -çoğunlukla Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya- 2025 itibariyle ciddi su sorunu yaşayacağı öngörülüyor.

    3) Küresel ısınma sonucu tüm dünyada deniz seviyeleri yükseliyor. Çok sayıda hayvan ve bitki türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.




  4. Ziyaretçi
    sağol çok işime yaradı

  5. Ziyaretçi
    çok işime yaradı sağolun hepinize

  6. Ziyaretçi
    vallahi çok güzelmiş

  7. Ziyaretçi
    çok teşekkür ederim ödevimde tek eksik bulgu insan üzerindeki etkileriydi onu da sayenizde temin etmiş oldum . Tekrardan cok sağolun )))

  8. Ziyaretçi
    yesss çok iyi müthiş

  9. Ziyaretçi
    soğolun çok teşekkür ederim

  10. Ziyaretçi
    iyii
    işime yaradı saol

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 12 SonuncuSonuncu


çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkisi,  çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri,  çevre kirliliğinin canlılar üzerindeki etkileri nelerdir,  çevre kirliliğinin canlılar üzerinde etkisi,  çevre kirliliği canlılar üzerindeki etkisi,  çevre kirliliğin canlılar üzerindeki etkisi