+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Toplumsal barışın sağlanmasında ve insanların üzerine düşen görevler nelerdir ? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Toplumsal barışın sağlanmasında ve insanların üzerine düşen görevler nelerdir ?








    Toplumsal barışın sağlanmasında ve insanların üzerine düşen görevler nelerdir ? Kompozisyon








  2. Ziyaretçi





    toplumsal barışın sağlanmasında ve sürülmesinde ne gibi görevlerimiz vardır




  3. Asel
    Bayan Üye
    Hz Muhammed (sav) Toplumsal Barış Ve Huzuru Nasıl Sağlamıştır?

    Peygamber Efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret ettikten sonra, çok farklı insan topluluklarıyla karşılaşmıştır O dönemde, Medine'de büyük bir etkinliğe sahip olan Yahudiler, çeşitli Hıristiyan toplulukları ve o güne kadar İslam'a girmemiş, eski dini anlayışlarını sürdüren müşrikler bir arada yaşamaktaydı Hz Muhammed böyle bir ortamda, toplumsal birliği ve barışı sağlamak amacıyla Medine'deki kozmopolit yapıyı çeşitli sosyal sözleşmelerle kaynaştırmış, yüzden fazla topluluk ile bazen mektupla bazen de bizzat kendisi konuşarak çeşitli anlaşmalar yapmış, onlarla uzlaşmaya varmıştır (TW Arnold, İngiliz misyoner araştırmacı) Peygamberimizin kurduğu bu toplumsal birliğin önemini şu şekilde ifade etmektedir:

    "Önceleri tek bir emire kesinlikle itaat etmemiş olan o Arabistan, birdenbire siyasi bir birlik haline geliverdi ve o mutlak amire kendisini teslim etti Yüz kadar küçük sosyal gruptan meydana gelmiş olan ve sürekli olarak birbirleriyle karşılıklı düşmanlıklarda bulunan küçük-büyük nice kabilelerden, Hz Muhammed(sav) bir birlik meydana getirdi"

    Nitekim Peygamber Efendimiz, Mekke'yi fethettikten sonra, daha önce Müslümanlara işkence eden müşrikleri dahi serbest bırakmış, onlara büyük bir hoşgörü göstermiştir Hz Muhammed'in(sav) gösterdiği bu üstün ahlak, daha önce Arap toplumunda benzerine hiç rastlanmamış bir durumdu ve insanlar arasında takdirle karşılanmaktaydı




  4. Ziyaretçi
    toplumda dikkat etmemiz gereken kurallar


    Toplumlardaki sosyal ilişkileri belirlemede ve kolaylaştırmada gelenek ve

    göreneklerin rolü oldukça büyüktür.

    Gelenek ve görenekler, aile içi ilişkileri de belirler. Ailenin nasıl kurulacağı ile ilgili

    kuralları koyar. Evde kadın, erkek ve çocuklardan beklenilen davranışları belirler.

    Öğretmene, yaşlılara, komşulara davranma biçimlerini, doğum ve ölüm karşısındaki

    davranışları belirler, sosyal yaşamı kolaylaştırır. Örneğin, ölüm anında yakınların ve

    komşuların yemek getirmesi, işlere yardım etmesi bir yardımlaşmadır.

  5. Asel
    Bayan Üye
    Toplumsal barışın sağlanması

    Günümüzde en fazla tartışılan konulardan bir tanesidir toplumsal barış. Toplumsal barış dünya üzerinde bu kadar tartışıldığına göre demek ki bu konuda bazı problemler yaşamaktayız. Bunun ana nedeni de insan oğlunun bitmek bilmeyen hırsı, mal ve evlat arzusu ve dünyaya bağlılığı olarak gösterilebilir. Yüce ALLAH, Kur'an’da bizi bazı tehliklere karşı uyarmıştır. Bunlardan bir tanesi nefs, bir diğeri de dünya nimetlerine bağlılıktır. Evet bu iki olgu insanı insanlıktan çıkartıp toplum içerisinde kargaşaya neden olabilir. Toplumsal barışın sağlanmasında en büyük yol gösterici Kur'an’dır.

    Kur'an’daki ayetleri incelediğimiz vakit, her birinin aslında sosyal hayatı düzenlemeye yönelik olduğunu görürüz. İslamiyete göre bir birey asla yalnız kalamaz. Bireyleri birbirinden kopuk, birbirinden habersiz yaşan bir topluluğun islamiyete uygun yaşamadığını söylememiz bu açıdan mümkündür çünkü İslam, toplum bireylerinin birbirleriyle dayanışmasını ve birbirlerinin sorunlarına yardımcı olmasını gerektirir.

    İslamiyette sınırsız eşitlik ve sınırsız özgürlük diye bir şey söz konusu değildir. Böyle bir olgu ne bir insan ne de bir zümre için geçerli olamaz. Toplumlar içinde insanlar ve dünya üzerinde toplumlar kademeli olarak yer alacaklardır. ALLAH, Kur'an’ın bazı ayetlerinde; insanlardan ve toplumlardan bazılarını diğerlerine üstün kıldığından bahseder. Bununla, insanların ve toplumların eşit olmadığını, bir diğerinin başka birine üstün gelebileceğini anlamaktayız. Fakat bu, bir insanın diğerini ya da bir toplumun öteki bir toplumu ezmesi ve onun üzerinde baskı kurması anlamına gelmez.

    Her birey toplum içerisinde üzerine düşen görevi yerine getirir ve halinden şikâyetçi olmayarak ALLAH’a şükrederse toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir adım atılmış olacaktır. Bu da ancak insanların ALLAH rızasını arzulaması ve O'nun koyduğu kurallara uyarak yaşaması ile mümkün olacaktır. Eğer insanlar, bu hayatın bir son değil bir başlangıç olduğunu ve ölümün de yok olmak değil, aksine yeni bir hayata başlamak için bir köprü olduğunu kavrayabilirlerse, o vakit bu geçici mekanda geçici kazanımlar uğruna birbirlerini yıpratmayacaklardır.

    Eğer dünya üzerinde toplumların barış ve huzur içerisinde yaşaması hedefleniyorsa bunun için yapılacak tek şey ALLAH’ın kurallarına harfi harfine uymaktır. Bunun dışında hiçbir düzen ve sistem toplumsal barışın tamamıyla yeryüzüne hakim kılınmasına kâfi gelmeyecektir.

+ Yorum Gönder


toplumsal barış ile ilgili kompozisyon,  barışın sağlanması için bireylere düşen görevler,  toplumsal barışın kurulması nedir,  medinede toplumsal barışın sağlanması